3. BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Zeynep Ünsal

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 15Şu an: 3. BÖLÜM

Sadie yatağında uzanmış telefonuna bakıyordu. Adrian mesaj atınca bir süre bekleyip mesajı açtı.

Adrian: Uyudun mu?

Sadie: Hayır, sen neden uyumadın?

Adrian: Uyku tutmadı. Yarın öğlen 14:00'de Intelligentsia Coffee'ye

yeni senaryoyu almaya gideceğiz.

Sadie: Intelligentsia Coffee mi? Neden o kadar uzak

bir yeri seçmişler.

Adrian: Bilmiyorum ama sizin şirkete yakın en azından anneni

görürsün.

Sadie: Evet, sanırım ona biraz vakit ayırabilirim

Adrian: Onu 4 aydır görmedin, hatta onu uzun süredir aramamışsın

da geçenlerde beni aradı, senin nasıl olduğunu sordu. Birlikte gidip

onu görelim. Şimdi uyu. İyi geceler.

Sadie: İyi geceler

Sadie, Adrian'ın dedikleri hakkında düşünmeye başladı. Gerçekten ona hiç vakit ayıramıyordu ve onu özlediğini hissetti. Filmin çekimlerini bitirince 2 aylığına annesinin evine gitmeye dair kendine söz verdi ve uyudu

Sadie sabah uyandığında saatin çoktan 11 olduğunu görüp hızlıca yataktan kalktı ve hazırlandı. Kafe ve evi arasında 2 saat olduğu için 12'de evden çıkması gerekiyordu. Yemek yemeye vakit bulamadan arabasına bindi ve tam vaktinde kafeye varınca rahatladı.

Adrian ondan önce gelmiş bir masada garson ile konuşuyordu. Sadie, Adrian'ın oturduğu masaya gidip oturdu. "Her zamanki gibi dakiksin." Adrian Sadie'ye baktı. "Sen benden daha dakiksin. Ben geç kalırım korkusu ile evden erken çıktım." Cevabı ile Sadie güldü. "Neden geç kalacakmışsın ki?" Adrian sadece omuz silkti.

Senarist onlar sohbet ederken masaya oturdu. "Her zamanki gibi benden önce gelmişsiniz." Sadie senariste dönüp "biraz daha dakik olmalısınız" dedi. "Senaryodaki bu ani değişikliğin sebebini sorabilir miyim acaba?"

"Cevap basit Bayan COX. Zombi filmlerinin ya da dizilerinin hep acı sonlara sahip olması ve her zaman erkek başrolün ölmesi klişesi." Senaristin cevabı hem Sadie hem de Adrian'ın kaşlarını çatmasına sebep oldu. "İyi de biz mutlu sonla bitirmiyor muyuz?" Sadie sordu ve Adrian da onaylarcasına başını salladı.

"Şöyle ki mutlu bir son bize senaryoya ikinci kez bakınca saçma geldi. Filmdeki herkes öldü ve sadece ikiniz hayatta kaldınız, size de saçma gelmiyor mu?" Senaristin cevabı Adrian'a mantıklı gelmişti ama Sadie pek memnun değildi çünkü bunun anlamı senaryodaki değişiklik kendi ile ilgiliydi. "Bunun anlamı ben öleceğim değil mi? Senaryodaki değişiklik bu." Senarist kafa sallayarak Sadie'yi onayladı.

Sadie bu karadan kesinlikle memnun değildi ama haklılardı herkes öldükten sonra mutlu bir son saçma olurdu. Bu yüzden şikayet etmeden yeni senaryoyu aldı. Okuyunca ölümünün çok duygusal olması hakkında biraz şikayet etmesine rağmen ikna oldu ve kahvesini bitirip senarist ile vedalaştı.

"İnanabiliyor musun sırf mutlu son saçma diye öldürülüyorum ben ana karakterim." Sadie senarist gidince saçma şikayetlere başladı. "Kabul ettiğini düşünmüştüm" Sadie sinirle Adrian'a baktı. "Ettim çünkü bir şey değişmeyecekti." Adrian, Sadie'nin haklı olduğunu düşündü. "Hadi anneni görmeye gidelim." Sadie kafası ile onayladı ve kafeden çıktılar.

Sadie'nin üvey annesi Jessica evrak işleri ile uğraşıyordu. Sadie ofisin kapısını çalınca başını kaldırmadan "Gir" dedi. Sadie içeri girip annesinin dibine yaklaştı. "Neden bu kadar yaklaşıyorsun Amaya?" Sadie şok içinde durakladı. "Sen, sen kızını sekreterinle mi karıştırıyorsun?" Jessica Sadie'ye baktı heyecanı gözünden belli oluyordu ancak soğukkanlılığını korudu. "Kızımı uzun zamandır görmüyorum hatta neredeyse varlığını bile unutmuştum." Sadie kaşlarını çatarak annesine baktı ve gülümsedi.

