1. BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Zeynep Ünsal

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 15Şu an: 1. BÖLÜM

SADİE

Gece rahat bir şekilde uyurken telefonumun çalması ile uyandım. Mızmızlanarak telefonuma uzandım, saat 03:15'di. Arayan kişinin menajerim Bayan Grace olduğunu görünce daha fazla vakit kaybetmeden telefonu açtım.

Bayan Grace çok disiplinli bir kadındı her şeyin en iyisini yapmamı istiyordu. Uykulu bir sesle " alo" diyerek telefonu açtım.

" Bayan COX uykulu olduğunuzu biliyorum ve bu kadar geç saatte aradığım için de üzgünüm ancak yönetmen sana bir mesaj iletmemi istedi" Grace her zamanki katı ve kararlı sesi ile konuşuyordu. "ne mesajı?" bu soruyu sorarken istemsizce esnemiştim.

" senaryo tekrar gözden geçirildi ve son sahnelerde birkaç değişiklik yapılmasına karar verildi." Bayan Grace'in bunu demesi ile uykum açıldı " NE! Değişiklik mi?" bunları söylerken sesim doğal olarak şok yüzünden yüksek çıkmıştı.

"Evet Bayan COX yeni senaryo yarın elinize geçecek . Bu yeni senaryodaki sahneler çekilmeden önce çekeceğiniz son bir sahne var. Bu sahne için yarın saat 9'da Yellowstone Ulusal Parkında olmalısınız. İyi geceler."

Telefon kapanınca şok içinde kalmıştım. 2 yıldır aynı olan senaryoyu filmin vizyon tarihine 3 ay kala mı değiştirmişlerdi? Kafamdaki düşüncelerle alarmımı kurdum ve uyumaya çalıştım zaten 1 haftadır uykusuz ve yorgun olduğum için uyumam fazla zaman almadı.

Ben Sadie COX. 5 yaşından beri oyunculuk yapıyorum. Ben daha 3 yaşındayken annem bende bir yetenek görüp önce oyunculuk ve tiyatro kursuna yazdırdı. Sonrasında ise Disney'in gençlik filmlerinden birinin seçmelerine soktu ve seçmeleri kazanıp ilk oyunculuk deneyimimi yaşadım. 7 yaşına kadar 3 farklı yapımda rol aldım ve 7 yaşındayken annemin ani ölümü sonrasında oyunculuğa ara verdim, ortaokul döneminde izlediğim dizi ve filmlerden etkilenip tekrar oyunculuk kariyerime geri döndüm. Babam şirketin işleri ile çok yoğun olduğu ve abimle bana fazla zaman ayıramadığı için başka bir kadınla daha evlendi. O kadınla evlendiğinde başta çok korkmuştum Cinderella gibi üvey annemin beni hizmetçi olarak göreceğini düşündüm. Fakat tam tersi bana ve abime öz anne gibi davranıp her zaman bizi mutlu etmeye çalışmıştı. Ben ona çabuk alışabilmiştim fakat abim babamın bu kararını hiçbir zaman desteklemedi ve 16 yaşındayken evden kaçtı. Abim kaçtıktan sonra beni iki kez aradı ve bir daha babamın cenazesine kadar ondan haber alamadım. Geçen yıl babamın cenazesine sanki ölen kişi babası değil de uzaktan bir tanıdığıymış gibi 5 dakika kaldı ve ortadan kayboldu. Abime sinirliydim fakat içten içe onu özlüyordum da, ondan hem nefret ediyor hem de seviyordum. Babam şirketini bana miras bırakınca kendimi hazır hissetmediğim ve oyunculuk işlerim ne kadar yoğun olsa da mesleğimi sevdiğim için şirketin başına üvey annemin geçmesini istedim. Şuan 26 yaşında Amerika'nın en ünlü genç aktrislerinden biriyim, yorucu olmasına rağmen sakin bir hayat yaşıyorum.

