Göz yaşı kitap kapağı

8. bölüm / 10

Göz yaşı

Gözyaşı

Vaveyla Yazarı: Dilara Y

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 10Şu an: Gözyaşı

Gözyaşı — Bölüm 8
Kızın elindeki telefon titriyordu.
Hemşirenin söylediği o cümle zihninden çıkmıyordu:
“Gerçek kişi hâlâ hayatta.”
“Kim?” diye sordu kız, sesi neredeyse duyulmayacak kadar kısıktı.
Hemşire cevap vermeden önce derin bir nefes aldı.
“Bunu mektupta kendisi yazmış. Daha fazlasını söylemem doğru olmaz. Mektubun tamamını gelip almanız gerekiyor.”
Telefon kapandı.
Kız birkaç saniye öylece kaldı.
Sonra annesinin defterine baktı.
Yıllardır hiç açmadığı sandık…
Annesinin sakladığı sır…
Sevdiği çocuğun son mektubu…
Hepsi aynı noktaya çıkıyordu.
O gece olanlara.
Kız sabaha kadar uyumadı.
Ertesi gün hastaneye gittiğinde, hemşire ona küçük bir zarf uzattı.
“Bunu özellikle sizin elinize vermemizi istedi.”
Kız zarfı açtı.
İçinden tek bir sayfa çıktı.
Çocuğun el yazısıydı.
“Bunu okurken yanınızda olmayacağım için üzgünüm.”
Kızın gözleri doldu.
Devam etti:
“Ama artık bilmen gereken her şeyi öğrenmenin zamanı geldi.”
Bir sonraki satırda kızın elleri titremeye başladı.
“Babamın ölümünden annen sorumlu değildi.”
Kız gözlerini kapattı.
Bunu zaten öğrenmişti.
Ama asıl cümle bundan sonraydı.
“O gece arabayı kullanan kişi bendim.”
Kızın nefesi kesildi.
“Ne?”
Mektubu yeniden okudu.
“O zamanlar çok küçüktüm. Babamla birlikteydim. Kazadan sonra herkes anneni suçladı. Babamın ailesi gerçeğin ortaya çıkmasını istemedi.”
Kızın gözlerinden yaşlar akmaya başladı.
“Ben gerçeği yıllar sonra öğrendim. Ama sana söylemeye korktum. Çünkü seni tanıdıkça, senden uzaklaşmak yerine sana daha çok bağlandım.”
Kız mektubu göğsüne bastırdı.
O an geçmişte yaşadığı her şey gözlerinin önünden geçti.
İlk karşılaşmaları…
İlk konuşmaları…
İlk kez elini tutması…
Ve sonra hiçbir açıklama yapmadan ondan uzaklaşması…
Meğer bütün bunların altında başka bir gerçek varmış.
Mektubun sonuna geldiğinde gözyaşları artık durmuyordu.
“Sana söylemek istediğim son şey şu: Seni hiç terk etmedim. Sadece kendi geçmişimin seni de yakmasından korktum.”
Altında küçük bir cümle daha vardı:
“Eğer beni gerçekten sevdiysen, annene kızma. Çünkü o, yıllarca benim ailemin sakladığı bir günahı taşıdı.”
Kız mektubu kapattı.
Kalbi parçalanmıştı.
Ama artık ağlamasının sebebi sadece onu kaybetmek değildi.
Onu yanlış anladığı bütün yıllara ağlıyordu.
Tam hastaneden çıkacakken telefonu çaldı.
Bilinmeyen bir numara.
Açtı.
Karşıdaki ses yaşlı bir adamın sesiydi.
“Sen… o kadının kızısın, değil mi?”
Kızın kalbi duracak gibi oldu.
“Sen kimsin?”
Adam birkaç saniye sustu.
Sonra yalnızca şunu söyledi:
“Annenin yıllardır sakladığı gerçeği sana anlatabilecek tek kişi benim.”
Telefon kapandı.
Kız olduğu yerde kaldı.
Çünkü artık anlıyordu:
Bu hikâyenin en büyük sırrı, daha yeni başlıyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.