00:00

Vaveyla Yazarı: sky '

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 12Şu an: 00:00

🪐
1.Bölüm: 00:00
"Doğru kişi, doğru vakit."

Umay Soykan'ın anlatımıyla...

Oflayarak yatağın içine girdim, uykumun olmamasına rağmen yatakta bulunuyordum. Uykum gelmediğinden dolayı, yatakta bir sağa bir sola dönüyordum. En nefret ettiğim anlardan biriydi resmen. Kendimi 6teslim etmek istiyordum fakat asla olmuyordu.

Madem uykum gelmiyordu, bende başucumda olan şifonyerin üstündeki telefonumu elime aldım.

Telefonumda gezinirken Bilinmeyen Numaradan bir bildirim düştü ekranıma.

Bilinmeyen Numara:
Dilerim ki - DKTT
00:00

Bu kimdi? Gecenin on ikisinde?

Umay:
Yanlış numara galiba?
00:00

Bilinmeyen Numara:
Doğru kişi, doğru vakit.
00:01

Umay:
Anlamadım?
Görüldü. 00:02

Kaşlarımı çatıp ekrana bakakaldım. Yine hangi zorba benim ile uğraşıyordu? "Bu kim ya, gece gece yine benimle uğraşıyorlar!"

"Neyse...Yarın okul var." diye söylendim kendi kendime. Umursamayıp, ekranı kapattım. Sınav haftamda bu zorbalar ile uğraşamazdım. Asla.

Telefonu yatağımın yanındaki şifonyere koyup, yatağa geri döndüm. Başımı yastığa yaslayıp, uyku moduma geçtim. Kendimi uykuya teslim edip, yarın uykumu alıp okula gitmem gerekiyordu. Yoksa göz altlarımdaki morluklar ile okula gitmek zorunda kalacaktım. Gözlerimi kapatıp, kendimi uykuya teslim ettim.

Penceremden, odama arsızca sızan güneş ışığının yüzüme vurmasıyla uyandım. Gözlerimi kamaştırıp, yatağımdan doğruldum.

İlk defa alarmsız uyanmıştım!

Rekorlar kitabına girmeli.

İstemsizce sıcacık yatağımdan kalktım, okula gitmek istemiyordum. Evet, çünkü okulda her gün neredeyse zorbalığa maruz kalıyordum. Bu duruma mecbur kalmak artık beni bunaltmaya başlamıştı. Zorbalar bundan zevk alırken, ben kendimi bir bataklığın içinde gibi hissediyordum adeta.

Derin bir nefes aldım, bugün kimsenin beni zorbalığa maruz bırakmasına izin vermeyecektim. Hep böyle deyip, izin veriyordum! Evet, salağın tekisin Umay!

Dolabımın kapağını istemsizce açıp, tam önümde duran formalarımı aldım.

Üstüme okulumuzun gömleğini giydim, her akşam ütülerdim bu yüzden hiç kırışıklık olmazdı. Bu rutin artık alışkanlık olmuştu.

Eteğimi de giyip, altıma uyumlu olacak şekilde bir çorap seçtim. Dizlerimde biten eteğimle uyumlu gözüküyordu. Hazır olduğuma ikna olunca, mutfağa süzüldüm. Mutfaktan gelen çay kokusu burnuma dolunca istemsizce gülümsedim. Annem her sabah olduğu gibi erkenden kalkmıştı.

Annem yemekler ile uğraşıyordu, yine kendini yıpratıyordu. Benim geldiğimi fark etmemiş olsa ki, odağı hiç bozulmamıştı.

Sandalyeyi kendime çekerken, "Günaydın," dedim yüzümde bir gülümseme ile.

Annem irkilip, başını çevirip bana baktı.

Alaycı bir tavırla, "Günaydın. Bugün erken kalkmışsın." derken kıkırdıyordu.

Ah anne, ah!

Yaptığı yemekleri merakla izlerken, "Daha doğrusu alarmdan önce uyandım." diye mırıldandım.

Annem şaşkınlıkla kaşlarını kaldırdı. "Demek ki dünyanın sonu yaklaşıyor." Kıkırdaması daha da büyüdü. Ben sabırla iç çekerken o ısrarla kıkırdıyordu. Beni sinir etmekte üstündü!

Gözlerimi devirdim. Bu şakayı son birkaç aydır her fırsatta yapıyordu. Dudaklarımı birbirine bastırdım.

Evet işte bu benim şakacı annem!

Sandalyeye oturduğum gibi, annem aynı bir şefmiş gibi şov yaparak önüme buhar tüten bir tost koydu. Tabağıma aynı bir jüri gibi bakınırken, annem başarısının gururuyla beni izliyordu.

Sevinçle, "Bugün ben yapayım dedim." dedi harika şefimiz.

Dudaklarımı şaşırmış bir şekilde büzdüm.

Teşekkürler annem." dedim harfleri uzatarak.

Annem tam karşımdaki sandalyeye oturarak, gözlerini boşluğa dikti. Düşünceli olduğu belliydi.

Tostu elimden geldiğince hızlı davranmaya çalışarak bitirdim. En sevdiğim gibi kaşarlıydı! Proje teslimim için okula erken gitmem gerekiyordu.

Yemeği bitirdikten sonra sandalyeden fırlayıp, odama doğru yöneldim. Odamın kapısından içeri girdim. Masamın üstünde duran fevkalade proje bakakaldım. Bu emeğimin karşılığını almak istiyordum.

Masamın üstünden 2 gündür aralıksız uğraştığım projemi aldım. Umarım başına bir iş gelmez. "Âmin." diye mırıldandım.

Projemi sağ kolumun altına alarak masamın yanındaki, çantamı almayı da ihmal etmedim tabii ki.