6. bölüm / 15
Çocukluk aşkım 1 2 3 46. bölüm
Bölümler 15Şu an: 6. bölüm
- 1 1. Bölüm663 kelime
- 2 2. Bölüm575 kelime
- 3 3. Bölüm707 kelime
- 4 4. Bölüm444 kelime
- 5 5. Bölüm607 kelime
- 6 6. bölüm1.974 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 7. Bölüm533 kelime
- 8 8. Bölüm418 kelime
- 9 9. Bölüm493 kelime
- 10 10. Bölüm162 kelime
- 11 11. Bölüm187 kelime
- 12 12. Bölüm191 kelime
- 13 13. Bölüm153 kelime
- 14 14. Bölüm194 kelime
- 15 15. Bölüm. 1. KİTAP FİNAL258 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Victoria, o gece gözlerini bir türlü kapatamıyordu.Yatağının üzerinde oturmuş, telefonunun ekranına bakıyordu. Aren'ın öğleden sonra söylediği sözler hâlâ aklındaydı.Senin için beklerim, Victoria.Basit bir cümleydi. Belki Aren için hiçbir anlamı yoktu. Belki de insanlara böyle konuşmayı seviyordu.Ama Victoria'yı asıl rahatsız eden şey, bu sözün neden onu bu kadar mutlu ettiğiydi.Telefonunu yatağın üzerine bıraktı ve komodinin çekmecesini açtı. İçinde annesinin yıllardır saklamasını istediği birkaç eski fotoğraf vardı. Victoria, çocukluğuna ait fotoğrafların çoğunu hatırlamıyordu. Bazı yüzler yabancıydı, bazı anılar ise zihninin arkasında kapalı bir kapının ardında bekliyordu.Fotoğraflardan birini eline aldı.Küçük bir kız çocuğu, bir ağacın altında durmuş gülümsüyordu. Yanında yüzü fotoğrafın ışığından dolayı tam seçilemeyen bir erkek çocuğu vardı.Victoria fotoğrafı ışığa doğru kaldırdı.Arkasında annesinin el yazısıyla yazılmış bir tarih vardı.12 Eylül.Altında ise tek bir cümle bulunuyordu.Bazı insanları hatırlamaman daha iyi.Victoria'nın yüzündeki gülümseme kayboldu."Sen benden ne saklıyorsun anne?"Fotoğrafı tekrar çekmeceye koydu. Tam çekmeceyi kapatacakken telefonuna bir bildirim geldi.Bilinmeyen bir numaradan mesaj gönderilmişti.Yarın Aren'la gitme.Victoria kaşlarını çattı.İkinci mesaj hemen ardından geldi.Onu tanıdığını sanıyorsun ama geçmişini bilmiyorsun.Victoria mesajı birkaç saniye izledi. Sonra cevap yazdı."Sen kimsin?"Mesaj iletildi.Fakat cevap gelmedi.Victoria telefonunu kilitledi. Bu kez aklında yalnızca Aren yoktu.Aren'ın gerçekten kim olduğunu öğrenmek istiyordu.Ve bunu başkasından değil, doğrudan kendisinden duyacaktı.Sabah okulun kapısından girdiğinde hava soğuktu. Bahçedeki öğrenciler küçük gruplar hâlinde konuşuyor, koridorlardan kahkahalar yükseliyordu.Victoria dolabına doğru ilerlerken arkadaşının sesini duydu."Victoria! Dün neredeydin sen? Sana üç kere yazdım.""Evdeydim. Biraz işlerim vardı."Arkadaşı gözlerini kıstı."Evde miydin, yoksa biriyle mi konuşuyordun?"Victoria dolabını açtı."Ne demek istiyorsun?""Hiç. Sadece son zamanlarda çok dalgınsın."Victoria cevap verecekti ki arkasından bir ses geldi."Dalgın olduğu zamanlarda daha az konuşuyor. Bence güzel bir gelişme."Victoria gözlerini kapattı.Bu sesi tanıyordu.Yavaşça arkasını döndü.Aren Sancaktar, bir eli cebinde, diğer elinde iki karton bardakla karşısında duruyordu.Victoria kaşlarını kaldırdı."Senin sabahları insanları sinir etmek gibi bir alışkanlığın mı var?"Aren bardaklardan birini ona uzattı."Seninle konuşmak için başka bir yöntem