10.Bölüm: Gidenlerin ardında bıraktığı enkaz

Vaveyla Yazarı: Gizem Karabey

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 10Şu an: 10.Bölüm: Gidenlerin ardında bıraktığı enkaz

Mihrimah, kendi halinde yazılar yazıyordu. Birkaç tane defteri sürekli şiirler, denemeler ve öyküler yazarak bitirmişti. Yazarken hep duygulanıyor ve o anı yaşıyor gibiydi. Yazdığı her yazıda Rasih’i düşünüyor ne kalbinden ne de hayalinden sevdiğine uğurlayamıyordu. Günden güne zayıflıyor yitip gidiyordu Mihrimah. Onun bu halini görenler durumuna çok üzülüyorlar ve Kazım Bey'in kızıyla ilgilenmemesiden dolayı sinirleniyorlardı. Kazım bey de kızının durumunun iyi olmadığının farkındaydı. Fakat bir türlü sevgiyle yaklaşamıyorduk kızına. Yüreğinde bir yerlerde ufacık da olsa bir merhamet açığa çıkıyor, sonra eşi Selma Hanım aklına düşünce adım atmaktan vazgeçiyordu. . Gülsüm Hanım ise, Mihrimah için sürekli gözyaşı döküyor dualar ediyordu.
“Kazım bey, Mihrimah'ın durumu kötü. Bir şeyler yapmayacak mıyız kızımız için?”
Kazım Bey, Gülsüm Hanım'ın söylediklerine ilk defa tepki göstermemiş bir kelime bile etmeden işine gitmeyi tercih etmişti. Gülsüm hanım ise aynı üzüntü ile ev işlerine devam etmişti.
Bir ses duyulmuştu dışarıdan. Mihrimah halsiz bir şekilde ayağa kalkıp penceresini açmış dışarıyı seyretmeye başlamıştı. Rasih’lerin kapısının önünde büyük bir tartışma başlamıştı. Kemal Bey, mahalleli ile yüksek sesle tartışıyor, kavga etmeye yelteniyordu. Fatma Hanım ise korkudan ayağına dolaşmış şekilde,
“Kemal bey, bırak lütfen o elindeki bıçağı ne olur bey evimize gidelim.” Nidaları ile eşine dil döküyordu. Mihrimah birine zarar gelmesinden çok korkmuş, Gülsüm Hanım'ı yanına çağırmıştı.
Gülsüm Hanım ise eşi Kazım Bey’den çekindiği için Mihrimah'a bakıp,
“Kızım istersen biz karışmayalım. Sonra baban bize kızar.”
Mihrimah ilk defa omuz silkmişti.
“İnsanlık bu Gülsüm teyze. İnsanlık…yani öylece durup izleyecek miyiz? Kaç yıllık komşularımız bizim onlar.”
Gülsüm Hanım, Mihrimah'ın söylediklerinden sonra üzüntülü bir yüz ifadesine bürünmüş,
“Peki ne yapabiliriz?” diye sormuştu.
Mihrimah ise,
“en azından bir gidip bakalım.” demişti. Mihrimah ile gülsüm hanım üzerlerine bilgisi alıp dışarıya çıkmaya hazırlanmışlardı. Tam Rasih’lerin kapısının önüne geldikleri anda, Fatma Hanım'ın elini kalbine götürüp “Rasih” diye son kez sesini duymuşlardı. Yere yığılmıştı Fatma hanım. Eşi Kemal Bey, hırsından elindeki kanlı bıçağı yere bile atmamış eşi Fatma hanımın da iki üç dakika sonra farkına varmıştı. Mahalleli bağırmaya başlamıştı. “Eyvah adamı öldürdü.” diyerek Kemal Bey'in üzerine üzerine yürümeye başlamışlardı.
Herkes şaşkın, herkes ne yapacağını bilemez bir haldeydi. Kemal Bey ağlamaklı bir sesle “Fatma…” diye feryat ediyordu. Fatma Hanım gözleri kapanmış bir şekilde öylece yatıyordu sert taşların döşendi yol üzerinde. Mahalleliden biri, “ hemen polisi arayın.” demişti. Ah Rasih…Ailesini de koruyamamıştı. Çekip giderken, kendisinden başka kimseyi düşünmemişti. Bu nasıl bir kindi Rasih? İnsan, sevdiklerinden ve ailesinden nasıl vazgeçebilirdi ki? Üstelik gittiğinde numarasını