Geride Kalan kitap kapağı

1. bölüm / 10

Geride Kalan

1. Bölüm - O Gece

Vaveyla Yazarı: Yunus emre Olgaç

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 10Şu an: 1. Bölüm - O Gece

O gece yağmur yağıyordu.

Emir yatağında uzanmış, tavandaki küçük çatlağa bakıyordu. Saatin kaç olduğunu bilmiyordu. Zaten saati okumayı da tam olarak öğrenememişti.

Annesi ona uyumasını söylemişti.

Ama uyuyamıyordu.

Çünkü biraz önce kapının açıldığını duymuştu.

Ayak sesleri...

Sonra bir şeyin yere düştüğünü duydu.

Emir yorganı biraz daha üzerine çekti.

Salondan sesler geliyordu.

Önce annesinin sesi duyuldu.

Annem: — Böyle daha ne kadar devam edecek?

Cevap gelmedi.

Sonra ağır ve boğuk bir ses duyuldu.

Baba: — Ne devam edecek?

Emir gözlerini tavana dikti.

Baba gelmişti.

Sesinden anlamıştı.

Ama sesi farklıydı.

Sanki kelimeleri ağzından düzgün çıkaramıyordu.

Annem: — Yine içmişsin.

Baba: — Sana ne?

Annem: — Bana ne mi?

Annesinin sesi yükseldi.

Annem: — Her gece aynı şey! Geliyorsun, içiyorsun, kavga çıkarıyorsun. Yeter artık!

Emir yatağında doğruldu.

Kalbi biraz hızlı atmaya başlamıştı.

Kapının altından koridora vuran ışığı görebiliyordu.

Annesinin ayak seslerini duydu.

Annem: — Git.

Kısa bir sessizlik oldu.

Baba: — Ne dedin?

Annem: — Git dedim.

Emir'in küçük elleri yorganın üzerinde birbirine kenetlendi.

Annesinin böyle konuştuğunu daha önce hiç duymamıştı.

Annem: — Burası senin yüzünden yaşanmaz hâle geldi. Çocuğun yanında bile utanmıyorsun.

Baba bir süre cevap vermedi.

Sonra öfkeli bir ses duyuldu.

Baba: — Sesini kes.

Annesi susmadı.

Annem: — Neden susacakmışım?

Baba: — Şu piçi uyandıracaksın.

Emir'in yüzündeki ifade değişti.

Ne demek olduğunu tam bilmiyordu.

Ama o kelimeyi duyduğunda içi garip bir şekilde acımıştı.

Annesinin sesi bu kez daha sert çıktı.

Annem: — O piç değil.

Kısa bir sessizlik oldu.

Annem: — O benim evladım.

Emir yorganın altında sessizce ağlamaya başladı.

Neden ağladığını kendisi de bilmiyordu.

Belki o kelimeyi duyduğu içindi.

Belki annesinin sesinin titremesinden.

Belki de ilk defa evin içinde kendisini istemeyen bir şey varmış gibi hissettiği içindi.

Sonra Baba'nın sesi duyuldu.

Baba: — Ben artık bu evde durmayacağım.

Annem: — O zaman git.

Baba: — Gidiyorum zaten.

Ayak sesleri koridora doğru yaklaştı.

Emir nefesini tuttu.

Kapının önünden geçen gölgeyi gördü.

Bir an kapısının açılacağını sandı.

Ama açılmadı.

Anahtar sesi duyuldu.

Kapı açıldı.

Soğuk hava içeri doldu.

Emir yatağından kalkıp kapıya doğru birkaç adım attı.

Tam odasından çıkacakken...

Kapı sertçe çarptı.

Emir olduğu yerde kaldı.

Ev sessizleşti.

Baba gitmişti.

Emir kapıya baktı.

Sonra koridora çıktı.

Annesi salonda, koltuğun yanında durmuştu.

Gözlerinden yaşlar akıyordu.

Emir yavaşça yanına gitti.

Emir: — Annem...

Kadın hemen eğilip ona sarıldı.

Emir başını annesinin göğsüne yasladı.

Bir süre hiçbir şey söylemedi.

Sonra küçük sesiyle sordu:

Emir: — Annem... Baba neden bana piç dedi?

Annesi gözlerini kapattı.

Emir onun cevap vermesini bekledi.

Ama annesi yalnızca onu daha sıkı sardı.

O gece Emir bir şeyi anlamadı.

Baba neden gitmişti?

Neden ona öyle demişti?

Ve en önemlisi...

Bir insan kendi çocuğuna neden böyle bir kelime söylerdi?

Emir bunların hiçbirinin cevabını bilmiyordu.

Henüz sekiz yaşındaydı.

Ve bazı gerçekler, bir çocuğun anlayabileceğinden çok daha ağırdı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

3okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.