bulamadım."Victoria bardağı aldı ama içindekine baktığında yüzünü buruşturdu."Bu ne?""Sıcak çikolata.""Ben kahve içmiyorum.""Biliyorum."Victoria başını kaldırdı."Nereden biliyorsun?"Aren kendi bardağından bir yudum aldı."Dün kantinde kahve alan arkadaşına, kokusundan bile hoşlanmadığını söyledin."Victoria bir süre ona baktı."Bunları neden hatırlıyorsun?"Aren'ın yüzündeki hafif gülümseme kaybolmadı ama bakışları değişti."Bilmem. Bazı şeyleri unutamıyorum."Victoria'nın aklına gece gelen mesaj düştü.Onu tanıdığını sanıyorsun ama geçmişini bilmiyorsun."Aren?""Hı?""Sana bir şey soracağım."Aren bardağını dolabın üzerine bıraktı."Sor.""Biz daha önce karşılaştık mı?"Aren'ın yüzündeki ifade bir anlığına dondu.O kadar kısa sürdü ki Victoria fark etmediğini düşündü.Ama fark etmişti.Aren bakışlarını ondan ayırıp koridorun sonuna çevirdi."Neden sordun?"Victoria, elindeki sıcak çikolatayı biraz daha sıkı tuttu."Sadece merak ettim."Aren yeniden ona döndü."Belki de bazı karşılaşmalar insanın hatırlayabileceğinden daha eskidir."Victoria'nın kaşları çatıldı."Bu bir cevap değil.""Biliyorum.""Öyleyse düzgün bir cevap ver."Aren bir süre sessiz kaldı. Sonra Victoria'nın gözlerinin içine baktı."Şimdilik sana söyleyebileceğim tek şey, beni tanımadığını düşünüyorsan yanılıyor olabileceğin."Victoria'nın kalbi hızlandı."Aren, ne demek istiyorsun?"Tam o sırada okulun zili çaldı.Aren bardağını eline aldı."Ders çıkışı konuşuruz."Victoria onun kolunu hafifçe tuttu."Ya konuşmak istemezsen?"Aren, elinin koluna dokunduğu yere baktı. Ardından yeniden yüzüne döndü."Sen sorularını sormaktan vazgeçmezsen ben de cevap vermekten kaçmam."Victoria elini çekti.Aren uzaklaşırken arkasından baktı.Onunla ilgili daha fazla şey öğrenmek istiyordu.Fakat nedense Aren'ın geçmişine yaklaştıkça kendi geçmişinin de değişmeye başladığını hissediyordu.Öğle arasında Victoria bahçeye çıktığında Aren'ı tek başına otururken gördü.Normalde etrafında birkaç öğrenci olurdu. Fakat bugün kimse yanına gitmiyordu. Aren da kimseyle ilgilenmiyor, telefonundaki bir şeye bakıyordu.Victoria birkaç saniye tereddüt etti.Sonra yanına yürüdü."Buraya oturabilir miyim?"Aren başını kaldırdı."İzin almana gerek yok."Victoria karşısına oturdu."Belki de senden izin almak istiyorumdur."Aren telefonunu cebine koydu."Tehlikeli bir alışkanlık edinmeye başladın.""Seninle konuşmak mı?""Benimle vakit geçirmek."Victoria gülümsedi."Kendine fazla güveniyorsun, Sancaktar."Aren ilk kez onun soyadını söyleyişine farklı bir tepki verdi. Gözlerinde belli belirsiz bir parıltı belirdi."Senden duymak kulağa hoş geliyor."Victoria'nın gülümsemesi yüzünde kaldı."Her kıza böyle mi konuşuyorsun?"Aren'ın ifadesi değişti."Hayır.""Cevabın çok hızlı geldi.""Çünkü sorunun cevabı basit."Victoria önündeki masaya baktı. Aren'ın yanında kendini rahat hissediyordu. Onunla tartışmak hoşuna gidiyor, her cevabının arkasında başka bir anlam arıyordu.Bu durumdan biraz korkuyordu.