Sabah alarmımın çalması üzerine uyanmıştım. Gece uyurken zamanın bu kadar çabuk geçmesinden nefret ediyorum. Hızlıca üstümü giyinip, makyajımı yapıp evden çıktım ve tam saat 9'da Yellowstone Ulusal Parkına gittim.

Parkta çekim ekibinden kimse yoktu. " Madem geç geleceksiniz beni neden sabahın köründe kaldırdınız?" sinirle böbürlenirken bir yandan da çekim yapacağımız alana doğru yürüyordum. Çekim alanına vardığımda tepem iyice atmıştı. 4 tane oğlan bateri, piyano, gitar ve mikrofonlarını kurmuş çekim alanını kapatıyorlardı. Bugün işler daha ne kadar ters gidebilirdi ki?

4 oğlanın yanına gittim ve sahte ama gerçekçi gülümsememi takındım. "Selam gençler, sizden bir şey rica edebilir miyim?" Annem haklıydı ben çok iyi bir oyuncuydum bu kadar sinirli olmama rağmen masum sevimli kız rolümü çok iyi oynuyordum.

Aralarındaki en uzun boylu siyah saçlı beyaz tenli ve hafif çekik olmasına rağmen büyük gözlü çocuk soğuk bir eda ile konuştu. "Ne isteyeceğine bağlı." İçimden ne küstah bir çocuk diye geçirdikten sonra arkadaki 3 oğlana baktım beni görünce biraz heyecanlanmış gibiydiler.

" Buraya çekim yapmak için geldim ancak gördüğünüz gibi ekip henüz gelmedi rica etsem eşyalarınızı toplayıp bir köşede bekler misiniz ya da prova yapmak için başka bir yer bulur musunuz? Elbette sizi de anlamak lazım siz de yoğun çalışıyorsunuzdur ancak neredeyse 2 yıldır bu filmin çekimleri ile uğraşıyorum ve bitmesine çok az kaldı". Hala nazik bir sesle konuşup gülümsüyordum. Oğlanlara baktım ve bir cevap bekledim.

"İstemiyorum." soğuk ve kaba olan oğlanın dediği ile gülümsemem neredeyse sönüyordu ama bunun olmasına izin vermeyip gülümsemeye zor da olsa devam ettim. "Dediğim gibi çekimin bitmesine çok az kaldı ve bugün burada sahneyi çekmem lazım." Sinirimi dışa vurmamak için tırnaklarımı avcumun içine batırmaya başlamıştım.

"Filminle ilgili ayrıntıları gram merak etmiyorum buraya önce biz geldik eğer şimdi toplanmaya kalkıp başka bir yer ararsak prova yapamayız. Madem burada çekim yapmayı bu kadar istiyordun uykundan feragat edip daha erken gelecektin." Çocuğun hiçbir duygu belirtisi olmadan söylediği şeyler benim sabrım için son noktaydı.

"Önce gelmek mi kaç yaşındasın? Artık küçük çocuklar bile kavgalarını böyle etmiyor hem de uykumdan feragat etmek mi zaten 2 yıldır yeterince uykusuz kaldım. Artık bu lanet filmin çekimlerini bitirmek ve biraz olsun rahat uyumak istiyorum. Ancak senin gibi sinir bozucu hayvanlar ki sana hayvan demek bence diğer hayvanlara hakaret olur bu filmi bitirmeme engel oluyor." Sesim o nazik tondan çıkmıştı. Etrafta kimse olmadığı için bu kadar rahat bağırabilmiştim.

" Çocuk mu? Gördüğün gibi çocuk değilim ve sen 2 yıldır uykusuz olabilirsin ancak biz de en az senin kadar çok çalışıyoruz yaklaşan bir festivalde sahne alacağız var ve prova yapmak zorundayız. Şuan bizden yer değiştirmemizi bekleme git çekimlerini başka yerde yap."

İkimiz de birbirimize bağırırken çekim ekibinin geldiğini duymamıştım. Tam ben oğlana tokat atmak üzereyken rol arkadaşım Adrian gelip kolumu tuttu.

