Geceye Karışanlar kitap kapağı

16. bölüm / 17

Geceye Karışanlar

14. Bölüm: Ateşle Temas

Yazar: Lunavesa 🌙

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 17Şu an: 14. Bölüm: Ateşle Temas

Lavinya Aksora

Terin ve parfümün karıştığı bulanık ortamdaydım. Neon ışıklarının etrafta yayılması ve anlık ışığın gözüme gelmesiyle gözümü kısmam bir oldu. Bu saniyelik olaylar bana sanki zamanın yavaşladığını hissettiriyordu.
Evden kaçmıştım. Sanki hiç kaçmamış gibi, bu sefer evden kalmış gibi bir izlenim vererek her şeyi arkada bırakmıştım. İkinci defa yine aynı bar...
Saatlerdir barmene bakıyordum fakat o yoktu; farklı bir beden ve yabancı bir sima. Yabancı barmen, üzerindeki ağır bakışları hissedip bana döndüğünde suç işlerken yakalanmış gibi irkildim. Bana hafifçe tebessüm edip tezgahın altına eğildi ve bir tekila şişesi çıkardı. Bu bakış, "Bir bardak daha ister misin?" bakışıydı. Kafamı olumsuz anlamda salladığımda başıyla onaylayıp şişeyi yerine koydu.
Başım dönüyordu. Aptal gibi neden bu kadar çok içmiştim? Masanın üzerine yığılan onca bardak ve birkaç şişe... Başıma ok gibi bir ağrı girince elerimi saçlarımın arasından geçirerek yüzümü buruşturdum.
Masanın üzerindeki telefon uzun süre titreyince boşta kalan elimle alıp ekrana baktım.
Arayan: Ase🐰
Aramanın süresi dolunca ekran kapandı. Telefonu sessize alıp masanın üzerine bırakacaktım ki üstten gelen mesajla duraksadım.

EREN SALAR:
Beni görmeye bu kadar meraklı olduğunu bilmiyordum.

Burada olduğumu nereden biliyordu? Hızla, sanki onu görmek mümkünmüş gibi etrafa bakındım fakat yoktu. Ekrana tekrar baktığımda yeni bir mesaj atmıştı.

EREN SALAR:
Boşuna bakma. Senin beni görmeyeceğin ama benim senin her hareketini izleyebileceğim bir yerdesin.

Ne diyordu bu herif?

LAVİNYA AKSORA:
Kafanda kurmayı çok seviyorsun herhalde.

EREN SALAR:
Nasıl yani?

LAVİNYA AKSORA:
Diyorum ki, seni aradığımı da nereden çıkardın?

Uzun süre yazıp sildi. O sırada bardağımdaki son yudumu içtim.

EREN SALAR:
Sabahtan beri barmene bakan ben miyim Lavinya?

Siktir! Hemen karşımdaki duvarda asılı duran kameraya baktım. Bu adam saatlerdir beni mi izliyordu? Adrenalinin verdiği güç ve heyecanla ellerim titriyordu.

LAVİNYA AKSORA:
Sapık mısın sen?

EREN SALAR:
Oradan sapığa mı benziyorum?

LAVİNYA AKSORA:
Söylediklerine bakılırsa evet.

Aselya birkaç defa daha aramıştı; aramalarını hiç üşenmeden meşgule attım.

EREN SALAR:
Bu arada ismin Lavinya mı yoksa Laviniya mı?

Bu adam ciddi miydi? Birkaç dakika mesajı baştan okuyup konudan nasıl bu kadar bağımsız olduğuna şaşırdım.
Şimdi ne alaka ya... Diye yazıcakken mesajını silip sıkılmış bir edayla cevabı verdim:

LAVİNYA AKSORA:
LAVİNYA.

Yazıp sohbetten çıktım. Mesajlardan Aselya’ya girdim.

LAVİNYA AKSORA:
Bardayım, biraz kafamı dağıtmaya ihtiyacım var.

Anında cevap verdi

Ase🐰:
Çıldırdın mı? Saatlerdir sana ulaşmaya çalışıyorum!

LAVİNYA AKSORA:
Özür dilerim Aselya, yarım saat sonra dönerim.

