18. bölüm · Güneş'in Ateşi
18. Bölüm Bermuda Şeytan Üçgeni
Arkadaşlar 2 bölüm attım. Direkt buraya geldiyseniz 1 bölüm atladınız
Tahtaya boş boş bakmaya devam ettim.
Feyza bana doğru eğilip kısık bir sesle,
"Güneş, ders başladığından beridir tahtaya bakıp duruyorsun? Hayırdır, tahtaya mı aşık oldun?"
dediğinde arkamdan Derya'nın,
"Ne oldu, Ateş'le mi küstünüz? Ne bu haller?!"
dedi.
Ateş'le küsmemiştik. Ama sözleri beynimde tekrar edip duruyordu.
Feyza sertçe kolumu cimciklediğinde ona baktım.
"Sana soruyoruz, cevap versene!"
dedi.
Göz devirip,
"Sakin olun, sadece dalmışım. Küsmedik."
dedim.
Derya arkamdan,
"Kesinlikle sadece dalmışsındır. Üç ihtimal var. 1. Ateş'le küstünüz, moralin bozuk. 2. Ateş sana o kadar güzel bir şey dedi ki onu düşünüyorsun. 3. Reglin başladı. Bunlardan biri birinci değilse ikincidir."
dediğinde Feyza,
"Evet, ne oldu, ne dedi?"
dedi.
Sözde sevgili olduğumuz Ateş Bey'in her sözü beynimde tekrar edip duruyordu, daha ne olsun?!
Tam saçmaladıklarına dair şeyler söyleyecekken Canan Hoca sertçe öksürüp,
"Feyza ve Güneş, konuşmayın."
dedi.
Önümüze dönmek zorunda kaldık.
Feyza dişlerinin arasından,
"Derya da konuştu?! Ona da kızsalar ya!"
dedi.
Derya ise arkada sinsi sinsi gülüyordu.
Ders bittiğinde kapıya çıktık. Dersteki halime aksine teneffüste çok enerjiktim. Sanırım Canan Hoca + Ateş'in sözleri, modumu düşürmüştü.
"Kızlar, dün bir ruj almışım, olay yani!"
dediğinde Derya, hızla,
"Hemen denemem lazım, okula getirsene yarın."
dedim.
Derya onayladığında Feyza,
"Benim bugün Samet'le randevum var. Çünkü bugün sevgili olduğumuz günün yıl dönümü. 4. yılımıza giriyoruz!"
dedi.
Derya,
"Maşallah diyelim. Enişte beye selamımı söyle."
dediğinde gülüp,
"Eğlenin bol bol. Bugün sizin gününüz!"
dedim.
Derya sıkıntıyla ofladı.
Oflardı çünkü Yalın Bey, değil yıl dönümü, kızım doğum gününü bile kutlamamıştı. Emindim ki ismini bile bilmiyordu.
"Yalın'ın 2 gün sonra doğum günü..."
diye kendi kendine düşünmüştü ama Feyza da ben de duymuştuk.
Feyza, Derya'ya kısa bir bakış atıp,
"Sakın saat falan alacağım deme, bayılırım şuraya. O sana değil hediye almak, direkt kutlamadı. ONA HİÇBİR ŞEY ALMIYORSUN."
dediğinde Derya,
"Ama..."
dediğinde tam ben devreye girmek üzereydim ki yanımızda duran Yalın'la hepimizin bakışları duraksadı.
Derya sıcacık gülümseyip,
"Sevgilim."
dediğinde Yalın da gülümsedi.
"Canım."
dediğinde Feyza kulağıma eğilip,
"Buram buram 'ben toksik bir ilişkiyim' diye kokuyorlar. Kusacağım."
dedi.
Derya'ya bunu demesi bile yetmişti. Artık 10 sene daha yaşardı bununla.
Yalın bana döndüğünde gülümsedim.
"Merhaba bayanlar."
dediğinde göz devirmemek için zor durdum.
Bayan neydi pardon?! Kadın desin, hanımefendi desin. Bayan da neydi?!
"Bayan?"
dediğimde Yalın kafasını sallayıp,
"Siz bayan değil misiniz?!"
dedi.
Feyza sinirle,
"Kadınız biz!"
dedi.
Yalın gevşekçe gülümsediğinde Feyza,
"Komik bir şey mi var?!"
dedi.
Öne atıldığında Yalın'la Feyza arasına Derya girdi.
"Feyza!"
dedi gülerek ama sesi "dur" diye bağırıyordu.
