Bir saniye bekle kitap kapağı

50. bölüm / 52

Bir saniye bekle

BİR GÜLÜŞE SIĞAN HER ŞEY

Vaveyla Yazarı: Yağmur Yılmaz

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 52Şu an: BİR GÜLÜŞE SIĞAN HER ŞEY
  1. 1 Bölüm 1-Bir saniye bekle299 kelime
  2. 2 Bölüm 2 - İftira416 kelime
  3. 3 Bölüm 3-Aynı kafadan566 kelime
  4. 4 Bölüm 4 -Rövanş524 kelime
  5. 5 Bölüm 5- Birbirinin eksikliği452 kelime
  6. 6 Bölüm 6- Son ders403 kelime
  7. 7 Bölüm 7 -Raket meselesi315 kelime
  8. 8 Bölüm 8- Sayı senin laf benim388 kelime
  9. 9 Bölüm 9-İyi bir ekip371 kelime
  10. 10 Bölüm 10-Sessizce302 kelime
  11. 11 Bölüm 11 -Fark eden biri337 kelime
  12. 12 Bölüm 12-Kimse görmesin548 kelime
  13. 13 Bölüm 13-Bir gün bin süpriz689 kelime
  14. 14 Bölüm 13 -Bir şey değişiyor372 kelime
  15. 15 Bölüm 14 -Plan384 kelime
  16. 16 Bölüm 15- yanlış anlaşılmak386 kelime
  17. 17 Bölüm 16 -Bir saniye bekle301 kelime
  18. 18 Bölüm 17-sadece ikimizin bildiği507 kelime
  19. 19 Bölüm 18 küçük bir sır306 kelime
  20. 20 Bölüm 19-bir şeyler değişiyor510 kelime
  21. 21 Bölüm 20-mesafe360 kelime
  22. 22 Bölüm 21-6 Mayıs334 kelime
  23. 23 Bölüm 22-bir haziran275 kelime
  24. 24 Bölüm 23-Sonra her şey değişti212 kelime
  25. 25 Uzaktan biri547 kelime
  26. 26 158458 kelime
  27. 27 Kimse kalmadı🥲515 kelime
  28. 28 Hep ikinci planda431 kelime
  29. 29 Biraz yanımda kal692 kelime
  30. 30 Görüldü444 kelime
  31. 31 Cevapsız290 kelime
  32. 32 Okulun ilk haftası739 kelime
  33. 33 Bir cümle yetti266 kelime
  34. 34 Nöbet Günü971 kelime
  35. 35 Cüce ve sırık432 kelime
  36. 36 Doğal Güzellik542 kelime
  37. 37 Aramızdaki Mesafe642 kelime
  38. 38 ARAMIZDAKİ OYUN551 kelime
  39. 39 Bir Şeyler Yerine Otururken921 kelime
  40. 40 Bir Saniye Bekle — Bölüm: Devran Döndü849 kelime
  41. 41 BU KIRGINLIKLAR1.451 kelime
  42. 42 Bir Kat Daha819 kelime
  43. 43 BÖLÜM — Ben Konuşurken646 kelime
  44. 44 Bir Kalbin İçine Sığmayanlar1.368 kelime
  45. 45 BÖLÜM — ESKİSİ GİBİ1.168 kelime
  46. 46 BÖLÜM — BİR SAKIZ, BİR SÜRÜ SAÇMALIK VE BİZ2.015 kelime
  47. 47 BİR ANLIĞINA UNUTTUK2.590 kelime
  48. 48 ÜÇ SANİYELİK SESSİZLİK1.915 kelime
  49. 49 Bir Kahkahanın Ardında1.386 kelime
  50. 50 BİR GÜLÜŞE SIĞAN HER ŞEY1.266 kelime · Okuduğun bölüm
  51. 51 BİR SANİYELİK KORKU1.216 kelime
  52. 52 Bölüm — Bazen İnsan Yorulur1.198 kelime

BÖLÜM — BİR GÜLÜŞE SIĞAN HER ŞEY

Damla, sabah okula giderken kendine bir söz vermişti.

Bugün hiçbir şeyi kafasına takmayacaktı. Kimsenin peşinden koşmayacak, kimsenin davranışlarını çözmeye çalışmayacak, özellikle de Arda'nın.

Dün yaşananlardan sonra buna ihtiyacı vardı. Bütün gün neredeyse hiç konuşmamışlardı. Aralarındaki sessizlik, aynı sınıfta oturdukları hâlde kilometrelerce uzaktalarmış gibi hissettirmişti ona.

