17. bölüm / 19
Gaziantep’te Aşkın ve Bakırın SesiRoma’da Bir Düğün Alışverişi
Bölümler 19Şu an: Roma’da Bir Düğün Alışverişi
- 1 Çekiç Sesleri, Çıtır Baklavalar ve Bir Adım Kayıp456 kelime
- 2 Tahmis Kahvesi ve Dede Barajı295 kelime
- 3 Zeugma’da Bir Çingene Kızı ve Kaybolan Lazer Ölçer327 kelime
- 4 Çingene Kızı’nın Bakışı ve Bey Mahallesi’nde Bir Akşam475 kelime
- 5 Almacı Pazarı’nda Baharat Sınavı ve Bir Fıstık Macerası504 kelime
- 6 Dede Teftişi ve Zeugma’da Sürpriz Keşif419 kelime
- 7 Gaziantep Kalesi’nde Gün Batımı ve Bir Antep Türküsü391 kelime
- 8 Lansman Günü, Dede Müdahalesi ve Sürpriz Karar457 kelime
- 9 İtalya Mı, Antep Mi? Ve Avludaki Pazarlık416 kelime
- 10 Bey Mahallesi’nde Eğlenceli Veda ve İki Dil Bir Aşk566 kelime
- 11 Napoli Limanı’nda Fıstık Diplomasisi654 kelime
- 12 Pompeii’de Bir Antep Rüzgarı458 kelime
- 13 Pizza Mı, Kebap Mı?548 kelime
- 14 Gizli Geçit ve Kayıp Fresk494 kelime
- 15 Vezüv Yanardağı’nda Sürpriz Teklif403 kelime
- 16 Hacı İbrahim Dede’nin İtalya Çıkartması392 kelime
- 17 Roma’da Bir Düğün Alışverişi379 kelime · Okuduğun bölüm
- 18 Pompeii’deki Restorasyonun Sonu ve Büyük Unvan367 kelime
- 19 Yeni19 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hacı İbrahim Dede’nin İtalya’ya ayak basmasıyla birlikte, sıradan bir restorasyon görevi tam anlamıyla bir Yeşilçam komedisine dönüştü. Dede, "Torunumun düğün alışverişi İtalya’nın köylerinde değil, başkentinde yapılır!" diyerek tüm ekibi toplayıp hızlı trenle Roma’ya götürdü.
Roma’nın dünyaca ünlü moda caddesi Via dei Condotti’ye adım attıklarında; lüks dükkanlar, şık vitrinler ve fularlı İtalyan modacılar Dede’nin hiç umurunda değildi. Hacı İbrahim Dede, dükkanların yüksek tavanlarına bakıp "Bunların binası güzel ama harcı zayıf" diyerek eleştirilerini sıralıyordu.
İtalya’nın en ünlü damatlık ve gelinlik mağazalarından birine girdiler. Zeynep gelinlik denemek için kabine geçerken, Murat da İtalyan bir terzinin yardımıyla jilet gibi siyah bir smokin giydi. Dede ise dükkanın ortasındaki hakiki deri koltuğa kurulmuş, elindeki gümüş tespihi çekerken Kebapçı Halil Usta’ya emirler yağdırıyordu.
İtalyan terzi, Murat’ın omuzlarını ölçüp ceketin provasını yaparken Hacı İbrahim Dede oturduğu yerden bastonunu uzatıp terzinin elindeki mezuraya vurdu:
— "Look terzi efendim!" dedi Dede, Türkçe ve el hareketleri karışımı bir dille. "Bu kumaş ince! Bizim Antep düğününde halay çekilir, mendil sallanır, zılgıt çekilir! Bu dikiş o halaya dayanmaz, ilk 'Lorke'de patlar! Şuraya çift dikiş atacaksın, anladın mı?"
İtalyan terzi Dede’nin ne dediğini anlamasa da adamın gözlerindeki o heybetli ve kararlı ifadeden çekinerek panikle başını salladı:
— "Sì, signore! Molto forte! (Evet efendim! Çok güçlü yapacağım!)"
Tam o sırada kabinin perdeleri açıldı ve Zeynep dışarı çıktı.
Mağazadaki herkes, hatta İtalyan terziler bile bir an için nefeslerini tuttu. Zeynep; üzeri incecik dantel işlemelerle bezenmiş, kollarında ve eteklerinde geleneksel motiflerin modern hatlarla buluştuğu zarafet dolu bir gelinliğin içindeydi. Saçları omuzlarına dökülmüş, ela gözleri mutluluktan ışıl ışıl parlıyordu.
Murat’ın nutku tutulmuştu. Gözlerini Zeynep’ten ayıramayarak birkaç adım öne çıktı:
— "Zeynep... Sen... Gerçekten büyüleyicisin," diye fısıldadı.
Zeynep yanakları kızararak gülümsedi. O dik başlı, eli maşalı kız gitmiş, yerine gözlerinin içi gülen aşık bir kadın gelmişti.
Hacı İbrahim Dede oturduğu koltuktan ağır ağır ayağa kalktı. Torununa doğru yürüdü, yüzündeki gurur ve sevgi okunmaya değerdi. Zeynep’in alnından öptü:
— "Güzel kızım benim..." dedi Dede, sesi ilk kez hafifçe titreyerek. "Ananın, babanın emaneti, gözümün nuru... Antep’in taşı kadar sağlam, gül kadar zarif oldun. İstanbullu oğlan çok şanslı, kıymetini bilsin."
Murat, Dede’nin elini öptü:
— "Merak etme Hacı Amca... Ömrümün sonuna kadar bu kıymeti başımın üstünde taşıyacağım."
Roma’nın kalbinde, o lüks moda mağazasının ortasında; geçmişin gelenekleri, İtalya’nın şıklığı ve muazzam bir aşk aynı karede buluşmuştu. Düğün hazırlıkları artık tüm hızıyla tamamlanıyordu.
Bölüm etkileşimi
