00:03

Vaveyla Yazarı: sky '

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 12Şu an: 00:03

4.Bölüm: 00:03
"Heyecan, bana yasaktı."
Umay Soykan'ın anlatımıyla...
Bilinmeyen Numara:
Altüst Olmuşum - Mavi Gri
00:03

Umay:
Hmm severim.

Bilinmeyen Numara:
Benimle konuştun sevindim.

Umay:
Çünkü tanımak istiyorum seni.
Kimsin sen?

Bilinmeyen Numara:
Bende beni tanımanı istiyorum ama şuan olmaz güzelim.

Umay:
Güzelim falan hayırdır?
Ayağını denk al.

Bilinmeyen Numara:
Çok güzelsin ama yalan mı?
Dalgalı saçlarına zaafım var.

Umay:
Şımartma beni.

Bilinmeyen Numara:
Zarar gelmez Güzelim.
Güzelim desem sorun olur mu?

Umay:
Zamanı değil bence.

Bilinmeyen Numara:
Zamanı gelir mi?

Umay:
Gelir mi?

Bilinmeyen Numara:
Gelir...
Seni seviyorum.
Görüldü.

Çıldırmak üzereydim! Benimle bildiğin flört ediyordu. Ve bende buna izin veriyordum, şaka gibi!

Ben genellikle geceleri uyumam. Sabaha kadar kitap okur ve ya resim çizerdim. Bu iki hobim, hayatta vazgeçilmezimdir.

Şu anda ise pek uykum olmadığından dolayı, kitap okumaya karar verdim. Kitaplarda en sevmediğim şeylerden biri; çiftlerin kavuşamamasıydı. Ve yazarlar bize acımıyordu!

O kadar üzülüyordum ki geceleri uyumayıp, efkarlı müzikler dinleyip ağlıyordum. Hayal dünyamda yaşıyordum resmen. Kendimi karakterin yerine koyup, bildiğin kayboluyordum!

Psikolojim iyi değildi sanırım.

Ben hiç aşık olmadım, olmayı da düşünmüyorum açıkçası.

Hiçbir zaman kitap karakteri gibi bir çocuk bulamayacağım.

O kesin.

Kitap okurken aklıma bir soru takıldı. Acaba ben yazsam bakar mıydı? Merakla telefonumu elime aldım.

Çocuğu kaydetmemiştim.

Doğal olarak.

Kıkırdayarak çocuğu, "Gizemli Çocuk" diye kaydettim.

Bence tam ona göre bir isimdi.

Umay:
Uyudun mu?
Sıkıldım, o yüzden yazdım.
Normalde alakam bile olmaz seninle.
01:34

Gizemli Çocuk:
Yok, uyumadım.
Sen niye uyumadın?
Yarın quiz var.

Umay:
Aha!
Yakaladım!
Bizim sınıftansın!

Gizemli Çocuk:
Üzgünüm, bütün 11. sınıflar için olandan bahsediyordum;)

Umay:
Of ya...
Ama bir tahmin edeyim,
belki bizim sınıftansındır.
Emir?
Doğru ya Emir'in sevgilisi var.
Emir elendi.
Can!
Can'da çok yakışıklı bakmaz bana.

Gizemli Çocuk:
Yakışıklı falan deme.
Değil yakışıklı falan.

Umay:
Hemen de kıskandın ya!
Ama yalan mı?
Yakışıklı.
Baya!
Yani sen o olsan...
Çıkma teklifi anında kabul ederim.

Gizemli Çocuk:
Sinirleniyorum.
Bir dakika!
Niye kabul ediyorsun ya?
O çocuk çok çapkın!
Ve ayrıca 3 tane sevgilisi var!

Umay:
Bizim sınıftan olduğuna adım gibi eminim.
Çok belli ediyorsun, Gizemli Çocuk.
Bir dakika!
Erkeksin dimi lan?

Gizemli Çocuk:
Erkeğim?

