2 Bölüm Ecel

Vaveyla Yazarı: Bayan Gölge

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 20Şu an: 2 Bölüm Ecel

Üç yıl, unutmak için yeterince uzun bir zamandı.
Ama bazı insanlar unutulmazdı.
İlayda, üç yıl sonra yeniden karşımdaydı.
Üç yıl boyunca onu görmemiştim. Ama gözleriyle karşılaştığım o ilk saniyede, geçen zamanın hiçbir şeyi değiştirmediğini anladım.
Ben gerçekten onu unutamadım, ondan vazgeçemedim, acaba o benden vazgeçti mi? Muhtemelen evet.
Akşam olmuştu, olaydan sonra hızla eve döndük. Vera geldiğimizden beri odasından hiç cıkmadı, bizde çalışma odasından hiç çıkmadık.
"Oneden geldi ki şimdi?"
"Bilmiyorum Duru bilmiyorum. Ama tek gelmes diğerleri de gelmiş olmalı" kenardan telefonumu aldım. Bunun cevabını verecek birini biliyorum. Telefon uzun uzun çaldı en sonunda açıldı "Oğlum" Kağan Ateş, babam onunla arada sırada konuşuyorum, bana oğlum dese ona tam olarak alışamadım doğrusu.
"Gölgelerin Rusya'da ne işi var?" sert sesimi duyunca birkaç saniye cevap veremedi "Onları göreve Bora bey yollamış,çok geç farkettim. Zaten hemen geri çağırdım ama gelmeyi reddettiler" Elimi alnıma yasladım, ben onlardan uzaklaşmaya çalışıyorum ama onlar bana daha çok yaklaşıyor,ben ne yapacam şimdi.
"Onları zorlarsam belki-"
"Hayır zorlama, bizzat ben ilgilenicem. Onları burdan bizzat ben yollayacam" telefonu kapatıp masaya fırlattım. Herkez birbirine bakıyordu "Ne söyleyecekseniz söyleyin" dediğimde lafa ilk Alp atıldı.
"Yani biz şimdi Gölgeler ile düşman mı olduk?"
"Evet"
"Ama...onlar bizim arkadaşımız-"
"Onlar bizim hiçbirşeyimiz!" sesim duvarlarda yankılanıyordu, masadan sertçe kalktığımda altımdaki sandalye devrildi "Eğer onları istiyorsanız siktirip gidin onlara!"
"Atlas sus" ama başımı Kuzeye çevirdiğimde başıyla kapıyı işaret etti, bakışlarımı oraya çevirdiğimde Vera kapının arasından beni izliyordu, gözlerinden yaşlar akıyordu. Bir an duraksadım "Vera" ona doğru ilerlediğimde hızla kapının yanından uzaklaşıp kaçtı. Benden korkmuş olmalı, siktir ben tam bir aptalım.
Duru yanımdan uzaklaşıp onun yanına gitti, Aren karşıma dikildi "Biz bu yola başladığımızda bir söz verdik, bilmem hatırlar mısın. Ne olursa olsun bu yolda beraberiz. Ama sen bizden o kalleşliği bekliyorsan kusura bakma Atlas, bizi iyi tanımamışsın" Odadan hızla çıkıp gitti, arkasından da Alp cıktı. Odada sadece Kuzey ile ben kaldım.
Yavaşça benim yanıma yaklaştı, elini omzuma koydu "Seni anlıyorum, herkesten daha çok. Ama bu dediğin pek olmadı" haklıydı, fazla tepki verdim. Bir yandan bu olay, bir yandan da Veranın olayı üst üste gelince aklım tamamen uçtu. Kuzey de elini çekip yanımdan uzaklaştığında odada tek kaldım.Artık birşeylere başlamam gerek.
Masadan telefonumu alıp çekmeceden silahımı alıp odadan hızla cıktım. Merdivenleri hızlıca inip kendimi dışarı attım. Birkaç numara tuşladığımda telefon çalmaya başladı, telefon hemen açıldı "Patron, yerlerini buldum konumu atıyorum" telefon kapandığı an hemen konum geldi, Gölgelerin konumu.
Arabaya binip çalıştırdığım gibi yola koyuldum. Arabaların arasından makas atarak ilerlediğüm sıra telefonum çaldı. Elime aldığımda arayanın Kuzey olduğunu gördüm, ama açmadım. Yolda ilerlediğim sıra yine çaldı bu sefer de Alp arıyordu, onu da açmadım. Onları bu işe bulaştırmayacam, bunu tek başıma halledicem.