Çünkü Aren'ı henüz yeterince tanımıyordu.Ama onu tanımak istiyordu."Bir şey sorabilir miyim?" dedi.Aren başını salladı."Bugün çok soru soruyorsun.""Sen de çok gizemlisin.""Belki de seni merakta bırakmayı seviyorumdur."Victoria gözlerini devirdi."Bir gün şu egon yüzünden başına iş açılacak."Aren gülümsedi."Yanımda olursan sıkılmayacağın kesin."Victoria istemeden güldü.Aren bir süre onu izledi. Sonra beklenmedik bir şekilde ciddileşti."Victoria, bir şey olursa bana söyle."Victoria'nın gülümsemesi yavaşça kayboldu."Ne gibi?""Birisi seni rahatsız ederse. Sana istemediğin şeyler söylerse. Ya da kendini kötü hissedersen."Victoria'nın yüzü gerildi.Aren bunu hemen fark etti."Bir şey mi oldu?"Victoria cevap vermek istedi. Gece gelen mesajı anlatabilirdi. Fakat mesajı gönderen kişinin kim olduğunu bile bilmiyordu. Aren'ın vereceği tepkiyi de kestiremiyordu."Hayır. Sadece biraz uykusuzum."Aren ona inanmış gibi görünmedi.Ama üstelemedi."Tamam."Victoria başını kaldırdı."Bu kadar mı?""Ne bekliyordun?""Bilmiyorum. Daha fazla soru soracağını düşündüm."Aren hafifçe gülümsedi."Sana anlatmak istemediğin bir şeyi anlatman için baskı yapmayacağım."Victoria sessizleşti.İnsanlar genellikle ondan cevap almak için üsteleyip duruyordu. Aren ise merak etmesine rağmen geri çekilmeyi biliyordu.Bu küçük davranış, Victoria'nın düşündüğünden daha fazla hoşuna gitmişti."Teşekkür ederim," diye mırıldandı.Aren başını hafifçe yana eğdi."Rica ederim, Victoria."İsimlerini birbirlerine söyleyişleri bile değişmeye başlamıştı.Artık aralarında yalnızca atışmalar yoktu.Birbirlerini anlamaya çalışan iki insan vardı."Victoria?"İkisi de sesin geldiği yöne döndü.Wiliam birkaç adım ötede duruyordu.Bakışları önce Victoria'ya, ardından Aren'a kaydı. Yüzündeki ifade sakindi ama ellerini cebine sokarken çenesini sıktığı fark ediliyordu."Seninle konuşabilir miyim?"Victoria ayağa kalktı."Tabii."Aren hiçbir şey söylemedi.Victoria ona baktı."Birazdan gelirim."Aren başını salladı."Sorun değil."Wiliam, Victoria'yı bahçenin daha sakin bir köşesine götürdü.Bir süre konuşmadan yürüdüler. Sonunda Wiliam durdu."Aren'la yakınlaşmışsınız."Victoria kollarını göğsünde birleştirdi."Bu seni neden ilgilendiriyor?"Wiliam'ın yüzü gerildi."Seni uyarmaya çalışıyorum.""Neye karşı?""Aren'a karşı."Victoria'nın sabrı azalmaya başladı."Onun hakkında sürekli imalı konuşuyorsunuz. Sen de herkes gibi bana ne yapmam gerektiğini söylemek yerine düzgünce açıklayabilir misin?"Wiliam gözlerini ondan kaçırdı."Onunla ilgili bilmediğin şeyler var."Victoria'nın kalbi sıkıştı."Ne gibi?"Wiliam dudaklarını araladı ama konuşmadı.Victoria bir adım yaklaştı."Wiliam, bana bir şey mi saklıyorsun?"Wiliam'ın yüzünde bir anlığına pişmanlığa benzeyen bir ifade belirdi."Senden sakladığım şeyler var."Victoria dondu.Wiliam devam etti."Ama bunu şimdi anlatamam."Victoria acı bir şekilde güldü."Harika. Bir kişi daha.""Victoria...""Hayır. Gerçekten yeter artık. Annem bir şeyler saklıyor, sen bir şeyler saklıyorsun, Aren sorularıma yarım cevaplar veriyor. Herkes benim bilmediğim bir şey biliyor ama kimse bana söylemiyor."Wiliam'ın bakışları yumuşadı."Seni korumaya çalışıyorum."Victoria başını iki yana salladı."Beni korumak istiyorsan bana gerçeği söyle."Wiliam cevap veremedi.Victoria arkasını döndü."Bir gün herkesin benden ne sakladığını öğreneceğim."Yürümeye başladığında Wiliam arkasından seslendi."Victoria, Aren'a hemen güvenme!"Victoria durdu ama dönmedi."Belki de sorun benim ona güvenmem değil, sizin bana güvenmemenizdir."Sonra yürümeye devam etti.Wiliam olduğu yerde kaldı.