Bölümler 12Şu an: Isınma Turları
- 1 Hayal Edilen Adalet574 kelime
- 2 Yeni Bir Şehir, Yeni Bir Hayat304 kelime
- 3 İlk Ders, İlk Adım246 kelime
- 4 Sessiz Güç196 kelime
- 5 İlk Adım453 kelime
- 6 Isınma Turları434 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 İlk Dosya565 kelime
- 8 İlk Duruşma164 kelime
- 9 O Salondaki Kadın196 kelime
- 10 Sesimi Duydular Zeynep323 kelime
- 11 Küllerinden Doğmak961 kelime
- 12 Sessizlikten Gelen Ses”526 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İkinci gün, Lara için ilkinden biraz daha tanıdıktı ama bu onun daha az stresli olduğu anlamına gelmiyordu.
Sabah erkenden hazırlanmış, saçlarını sıkı bir atkuyruğuyla toplamıştı. Zeynep her zamanki gibi sabah kahvaltısını hazırlamış ama Lara yalnızca bir yudum çay içip aceleyle evden çıkmıştı.
Adliyeye vardığında, ilk günün aksine nereye gideceğini biliyordu. Hangi odanın hangi koridorda olduğunu, hangi çay ocağının kahvesinin kötü olduğunu bile öğrenmişti.
Mert her zamanki gibi dakikti. Ofisinde Lara’yı bekliyordu. Dosyalar önünde açık, bilgisayarında duruşma saatlerini kontrol ediyordu.
“Günaydın Avukat Hanım,” dedi başını kaldırmadan.
Lara hafifçe gülümsedi. “Günaydın Sayın Savcım.”
Birbirlerine artık daha az resmiyetle yaklaşıyorlardı ama o ufak ünvan oyunu, ikisinin de hoşuna gidiyordu.
Mert, önündeki dosyalardan birini uzattı. “Bugün bunu birlikte gözden geçireceğiz. Küçük bir dosya. Eski bir adli sicil kaydı var ama olay basit görünüyor.”
Lara dosyayı alıp oturdu. Dosya bir hırsızlık vakasına aitti. Şikayetçi, apartman sakinlerinden biriydi; sanık ise 17 yaşında bir genç. Lara sayfaları dikkatle çevirdi.
“Bu çocuk daha önce sabıkalıymış…” dedi, kaşlarını çatıp. “Ama… burada yazanlara göre… bir çikolata ve enerji içeceği için markete girmiş.”
Mert başını salladı. “İşte bazen küçük şeyler, büyük zincirlerin halkasıdır. Suç eğilimi, ilk adımı böyle atar.”
Lara dosyayı kapattı. “Ama ya açsa?”
Mert başını eğdi. Bir süre düşündü. “Bu sorunun yanıtı, hukuk kitaplarında yok.”
“İşte o yüzden sanırım adaleti ‘hukuk’tan farklı bir yere koymak gerekiyor.”
Mert ona baktı, gülümsedi. “Bugün felsefeye mi başladık?”
Lara utanmış gibi oldu. “Hayır yani… sadece… bu dosyada suç var ama suçlu var mı emin olamıyorum.”
Mert sustu. Sonra ciddi bir ifadeyle başını salladı. “İşte bunu sorgulayabilen biri, ileride gerçekten iyi bir avukat olabilir.”
O gün boyunca Lara birkaç farklı dosyada Mert’le birlikte notlar aldı. Mert ona duruşma öncesi hazırlık sürecini gösterdi, bazı ifadeleri nasıl okuması gerektiğini, hangi belgenin hangi dilekçeye bağlandığını anlattı. Lara, onun anlatma şekline hayran kaldı. Ne bir kelime fazla, ne bir cümle eksik.
Günün sonunda ikisi de yorgundu. Ofisin camından dışarı bakarken hava kararırken, Lara sandalyesine yaslanıp iç çekti.
“Bugün daha farklıydı,” dedi. “Kafam dolu ama kontrol edebileceğimi hissediyorum.”
“Staj böyle bir süreç,” dedi Mert. “İlk başta her şey koca bir gürültü gibi gelir. Ama sonra sesler ayıklanır. Önce yargıçların tonunu ayırt edersin. Sonra avukatların. Sonra gerçeklerin.”
Lara başını ona çevirdi. “Sizin sesinizi de ayırt edebiliyorum artık.”
Mert ona döndü. Hafifçe gülümsedi. “Umarım o ses fazla sert değildir.”
“Yok. Net. Ve sessiz. Ama güçlü.”
Bir an sessizlik oldu.
Sonra Mert toparlandı. “Bugünlük bu kadar. İstersen biraz erken çıkabilirsin.”
Lara teşekkür ederek toparlandı. Çantasını omzuna attı. Kapıya yönelirken, dönüp son bir kez baktı.
“Yarın görüşürüz… Sayın Savcım.”
Mert, dosyalar arasında gözlerini kaldırmadan gülümsedi. “Görüşürüz… Avukat Hanım.”
Lara, adliyeden çıkarken kalbinin ritmi biraz daha farklı atıyordu.
Bölüm etkileşimi