"Çok komiksin, kankacım benim."
deyip Yalın'a döndü.
Yalın'a dönmüştüm ki bana bakarken yakalamamla bakışlarım değişti.
Bu bana neden gülerek bakıyordu pardon?!
Derya ona dönmesine rağmen bana bakmaya devam edince kafamda bir şeyler çakmaya başladı.
İnşallah sevgilisi olan kızın en yakın kankası olan kişiye yavşama gibi bir planı yoktu bu eksik kromozomun!
Ayrıca benim sevgilim vardı. Bunu bilmemesine de imkan yoktu.
"Aşkım?"
dedi Derya.
Yalın hâlâ bana bakmaya devam edince Derya nereye baktığını anlamak için baktığı yere, yani bana döndü.
Derya'nın Yalın'a inanması saflık olabilirdi ama bu bakışların ne anlama geldiğini anlayabilecek kadar da saf değildi.
Derya hızlıca Yalın'a döndüğünde Yalın sonunda Derya'ya dönmüştü. Gülümseyip yanağına kısa bir öpücük kondurdu.
"Sana bakmaya geldim de ben."
dedi ve bana döndü.
"Neden kankalarınla tanıştırmıyorsun? Zaten Güneş'i tanıyorum. Ateş'in meşhur sevgilisi. Bu güzelliğin Ateş gibi bir salağa ait olması çok kötü bir durum. Oysa ona daha yakışıklı biri lazım."
dediğinde anında göz devirdim ve,
"Yalın, laflarına dikkat et, yoksa alır o dilini sana yediririm. Ateş'e bir daha salak deme ve benim kime ait olacağıma da karışma."
dedim.
Yalın bu diklenmeme keyifle güldüğünde sinirle tam cevap verecekken Feyza,
"Ne gülüyorsun lan pişmiş kelle gibi ! " dedi.
Yalın buna da sadece güldüğünde sinirle ,
"Hâlâ gülüyor ya! Bak, seni gebertirim."
deyip bu sefer ben üzerine yürüdüm.
"Sana minik bir tavsiye, kime göz diktiğini bir daha düşün! O kişi sana bakmayabilir, senin baktığın o gözleri oyabilir!"
dedim.
Pişkince sırıtmaya devam edip,
"Bence ilkisin."
dediğinde tam yüzüne tükürecekken Ateş'in sesini duydum.
"Hayırdır, ne oluyor burada?"
Sesin döndüğümde bize doğru gelen Ateş, Yakup ve Uğur'u görmemle Yalın'dan bir adım uzaklaştım.
Ateş yine hafif sakin olduğuna göre az önce dediklerimi duymamıştı. Şu anda duymaması daha iyiydi.
Ateş yanıma gelip,
"Bu niye sizin yanınızda amk?"
dediğinde Uğur,
"Herhalde kendi katındaki kızlar bitti, alt kattaki kızlara sardı. Sülük seni görse sana devrederdi işi. Sülük gibi yapışıyorsun sonuçta!"
dedi.
Yakup,
"Ne sülüğü lan? Şeytan bunu görse imana gelir. Şu surata bak!"
dedi.
Yalın hepsine göz gezdirip,
"Birisine bakmaya geldim."
dedi ve sonunda bana baktı.
Ateş salak değildi, tabii ne bok yediğini anlamıştı.
"Senin o bakan gözlerini sikerim lan!"
deyip öne atılmıştı ki Derya, Yalın'ın önüne geçip kollarını iki yana açtı.
"Ateş! Bana bakmaya geldi. Yalın benim sevgilim!"
dediğinde ilk tepki Yakup'tan geldi.
"Ben doğru mu duydum? Ne dedin sen?! Yalın ve sen sevgili?!"
dediğinde Uğur,
"Küfür gibi geldi amk, şununla sevgili olmak."
dedi.
Ateş şaşkınlıkla Derya'ya bakıp,
"Sen bununla ne ara sevgili oldun lan?!"
dedi.
Derya,
"5 ay önce!"
dediğinde Uğur,
"Biri ona gerçeği söylemeli."
dediğinde kaşlarım çatıldı.
Ateş,
"5 ay önce mi?! Lan, sen dün Gizem'le sevgili değil miydin?!"
dedi.
Feyza,
"Aldatmış mı?! Şuurunu siktiğimin salağı."
dediğinde Yakup,
"Feyza'ya katılıyorum."
dedi.
Derya, Ateş'e şaşkınlıkla bakıp,
"Ne dedin sen?! Uydurma!"
dediğinde Ateş,
"Valla seni ayakta uyutmuş bu."
dedi.