"Sadie konuşabilir miyiz?" Adrian benim sadece rol arkadaşım değil çocukluk arkadaşımdı. Bana nazikçe sorduğu soruyu duymazdan geldim ve bileğimi çektim. Ben bileğimi çekmeye çalıştıkça daha da sıkıyordu. Adrian bir iç çekti ve beni bileğimden tutup kenara sürükledi.

"Ne var?" sinirle sordum.

"Sadie bak sinirlenmiş olabilirsin ve senin yerinde olsam bende ona yumruğu indirmek isterdim. Ancak koruman gereken bir imajın var. Burada görünürde kimse olmayabilir ama sen de biliyorsun ki paparaziler her yerde. Eğer ona vursaydın ve biri bunu çekip çarpıtarak yayınlasaydı ne olacaktı? Şuan seviliyor olabilirsin ancak böyle bir olay çıkarsa en nefret edilen oyuncu bile olabilirsin. Sinirlerini biraz kontrol et." Adrian bunları çok içten söylemişti ve haklıydı da ona vurarak sinirimi çıkarmam itibarımı zedelerdi ama bir şeyler yapmazsam da içimde öfke kalacaktı ondan sinirimi çıkarmam için farklı bir yöntem bulmalıydım.

" Aslında haklısın özür delerim böyle yapmamalıydım gidip onlardan özür dileyeceğim." Adrian'a sıcak ir gülümseme ile bakıp oğlanların yanına gittim.

"Az önce olanlar için özür dilerim." Bunu en içten ve nazik biçimde söylemeye çalışmıştım.

Arkadan grubun bir başka üyesi çıktı. "Asıl biz olanlar için arkadaşımız Sam adına özür dileriz Bayan COX. Yoğun bir programınız olmasına rağmen bir de bizimle uğraşmak zorunda kaldınız. Elbette gidip prova yapabilecek başka bir yer buluruz. Bu arada ben Liam FOSTER. Grubumuzun en büyük üyesiyim. Sizin de büyük bir hayranınızım." Bu sefer gerçek bir gülümseme sundum.

"Tanıştığımıza memnun oldum Liam lütfen bana Sadie de Bayan COX çok resmi kalıyor." Kafamda Sam'e karşı yeni bir intikam planı oluşturmuştum.

"Sakıncası yoksa grubunuzun ismini sorabilir miyim?" Liam'a gülümseyerek nazik bir tonda sordum. "Ah, tabi tabi elbette ismimiz Rhythm Hunters"

Liam saf bir çocuk gibi heyecanla bana gruplarının ismini söyledi. "Hoş bir isim Sam'e baktım Bay Sam umarım önceki davranışlarım için beni affedebilirsiniz ve Liam sana da anlayışın için çok teşekkür ederim."

Gülümseyerek kostüm ekibinin yanına gittim ve bana verdikleri kan lekeleri ile kirletilmiş ve yırtık olan kıyafetleri karavanıma gidip giyindim. Zombi filmlerindeki kıyafetleri giyinmeyi sevmiyordum.

Giyindikten sonra makyajım yapıldı ve karavandan çıktım. Sahne kısa olmasına rağmen figüranların makyajları yüzünden çekip bitirmemiz 4 saat sürmüştü.

Çekimler bittikten sonra telefonumdan Rhythm Hunters'ı araştırdım. Pek ünlü bir grup değillerdi ve cover üstüne çalışıyorlardı. İnstagram hesaplarına girdiğimde 56 bin takipçileri olduğunu gördüm. Grubun ana hesabını ve 3 grup üyesinin hesabını takip ettim. Takip etmediğim tek üye Sam'di. Zaten ben takip etmeden önce üyeler arasındaki en fazla tekipçiye o sahipti. Tek avantajının yüzü olduğunu çok iyi biliyordum. Planım şuydu diğer üyeler benim takip etmemle takipçi kazanıp ünlü olurken Sam onların daha aşağısında olacaktı. Grupta dışlanmanın nasıl bir his olduğunu biliyordum ancak nasıl o bana bağırmışken öylece durabilirdim ki?

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

41okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.