4. bölüm / 10
Biz seninle aynı yolun yolcusuyuz4.Bölüm: Mihrimah’ın hayallerine veda edişi
Bölümler 10Şu an: 4.Bölüm: Mihrimah’ın hayallerine veda edişi
- 1 1.Bölüm1.227 kelime
- 2 2.Bölüm: Rasih’in Gidişi (7 yıl önce)349 kelime
- 3 3.Bölüm:Seven kalpler yeniden buluşur808 kelime
- 4 4.Bölüm: Mihrimah’ın hayallerine veda edişi336 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 5.Bölüm : Sevginin imtihanı1.118 kelime
- 6 6.Bölüm: Selma Hanım ile Kazım Bey’in vedalaşması531 kelime
- 7 7.Bölüm: Elimi uzatsam dokunabilir miyim gökyüzündeki yıldıza?2.505 kelime
- 8 8.Bölüm: Allah için vazgeçmek477 kelime
- 9 9.Bölüm: Gidene mi daha zor yoksa kalana mı?599 kelime
- 10 10.Bölüm: Gidenlerin ardında bıraktığı enkaz801 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Mihrimah, liseyi bitirdikten sonra Üniversite sınavına da katılamamış, tek yaptığı babası Kazım bey’in sözünü dinlemek olmuştu. Rasih ise yurt dışında tıp eğitimine başlamış , Mihrimah ile olan bağları yavaş yavaş kopmaya başlamıştı.
Mihrimah bir yandan hayallerine veda ederken , bir yandan da birlikte büyüdüğü ve okul sırasını paylaşıp çocukluğunun , okul yıllarının beraber geçtiği arkadaş olarak da tek şansı olan Rasih’in gidişinin üzerinden neredeyse iki ay kadar geçmiş, bu yokluğa alışamamıştı.
“Mihrimah, kızım günlerdir doğru düzgün bir şey yemiyorsun.”
Gülsüm hanım, ne söylese de Mihrimah’a etki etmiyor , neşesini yerine getirmiyordu. Gülsüm Hanım, Mihrimah’ın bu durumuna çok üzülüp Kazım bey ile konuşmaya karar vermişti.
“Kazım Bey , Mihrimah çok üzgün. Çok emek verdi, çok çalıştı derslerine. Kızcağızın da hayalleri var. Ne olur bey, bırakalım da kızımız hayallerine kucak açsın. Ve sonra başkalarının karanlığına ışık olsun.”
Kazım bey, sinirli bir tavırla Gülsüm hanım’ın üzerine yürüyerek,
“Yeter artık iki aydır sürekli aynı muhabbet. Kız dediğin okur muymuş hem. Eski köye yeni adet getirmeyin.”
“Ama bey , kızımız yemiyor içmiyor. Çok ama çok üzgün. Doğru düzgün odasından bile çıkmıyor.”
“Onun üzgün olması Rasih gitti diyedir. Çocuktur arkadaşlık ediyor diye ses etmedim bir şey demedim. Ama o Rasih, lisede de hiç yanından ayrılmadı Mihrimah’ın. Hep dip dibelerdi. Şükür Rasih uzaklara gitti de ayrıldılar. Yoksa asla bir daha görüşmelerine müsaade etmez, elimden de bir kaza çıkabilirdi. Mahalleye dedikodu yapmaya fırsat verecektik az daha.”
Gülsüm hanım, Kazım bey’in sözlerine dayanamayıp sesini az biraz yükselterek;
“Kazım bey, o senin kızın. Senin dilin neler söylüyor? Tabii ki arkadaşı gitti diye de üzgündür ama inan en çok okuyamadığı için bu mutsuzluğu.”
Kazım bey, başını yere eğip, Gülsüm hanım’ın yüzüne bakmadan;
“Kızın , kızın deyip durma bana. Biliyorum herhalde kızım olduğunu. Fakat ; onun yüzüne bakmaya bile tahammülüm yok benim. Onun varlığı bana acı veriyor anlamıyor musun? Ona baktıkça yitip giden Selma’m aklıma geliyor.”
Cümlelerini tamamlayan Kazım bey, telefonunu da alıp evden çıkmıştı. Gülsüm hanım ise öylece kalakalmıştı gözyaşları ile. Kendine mi yansaydı içi yıllardır sevilmediği için. Yoksa hiç baba sevgisi görmeyen , annesiz Mihrimah’a mı?
Bölüm etkileşimi