Umay:
İnanmıyorum,
fotoğraf at!

Gizemli Çocuk:
Çok çakalsın.
İyi geceler Uyuyan Güzel.

Umay:
Biraz daha konuşalım ya.
Hiç arkadaşım yok.
Bari seninle konuşayım.

Gizemli Çocuk:
Deme öyle...
Üzülüyorum.
Beni bulursan,
senin yanından ayrılmayacağım.
Söz veriyorum.

Kalbim heyecandan yerinden fırlayacakmış gibi atıyordu.

Umay:
Ya seni beğenmezsem?

Gizemli Çocuk:
Merak etme, senin o kitaplarda okuyup bayıldığın karakterlerden hiçbir farkım yok.
Fazlası bile olabilirim:)

Yine yapmıştı yapacağını, bir kelimesiyle bile beni etkiledi.

Umay:
Beni nasıl bu kadar iyi tanıyorsun?
Heyecanlandım.

Gizemli Çocuk:
Bizde birileriyiz!

Umay:
Hahaha,
gülmemem gerek.
Annem uyanırsa felaket kopar.

Babam, annem ile boşandığı için doğal olarak evde değildi.

Gizemli Çocuk:
Yarın okula gelmeyi unutma.

Umay:
Sende unutma,
seni bulacağım.
İyi geceler Gizemli Çocuk!

Gizemli Çocuk:
İyi geceler Uyuyan Güzel, rüyanda beni gör:)
Görüldü. 01:50

Telefonu şifonyerin üzerine bırakıp tavanı seyretmeye başladım. Boş boş hayaller kuruyorsun Umay!

Kalbimin ritmi hâlâ düzelmemişti.

Nefes alışverişlerim hızlandı.

Hayır, durması gerekiyordu.

Astım hastası olduğum için nefes almakta zorlanıyordum. Maalesef ki...

Elimi hızla göğsüme bastırdım, durması gerek! Yataktan zar zor kalkmaya çalıştım. Şimdiden gözlerim kararmaya başlamıştı. Neden oluyordu bu?

Heyecanlanmam gerekiyordu, biliyordum ama kalbim ilk defa kontrolden çıkmıştı.

"Fısfıs..." diye fısıldadım etrafa bakınırken.

Şifonyerin çekmecesini hızlıca çektim. Çekmeceyi hızla çekince içindeki her şey birbirine girdi. Fakat fısfısım yoktu.

Nefes almam git gide zorlaşıyordu. Kesik kesik nefesler alırken, etrafıma bakındım.

Heyecan, bana yasaktı.

Aptal!

Sen niye bir çocukla yazışıyorsun ki?

Duraksadım, nefes alamıyordum.

Dizlerimin bağı çözülüp, şifonyere yaslandım.

Annem belki de son çaremdi. Ama odadan çıkacak kadar halim bile yoktu.

Etrafa son kez bakındım. Masamın üstündeki çantamı görünce, bir umut doğdu içimde.

Evet, okulda yanımda bulunsun diye çantamdan onu hiç çıkarmazdım.

Sürünerek çantama ulaştım, fermuarı titreyen ellerimle zorlukla açtım. Elimi içeri daldırdığımda, elimdeki soğuk plastik parçasını hissedince acıyla gülümsedim.

İçinden çıkartıp hızlıca ağzıma götürdüm.

İlacın genzimi yakan kimyasal tadı, ciğerlerime doğru yayıldıkça rahatladım. Başımı yatağın ucuna yaslayıp, derin ve titrek bir nefes aldım.

Ölümden dönmüştüm. Ve acı tarafı bir mesaj yüzünden bunlar başıma gelmişti.

Bugün ki çıkardığım ders; artık o çocuğa yazmamak. Çünkü o çocuğun bana yararı değil, zararı var.

Titreyen parmaklarım telefonuma gitti. Elime alıp, "Gizemli Çocuk" yazısına dokundum.

Ve onu direkt olarak engelledim...