Konuma gelmiştim, bahçeli küçük bir evdi. Evin karşısında arqbadan evi izliyorum, ışıklar henüz kapanmamıştı, hala uyanık olmalılar.
Kenardaki eldivenlerimi elimi geçirdiğimde ışıkları kapanmıştı. Maskemi alıp sakince arabadan indim, Kor maskem, kafatası maskem, bunu bir daha takmam demiştim, ama tekrar takıyorum.
Bahçe duvarı biraz kısaydı, ellerimle destek alıp duvardan atladım. Maskemi takıp bahçeden ilerlemeye başladım.
Kapıya geldiğimde cebimden maymuncuk çıkartıp deliğe yerleştirdim. Biraz zorladıktan sonra kapı açıldı, kapıyı yavaşça açıp içeriye ilerledim. Salona doğru ilerlediğimde etrafta kimse yoktu, ama bir resim dikkatimi cekti.
Çerçeveyi elime aldığımda resimde ben vardım, Gölgeler vardı. Bir kere kafeye gitmiştik, o zaman garsona çektirmiştik, onlar hala bunu saklıyordu. Acaba beni hala seviyorlar mı, yada acaba hala nefret mi ediyorlar dı?
Tüm bu düşüncelerinden beni enseme yaslanan namlu ucu uzaklaştırdı "Yavaşça arkanı dön" sesi netti, bu Asaftı. Resmi bırskıp yavaşça ona döndüğümde bir an duraksadı "Atlas" Silahı indirip bana bakmaya devam etti, beni gördüğüne şaşırmıştı "Senin burada ne işin var?"
"Asıl sizin burada ne işiniz var?" Şaşkınlıkla cevap verdi "Bizim burada görevimiz var-...Asıl senin burada ne işin var, ve neden evimize gizlice girdin?" dediğinde cevap vermedim, ve oda bunu anlaşmıştı "Sen burdasın çünkü sen buraya kaçtın"
"Ben kaçmadım, mecbur kaldım" Elindeki silahı tekrar bana doğrulttunda odanın ışığı açıldı, diğerleri de buradaydı, hepsinde de silah vardı.
"Atlas, ellerini havaya kaldır" kaldırmadım "Dizlerinin üzerine çok" diz çökmedim. En sonunda Uraz arkamdan elini omzuma attı "Dostum zorluk cıkarma" hayır Uraz ben zoru severim. Elini hızla tutup çevirip kendimden uzaklaştırdım, bu sefer belimden Asaf tuttu, dirseğimle karnına tekme atıp onu geri savurdum, Işıl bana silah doğrulttuğunda elindeki silahı alıp onu kenara ittim. Ne kadar katil olursam olayım bir kadına asla vurmam. Ben o kadar şerefsiz değilim.
Salondan uzaklaştığımda karşıma İlayda geçti, ve benim canımı en çok yakan şey bana doğru silah tutmasıydı. Gözü kararlıydı.
"Yine nereye kaçıyorsun Kor?"
"Ben asla kaçmam Gölge, Rusya benim. Sizde geç olmadan burdan gideceksiniz" dediğimde gülmeye başladı "Seni ilgilendirmez, şimdi ellerini kaldır yoksa"
"Yoksa ne beni vurur musun?"
"Vururum" hiç tereddüt etmedi.
"Artık beni sevmiyor musun?" bir an duraksadı, boğazı düğümlendi "Seviyorum, ama bunu için kendimden nefret ediyorum" Beni hala seviyordu, ama sevdiği için de kendisinden nefret ediyor.
"Sen kendinden nefret etme, ben senin için ederim" elimi arkamdan çektiğimde arkamdan bir sis belirdi, uyku bombası. Duman yavaşça eve yayıldığında herkez sersemlemeye başladı. İlaydanın gözleri gidip gelmeye başladı "Sen...ne yaptın?" dizlerinin üzerine çöktüğünde yavaşça ona ilerleyip dizlerimin üzerine çöktüm "Madem gitmek istemiyorsunuz, tebrikler. Kendinize yeni bir düşman edindiniz" Yanından kalkıp kapıya doğru ilerlediğimde beni bacağımdan tuttu "Sen ne olmayı...seçiyorsun, Atlas mı Kor mu?" dediğinde artık bilinci kapanmaya başlamıştı "Ben herkezin eceli olmayı seçiyorum" Yanından uzaklaşıp evden çıktım. Ben ne Atlastım, ne de Kor. Ben bana karşı cıkan herkesin eceli olacam, herkeze karşı tek kurşun olucam.
Arabaya bindiğinde yüzümdeki maskeyi çıkartıp hızla arabayı çalıştırdım. Yolda ilerlediğim sıra telefonum yine çaldı, yine Kuzeydi, bu sefer açtım.
"Söyle"
"Sen nerdesin lan, kaç defa aradık seni neden açmadın!"
"Açtım işte.İşim vardı bakamadım abartma, birşey mi oldu?" birkaç saniye sessiz kaldı "Vera seni sorup duruyor, ağlıyor. Ondan aradım" dediğinde yüreğim sızlamaya başladı
"Beş dakikaya ordayım" telefonu kapatıp gaza bastım, her ne olursam olayım söz konusu Vera olduğunda yumuşuyordum. Onun sayesinde bende bir insan olduğumu anladım.

