2. bölüm / 10
Geride Kalan2. Bölüm - On Beş
Bölümler 10Şu an: 2. Bölüm - On Beş
- 1 1. Bölüm - O Gece454 kelime
- 2 2. Bölüm - On Beş460 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3. Bölüm - İlk Adım319 kelime
- 4 4. Bölüm - Yeni Hayat481 kelime
- 5 5. Bölüm - İlk İş354 kelime
- 6 6. Bölüm - Daha Büyük Bir Adım420 kelime
- 7 7. Bölüm - İlk Yalnızlık355 kelime
- 8 8. Bölüm - Geri Dönüş Yok449 kelime
- 9 9. Bölüm - Değişen Çocuk394 kelime
- 10 10. Bölüm - Anahtar519 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Aradan yedi yıl geçti.
Emir artık on beş yaşındaydı.
Çocukluğundan geriye çok fazla şey kalmamıştı.
Ev aynı evdi.
Annesi hâlâ aynı kadındı.
Ama Emir artık geceleri kapının açılmasını beklemiyordu.
Babasının geri dönmeyeceğini öğrenmişti.
En azından kendi bildiği kadarıyla...
Okul ise onun için hiçbir zaman evden daha iyi bir yer olmamıştı.
İlk yıllarda sadece birkaç laf atıyorlardı.
Sonra bu laflar alışkanlığa dönüştü.
Emir'in sınıfında üç çocuk vardı.
Mert, Burak ve Oğuz.
Üçü neredeyse her gün Emir'le uğraşıyordu.
Çantasını saklıyorlar, sırasına yazılar yazıyorlar, teneffüslerde önünü kesiyorlardı.
Bir gün Mert, Emir'in elindeki defteri çekip aldı.
Mert: — Ne yazıyorsun lan burada?
Emir elini uzattı.
Emir: — Ver.
Mert defteri açıp birkaç sayfasını karıştırdı.
Mert: — Vay be... Şair olmuş bizimki.
Burak kahkaha attı.
Burak: — Bırak oğlum, belki babasına mektup yazıyordur.
Oğuz hemen araya girdi.
Oğuz: — Hangi babasına?
Üçü birden güldü.
Emir'in yüzü düştü.
Bu cümlelerden nefret ediyordu.
Çünkü babası hakkında konuşulduğunda içinde anlamlandıramadığı bir öfke oluşuyordu.
Mert defteri yere attı.
Mert: — Al bakalım.
Emir eğilip defterini aldı.
Hiçbir şey söylemedi.
Çünkü cevap verirse daha çok üzerine geleceklerini biliyordu.
Günler böyle geçti.
Haftalar...
Aylar...
Emir gitgide sessizleşti.
Eskiden annesi eve geldiğinde ona okulda ne yaptığını anlatırdı.
Artık anlatmıyordu.
Çünkü anlatacak güzel bir şey yoktu.
On beş yaşına geldiğinde okul onun için yalnızca gidip gelmesi gereken bir yer olmuştu.
Bir gün yine aynı şey oldu.
Mert, Burak ve Oğuz çıkışta Emir'in önünü kesti.
Mert: — Nereye böyle?
Emir cevap vermedi.
Yanlarından geçmeye çalıştı.
Burak omzuyla ona çarptı.
Emir sendeledi.
Burak: — Sana konuşuyoruz.
Emir başını kaldırdı.
İlk kez gözlerinde korkudan çok öfke vardı.
Ama yine de hiçbir şey söylemedi.
Oğuz güldü.
Oğuz: — Baksana, sonunda adam olmuş.
Mert Emir'in göğsüne hafifçe itti.
— Hadi bakalım.
Emir geri çekildi.
Sonra çantasını aldı ve hiçbir şey söylemeden oradan uzaklaştı.
O gün eve gitmek istemedi.
Annesinin karşısına çıkıp hiçbir şey olmamış gibi davranmak istemiyordu.
Bu yüzden eve giden yolun tersine döndü.
Şehrin daha tenha bir tarafına doğru yürümeye başladı.
Hava kararmaya başlamıştı.
Bir banka oturdu.
Başını öne eğdi.
Ellerini cebine soktu.
Bir süre öylece kaldı.
Sonra yanında bir ses duydu.
— İlk defa mı kaçıyorsun?
Emir başını kaldırdı.
Karşısında kendisinden birkaç yaş büyük görünen bir çocuk duruyordu.
Üzerinde siyah bir mont vardı.
Ellerini cebine sokmuş, Emir'e bakıyordu.
Emir cevap vermedi.
Çocuk bankın diğer ucuna oturdu.
— Merak etme. Ben de eve gitmek istemiyorum.
Emir ona baktı.
İlk defa biri ona neden sessiz olduğunu sormuyordu.
Neden ağladığını da.
Sadece yanında oturuyordu.
Bir süre ikisi de konuşmadı.
Sonra çocuk elini uzattı.
— Ben Arda.
Emir birkaç saniye eline baktı.
Sonra elini uzattı.
— Emir.
Arda gülümsedi.
— Memnun oldum, Emir.
Emir o gece henüz bilmiyordu.
Tanıştığı bu çocuk, hayatının geri kalanını değiştirecek insanların kapısını ona açacaktı.
Ve o kapıdan içeri girdiğinde...
Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.
Bölüm etkileşimi
