4. bölüm / 10
Göz yaşıGöz yaşı
Bölümler 10Şu an: Göz yaşı
Gözyaşı — Bölüm 4
Telefon ekranındaki mesajı tekrar tekrar okudu.
“Hastaneye gelme… Sana söylemem gereken son bir şey var.”
Kızın içini korku kapladı.
Parmakları titreyerek cevap yazdı:
“Ne söyleyeceksen yüzüme söyle.”
Mesaj gönderildi.
Dakikalar geçti.
Cevap gelmedi.
Bir dakika…
Beş dakika…
Yarım saat…
Kız daha fazla bekleyemedi. Montunu aldı ve evden çıktı.
Hastaneye vardığında koridorda hızlı adımlarla ilerledi. Kalbi göğsünden çıkacak gibiydi.
Danışmaya onun adını söyledi.
Hemşire bir an duraksadı.
Sonra kızın gözlerinin içine baktı.
“Yakını mısınız?”
Kızın sesi titredi.
“Sevdiği kişiyim.”
Hemşire hiçbir şey söylemeden başını eğdi ve odayı gösterdi.
Kız kapının önüne geldi.
Elini kapı koluna uzattı.
Ama içeri girmeye korktu.
Ya onu son kez görüyorsa?
Ya bu kapının ardında hayatının en acı anı onu bekliyorsa?
Gözlerinden yaşlar süzüldü.
Sonunda kapıyı açtı.
Oda sessizdi.
Çocuk yatakta gözlerini kapatmıştı.
Kız birkaç adım attı.
“Ben geldim…”
Çocuk gözlerini açtı.
Onu görünce yüzünde küçücük bir gülümseme oluştu.
“Gelme demiştim.”
Kız yatağın yanına oturdu.
“Ben de seni dinlemeyeceğimi söylemiştim.”
Çocuk hafifçe güldü.
Sonra elini uzattı.
Kız onun elini tuttu.
Ellerinin ne kadar soğuk olduğunu hissedince gözyaşlarını tutamadı.
“Bana son bir şey söyleyecektin.”
Çocuk başını çevirdi.
“Evet.”
Yastığının altından küçük, beyaz bir kutu çıkardı.
Kız şaşkınlıkla baktı.
“Bu ne?”
“Senin için.”
Kutuyu açtı.
İçinde küçük bir kolye vardı.
Ucunda ise tek bir harf…
Kızın baş harfi.
“Bunu sana yıllar önce almak istemiştim,” dedi çocuk.
“Sonra hep bir gün veriririm diye erteledim.”
Kız kolyeyi avucuna aldı.
“Bunu neden şimdi veriyorsun?”
Çocuk gözlerini ona çevirdi.
“Çünkü bazı şeyleri söylemek için yarını beklememek gerekiyor.”
Kız ağlayarak başını salladı.
“Böyle konuşma…”
Çocuk onun elini sıktı.
“Benden sonra…”
Kız hemen sözünü kesti.
“Sus.”
“Beni dinle.”
“Hayır!”
“Lütfen…”
Kız başını eğdi.
Çocuk çok zor bir nefes aldı.
“Benden sonra sakın hayatını yarım bırakma.”
Kızın gözlerinden yaşlar boşaldı.
“Ben sensiz ne yapacağım?”
Çocuk gülümsedi.
“Benim için yaşayacaksın.”
“Ben seni unutamam.”
“Unutma zaten.”
Bir an sustu.
Sonra fısıldadı:
“Ama beni hatırladığında ağlama.”
Kız onun elini iki eliyle tuttu.
“Bana söz ver…”
“Ne sözü?”
“Beni bırakmayacağına.”
Çocuk gözlerini kapattı.
Yüzünde hüzünlü bir gülümseme vardı.
“Keşke verebilsem…”
O anda odadaki cihazın sesi değişti.
Kız korkuyla ayağa kalktı.
“Ne oluyor?”
Kapı hızla açıldı.
Doktorlar içeri girdi.
Kızı dışarı çıkardılar.
Kapının kapanmasıyla birlikte kız yere çöktü.
Ellerini yüzüne kapattı.
“Ne olur…”
“Ne olur onu benden alma…”
Dakikalar geçmek bilmedi.
Sonunda kapı açıldı.
Doktor dışarı çıktı.
Kız ayağa kalktı.
Doktorun yüzündeki ifadeyi görünce cevabı sormaya bile korktu.
Doktor sadece başını eğdi.
“Çok üzgünüm…”
Kızın dünyası o iki kelimeyle sessizliğe gömüldü.
Ama doktorun ardından söylediği cümle, kızın hayatını sonsuza kadar değiştirecekti:
“Fakat size bırakmamızı istediği bir mektup var.”
Bölüm etkileşimi
