5.Bölüm : Sevginin imtihanı

Vaveyla Yazarı: Gizem Karabey

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 10Şu an: 5.Bölüm : Sevginin imtihanı

Mihrimah, Rasih’in ona karşı yabancı bakışlarını kabullenememişti. Bozuk plak gibi başa saran görüntüler , kalbini incitmişti. Sürekli aynanın karşısına geçip, kendisine bakıyor saçlarını tarıyor ve acaba “kapalı güzel değil miyim?” diye iç geçiriyordu. Sevginin imtihanına düşmüştü Mihrimah. Sürekli aklında aynı sorular dolaşıyordu.
Rasih neden yabancı gözlerle bakmıştı ? Mihrimah bu sevgi imtihanından kolaylıkla çıkabilecek miydi? Yoksa senelerdir içinde yetiştirdiği ve sürekli giderek büyüyen bu sevda , onu başka bir yolun ayrımına mı götürecekti?
Yaşamadan bilemezdi ya insanoğlu. Neyin nasıl olacağını öngöremezdi. Mihrimah da öyleydi “yaşayıp göreceğim.” diyordu sadece.
“Mihrimah, Mihrimah kızım!”
“Efendim Gülsüm teyze.”
“Kızım, mahalledeki Rüstem amcanın oğlu Yusuf oğlan gelmiş. Seni soruyor. Bir aşağıya gelir misin ?”

Yusuf oğlan , mahalledeki marketçi Rüstem bey’in en küçük çocuğu ve on yaşlarındaki oğluydu. Rüstem bey, küçük bir market işletiyor o şekilde geçimini sağlıyordu. Mahalleden ailesine en iyi bakmaya çalışan, çocuklarının her zaman destekçisi olan bir babaydı. İki kızı ve bir oğlu vardı. Eşi Hanife Hanım ise Rüstem bey’in hayattaki en büyük destekçisiydi. Mahalledeki evli hanımlar, Rüstem bey’in ve Hanife Hanım’ın evliliğini çok beğeniyor, üstelik eşlerinde görmedikleri sevgiyi onların evliliğinde görüp özeniyorlardı.
Mihrimah, Yusuf oğlanı çok severdi. Tek çocuk olduğundan dolayı Yusuf, onun kardeşi gibi olmuştu. Yusuf ile dertleşir, küçük bir kalbin bazen büyük kalplerden daha merhametli olduğunu bilirdi. Yusuf’u her gördüğünde tebessüm eden Mihrimah, yine tebessümle karşılamıştı Yusuf’u.
“Yusuf hoş geldin ablacığım.”
“Hoş buldum Mihrimah abla.” diyerek Yusuf elindeki beyaz zarfı uzatmıştı.
“Nedir bu Yusuf’um?”
Yusuf fısıltı ile Mihrimah’ın kulağına doğru eğilerek,
“Mihrimah abla , kalbinin beklediği misafirden sana bu zarf.”
Mihrimah heyecanlı bir şekilde sürekli kapıdan etrafa bakarak , Yusuf’tan mektubu almış ve odasına çıkmıştı. Zarfı açacaktı fakat ; elleri öyle bir titremişti ki , zarfı açmak kolay olmamıştı. En sonunda derin bir nefes alan Mihrimah, zarfı açıp okumaya başlamıştı.

“Mihrimah…Annem ile Gülsüm teyzenin yanında seninle konuşamadım. Biliyorum sana karşı çok kusur ettim. Bundan dolayı çok mahcubum . Yıllar sonra seni böyle karşılamamalıydım. Önce evinize geleyim yüz yüze konuşayım diye düşündüm. Ama Kazım amcanın çocukluktan beridir tavrını , düşünce yapısını bildiğimden dolayı , kendimden çok seni düşündüm ve gelmemem daha uygundur dedim. Bende derdimi mektup ile anlatmaya karar verdim. Mihrimah, biz seninle çok eski arkadaşız. Gidince unuttum zannetme seni. İnan eğer öyle düşünürsen , bu düşünce senden önce beni incitir. Çünkü sen benim için çok kıymetlisin. Eve gelir gelmez , aklıma düştün. Acaba Mihrimah senelerdir ne yaptı ve nerede diye anneme sürekli sorular sordum. Duyduklarım karşısında üzüldüm durumuna. Sen benden de başarılı bir öğrenciydin. Hayallerin vardı , gerçekleşmemiş olması benim kalbimi de incitti. Ben giderken ve oralardayken de sen benim hayalimde de öğretmen olmuştun. Döndüğümde de seninle yaşadıklarımızı konuşacak , dertleşecektik. Şimdi seni aynı yerde görmek, benim hayallerimi de yarım bıraktı. Belki bu yazdıklarım yüzünden bana kızacak ve benimle bir daha görüşmek istemeyeceksin. Sadece şunu çok merak ediyorum, neden vazgeçtin Mihrimah ? Neden hiç çabalamadın? Neden bana hiç haber vermedin ? İnan ben kendimi de suçluyorum. Demek ki ben sana hiç yakın yerde durmamışım. Ben sana arkadaş olamamışım diye.. Ah Mihrimah ah.. Daha seninle konuşmak istediğim çok şey var. Eğer gelebilirsen akşamüstü seni Rüstem amcanın marketinin yukarısındaki bahçenin orada bekleyeceğim. Kazım amca gelmeden geri geliriz merak etme. Gelemezsen de canın sağ olsun gelene kadar beklerim.”
Mektubu okuyan Mihrimah, nasıl bir tepki vereceğini şaşırmıştı. Fakat ; Rasih’in onu unutmamış olmasına sevinmiş, mektubu önce kalbine götürüp ikiye katlayarak kitaplarının arasına saklamıştı. Rasih’e içinden koşar adımlarla gitmişti bile Mihrimah. Fakat; Rasih ile gizli görüşmenin doğru olmadığına dair kalbini ikna etmeye çalışmıştı. Çünkü seven bir kalp görmeden yapamaz ki . Kalp sevdiğini hep yanında ister. Sesini duymak, gözlerine bakmak ve her an onunla hemhal olmak ister.
Mihrimah, masasına geçerek eline bir kağıt ve bir kalem alarak , Rasih’e bir mektup yazmaya karar vermişti. Önce Rasih ile başlayıp devamını getiremedi mektubun. Sevgisini , duygularını nasıl ifade edeceğini bilememişti. Heyecandan elleri titriyor, kalemi tutamıyordu. Daha sonra elini kalbine götürüp,
“Allah’ım bana doğru cümleleri kurmayı nasip et.” diyerek yazmaya başlamıştı.

