3.Bölüm:Seven kalpler yeniden buluşur

Vaveyla Yazarı: Gizem Karabey

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 10Şu an: 3.Bölüm:Seven kalpler yeniden buluşur

Öğle saatleri olmuş, Rasih’lerin evi komşu ziyaretinden geçilmez olmuştu. Gelen komşular, kızlarıyla beraber gelip Rasih’le tanışmalarını istiyor ve sohbet ortamı oluşturmaya çalışıyorlardı. Rasih’in ise kızlar hiç dikkatini çekmiyor, gözleri hep Mihrimah’ı arıyordu.
“Acaba Mihrimah ne zaman gelecek?” soruları zihninde dolaşıp duruyordu. Acaba gözlerinden önce gönlü mü çağırıyordu içindeki sevdayı. Doğru ya, seven sevdiğini hep görmek ister. Gönül sevdiğinin yollarını bekler durur. Hep aynı durakta, saatlerce sevdiğini beklese de usanmaz kalp. Tabii bu gerçek sevgiyse.
Günümüz sevgileri gibi değildir bu.İçinde masumiyet , beklentisizlik, hüzünleri mutlulukla karışık saf duygular barındırır. Ortaya çıktığı an da gözleri dolar gönülün. Sevdası hep iyi olsun mutlu olsun ister. O üzüldüğünde üzülür, o mutlu olduğunda onunla birlikte kalbi neşelenir ve mutlulukla dolar. Şimdi belki böyle aşklar kalmadı ki günümüzde diyebilirsiniz. Kim bilir belki size de inandırıcı gelmeyecek. Ama bir düşünün neden olmasın ki. Elbet vardır. Bizler gönül gözüyle bakmadığımız için, gözün beğendiği ile yola çıkmaya çalışıyoruz. Sonra gözün beğendiğine, gönül ısınamıyor. Gönlün istediği aslında bir olabilmek. Evet belki böyle güzel sevdalar, bir türlü tamam olamıyor. O da bir gönül meselesi değil mi? İki gönlün bir olabilmesi için aynı ateşte yanması, aynı yolu birlikte yürüyebilmesi gerekiyor.
Gülsüm Hanım , Kazım bey’in işe gitmesini beklemişti. Kazım bey, oto tamirat dükkanına gider gitmez, Mihrimah’ı da alıp, Fatma hanımlara ziyarete gitmişti.
Mihrimah’ın heyecandan elleri titriyor, sesi çıkmıyordu. Kapı açıldığında, Rasih kapıyı açtı zannederek başını yere eğmişti Mihrimah.
Fatma Hanım, Mihrimah ile Gülsüm Hanım’ı içeriye davet etmişti. Fakat; Gülsüm Hanım ise ,
“Kazım Bey’in haberi yok ondan dolayı gelmeyelim Fatma hanım. Biz size gözünüz aydın demek istedik. Rasih oğlumuz da bir gelsin de Mihrimah ile görüşsünler istedim yıllar sonra.”
Mihrimah kıpkırmızı olmuş ve utanmış bir yüz ifadesi ile , Gülsüm hanım’ın yüzüne bakmıştı. Gülsüm hanım ise , seven kalpleri yeniden buluşturacağı için mutlulukla dolmuştu.
Bu nasıl bekleyişti Mihrimah. Hiç mi yorulmadın gönlüne kilometrelerce uzak bu sevdayı taşımaktan? Yoksa kendine yük mü bilmedin. Sadece sevdin , çok sevdin. Her ne olursa olsun o mutlu olsun, iyi olsun , sadece bir defa daha göreyim yeter mi diye düşündün?

Rasih , yüzünde büyük bir tebessüm ile çıkmıştı kapının önüne. Mihrimah’ı yıllar sonra gördüğü o ilk an gelmişti. Mihrimah ise, başını Rasih’e doğru çevirip büyük bir hasretle karşılamıştı sevdiğini. Rasih’in yüzündeki o güzel tebessüm gitmiş, yerini şaşkınlık içeren bir ifade almıştı. Baştan aşağıya doğru gözleriyle süzmüştü Mihrimah’ı.
“Rasih bak oğlum Mihrimah arkadaşın gelmiş. Gülsüm teyzen gelmiş. Seni görmek istemişler. Sende hep sorup duruyordun ya geldiğinden beri.” diyerek tüm sessizliği dağıtmıştı sesiyle Fatma Hanım.

