1. bölüm / 18
GİZLİ GÖREV ADI: AŞKBölüm 1
Bölümler 18Şu an: Bölüm 1
- 1 Bölüm 1630 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 Bölüm 22.518 kelime
- 3 Bölüm 32.322 kelime
- 4 Bölüm 4543 kelime
- 5 Bölüm 51.446 kelime
- 6 Bölüm 62.757 kelime
- 7 Bölüm 72.017 kelime
- 8 Bölüm 81.854 kelime
- 9 Bölüm 91.489 kelime
- 10 Bölüm 101.504 kelime
- 11 Bölüm 111.465 kelime
- 12 Bölüm 121.157 kelime
- 13 Bölüm 132.573 kelime
- 14 Bölüm 142.274 kelime
- 15 Bölüm 151.977 kelime
- 16 Bölüm 161.806 kelime
- 17 Bölüm 173.860 kelime
- 18 Bölüm 181.990 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Saat sabahın altısını gösteriyordu.
Alarm çalmadan birkaç saniye önce gözlerimi açtım. Yılların alışkanlığıydı bu. Görevde geçen zaman insana saati öğretmiyordu; zamanı hissetmeyi öğretiyordu.
Yatağımdan kalkıp pencereye yöneldim. Ankara'nın gri sabahı şehrin üzerine sessizce çökmüştü.
Kahvemi hazırlarken telefonum titredi.
Tek bir mesaj.
"08.00. Toplantı Salonu 3."
Mesajı okudum ve sildim.
Demek ki yeni bir görev vardı.
Son aylarda peş peşe operasyonlara katılmıştım. Açıkçası birkaç gün dinlenmeyi hak ettiğimi düşünüyordum. Ama bu meslekte planlarınızın hiçbir önemi yoktu.
Görev varsa giderdiniz.
Sekizi beş geçe toplantı salonunun kapısını açtım.
İçeride birkaç kişi vardı.
Ve tanımadığım bir kadın...
Koyu renk ceket giymişti. Saçları sıkıca toplanmıştı. Duruşundan asker ya da güvenlik kökenli olduğu belliydi.
Göz göze geldik.
Bir anlık bakışma...
Sonra ikimiz de başka tarafa baktık.
Toplantı başladı.
Görev hakkında genel bilgiler verildi. Ayrıntılar daha sonra paylaşılacaktı.
Ancak dikkatimi çeken tek şey görev değildi.
Yeni ortağım...
Toplantının sonunda amirimiz dosyayı masaya bıraktı.
"Bu görevde birlikte çalışacaksınız."
Kadına döndüm.
Elini uzattı.
"Elif Demir."
Tokalaştık.
"Kerem Yıldız."
Ses tonu sakindi.
Benimki de öyle.
Ama nedense içimde açıklayamadığım bir his vardı.
Belki de sadece yeni bir ortakla çalışacak olmanın verdiği meraktı.
Ya da başka bir şey...
Koridorda yürürken dosyaları incelemeye başladık.
Elif oldukça disiplinli görünüyordu.
Gereksiz konuşmuyordu.
Bu hoşuma gitmişti.
"İlk kez mi birlikte görev alıyoruz?" diye sordum.
"Evet."
"Benim hakkımda araştırma yaptın mı?"
Dudaklarının kenarında hafif bir tebessüm belirdi.
"Yapmam mı gerekiyordu?"
İlk kez gülümsedim.
"Hayır."
Asansör kapısı açıldı.
İçeri girdik.
Tam kapılar kapanırken göz ucuyla bana baktı.
"O zaman sen de benim hakkımda araştırma yapmamışsındır."
Bu kez cevap veremedim.
Çünkü haklıydı.
Asansör aşağı doğru inerken garip bir sessizlik oluştu.
Hayatım boyunca birçok görevde bulunmuştum.
Tehlikeli insanlarla karşılaşmıştım.
Silah sesleri duymuştum.