Çünkü Victoria haklıydı.Ve o, gerçeği anlatmaya henüz hazır değildi.Victoria bahçeye döndüğünde Aren'ın hâlâ aynı masada oturduğunu gördü.Onu görünce ayağa kalktı."İyi misin?"Victoria başını salladı."İyiyim."Aren yüzüne dikkatle baktı."Wiliam seni üzdü mü?""Hayır. Sadece bazı şeyleri açıklamak istemiyor."Aren'ın bakışları kısa bir an için sertleşti."Anladım."Victoria onun yüzündeki değişikliği fark etti."Sen Wiliam'la ilgili ne biliyorsun?"Aren cevap vermedi.Victoria derin bir nefes aldı."Tamam. Sormayacağım."Aren şaşırdı."Neden?"Victoria ona baktı."Çünkü bir gün anlatmak istersen kendin anlatırsın. Ben de o zamana kadar seni tanımaya devam ederim."Aren'ın yüzündeki bütün alaycı ifade kayboldu.Bu kez gerçekten ne söyleyeceğini bilemiyordu.Victoria ona güvenmeye karar vermişti.Oysa Aren, Victoria'nın geçmişinde kendisine dair bir şeyler olduğunu biliyordu.Ve bu yakınlık devam ederse, bir gün onun karşısında yalnızca hoşlandığı bir kız olarak değil, geçmişinin en zor sorusu olarak da duracaktı.Aren elini uzattı."Gel."Victoria eline baktı."Nereye?""Sana söz verdiğim yere."Victoria'nın gözleri büyüdü."Şimdi mi?""Üçte buluşacağımızı söylemiştim. Saat üçü geçti."Victoria telefonuna baktı.Gerçekten de saat üçü on geçiyordu."Sen ciddi misin? Neden daha önce söylemedin?"Aren omuz silkti."Sen Wiliam'la konuşurken bekledim."Victoria bir an duraksadı."Ne kadar zamandır?""Yirmi dakika.""YİRMİ DAKİKA MI?"Aren gülümseyerek başını salladı.Victoria ona inanamayarak baktı."Senin başka işin yok mu?""Var.""Ee?"Aren elini hâlâ uzatmıştı."Ama şu an seninle gitmek daha önemli."Victoria'nın kalbi bir kez daha hızlandı.Bu kez elini uzattı.Aren onun elini tuttu.İkisi okulun kapısından birlikte çıktılar.Victoria, Aren'ın elini tutarken yüzünün ısındığını hissediyordu. Aren ise her zamanki sakinliğiyle yürüyordu ama parmaklarını Victoria'nın elinden çekmiyordu.Bir süre sonra Victoria merakına yenildi."Beni nereye götürüyorsun?"Aren ona baktı."Biraz sabret.""Sabretmekten nefret ederim.""Biliyorum."Victoria gözlerini kıstı."Sen benim hakkımda ne kadar çok şey biliyorsun?"Aren'ın gülümsemesi hafifledi."Sandığından daha az."Bu kez Victoria başka bir şey sormadı.Çünkü Aren'ın sesinde ilk kez gerçek bir hüzün hissetmişti.Şehrin daha sakin bir bölgesine geldiklerinde Aren durdu.Victoria karşısındaki eski binaya baktı. Burası küçük bir kitapçıydı. Vitrifinde eski kitaplar, birkaç fotoğraf ve sararmış sayfalarla dolu defterler sergileniyordu.Victoria'nın yüzü aydınlandı."Burayı biliyor musun?"Aren kapıyı açtı."Artık biliyorsun."