da değiştirmiş, kendisinden de bir haber göndermemişti Rasih. Yaşanan olay üzerine mahalle daha da kalabalıklaşmış, insanlar birbiri yerde kanlar içinde yatan Rıza Bey'in başına toplanmışlardı. Fatma Hanım'ın başında ise sadece Mihrimah'la Gülsüm Hanım vardı. Mihrimah ağlamaya başlamış olan bitene inanamamıştı. “Fatma teyze ne olur uyan.” seslenişi ile birlikte Kemal bey ile göz göze gelmişti Mihrimah. Kemal bey, acılı bir şekilde Mihrimah'ın ve yerde yatan eşinin yanına doğru dizlerini çökmüş ve Mihrimah'a bakıp,
“Ah Mihrimah ah güzel kızım… Gör bak o arkadaşın bize neler yaptı. Şimdi Fatma’m uyanmazsa ben ne yapacağım?” demişti.
Mihrimah acılı bir sesle Kemal Bey’e ,
“Kemal amca, keşke o bıçağı almasaydın eline. Neden yaptın ki bunu? Rıza amcayı hastaneye yetiştirmeye çalışıyorlar. İnşallah iyi olur. Yoksa senin adına çok endişeliyim.”
“Kızım ben ister miydim böyle olsun. Kapımın önüne gelip neler söyledi bir bilsen. Çok sabrettim. Ama en son oğluma ve eşime kadar dil uzatınca dayanamadım daha fazla. Ben şu zamana kadar kimseye dil uzatmayan kendi yağında kavrulan bir adamdım. Anlamıyorum ne istediler bizden ne…”
Daha fazla konuşamamıştı Kemal bey. Acılarını tarif etmeye kelimeler yetmemişti. Bir yandan eşini düşünüyor, bir yandan bundan sonra ne olacağı hakkında endişe duyuyordu. Ambulans, polisler ve ekipler yığılmıştı mahalleye. Rıza Bey'in ailesi Kemal Bey'i tehdit ede ede hastaneye gitmişlerdi. Polisler ise Kemal Bey'in açıklama bile yapmasına izin vermeden tutuklamışlardı. Kemal Bey giderken Mihrimah'a bakıp,
“Eşim sana emanet.” diyecekken, hemşirelerin biri Fatma Hanım'ın kalp krizi geçiriyor olabileceğini ve nefes almakta zorlandığını söylemişti. Kemal bey acılı yüreğiyle eşi Fatma Hanım'a veda eder gibi arkasına baka baka polislerle gitmişti. Gülsüm Hanım ile Mihrimah gözyaşları içinde “şimdi ne yapacağız?” diye düşünmeye başlamışlardı.
Polisler Kemal Bey'i, ambulanslar ise Rıza Bey ve Fatma Hanım'ı alıp gitmişlerdi.
Hayat…Ah hayat. Senelerce yaşayıp giderken, birkaç dakika içinde başında neler gelebileceğini bilmediğin bir yer. Fatma hanım,Birkaç dakika içinde ambulansta veda etmişti dünyaya. Bu vakitsiz gidişin bıraktığı acı, Mihrimah'ı çok üzmüştü.
Gülsüm hanım, Mihrimah'a bakıp
“Mihrimah, Rasih’in numarasını bulup aramamız gerekiyor. Nasıl söyleyeceğiz bilmiyorum ama ailesinin bu durumundan haberi olsa iyi olur.”
Mihrimah, Gülsüm Hanım'a bakarak,
“En son Fatma teyze numarasını bulamadığı için ağlamıştı. Sanırım numarasını değiştirmiş ondan dolayı ulaşamamış hiç. Annesinden bile numarasını esirgeyen Rasih’i, biz nasıl bulacağız ki Gülsüm teyze?”
Şimdi ne olacaktı? Bir evin ışığı sönmüştü işte. Bir kendini bilmezlik, fazla gurur ve insanları olduğu gibi kabul edememek yüzünden kaç kişinin hayatı kayıp gitmişti öylece. Rasih’in tüm bu olanlardan nasıl haberi olacaktı? Ya da haberi olabilecek miydi? Haberi olsa gelecek yüzü var mıydı? Yoksa haberi olsa kalbindeki ses,
“Anne.. Baba…” diyerek koşacak mıydı memleketine.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

6okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.