"Kızın çok meşgul anne ama sana söz şu lanet film biter bitmez 2 ay senin evinde kalacağım." Jessica, Sadie'ye baktı ve gülümsedi. "Sözünden dönmek yok hanımefendi" Sadie güldü. "Emredersiniz efendim." Jessica, Adrian'a döndü. "Onu sen mi ikna ettin?" Adrian kafa salladı. "Kendi istedi." Jessica şaşırdı ama uzatmadı. "Burada çok az işim kaldı ondan sonra bir şeyler yemeye gidelim olur mu?" Sadie'nin gözleri fal taşı gibi açıldı, Adrian, Sadie'nin "olmaz ikimizin çıktığı ile ilgili söylentiler çıkar" diyeceğini sandı. "Çok iyi olur deli gibi açım." Adrian şaşırarak Sadie'ye döndü. "Aç mısın? yemek yemedin mi?" Sadie kafa salladı "Uzun süre uykusuz kalınca 11'e kadar uyumuşum." Jessica sinirlenmişti. "Ne demek yemek yemedim gerekirse geç kalsaydın ama yemek yeseydin." Jessica sinirle kalan son evrakları da imzalayıp ayağa kalktı. Sadie ve Adrian'ın kolundan tuttu ve dışarı çıkıp onları arabaya bindirdi.

Chicago'daki en ünlü restoranlardan biri olan Alinea'yaya geldiler ve boş bir masa bulup oturdular. Jessica bir sürü şey sipariş verince Adrian araya girdi. "Jessica teyze tüm bunları yiyebileceğimizi sanmıyorum." Jessica, Adrian'a döndü."Merak etme yersiniz yiyemezseniz de evinize paket yapar götürürsünüz." Yemekler gelince Sadie hiç beklemeden yemeye başlamıştı. Adrian, Sadie'nin her zaman çok yemesine alışkındı ancak normalden hızlı ve daha fazla yediğini görünce şaşkınlığını gizleyemedi. "Neye bakıyorsun sen de yesene" Adrian Sadie'ye yaklaştı. "Biraz yavaş yer misin? Etrafta bir sürü insan var şirketin seni aç bırakıyor sanacaklar." Sadie etrafına baktı. "Ah onlar için endişelenme instagram canlı yayınlarında ve röportajlarda çok ve hızlı yediğimi defalarca söyledim."

Adrian yemeklerin artacağını düşünmüştü ancak kendisi de aç olduğu için Sadie kadar olmasa da fazla yediği için yemeklerin hepsi bitmişti. Jessica ikisine baktı "Sizi aç mı bırakıyorlar?" Adrian bu ani soru üstüne kafasını hızlıca salladı. "Hayır hayır sadece bugün sabah çok az yemiştim. Normalde bu kadar yemem." Sadie Adrian'a baktı sonrasında annesine döndü. "Beni biliyorsun anne her zaman çok yerim sadece bu sabah yemediğim için normalin üstüne çıktım." Jessica ona gülümsedi. "O zaman artık kalkalım mı?" Adrian ve Sadie kafalarını sallayarak onayladılar. Jessica hesabı ödedi ve arabaya döndüler.

Adrian

"Aynı geçmişteki gibi değil miydi?" Jessica teyze duygu ile sordu. küçüklüğümü hatırladım. "Evet o zamanlarda bizi hep birlikte yemeğe götürürdünüz ve Sadie yine çok fazla yerdi ben ise utanıp yiyemezdim." Sadie hiç ses çıkarmamasına rağmen onun gülümsediğini gördüm. "Bu arada Sadie nasıl fiziğini koruyorsun?" Sadie kendini beğenmiş şekilde bana döndü. "Sır." dediğine gülümsedim. "Hadi ama söyle bu kadar yemene rağmen nasıl zayıfsın?" Sadie bakışlarını cama çevirdi ve fısıltı ile cevap verdi. "Kilo almıyorum genetik annem de kilo almazdı." Neden cevap vermediğini anlamıştım. Öz annesinden Üvey annesinin yanındayken bahsetmezdi. Ondan bahsederse üvey annesinin kendisini yetersiz hissetmesinden korkardı.

Jessica Teyze dikiz aynasının üstünden bize baktı ve bir şey söylemek istiyor gibiydi. Şirketin garajına gidince Sadie teşekkür edip annesine sarıldı ve benimle de vedalaşıp kendi arabasına gitti. O arabasına binip garajdan çıkarken arkasından baktım. "Ona ne zaman söyleyeceksin?" Jessica teyzenin sorusu beni şaşırtmıştı. "Neyi?" Jessica teyze gülümseyip bana baktı. "Beni aptal mı sanıyorsun ondan hoşlandığını biliyorum?" Kalbim sıkıştı. "Henüz düşünmüyorum." Jessica teyze anlayışla kafasını salladı "Bak işine karışmak istemiyorum ama gecikirsen pişman olabillirsin bunu bil."

Bir süre hem ben hem de o sessiz kaldı."Adrian bir de Sadie'ye benim yanımda annesinden bahsederken rahat olabileceğini söyler misin?" kafamı sallayarak onayladım. "Söylerim. Bugün için teşekkür ederim beni tekrar küçüklüğüme götürdüğün için." Bana gülümsedi. Ona gülümseyerek karşılık verdim ve arabama gittim.

Eve varınca üstümü değiştirip kendimi yatağa attım ve Jessica teyzenin söyledikleri hakkında düşünmeye başladım. Haklıydı ancak ben buna hazır değildim. Ona olan hislerimi söylemem aramızdaki arkadaşlığı bitirebilirdi ama söylemezsem de onun başkasını sevdiğini görüp kırılacaktım. Bunun hakkında daha fazla düşünmem lazımdı. Gözlerimi kapattım ve düşüncelerim beni yiyip bitirirken uykuya daldım.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

39okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.