İhanet görmüştüm.
Ama o an içimde oluşan hissin ne olduğunu anlamıyordum.
Belki de bu görev diğerlerinden farklı olacaktı.
Henüz bilmiyordum.
Ama hayatımın değişmek üzere olduğunu hissediyordum.
Ve bunun sebebi görev değildi.
Sebebi Elif Demir'di.
Asansörden çıktıktan sonra otoparka doğru yürüdük.
Sessizlik hâlâ devam ediyordu.
Bazı insanlar vardır; onları ilk gördüğünüz anda ne düşündüklerini anlayamazsınız. Elif de öyleydi. Yüzünde hiçbir duygu okunmuyordu.
Arabama yaklaşırken telefonum yeniden titredi.
Yeni bir mesaj.
"Dosya teslim noktası değişti. 10.30."
Mesajı okudum.
Elif'e baktım.
"Plan değişmiş."
Başını salladı.
"Bu işte planlar her zaman değişir."
Arabaya bindik.
Yol boyunca dosyayı inceledik. Görevin ayrıntıları hâlâ eksikti ama bir takip görevi olduğu belliydi.
Saatler sonra teslim noktasına ulaştık.
Şehrin kalabalığından uzak, eski bir sanayi bölgesiydi.
Arabayı park ettim.
Elif çevreyi dikkatlice inceliyordu.
"Gergin misin?" diye sordum.
Bana döndü.
"Olmam mı gerekiyor?"
"İlk görevimiz."
"İlk görevimiz olabilir ama ilk görevim değil."
Bu cevap hoşuma gitmişti.
Kendine güveniyordu.
Tam o sırada kulaklığımdan ses geldi.
"Hedef hareket halinde."
Birbirimize baktık.
Görev başlamıştı.
Sanayi bölgesindeki eski depoların arasından ilerlemeye başladık.
Hava kapalıydı.
Rüzgâr boş sokaklarda uğulduyordu.
Bir köşeye geldiğimizde Elif aniden kolumu tuttu.
Refleksle durdum.
"Neden durduk?"
Elif karşıdaki sokağı işaret etti.
İki kişi...
Bizi izliyorlardı.
Normal insanlar gibi görünmeye çalışıyorlardı ama bakışları her şeyi ele veriyordu.
İlk kez o anda Elif'in ne kadar dikkatli olduğunu fark ettim.
Ben onları birkaç saniye sonra görebilmiştim.
O ise çoktan fark etmişti.
"İyi yakaladın." dedim.
"Küçük ayrıntılar hayat kurtarır."
Sonra hiç beklemediğim bir şey oldu.
Karşıdaki adamlardan biri telefonunu kulağına götürdü.
Diğeri hızla uzaklaşmaya başladı.
Bir şeyler ters gidiyordu.
Çok ters...
Kulaklığımdan gelen ses tekrar duyuldu.
"Kerem, bölgeden ayrılın. Hemen."
Kalbim hızlandı.
Bu tür uyarılar kolay kolay yapılmazdı.
Elif'e baktım.
O da aynı şeyi anlamıştı.
Koşmaya başladık.
Tam birkaç metre ilerlemiştik ki arkamızdaki depodan büyük bir gürültü yükseldi.
Patlama değildi.
Ama birilerinin bizi durdurmaya çalıştığı açıktı.
Nefes nefese araca ulaştık.
Arabaya biner binmez motoru çalıştırdım.
Elif arka camdan dışarı bakıyordu.
"Takip ediliyoruz."
Direksiyonu sıkıca tuttum.
"İlk görev için oldukça hareketli bir gün."
Bu kez Elif hafifçe gülümsedi.
"Henüz başlamadığını hissediyorum."
O anda nedenini bilmiyordum.
Ama içimdeki his giderek güçleniyordu.
Bu görev sadece bir görev değildi.
Ve Elif Demir, hayatımda sıradan bir ortak olmayacaktı.
Bölüm etkileşimi
