3. bölüm · GÖLGELER 2 Küllerinden Doğanlar
3 Bölüm Sevmenin Bedeli
Bir insan aşkı için ne yapar? Ben aşkım için fedakârlık yaptım.
Onu korumak için terk ettim. Yanımda kalırsa karanlığımın onu da yutacağını biliyordum. Bu yüzden en büyük korkumla yüzleştim ve onu kaybetmeyi göze aldım.
Ama kaderin bana yaptığı en acımasız şaka, onu korumak için hayatından çıktım, yıllar sonra ise onu koruyabilmek için karşısında düşman olmak zorunda kaldım.
İlayda beni affetmedi. Belki de hiç affetmeyecekti. Gözlerindeki sevginin yerini öfke aldığında anladım; bazı fedakârlıklar insanı kahraman yapmıyordu. Bazen sevdiğin kişiyi korumak uğruna, onun gözlerinde canavara dönüşüyordun.
Ve ben, Peri Kızımı korumak için onun en büyük düşmanı olmayı seçtim.
Sabah olmuştu, başım çok ağrıyordu, dün akşam uyumadan baya içki içmiştim. Üstümdeki battaniyeyi attığımda yere içki şişeleri düştü, kaç tane içtiğimi hatırlamıyorum.
Yataktan kalkıp aynada kendime baktım, altımda sadece şort vardı üstümde birşey yoktu, saçım dağılmıştı iyice. Berbat duruyorum.
Dolaptan temiz kıyafetler alıp hızlıca duşa girip çıktım. Odamdan çıkıp aşağıya indiğimde masada sadece Vera vardı ve yerde uzanan Nivor.
Bir sandalye çekip Veranın yanına oturdum "Kızım, neden tek başına kahvaltı yapıyorsun?" Vera elindeki çatalı bırakıp bana baktı "Kuzey amcam, Alp amcam ve Aren amcam işe gitti,Duru ablamın da nerde olduğunu bilmiyorum"
İşe mi gittiler, bana neden demediler ki. Veranın yanağında öpücük kondurup yanından kalktım, telefondan Kuzeyi aradım, birkaç saniye sonra telefon açıldı.
"Atlas"
"Nerdesiniz Vera evde tek başına"
"Atlas oteldeyiz, buraya gelmen lazım durumlar karışık" telefonu kapattığında aklımı zorladım, ne olmuş olabilir ki. Gitmem gerek ama Verayı da yalnız bırakmak istemiyorum.
"Vera" dedim, hızla başını bana çevirdi, yüzümde bir tebessüm belirdi "Benimle otele gelmek ister misin?" dediğimde yüzünde kocaman gülümseme belirdi "İsterim baba, Nivor da gelsin lütfen" onu da onayladıktan sonra hızla masadan kalkıp yanıma geldi.
Kenardan paltosunu alıp giydirdikten sonra Nivorun da tasmasını takıp evden çıktık. Arabaya doğru ilerleyip onları arkaya bindirdim. Hızla şoför koltuğuna oturup evden çıktık.
Yarım saat sonra otele gelmiştik, arabadan inip hızla otele ilerledim. Vera elimi bırakıp otelin içindeki maskotların yanına gitti. Nivorun da tasmasını çıkardığım gibi ağır ağır Veranın yanına gitti. Nivor nerde olursa olsun her zaman Verayı koruyordu, yanına asla kimseyi yaklaştırmıyordu.
Kenardaki adamlarıma Verayı işaret ettim, adamlar başınını sallayıp Veranun yanına gittiker. Bende hızla merdivenlerden çıkıp toplantı odasına cıktım. Kapıyı açtığım gibi hepsi burdaydı, Kuzey sandalyeden kalkıp bana baktı, birşey olmuştu her halinden belliydi.
"Neler oluyor burda?" kimse cevap vermedi, herkesin yüzünden öfke fışkırıyordu. Sessizliği bozan Alp oldu, başını kaldırmadan cevap verdi
"Ölü Şafak, dün akşam hangarımıza baskın yapmış" dediği an kan beynime sıçradı "Hasar var mı?" başını iki yana salladı "Sorun yok, gözcüler önceden fark etmiş de onlardan önce davrandılar. Mallar yerinde birkaç adamımız yaralanmış o kadar"
"Ama başka bir sorun var" Aren duvardan uzaklaşıp yanıma geldi "Ölü Şafak toplantı talep ediyor. Diğer örgüt liderlerinin de olduğu bir toplantı" yine toplantı. Hep toplantı talep ediyor ve her toplantıda diğer örgüt liderlerini bana karşı kışkırtmaya çalışıyor, ama hep başarısız oluryor. Kimi liderler benim tarafımdayken kimi liderler benimle düşman olmayı seçti.
"Tamam kabul edin, gidelim. Eğer reddedersek bu sefer daha çok üstümüze gelecek"
Aren başıyla onaylayıp odadan cıktı "Bu arada Duru nerde,sizle mi geldi?"
Kuzey başını iki yabçna salladı "Biraz alışveriş yapacam dedi bende tamam dedim" tuhaf, geçen gün de alışveriş yapacam diye evden cıktı ve eve gece yarısı geldi, bir işler karıştırıyor olabilir.
Bir saat boyunca toplantı odasındaydık, hem otelle ilgili hemde diğer mekanlarla ilgili uzun konuşmalar yaptık. Bu sürede Vera ve Nivor da odaya gelmişti, Vera da koltukta uyuya kalmıştı.
"Ben Verayı alıp eve gideyim, bugün baya yoruldu"
"Siz gidin burda pek iş kalmadı zaten birkaç saate bizde geliriz" Kuzeyi basınla onaylayıp sandalyeden kalktım. Koltuğun yanına gidip Verayı yavaşça kucağıma aldım. Odadan cıkarken arkamızdan Nivor da geliyordu.