İçeri girdiklerinde kitap kokusu Victoria'nın yüzünde bir gülümseme oluşturdu. Rafların arasında dolaşmaya başladı. Bir kitabı eline alıyor, kapağını inceliyor, sonra diğerine geçiyordu.Aren ise onu uzaktan izliyordu.Victoria bir süre sonra elinde eski bir romanla yanına geldi."Bunu okudun mu?"Aren kapağa baktı."Hayır.""Nasıl yani? Burada satılan kitapların hepsini okuduğunu sanmıştım.""Benimle ilgili çok fazla varsayımda bulunuyorsun."Victoria güldü."Sen de benimle ilgili çok fazla şey biliyorsun."Aren başını salladı."Haklısın."Victoria kitabı göğsüne bastırdı."Ben bunu alacağım."Aren kitabı onun elinden aldı ve kasaya doğru yürüdü.Victoria arkasından seslendi."Aren! Kendim ödeyebilirim!"Aren dönüp ona baktı."Biliyorum.""O zaman neden alıyorsun?"Aren'ın yüzünde küçük bir gülümseme belirdi."Çünkü sana bir şey vermek istiyorum. Her şeyin bir karşılığı olmak zorunda değil."Victoria cevap veremedi.Aren kitabı satın alıp ona uzattı.Victoria kitabı aldı."Teşekkür ederim."Aren başını eğdi."Rica ederim."Kitapçıdan çıktıklarında yağmur başlamıştı.Victoria gökyüzüne baktı."Şaka mı bu?"Aren ceketinin yakasını düzeltti."Yağmur yağıyor.""Fark ettim, teşekkürler."Aren güldü."Koşalım mı?"Victoria ona baktı."Ne?""Otobüs durağına kadar. Kim önce varacak?"Victoria'nın yüzüne yaramaz bir gülümseme yayıldı."Kaybedersen ne olacak?"Aren elini uzattı."Ne istersen."Victoria onun elini tuttu."Anlaştık."Bir sonraki saniye ikisi de koşmaya başladı.Victoria kahkahalarla gülüyordu. Saçları yağmurdan ıslanmış, elindeki kitabı korumaya çalışıyordu. Aren birkaç adım öndeydi ama Victoria'nın geride kaldığını fark edince yavaşladı.Victoria bunu fark etti."Yavaşladın!"Aren arkasına baktı."Kanıtlayabilir misin?"Victoria hızlanıp yanına geldi."Kaybetmekten korkuyorsun!"Aren güldü."Seninle yarışmak kolay değilmiş."Sonunda durağa birlikte ulaştılar.İkisi de nefes nefeseydi.Victoria gülmekten konuşamıyordu. Aren ona bakarken kendi yüzündeki gülümsemeyi bastıramadı.Victoria bir anda sustu.Aren'ın bakışları üzerinde kalmıştı."Ne oldu?" diye sordu Aren.Victoria başını hafifçe yana eğdi."Sen aslında böyle biri değilmişsin."Aren'ın gülümsemesi yavaşça kayboldu."Nasıl biri?"Victoria birkaç saniye düşündü."İnsanları kendinden uzak tutan biri gibi görünüyorsun. Ama yanında olduğumda... o kadar da uzak değilsin."Aren gözlerini ondan ayırmadı."Belki de herkesin yanında aynı değilimdir."Victoria'nın kalbi hızlandı."Benim yanımda farklı mısın?"Aren cevap vermek yerine bir adım yaklaştı. Aralarında hâlâ mesafe vardı ama Victoria onun gözlerindeki ifadeyi artık çok daha net görebiliyordu."Evet," dedi Aren. "Senin yanında farklıyım."Victoria'nın nefesi bir anlığına kesildi.Aren bunu bir oyuna çevirmedi. Gülmedi, onunla dalga geçmedi.Sadece gerçeği söyledi.Victoria da ilk kez kaçamak bir cevap vermek istemedi."Ben de senin yanında kendimi farklı hissediyorum."Aren'ın bakışları yumuşadı.Tam o sırada Victoria'nın telefonuna bir mesaj geldi.Victoria ekrana baktı.Bilinmeyen numaraydı.Bu kez mesajda yalnızca tek bir cümle vardı.Ona çocukken verdiğin sözü gerçekten unuttun mu?Victoria'nın yüzündeki gülümseme silindi.Aren hemen fark etti."Victoria?"Victoria telefonu kapattı."Bir şey yok."Aren ona baktı."Yine aynı şey."Victoria başını kaldırdı."Ne?""Bir şey seni korkutuyor ama bana söylemiyorsun."Victoria'nın gözleri dolmadı ama bakışlarında bir telaş belirdi."Sana anlatırsam her şey değişebilir."Aren bir süre