Eve gelmiştim, buraya gelmeden veterinere uğradım. Birkaç gün önce kar leoparım Nivor hastalanmıştı. Evet bir leoparım var, buraya geldikten bir yıl sonra bir ticaret ortağım Nivoru buldu,çok küçüktü annesi kaçak avcılar tarafından öldürülmüştü. İlk baş almak istemedim ama sonra onu öyle görünce gönlüm bırakmaya el vermedi. Onu benden daha çok Vera seviyor, onun burada arkadaşı oldu.
Arabadan inip arka kapıyı açtığımda Nivor hızla aşağı indi, evini özlemişti. Başını okşayıp kapıya doğru ilerledik. Kapıyı açtığımda benden önce Nivor içeriye girdi, Alp öbür odadan çıktığı an hızla onun üstüne atladı "Bune lan, bu ne ara geldi?" Nivor onun yüzünü yalamaya başladı "Bende seni özledim büyük kedigil"
Elimi sıklaştığımda Nivor Alpten uzaklaşıp yanıma geldi. Merdivenlerde bir hareketlilik vardı, ve üst kattan koşarak Vera geldi. Nivoru görünce yüzünde gülümseme belirdi "Nivor gelmiş, kedicik gelmiş!"
Merdivenlerden koşarak yanımıza gelip Nivora sarıldı "O artık iyileşti mi baba?"
"Evet babacım artık turp gibi oldu" Nivordan uzaklaşıp bu sefer bana sarıldı "Bana mı kızdın baba?" dediğinde sesi kırgın geliyordu. Dizlerimin üzerine çöküp ona sarıldım "Hayır canımın içi, ben sana neden kızayım ki?"
"Senin yanından uzaklaştım, bana kızmadın mı?"
"Biraz kızdım evet ama o zamanda kaldı. Ben sana şimdi kızdın değilim. Babalar kızlarına asla kızmaz canım" Alnına bie öpücük kondurduğumda hızla boynuma sarıldı "Lütfen beni sende bırakma baba, seni çok seviyorum"
"Ne olursa olsun sen benim kızımsın, ben seni asla bırakmam"

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

37okunma 18beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 154

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk AşkıDark RomancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanplatonikpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYarı TextingYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18