Rasih’in sessizliği ve bir “hoş geldiniz” veya “merhaba” bile diyemeyişi, Fatma Hanım’ı, Gülsüm Hanım’ı ve Mihrimah’ı şaşkın duruma düşürmüştü.
Bir kaç dakika süren sessizliğin ardından Rasih konuşmaya başlamıştı.
“Hoş geldin Gülsüm teyze.” cümlesi ile dağıtmıştı sessizliği Rasih. Şaşkın bakışlarla Mihrimah’a bakan Rasih’in dikkatini , annesi Fatma Hanım’ın Gülsüm hanımları içeri davet etmesi çekmişti. Gülsüm hanım ise, Kazım bey’in haberi olmadığını sadece bir uğradıklarını tekrardan söyleyerek , Mihrimah ile birlikte eve gitmişlerdi.

Eve girer girmez Rasih ise annesini soru yağmuruna tutmuştu.

“Mihrimah’ı görünce çok şaşırdım ne olmuş ona öyle?”
“Ne olmuş oğlum ? ne vardı kızcağızın halinde?”
“Yolda görsem tanımazdım sanırım giyimi kuşamı çok değişmiş.”
“Rasih sen iyi misin oğlum? Ne varmış kızacağızın halinde?”

Rasih, ailesine içini çok açmayan fakat duygu durumunu da çok gizleyemeyen biriydi. Annesi Fatma Hanım , oğlunda biraz değişiklik olduğunu seziyordu anne kalbiyle. Fakat ; aklına gelenlerin başına gelmesinden korktuğundan dile getirmek istemiyordu.
Rasih, annesi Fatma hanım’a tekrardan,
“Ben buradan giderken , Mihrimah böyle değildi anne. Ne bileyim şaşırdım değişikliğine. Yüzüme de doğru düzgün bakmadı bile.”
Fatma Hanım, şaşırmıştı oğlunun söylediklerine.
“Bu şaşkınlığın Mihrimah’ın örtüsü mü?”
Rasih, annesinin sorgusunun ardından tereddüt etmeden,
“Evet yani sanırım en çok ona şaşırdım.” diye cevap vermişti.
“İyi de oğlum neden bu kadar şaşırdın ki. Her müslüman kadının yapması gereken bir ibadettir örtünmek.”
“Evet öyledir de. Ben Mihrimah’ı hiç böyle hayal etmemiştim. O benim hayallerimde okumuştu, öğretmen olmuştu buraya ziyarete gelmişti.Ve de onu görünce o upuzun güzel saçlarını karşımda görmeyi bekledim.”
Saçlar…O upuzun güzel saçlar… Rasih’in görmek istediği güzellik ve Allah’ın emri olan örtü. Peki Mihrimah o şaşkın bakışların altında kendini nasıl hissetti? Ne düşündü? Yıllarca kalbinde sevgisini büyüttüğü Rasih’in yabancı bakışlarıyla tuhaf hissettirmesi Mihrimah’ın kalbine nasıl gelmişti?
Mihrimah eve gider gitmez odasına çıkmış ve aynanın karşısına geçmişti. Hissetmişti Mihrimah. Rasih’in kalbini de , bakışlarını da. Ve dakikalarca kendini, saçlarını ve yüzünü seyre dalmıştı. Belki de ilk defa kendisine bu kadar dikkatli bakıyordu.

“Allah’ım… Beni her halimle seven , her zaman her anımda yanımda olan rabbim. Bu garip kulunun içine amansız bir sevgi düştü. Bu sevginin kalbimde Sen’in yerini etkilemesine izin verme.”

Kendi kendine bakarak konuşan Mihrimah, gözyaşları ile yatağına uzanmış ve uyumak istemişti. Sadece uyumak…Öyle olmaz mı bizlerde de? Ne zaman kendimizi üzgün hissetsek , bir sokağın çıkmaz yolunda ilerlediğimizi düşünsek hep uyumak isteriz. Sanki uyuduğumuzda geçecek her şey hissine kapılırız. Uyku…Ah uyku. Sanki her derdimize verilen bir ilaç gibi.
“Al şu ilacı kalbine ağır gelen tüm ağrıların için kullan.” der gibi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

20okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.