Son mesajı attıktan sonra telefonu kapatıp yanımdaki minik çantaya koyup koluma taktım. Masadan zorla doğrulup sarsak adımlarla bar tezgahına ilerledim. Biraz daha içsem sorun olmazdı, değil mi? Çok çabuk ikna olan biriydim, eminim bir şey olmazdı. Yüksek sandalyeye oturup barmenin gelmesini bekledim. Saatlerdir izlediğim sima karşımda bittiğinde onu dikkatlice süzdüm.
Yüzündeki hafif kirli sakalları ve kollarından ellerine doğru süzülen belli belirsiz dövmeleriyle sert bir duruş sergiliyordu.
"Ne alırsınız?" maskülen sesiyle sordu.
"Shot lütfen."
Siparişi hazırlarken etrafa bakındım bulanıktı heryer. Önceden içtiğim içkiler sanki şu an en yüksek etkisini gösteriyordu.
"Sizi burada hiç görmemiştim, yeni misiniz?" Şişeyi açıp bardağa doldurdu ve hafifçe önüme itti.
"Evet, yeniyim," diye yanıtladım.
Doldurduğu bardağı teklediğimde yüzümü buruşturdum, tadı çok acıydı.
"Doldurmamı ister misiniz?"
Tam hayır diyecekken yanımda bir beden hissettim. Duyduğum yanıtınınla duraksadım,
"Kalsın."
Otoriter erkek sesi tanıdıktı. Ben hâlâ barmene bakıyordum, barmen ise arkamdaki bedene. Yüzü gerilmişti; başka bir müşterinin çağırmasıyla hızla yanımdan ayrıldı. Arkama hızlıca dönünce vereceğim cevap iki dudağımın arasında kaldı. Sarhoşluğum başıma vurmuştu herhalde, neden yanıma gelsin ki? Burada ne işi vardı?
"Böyle yerlerde çok içmen sence de akıl işi mi Lavinya?"
DJ ve diğer seslerden ayırabildiğim erkeksi sesi zihnimde yankılandı.
"Eğlenmeye geldim Eren, neden hesap soruyorsun?"
Sabır dilercesine sertçe nefesini verdi.
"Dans edelim mi?"
Sorum karşısında duraksadı. Garip bakışlarla beni süzüp ciddi olup olmadığımı anlamaya çalıştı.
Her hücrem neden ona dokunmak için can atıyordu? Bir şey demesine izin vermeden yerimden doğrulup elini tuttum. Piste doğru ilerlerken eline sanki elektrik çarpmış gibi hiç tepki vermese de ağır adımlarla beni takip ediyordu. Eli, elimin iki katıydı.
İnsanların yoğun olduğu yere geçince biz hariç herkes dans ediyordu. Gözümün önündeki görüntüler gidip gelse de zihnim sonuna kadar dayanmak istiyordu. Dansa ritim uydurmak için kollarımı havaya kaldırıp kendimce eğlenmeye başladım. DJ şarkıya yeni ritimler eklerken kalabalık ritme daha da uyum sağladı.
Eren’e göz ucundan baktığımda ise o hâlâ dans etmeyip beni izliyordu. Bakışları rahatsız etmekten ziyade, sanki değer verdiği bir şeyi izliyormuş gibiydi.
Yada ben öyle sanıyordum.
Kendimden beklemeyeceğim bir şekilde ona yaklaştım. Kömürden daha siyah gözleri gözlerimin içine bakıyordu. Kollarımı boynuna yerleştirdiğimde bedeni buz kesildi. Parmak uçlarımın üzerinde durarak boy farkını biraz eşitledikten sonra kulağına eğildim.
"Neden dans etmiyorsun Eren?" diye fısıldadım. "Bana takıntılı bir manyak gibi bakıyorsun," diye devam ettim.
Yakınlığımla buz kesilmişti, kıpırdamıyordu. Belki de bulanık zihnimin bana oynadığı bir oyundu. Ayaklarımı tam zemine basacakken belimden tutup kendine çekti. Benim duyabileceğim şekilde erkeksi bir kahkaha attığında bu sefer o kulağıma doğru eğildi.
"Bu takıntılı manyağı yakınına alacak kadar sarhoşsun Lavinya..."
Sıcak nefesi kulağımı teğet geçip boynuma süzüldü. Belimdeki eli biraz daha sertleşip beni kendine doğru daha da çekti.
"Ve inan bana—"
Cümlesini tamamlamasına izin vermeden ellerimle boynundan çözüp onu itekleyip geri çekildim.
Manipülasyoncu piç kurusu.
Hazırlıksızdı ki koca bedeni hafif arkaya doğru sendeledi. Kendini toplamasına izin vermeden hızla kalabalığın arasından sıyrıldım. Çıkış kapısına ulaştığımda direkt kendimi dışarıya attım.
Salaksın Lavinya bir psikopata oynayacak şekilde hem de.
Aptal bir serinlikle yüzüme çarpan rüzgâr, dışarıdaki yağmuru haber veriyordu. Temiz havayı ciğerlerime doldururken arabamı park ettiğim yere ilerledim. Hafif topuklu ayakkabılarım yürümemi zorlaştırırken zemin daha da kayganlaşmıştı. Bir yandan da rüzgârın etkisiyle yüzüme yapışan saçlarımı, ellerimi arasından geçirerek arkaya attım.
Berbat haldeydim.
Bir daha bu kadar içersem kendimi gebertecektim.
Siyah Porsche'yi bulup yaklaştığımda araç çantadaki anahtarı algılayıp kilitleri tık sesiyle açtı. Yağmuru dışarıda bırakıp alçak deri koltuğa kurulduğumda kapıyı arkamdan kapattım. Sol elim alışkanlıkla direksiyonun solundaki marş butonuna kaydı. Düğmeye bastığım an, hemen arkamdan yükselen o tok motor sesiyle araba adeta canlandı. Arabanın önündeki farlar yandığında Eren, ışığın etkisiyle gözlerini korumak için kolunu yüzüne siper etti.
On adımlık mesafede durup "Hey! Yanlış bir şey mi söyledim?" dedi.
Duymazlıktan gelip sadece yüzüne baktım. Yağmurun bastırmasıyla aniden şiddetlenen damlalar ön camı doldururken Eren'in üstü sırılsıklam olmuştu. Çekilmesi için kornaya bastım ve tabiki çekilmedi.
Sabrım tükenmişti.
Biraz gaza basmama rağmen hiç ilerlemedi. Siyah bakışlarını, camdaki siyah filme rağmen gözlerimin üzerinden ayırmıyordu. Böyle olmayacaktı. Camı açıp hafifçe eğilerek sesimi yükselttim:
"Çıksana, ezilmek mi istiyorsun?"
"Benden hoşlandığını sanıyordum Lavinya," diye alay edercesine konuştu.
"Ne saçmalıyorsun ya!"
Gaza biraz daha yüklenerek ona doğru yürüttüm arabayı. Gerçekten ezeceğimi sanmış olmalıydı ki kendini sola attı. Barın olduğu yerden çıkarken dikiz aynasından arkaya baktım. Üstündeki elbiseler ıslanmaktan üzerine yapışmış haldeydi, hâlâ orada dikiliyordu aptal...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

93okunma 24beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…