8. bölüm / 15
Çocukluk aşkım 1 2 3 48. Bölüm
Bölümler 15Şu an: 8. Bölüm
- 1 1. Bölüm663 kelime
- 2 2. Bölüm575 kelime
- 3 3. Bölüm707 kelime
- 4 4. Bölüm444 kelime
- 5 5. Bölüm607 kelime
- 6 6. bölüm1.974 kelime
- 7 7. Bölüm533 kelime
- 8 8. Bölüm418 kelime · Okuduğun bölüm
- 9 9. Bölüm493 kelime
- 10 10. Bölüm162 kelime
- 11 11. Bölüm187 kelime
- 12 12. Bölüm191 kelime
- 13 13. Bölüm153 kelime
- 14 14. Bölüm194 kelime
- 15 15. Bölüm. 1. KİTAP FİNAL258 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Aren’ın son söylediği cümle hâlâ kulaklarımdaydı.
“Ben seni hiç unutmadım, Victoria.”
Ne demek istiyordu?
“Bir dakika…” dedim. “Sen beni nereden tanıyorsun?”
Aren gözlerini benden ayırmadan konuştu.
“Çocukluğumuzdan.”
“Biz çocukken tanışıyor muyduk?”
“Üstelik çok iyi anlaşırdık.”
Şaşkınlıkla ona baktım.
“Neden hiç hatırlamıyorum?”
Aren hafifçe gülümsedi.
“Çünkü o zamanlar çok küçüktün.”
“Sen de küçüktün.”
“Ben seni hatırlayacak kadar büyüktüm.”
Bir süre sessiz kaldım.
“Nasıl bir çocuktum?”
Aren güldü.
“İnanılmaz inatçı.”
“Ne?!”
“Bir de sürekli benimle yarışırdın.”
“Kesin kazanıyordumdur.”
“Tabii, hayallerinde.”
Koluna hafifçe vurdum.
“Çok sinir bozucusun!”
Aren kahkaha attı.
“İşte bu. Hiç değişmemişsin.”
Öğle arasında arkadaşlarımla kantinde oturuyordum. Tam o sırada Aren içeri girdi. Bizi fark edince doğrudan masamıza yöneldi.
“Victoria, biraz gelir misin?”
“Ne oldu?”
“Bir şey soracağım.”
Ayağa kalkacakken karşı masadan bir erkek sesi duyuldu.
“Victoria, sen de bizimle otursana.”
Başımı çevirip baktım. Sınıftan Daniel’dı.
“Belki sonra.”
Aren’ın yüzündeki ifade değişmişti.
“Bir yere mi gidiyoruz?” diye sordum.
“Hayır. Sadece seninle konuşacaktım.”
Daniel yeniden konuştu.
“Aren, sen de gelsene.”
Aren ona kısa bir bakış attı.
“Bizim işimiz var.”
Kaşlarımı kaldırdım.
“Bizim mi?”
“Evet, bizim.”
Aren’ın arkasından yürürken gülmemek için kendimi zor tutuyordum.
“Sen kıskandın mı?”
Aren yürümeyi bıraktı.
“Neyi?”
“Daniel’ı.”
“Hayır.”
“Kesinlikle kıskandın.”
“Victoria, her şeye bir yorum yapmak zorunda mısın?”
Gülerek ona baktım.
“Demek kıskandın.”
Aren başını iki yana salladı.
“Seninle uğraşmak gerçekten zor.”
“Ben de seni çok seviyorum.”
Aren bir anda durdu.
“Ne dedin?”
Söylediğimi fark edince gözlerimi büyüttüm.
“Yani… Şey…”
Aren gülümseyerek yüzüme baktı.
“Tekrar söyler misin?”
“Hayır!”
“Duymadım.”
“Duymadıysan sorun yok.”
Gülümsemesini gizleyemiyordu.
Okul çıkışında telefonuma bir mesaj geldi.
Bilinmeyen Numara: Victoria, Aren’a fazla güvenme.
Mesajı birkaç kez okudum.
Victoria: Kimsiniz?
Cevap gelmedi.
Tam telefonu kapatacakken ikinci mesaj geldi.
Bilinmeyen Numara: Geçmişte sana anlatmadığı şeyler var.
Kaşlarımı çattım.
Tam o sırada Aren yanıma geldi.
“Ne oldu?”
“Bir şey yok.”
Telefonumu çantama koydum.
Aren yüzüme dikkatlice baktı.
“Victoria, bana bak.”
Başımı kaldırdım.
“Birisi seni rahatsız mı ediyor?”
Bir an duraksadım.
Sonra telefonumu ona uzattım.
Mesajları okurken çenesinin gerildiğini fark ettim.
“Bu numarayı tanıyor musun?” diye sordum.
Aren telefonu bana geri verdi.
“Hayır.”
Ama gözlerindeki ifade başka bir şey söylüyordu.
Akşam
Wiliam telefonunu eline aldı ve Aren’ın numarasını aradı.
“Ne istiyorsun?” diye açtı Aren.
“Victoria’ya mesaj atan kişinin kim olduğunu biliyor musun?”
Aren sustu.
“Sen mi yaptın?” diye sordu.
Wiliam derin bir nefes aldı.
“Ben değilim. Ama geçmişin peşinizi bırakmayacağını biliyorum.”
“Ağzından çıkanı duy.”
“Aren, ona gerçeği anlatman gerekiyor.”
“Bu seni ilgilendirmez.”
“Yanılıyorsun. Çünkü o gün yaşananları ben de hatırlıyorum.”
Aren telefonu kapattı.
Masasının üzerindeki eski fotoğrafı eline aldı.
Fotoğraftaki küçük Victoria’ya baktı.
“Bu kez seni kaybetmeyeceğim.”
Bölüm etkileşimi