“Rasih , mektubunda beni düşündüğünü söylemişsin. Öncelinle bu kadar düşünmen beni mutlu etti. Fakat ; evinize geldiğimizde en azından bir halimi hatırımı sormanı bekledim. Ama sen sormayı bırak, bana öyle bir yabancı gibi baktın ki , o an seninle ilk defa tanışıyor gibi hissettim. Sonra şu geldi aklıma, hayatta bazen bazı insanlarla defalarca tanışırız. “Acaba seninle de mi öyle oldu?”dedim. Sonra hayır Mihrimah, o senin kaç yıllık arkadaşın. Şaşırmıştır belki yıllar sonra ilk kez görüyor diye konuştum kendi kendime. Hayallerime gelince Rasih, vazgeçmedim aslında. Vazgeçmek zorunda bırakıldım. Sen gittiğin zaman ardından bakıp, Rasih arada gelir belki. Konuşur ailemle diye düşündüm. Her tatilde seni bekledim. Ama sen gittin ve bir daha gelmedin. O zamanlardaki Mihrimah, gelmeyeceğini anlayınca kendi içine çekildi ve bambaşka birine dönüştü. Sonra anladı ki, insanlar gider , insanlar unutur, insanlar görmez ve insanların aklına bile gelmezsin çoğu zaman. Fakat; bize tüm nimetleri veren , bizi her an gören rabbimiz bizi asla yalnız bırakmazmış. Bunu kalpten anladığımdan beridir , kimsenin varlığına ihtiyaç duymadım. Yanlış anlama yazdıklarımı lütfen. Sana kızmıyorum hiç arayıp sormadın diye. Zaten böyle bir şeye hakkımda yok. Hayat senin ve sen ne istiyorsan onu yapmakta özgürsün. Rasih, konuşmak için bekliyorum demişsin. Ama dedim ya ne ben eski Mihrimah’ım ne de sen eski Rasih. Maalesef seninle gizli bir şekilde ailemin rızası olmadan görüşmeye gelemem. Seninle yalnız görüşmem caiz değil. Bizi her daim var biz olduğumuz için seven Rabbime emanetsin.” diyerek bitirmişti mektubu Mihrimah. Mektubu yazmıştı fakat nasıl göndereceğini bilmiyordu.Dışarı izinsiz çıkamayacağından mektubu nasıl ulaştıracağını bilememişti. Mektubu bitirir , bitirmez katlayıp bir zarfın içine koymuştu. Aklına Yusuf oğlan gelmişti ve nasıl Yusuf’a ulaştıracağını düşünüp durmuştu.
“Mihrimah kızım!”
Kendi kendine düşüncelere dalan Mihrimah’ı , Gülsüm hanım’ın sesi kendine getirmişti.
“Efendim Gülsüm teyze.”
“Kızım Yusuf gelmiş sanırım. Senden bir şey isteyecekmiş . İstersen bir bak bakalım.”

Mihrimah, isteğinin hemen olmasına şaşırmıştı. Sevinçle elini kalbine götürmüş içinden “şükür ya rab.” demişti. Kapıya gittiğinde hırkasının cebine koyduğu mektubu çıkarıp, Yusuf’a uzatarak,
“Yusuf’um senden bir isteğim var.” demişti.
Yusuf oğlan ise ,
“Tabii ki Mihrimah abla. Ne istersen söyleyebilirsin.” demişti.
“Yusuf’um bu mektubu sahibine ulaştırabilir misin kimse görmeden?”
Yusuf olur anlamında başını sallamış tam gidecekken mihrimah tekrar Yusuf'a seslenmişti.
“Yusuf , Yusuf kardeşim!”
“Efendim abla.”
“sormayı unuttum kendi derdime düştüm kusura bakma ne olur sen ne için gelmiştin buraya?”
Yusuf güzel gözlerinin parlaklığı ile Mihrimah'a bakarak ,tebessüm etmiş ve elindeki mektubu göstermişti.
“Tam da bunun için gelmiştim Mihrimah abla.”
Mihrimah bu duruma şaşırmıştı.Yusuf onun da mektup yazacağını nereden hissetmişti ki? Yusuf'un güzel bir sözüyle duygulanmıştı mihrimah.
“Unuttun mu Mihrimah abla? Neden bana öyle şaşırmış gibi bakıyorsun ki. Hani sen demiştin ya Allah kalbimizdekileri dahi işitir ve bize yardımcı olmak için bir vesile kılar bu hayatta. İşte ben de senin yolundaki o vesileyim sadece.”
Yusuf konuşmasını tamamlayıp hızlı adımlarla evin yolunu tutmuştu. Mihrimah ise odasına çıkmış günlük rutinler devam etmesi gerektiğini düşünerek eline ilmini geliştirecek kitaplarını alıp okumaya başlamıştı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

11okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.