Ama insanın kendine verdiği sözler, karşısına beklemediği biri çıktığında ne kadar dayanabilirdi ki?

Damla sınıfa girdiğinde Arda çoktan yerindeydi. Yanındaki arkadaşlarıyla konuşuyor, bir yandan da masanın üzerindeki kalemlerle uğraşıyordu.

Damla çantasını sırasına bıraktı. Arda'ya bakmamaya karar vermişti.

Gerçekten de bakmadı.

En azından ilk birkaç dakika.

Tam o sırada arkasından bir ses geldi.

— Dingil, çantanın yarısı koridorda kalmış.

Damla gözlerini kapattı.

Arda.

Daha sabahın ilk dakikalarında başlamıştı.

Arkasına dönmeden cevap verdi:

— Sana ne davar?

Sınıftan birkaç kişi güldü. Arda da güldü.

— Ooo, bugün de dilin keskin maşallah.

— Seninle konuşunca gelişiyor.

— Benim sayemde kendini geliştiriyorsun yani. Rica ederim.

Damla istemeden gülümsedi. Hemen ardından yüzünü ciddileştirmeye çalıştı ama çok geçti.

Arda görmüştü.

Ve o küçücük gülümseme, Damla'nın bütün sabah boyunca saklamaya çalıştığı neşeyi ortaya çıkarmaya yetmişti.

Arda kendi kendine gülümsedi.

Dün benimle doğru düzgün konuşmadı, diye düşündü. Bugün yine laf yetiştiriyor. En azından konuşuyoruz.

Bu düşünce hoşuna gitmişti. Ama bunu Damla'ya söylemek mi? Asla.

Onun yerine önündeki kalemi alıp masanın üzerinde çevirmeye başladı.

---

Öğle arası geldiğinde sınıf, her zamanki gibi hareketlenmişti.

Birileri kantine gitmek için çantasını topluyor, birileri sıraları birleştiriyor, birileri de hiçbir şey yapmadan ortalığı karıştırıyordu.

Arda'nın gözü sınıfın ortasındaki sandalyeye takıldı.

Damla da aynı sandalyeye yönelmişti.

İkisi aynı anda sandalyeye uzandı.

— Ben oturacağım, dedi Damla.

— Önce ben gördüm.

— Gözlerin bozuk herhâlde.

— Senin görme yeteneğin benimki kadar gelişmiş olamaz.

— ARDA, ÇEKİL!

— HAYIR, SEN ÇEKİL!

Bir saniyelik sessizlik oldu.

Sonra ikisi de birbirine baktı.

Damla kahkahayı bastı. Arda da kendini tutamadı.

— Bak, dedi Arda gülerek, aynı anda konuşuyoruz. Bence sandalyeyi paylaşmalıyız.

— Seninle mi?

— Evet, benimle.

— Hayatta olmaz.

Damla sandalyeyi çekmeye çalışırken Arda da bırakmıyordu. Sonunda ikisi de dengesini kaybedip birbirlerine bakakaldılar.

— Sen gerçekten bir davarsın, dedi Damla.

— Sen de az değilsin.

— Çok zekice bir cevap. Tebrik ederim.

— Teşekkürler, her zaman.

Arda başını iki yana salladı.

— Ben gidiyorum. Siz burada sandalyeyle evlenin.

Arda uzaklaşırken Damla yeniden gülmeye başladı.

Arda onun gülüşünü izledi.

Bir an için söyleyecek bir şey bulamadı.

Damla gülerken gözlerini hafifçe kısıyor, sonra kendini toparlamaya çalışıp yeniden gülüyordu. Arda bu hâlini seviyordu. Onunla uğraşmasının, sürekli bir şeyler söylemesinin nedeni de biraz buydu belki.

Damla'nın yanında sıkılmıyordu.

Ama bunu ona anlatmak yerine sandalyeyi bıraktı.

— Al bakalım. Kazandın.

Damla şaşırdı.

— Gerçekten mi?

— Yok, hayal görüyorsun.

— Senin gibi biriyle uğraşmak insanın ömründen on yıl götürüyor.

— O zaman daha çok uğraşayım da erken emekli ol.

Damla yeniden güldü.

Arda da.

Ve ikisi de birkaç dakika önce neden tartıştıklarını unuttu.

---

Tiyatro saati geldiğinde Damla'nın heyecanı başka bir şeye dönüşmüştü.

Bu kez aklında Arda yoktu.

Yazdığı senaryo vardı.