sessiz kaldı.Sonra sakin bir sesle konuştu."Belki de bazı şeylerin değişmesi gerekiyordur."Victoria telefonunu çantasına koydu."Ya senden korkmaya başlarsam?"Aren'ın yüzündeki ifade ciddileşti.Ona yaklaşmak istiyordu. Elini tutmak, bütün sorularına cevap vermek, geçmişte yaşananların onu nasıl etkilediğini anlatmak istiyordu.Ama Victoria'nın ona güvenmesini istiyorsa bunu kendi seçimiyle yapmalıydı."O zaman benden uzaklaşırsın," dedi. "Seni kalmaya zorlamam."Victoria gözlerini onun gözlerine kaldırdı.Aren devam etti."Ama benden korkmana gerek olup olmadığını öğrenmek için bana bir şans verebilirsin."Victoria uzun süre ona baktı.Sonra başını hafifçe salladı."Bir şans."Aren elini uzattı.Victoria bu kez tereddüt etmeden tuttu.Ve ikisi yağmurun altında, otobüsün gelmesini beklerken birbirlerine biraz daha yaklaştılar.Aynı saatlerde Wiliam, okulun boş koridorunda telefonuyla konuşuyordu."Mesajları sen mi gönderiyorsun?" diye sordu sertçe.Karşısındaki kişi bir şey söyledi.Wiliam'ın yüzü gerildi."Victoria'nın bu işin içine girmesini istemiyorum."Kısa bir sessizlik oldu.Sonra Wiliam gözlerini kapattı."Hayır. Aren'a henüz hiçbir şey söylemedim."Karşıdaki ses yeniden konuştuğunda Wiliam'ın ifadesi değişti."Ne demek artık çok geç?"Telefonun diğer ucundaki kişi cevap verdi.Wiliam yavaşça duvara yaslandı."Victoria hatırlamıyor."Bir süre dinledi.Sonra sesi neredeyse fısıltıya dönüştü."Hatırlamaması daha iyi."Telefon kapandı.Wiliam elindeki ekrana baktı. Victoria'nın çocukken çekilmiş eski bir fotoğrafı açıktı.Fotoğrafta Victoria'nın yanında küçük bir erkek çocuğu vardı.Fakat bu kez çocuğun yüzü açıkça görünüyordu.Wiliam fotoğrafı kapatmadan önce tek bir isim söyledi."Aren..."O akşam Victoria eve döndüğünde aldığı kitabı masasına bıraktı.Kitabın ilk sayfasını açınca içinde küçük, katlanmış bir kâğıt buldu.Şaşkınlıkla kâğıdı çıkardı.Üzerinde tek bir cümle yazıyordu.Bazen kalbin, unuttuğun bir şeyi senden önce hatırlar.Victoria yazıyı tekrar tekrar okudu.Bu not kitapçıdan mı kalmıştı? Aren mı koymuştu? Yoksa başka biri mi?Kâğıdın arkasını çevirdi.Orada küçük bir tarih vardı.12 Eylül.Victoria'nın elindeki kâğıt titredi.Aynı tarih.Çekmecesindeki eski fotoğrafın arkasında da aynı tarih yazıyordu.O anda telefonuna bir mesaj daha geldi.Bu kez numara gizli değildi.Gönderen: Aren Sancaktar.Eve vardın mı?Victoria ekrana baktı. Bir süre sonra cevap yazdı.Vardım.Aren'ın cevabı hemen geldi.Güzel. Bugün için teşekkür ederim.Victoria gülümsedi.Ben teşekkür ederim. Kitap için de.Bir süre yazıyor işareti göründü, sonra kayboldu.Ardından yeni bir mesaj geldi.Victoria, bugün sana söylemediğim bir şey var.Victoria'nın kalbi hızlandı.Ne?Bu kez cevap daha geç geldi.Yarın sana anlatacağım.Victoria telefonunu göğsüne bastırıp yatağına oturdu.Aren'a güvenmek istiyordu.Onu tanımak istiyordu.Ama artık biliyordu ki aralarındaki yakınlık, yalnızca yeni başlayan bir hoşlanmadan ibaret olmayabilirdi.Belki de geçmişleri, sandıklarından çok daha önce kesişmişti.Ve ertesi gün Aren'ın anlatacağı şey, Victoria'nın hayatında hiçbir şeyin eskisi gibi kalmamasına neden olacaktı.
Bölüm etkileşimi
