Geceye Karışanlar kitap kapağı

6. bölüm / 18

5. Bölüm:Siyah Çerçeve

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 18Şu an: 5. Bölüm:Siyah Çerçeve

Her kan ölümü getirmezdi ama beraberinde acı kendini gösterirdi. Anlatılanlar ruhta izler bırakırken, yaralar bedende acı bırakırdı.
Kendi zihnimde oynamak, kumar oynamak gibiydi; ruhumu şeytana teslim etmemiştim, kendi zarımı altıya atmak için.
Telefondaki kısa cümleye baktım. Öyle uzun süre bakmıştım ki beynim en kötü neler olabileceği hakkında senaryolar yazmıştı. Benim için müzik sesi kesilmişti, su dolu karanlığımla yalnız kalmıştım. Sanki bir anda uyuşukluğum gitmiş, gerçek hayata dönmüştüm.
Yanımdaki kadehin boş bardağını karşıdaki kişi kendine doğru çekince sesle yerimden sıçradım. Karşıya baktığımda barmendi, siyah gözlü...
"Başka siparişiniz var mı?”
Ona korkuyla baktım. Bana garip bir ifadeyle bakmaya başladığında boğazımı temizleyip yere baktım.
“Yok, teşekkür ederim.”
Telefonu kapatıp tezgâha bıraktım. Titreyen ellerime baktım, saçlarımın arasından geçirdim, dirseğimi tezgâha yasladım.
“Bir sorun mu var acaba?” dedi barmen.
“Hayır,” dediğimde eğilerek görüş alanıma girdi.
“Emin misiniz?” dediğinde gözlerimin içine baktı.
“Biri sizi rahatsız mı etti?” dedi.
Başımı olumsuz şekilde sallayarak cevap verdim.
“O zaman ne oldu?”
Neden soruyordu ki? Bu çok garipti.
Titreyen ellerimle telefonu tekrar elime aldığımda açtım, sakin bekleyişi gözler önüne seriyordu. Mesajları açtığımda ona telefonumu verdim.
Elimden aldığında ekrana birkaç dakika baktı ve fotoğrafları çevirip diğerlerine de baktı.
“Sevgilin mi?”Hayretle ona baktım.
“Hayır.”
“Yarışcı mısın?” dedi, ekrandan gözlerini ayırarak şaşkınlıkla bana bakarken.
“Evet,” dediğimde kaşlarını kaldırarak,
“Ne olmuş yani?”
“Ailem öğrenirse soyadımıza leke değdirmiş olurum bu...”
Tedirgin bir şekilde gözlerine baktığımda, “Hayatım biter... ailem beni bitirir.”
Bu cümleler hep aklımdaydı, asla dile getirmezdim. Eyjah hep dikkatli olmamı söylerdi. Lanet olsun, neler oluyordu!
Buradan gitmeliydim, lanet olsun.
Sandalyeden hızla kalktığımda başım döndü. Hızla oradan uzaklaşırken barmenin “Hey!” diyen sesini duydum.
Kalabalığın içinden geçerken dans eden insanlara çarpıyordum. Havadaki alkol kokusu mayhoş bedenimi daha da uyuşuklaştırıyordu. Pembe neon renkli ışıklar irislerime uğrayarak gözlerimi kısmama sebep oluyordu.
Aselya’yı sonunda bulduğumda çılgınlar gibi dans ediyordu, yabancı bir erkekle.
Hızla onun yanına yaklaştıktan sonra kolundan tutup kendime çevirdim.
“Aselya, buradan gitmek istiyorum,” dedim.
Aselya sarhoş olmalıydı ki kendi kendine gülüyordu.
“Eğlenmeye bak, Lavin,” dediğinde elindeki şişeyi kafasına dikerken.
Aklıma Eyjah’ı aramak geldi. Üstüme telefonumu aramak için baktım fakat bulamadım. Aselya’ya döndüğümde,
“Telefonun nerede, Ase?”
Cevap vermeyince çantasına baktım. İşte buldum. Şifresini girerek Eyjah’ı aradım.
“Aselya?” diyen soru soran sesiyle karşılaştım.
“Eyjah...” dediğimde lanet olası sesim titriyordu.
“Lavinya ne oldu?”
Barın müziğini duymuş olacak ki,
“Sktır neredesin Lavin? Neler oluyor?”
Sinirli sesini duymazdan gelerek,
“Noctis Lounge Bar’ındayım, beni alır mısın? Hem küfür etmesene.”
Rahat bir nefes vermiş olacak ki hoparlörde derin nefes sesi geliyordu.
“Geliyorum,” deyince tam telefonu kapatacakken,
“Eyjah,” boğazımı temizleyip, “bir şey olmadı.”
Sesimi kontrol altına almıştım.
Eyjah oflayarak telefonu kapattı, sanırım inanmıştı.