Verayla Nivoru arkaya koyduğumda bende hızlıca direksiyona geçtim. Arabayı çalıştırıp otelden cıktım.
Yollar çok kalabalıktı, şimdilik kar yağmıyordu ama birkaç saate çok şiddetli fırtına çıkıcak. Arabayla kırmızı ışıkta durduğum sıra arkada hareketlilik gördüm. Aynadan arkaya baktığımda Vera uyanmış etrafa bakınmaya başladı "Baba nereye gidiyoruz?"
"Eve prensesim" dediğimde dudağını büktü "Baba biraz dolaşalım olmaz mı?" başımı iki yana salladım "Bugün yeterince yoruldun Vera, belki sorna. Şimdi dinlenmen gerek" dediğimde kollarını önünde bağladı. Bıkkınlıkla ofladım, ne inatçı bir çocuk bu.
"Tamam, gitmeden oyuncakçıya uğrarız bu kadar" bunu duyduğunda yüzü gülmeye başladı "Anlaştık Papa(Baba)" Yeşil ışık yandığı gibi yola devam ettim.
Yolda ilerlediğim sıra arkamdan bir araba bana sinyal yapıp duruyordu. Bir süre takmadım ama bunu yapmaya devam edince istemsizce elim torpidodakş silaha kaydı.
Ben biraz daha hızlandığım an hızla yandan makas atarak benim önümde durdu. Hızla ayağımı firene bastığımda anca durabildim. Torpidodan silahımı alıp arkadaki Veraya baktım "Vera, sakın arabadan inme, tamam mı?" Vers korkuyla başını salladığında hızla arabadan indim.
Arabaya doğru ilerlediğimde "Запри" (Kilitle) dediğimde arabadan tik sesi geldi "Голос подтверждён. Все двери заперты" (Ses doğrulandı, tüm kapılar kilitlendi)
Önümdeki arabanın kapısı açıldığında arabadan, tanıdık bir yüz çıktı, İlayda. Arabadan inip ağır ağır ilerleyip karşıma geçti "Yol kesmek ne demek Gölge?" beni umursamıyor gibiydi, sadece arabaya bakıyordu.
Arabanın camları siyah olduğundan içeriyi göremiyor "Arabada kimler var, beni bırakıp gittiğin karın mı?"sessiz kaldım, cevap vermedim.
Bu sefer arabaya doğru yürümeye başladı, hızla önüne geçtim "Uzak dur" sesim sert çıkmıştı, bunu oda fark etti "Sadece yeni manitana bakmak istiyorum. Bi selam vereyim" beni itekleyip arabanın camından bakmaya başkadı.
"Merhaba Korun yeni manitası"
"İlayda, yapma" ama durmadı. Bu sefer öfkeyle camı yumrukladı. Onu kolundan tutup kenara savurdum "Ne saçmalıyorsun sen! Arabada kimse yok"
"Nerde o sürtük sevgilin! Beni bırakıp hangi orospuya gittin?"
"Ben senden başka kimseyi sevmedim!" Bunu duyduğunda bir an duraksadı, ama bana inanmamıştı. Arabadan uzaklaşıp benim karşıma geçti "Beni hiç mi sevmedin?" dediğinde sesi çatlak çıkıyordu.
Hayır güzelim deme öyle, seni çok sevdim. Ve aşkımın bedelini ödüyorum.
Cevap vermedim, sadece izledim, sustum. Bu sefer benim suratıma sert tokat attı "Neden susuyorsun! Nedem konuşmuyorsun?"
"Konuşsam bana inanacak mısın?" cevap vermedi, bende öyle düşündüm. Doğruları da anlatsam bana inanmayacak.
"Ben sevdim İlayda"
"Sus, yalan söyleme"
"Seni deli gibi sevdim, senin için ölüme bile razı oldum ben"
"Sus!" ama susmadım "Ben senden vazgeçmedim-" dediğim an beni yakamdan tutup arabaya sertçe yasladı "Sen beni sevmedin, sen benimle oynadın! Şimdi gelmişsin bana seni deli gibi sevdim diyorsun. Neden beni kandırdın lan!" suratıma yumruk attı, ama tepki vermedim, ona karşı çıkmadım.
"Neden beni sevmedin" yine vurdu, yine tepki vermedim "Çocuğun olmuş bide" yine vurdu. Yine vuracağı sıra arabanın kapısı hızla açıldı "Vurma ona!" Vera arabadan inip İlaydanın bacağına sarıldı "Vurma Atlasa, canı açıyor yapma" İlayda onun bu hareketini görünce bir an dona kaldı. Ama şaşırdığı şey bu olmadı.
"Atlas mı, o senin baban değil mi?"
"Babam olması için kan bağına gerek yok, o benim babam" onu itip bu sefer bana sarıldı. İlayda bunu duyduğu an şaşırıp kaldı, ne diyeceğini bilemedi sadece baktı, izledi.
"Sen çok kötüsün Peri kızı, seni hiç sevmedim"
"Vera sus" onu kucağıma alıp arabaya götürdüm aam o susmadı "Babam seni seviyor, ama sen onu sevmiyorsun. Sen çok kötüsün!" onu hızla arabaya bindirip kapıyı kapattım. Şoför koltuğuna doğru ilerlediğimde son kez arkamı dönüp ona baktım, gözlerş dolmuş Verayı izliyordu. Başımı çevirip arabaya bindim, gaza basıp oradan uzaklaştım.
Bana ne kadar vurursa vursun, hatta beni öldürmeye kalksın, yine de ona kızmam, kızamam. Benim güzel Peri kızım, sana çok yakında gerçekleri anlatıcam ama şimdi değil.