Uğur,
"Ağlayacak kesin?!"
dediğinde kaosa hazırlandım.
Derya asla böyle bir şeye göz yummazdı.
Derya bir süre sadece yerle bakıştı. Sonra derin bir nefes alıp yavaşça Yalın'a döndü ve bir dakika bile düşünmeden yüzüne bir tane indirdi.
"Eğer gerçekten beni aldattıysan amın oğlu! Aldattığın her kızı bulur, senin bütün oyunun içinden geçer, seni ele güne rezil ederim. Okuldaki müzeye 'Dünyanın en sapık varlığı' diye seni oraya koyar. Gelen geçeni yüzüne tükürtürüm! Herkes senin ne kadar mal, salak olduğunu anlar. Bir daha hiçbir kızın seninle olmamasını sağlarım, öyle tek başına geberirsin!"
dediğinde Yakup,
"Şiir gibi geldi."
dedi.
Uğur,
"Baya kafiyeli hem de."
dedi.
Ateş bana bakıp,
"Sen iyiymişsin, vazgeçtim. Sen anormalin normalisin. Derya ise normalin anormali."
dedi.
Onaylarcasına kafamı salladığımda Derya,
"İnşallah yeni kıyafet aldığın gün üzerine kuş sıçar, rezil herif. Öyle göt gibi kalırsın. Ayrılıyorum senden! Sürün yerlerde!"
dediğinde gülümsedim.
Bizim grup böyleydi işte.
"Bedduası bile güzel lan."
Yakup'un sesiyle hepimiz Yakup'a döndük.
Uğur,
"Aha, diğer ship Latte ve madde!"
dediğinde Yakup,
"Sus lan! Bedduası çok yaratıcıymış, o anlamda dedim."
dedi.
Uğur olduğu yerde mini bir dans yapıp,
"Ben bilmem, latte ile madde ! " dedi.
Derya'ya döndüğümde Yalın'ı kulağından yakalamış, merdivenlere fırlatıyordu.
Geri bize döndü ve,
"Artık 2 gün sonra 'iyi ki doğdun' değil, 'keşke hiç doğmasaydın' diyeceğim biri var."
dediğinde Feyza,
"Go girl!"
dedi.
Ateş,
"Derya sıçmasaydı ağzına ben sıçacaktım zaten."
dediğinde hızla,
"Siz gelmeseydiniz ben ağzına sıçmıştım."
dedim.
Ateş gülüp,
"Onu ne şüphe, zaten siz Bermuda Şeytan Üçgeni gibisiniz."
dedi.
Derya saçını savurup,
"Yeni bir sevgili bulmalıyım."
dediğinde Uğur, Yakup'u gösterip,
"Mesela bu yakışıklı, karizmatik erkek gibi."
dedi.
Yakup,
"Uğur! Kaşınma!"
dedi.
Derya kısa bir bakış atıp,
"Aman Allah korusun."
dediğinde Feyza,
"Bence öyle deme! Birileri de söyledi zamanında, gördük sonlarını."
dedi.
O birileri bendim. Ateş için dediğim bir zamandı.
"Sanki ben sana çok meraklıyım!"
dediğimde Yakup, Derya'ya dil çıkardı.
Ateş'e baktığımda bana bakarken gördüm. Gülümsediğimde o da kocaman gülümsedi ve,
"Tamam o hâlde. Biz artık gidelim. Yoksa Derya ile Yakup 3. Dünya Savaşı'nı çıkaracak."
dedi.
Kafamı sallayıp ,
"İkisinde de var kafada azıcık gidiklik naparsın? " dedim.
Ateş de kafasını sallayıp,
"Alışkınız , malum sevgilim olan Güneş Kızı baya asi her şeye diklenen biri. " dedi.
Göz devirip ,
"Ateş boş yapma."dediğimde Ateş,
"Ne diyoruz ya ?! Gerçekler bunlar. " dedi.
Çenemi havaya dikip,
"O zaman o gerçekler sana girsin. " dedim.
Güldü ve ,
"Tamam , tamam. " dedi.
"Haydi millet ! Biz gidelim artık."
Ateş ve çetesi gittiklerinde Feyza derin bir nefes çekti.
"Yalın malından da kurtulduğumuza göre haydi, herkese benden bedava kahve!"
dedi.
Gülüştük.
EVETT DÜŞÜNCELERİNİ ALALIMM
YALINDAN NEFRET EDENLER ⬇️⬇️