☾

Dakikalar birbirini öldürürken bir sandalyede oturup ayağımı ayak üstüne atmış, sıkılarak Eyjah’ın gelmesini bekliyordum. Kapıyı öyle dikkatle izliyordum ki yanıma gelmek isteyen insanlar bana deli gözüyle bakıyordu fakat umursamıyordum. Aselya ise kendinden geçmişti sanırım...
“Pardon, yalnız mısınız?” diyen yabancı bir erkeğin sesini işittim.
Yavaşça kafamı sola çevirirken bir genç adam karşımda duruyordu. O kadar içmiş olmalıydı ki ayakta bile zor duruyordu. Beyaz gömleğinin iliklediği düğmeleri açılmış, kahverengi kısa saçları ise dağılmıştı. Yakışıklı değildi. Biraz daha yanına yaklaşınca içerideki alkol kokusu yetmiyormuş gibi kendisi de buram buram kokuyordu.
“Defol git.”Sesimin sakinliği bile beni şaşırtmıştı.
Tam bir şey söyleyecekken sarhoş adamın arkasında koca cüsseli bir gölge belirdi. Çene hatlarından başlayan dövmeleri görünce içim rahatladı.Adamın ensesini kavradığı gibi gömlek hızla çekince adamın birkaç kapalı düğmesi de açılmıştı ve üzerindeki gömlek yırtılmıştı. Woow, fevkalade. Umarım etrafı ateşe vermez diye şans diledim.
“Sktır git, orssu çocuğu!”
Adamı bir maşa gibi kenara atınca bana doğru döndü. Gözlerimiz kesişince yanıma doğru yürümeye başladı.
Yanımdaki koltuğa yayılarak oturduğunda gözlerini kapatıp kollarını geriye attı.
“Çok iyi fırlattın yalnız,” dedim, kahkaha attım.
Sarı gözlerini açıp kafasını kaldırarak bana baktı.
“Burası bok çuvallarıyla dolu, neden başka yeri seçmedin?”
Dudağımı büzerek işaret parmağımla dans eden Aselya’yı gösterdim, tekrar ona döndüm ve ispiyonlarcasına,
“Beni buraya o getirdi,” diye söyledim.
Bana gülerek baktı.
Koyu kumral saçını dağıtmış ve üstüne rahat şeyler giymişti. Etli dudaklarının sağ alt köşesi yine patlamıştı. Onu incelerken cebindeki sigarayı çıkarıp Cenk'ten çaldığı siyah derili Zippo çakmağıyla yakmıştı.
Sigaradan derin bir nefes alırken koluna vurdum.
“Yine mi kavgaya karıştın seni psırık?”
Karşıya odaklanırken diliyle dudaklarını ıslattı.
“Sadece sözlü tartışmaydı, Lavin.”
Dudaklarına tekrar yerleştirdiği sigaradan içine çekti.
“Aptal şey.”
Dedikten sonra önüme döndüm, izlediği yeri izlemeye başladım. DJ’i izliyordu; dans eden DJ arada müziğe farklı ritimler kullanarak sönük şarkıyı canlandırıyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

124okunma 31beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…