Bölümler 12Şu an: İlk Adım
- 1 Hayal Edilen Adalet574 kelime
- 2 Yeni Bir Şehir, Yeni Bir Hayat304 kelime
- 3 İlk Ders, İlk Adım246 kelime
- 4 Sessiz Güç196 kelime
- 5 İlk Adım453 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 Isınma Turları434 kelime
- 7 İlk Dosya565 kelime
- 8 İlk Duruşma164 kelime
- 9 O Salondaki Kadın196 kelime
- 10 Sesimi Duydular Zeynep323 kelime
- 11 Küllerinden Doğmak961 kelime
- 12 Sessizlikten Gelen Ses”526 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Tüm sabah duruşma salonlarının birinden diğerine koşturmuş, öğleden sonra da dosya incelemişti.
Lara’nın ayakları ağrıyor, sırtı sızlıyordu. Stajın ilk günü heyecanlı başlamıştı ama şimdi tek düşündüğü eve gidip başını yastığa gömmekti.
Adliyenin gri duvarları arasında zaman ağır akıyordu. Herkes ciddi, tempolu ve disiplinliydi. Lara da bu ritme ayak uydurmaya çalışıyordu.
Ama yüzünün kenarında biriken yorgunluk çizgileri, bunun o kadar da kolay olmadığını gösteriyordu.
Mert alkan ile ilk kez sabah tanışmışlardı. Uzaktan bakıldığında oldukça soğuk, mesafeli biriydi.
Ama Lara duruşmaları birlikte izledikçe onun dikkatli gözlemlerini, sessizce her ayrıntıyı kafasında tarttığını fark etmişti.
Henüz fazla konuşmamışlardı ama Lara onun yanında garip bir şekilde rahat hissediyordu.
Gün sonunda, Lara’nın dudakları kurumuş, parmakları dosya kenarlarının kartonuna takıla takıla acımıştı. Adliyeden çıkarken ayağını merdivenden kaydırır gibi oldu.
“Dikkat etsen iyi olur, Avukat Hanım,” dedi Mert, hafif bir gülümsemeyle.
Lara yorgun bir tebessümle karşılık verdi. “Henüz avukat değilim.”
“Olsan da olmasan da, merdivenler kimseyi ayırmıyor,” dedi Mert, elindeki çantasını omzuna geçirirken.
Hava akşamın solgun sarısına dönüyordu. Adliyenin önünde bir an durdular.
“Bir kahve içer misin?” diye sordu Mert, sesi ne çok resmi ne de samimiyeti zorlayan bir tondaydı. “Burada köşede küçük bir yer var. Sessizdir.”
Lara bir an duraksadı. Yorgundu, evet… ama belki de kısa bir mola iyi gelebilirdi. Hem, tüm gün boyunca içinde biriken soruların ağırlığını birine anlatmak istiyordu. Belki de ilk kez.
“Olur,” dedi hafifçe. “Bir kahve iyi gelir.”
—-
Köşedeki kafeye oturduklarında, Lara sandalyesine gömüldü. Üzerinden bir gün değil de bir yıl geçmiş gibiydi.
Mert sade bir kahve söyledi. Lara ise latte tercih etti. Masaya kahveler geldiğinde, Lara kupasını iki eliyle kavrayıp başını eğdi.
“Bütün gün dosya kağıdı çevirmekle uğraştım,” dedi. “Ama bir şeyler öğrendim mi, emin değilim.”
“Yorgunlukla öğrenme aynı anda çalışmaz,” dedi Mert. “Ama gözlem yeteneğin iyi. Sabah o tanığın sesindeki kırılmayı sen fark ettin. Ben değil.”
Lara şaşkınlıkla başını kaldırdı. “Gerçekten mi?”
“Gerçekten.” Sonra biraz sessiz kaldı. “İlk staj günü kolay değildir. Ben de unutmadım.”
Lara gülümsedi. “Sizinkinde de mi kahveyle terapi vardı?”
“Yok,” dedi Mert, gözlerini kahvesine dikerek. “Benim ilk günümde kar fırtınası vardı. Sadece soğukla baş etmeye çalışıyordum.”
İkisi de gülümsedi. Sessizlik, bir anlığına rahatsız edici değil, huzur verici bir hal aldı.
Lara fincanını yavaşça masaya bıraktı. “Sizinle… konuşmak kolay,” dedi sonra. “Garip ama… kendimi gerilmemiş hissediyorum.”
Mert başını hafifçe salladı. “Bence bu garip değil. Bazen insanlar ilk günden anlaşır.”
Lara, bu cümleye karşılık bir şey diyemedi. Sadece göz göze geldiler. Yorgunluğu, o an için unutmuş gibiydi.
Kafeden çıktıklarında hava daha da serinlemişti. Mert durdu. “Seni bırakayım mı?”
Lara başını iki yana salladı. “Yürümek iyi gelir. Hem, biraz kafamı toparlamam lazım.”
Mert itiraz etmedi. “Peki Avukat hanım . Yarın görüşürüz.”
Lara hafifçe güldü. “Görüşürüz Sayın Savcım.”
Ve o anda, artık sadece bir stajyer ve bir savcı değil, iki insan olarak tanışmışlardı.
Bölüm etkileşimi
