13. bölüm · Görüldü

13.bölüm

Nisanur Çaça

merhaba diğer bölüm için 5 beğeni iyi okumalar 😘 😘 😘
____________________________
müdürün odasından çıkmamla koridordan yankılanan çığlığı duymam bir olmuştu. öğretmenler ve öğrenciler çığlığın geldiği yöne doğru koşarken ben ne olduğunu anlamaya çalışıyor alık alık etrafıma bakıyordum. Etraftan gelen sesler kendime gelmemi az da olsa sağlamıştı. kızlar tuvaletinin önündeki kalabalığa doğru koşmaya başladım, neler olduğunu anlamaya çalışıyordum her kafadan bir ses çıkıyordu ve bu benim başımı daha çok ağrıtıyordu kalabalığa doğru yaklaşmıştım ki müdür ve öğretmenlenler öğrencileri uzaklaştırmaya başlamıștı herkes ne olduğunu anlamaya çalışıyordu ama öğretmenler buna izin vermiyor ve telaşlı bir yüz ifadesiyle uzaklaştırmaya çalıșıyordu. telaşlılardı ama neden? uzaktan onlara bakmam olayı anlamama yetmiyordu birazdaha yaklaşmam gerekiyordu tuvalette bir şey vardı ama ne? bize göstermiyorlardı çok mu önemliydi ya da çok mu önemsiz? etrafımda olanlara hızla göz gezdirip bir adım attım tuvalette ne olduğunu görmem lazımdı. etrafımda olan kalabalığı kullanarak hızla tuvalete yaklaştım Kalabalığın yarattığı o karmaşayı fırsat bilip, adeta bir gölge gibi sıyrılarak kapıya doğru hamle yaptım. Kalbim göğüs kafesimi zorluyor, içerideki o gizemli dehşeti görme arzusu korkumun önüne geçiyordu. Tam kapı eşiğinden içeriye bir bakış fırlatacaktım ki, nöbetçi öğretmenin sert kolu göğsüme çarptı.
"Geri çekil! Buraya bakmak yasak, doğruca sınıflarınıza!" diye gürledi müdür yardımcısı. Sesi koridorda yankılanırken beni ve diğer birkaç meraklıyı sertçe geriye itti. O kargaşada sadece yerdeki ıslaklığı ve etrafa saçılmış birkaç kağıt havluyu görebilmiştim; özel veya korkunç hiçbir şeye dair net bir iz yoktu. Bizi bir duvar gibi engelleyerek görüş açımızı tamamen kapattılar.
Öğretmenlerin bu aşırı, neredeyse panik halindeki tavrı içimdeki huzursuzluğu daha da katladı. Madem bir şey yoktu, neden bu kadar telaşlılardı? Neden sanki içeride dünyanın en büyük sırrı saklıymış gibi davranıyorlardı?
Kalabalıkla birlikte istemeye istemeye koridorun sonuna doğru sürüklendim. Merdivenlerin oraya vardığımda hala arkama bakıyor, o kapının ardında dönen dolabı anlamaya çalışıyordum. Tam o sırada cebimdeki telefonun titremesiyle irkildim. Elimi titreyerek cebime attım; ekranı açtığımda gördüğüm şey, tuvaletteki gizemden çok daha sarsıcıydı.
Daha önce de bana mesajlar atan o bilinmeyen numaradan yeni bir bildirim vardı. Ekranın ışığı yüzüme vururken şu kelimeler kanımı dondurdu:
0544***:okulda bir katil var.
Nefesim boğazımda düğümlendi. Az önce önünde durduğum o kapının ardında ölü bir beden okulda onun katili vardı. Peki katil kim?