Karakterlerin hikâyesini kurmuş, olayların sırasını belirlemiş, akran zorbalığını anlatan bir oyun ortaya çıkarmıştı. Kendi yazdığı bir şeyi arkadaşlarının önünde canlandırmak, ona hem heyecan hem de gurur veriyordu.

Öğretmenleri onları sahneye çağırdığında Damla derin bir nefes aldı.

Arda yanından geçerken hafifçe eğildi.

— Heyecanlandın mı, yazar hanım?

— Hayır.

— Elin titriyor.

Damla hemen ellerine baktı.

Arda kahkaha attı.

— ŞAKAYDI!

— ARDA!

— Tamam, tamam. Başarılar.

Arda uzaklaşırken yüzündeki gülümseme biraz değişti.

Aslında Damla'nın iyi oynamasını istiyordu. Senaryoyu yazarken ne kadar uğraştığını görmüştü. Onun yaptığı bir şeyin beğenilmesini hak ettiğini düşünüyordu.

Bunu söylemek de çok zor değildi.

Ama Arda'nın aklına gelen cümleler genellikle ağzından çıkanlarla aynı olmuyordu.

Sahne başladığında herkes rolüne girdi.

Damla, başka bir öğrencinin kardeşini canlandırıyor; Arda ise Azra'nın ikiz kardeşi olarak karşılarında duruyordu. Hikâye ilerledikçe zorbalığın sonuçları ortaya çıkıyor, öğretmen karakteri öğrencileri yaptıklarıyla yüzleşmeye çağırıyordu.

İlk gösterim tamamlandığında öğretmenleri gülümsedi.

— Bir kez daha oynayın.

Damla şaşkınlıkla öğretmenine baktı.

— Bir kez daha mı hocam?

— Evet. Bu sefer duygularınızı daha fazla yansıtmanızı istiyorum.

Arda Damla'nın yanından geçerken fısıldadı:

— Ünlü oluyoruz.

— Sen önce rolünü unutma.

— Ben profesyonelim.

— Sen profesyonel bir baş belasısın.

Arda güldü.

İkinci gösterim başladığında her şey yine planlandığı gibi ilerliyordu. Ta ki Azra, doğaçlama bir anda Damla'nın karakterinin Arda'nın karakterinden hoşlandığını ima edene kadar.

Bir anlığına sahnede sessizlik oluştu.

Damla'nın gözleri büyüdü.

Arda da beklemediği bu söz karşısında şaşırdı.

İkisi birbirine baktı.

Damla ne yapacağını bilemedi. Karakterinin vereceği cevabı düşünmesi gerekirken aklı bir anlığına tamamen boşalmıştı.

Arda'nın dudaklarının kenarı kıvrıldı.

Sonra gülümsedi.

Damla bunu gördü.

Ve bir saniyeliğine sahnede olduklarını unuttu.

Bu çocuk neden gülüyor şimdi? diye geçirdi içinden.

Arda ise kendi kendine başka bir şey soruyordu.

Şimdi ne diyeceğim? Gülme. Sakın gülme. Herkes sana bakıyor.

Ama Damla'nın şaşkın yüzünü görünce gülümsemesini bastıramadı.

Yine de rolünü bozmadı. Karakterine uygun bir cevap verdi ve sahne devam etti.

Oyun bittiğinde sınıftan alkış yükseldi.

Öğretmenleri memnun görünüyordu.

— Çok güzel. Özellikle doğaçlamalarda birbirinizi iyi dinlediniz. Senaryonun konusu da önemli. Hepinizin emeğine sağlık.

Damla'nın yüzünde kocaman bir gülümseme belirdi.

Bütün o uğraşın karşılığını almıştı.

Arda ona dönüp başparmağını kaldırdı.

— Yazar hanım, fena değildi.

Damla kaşını kaldırdı.

— Fena değil mi?

— İyi, tamam. Çok iyiydi.

— Bir daha söyle.

— Abartma.

— Söyle.

Arda gülerek başını iki yana salladı.

— Çok iyiydi, Damla.

Bu kez Damla'nın gülümsemesi biraz daha yumuşadı.

Çünkü Arda bunu söylerken onunla dalga geçmiyordu.

Gerçekten öyle düşünüyordu.

---

Okul çıkışında Eda da onlara katıldı.

Üçü birlikte yürümeye başladılar. Gün boyunca yaşanan olaylar birbiri ardına konuşuluyor, Arda araya espriler sıkıştırıyor, Damla da her fırsatta ona karşılık veriyordu.

— Bugün senin yüzünden karnım ağrıdı, dedi Damla.

Arda hemen ona döndü.

— Benim yüzümden mi? Kendin gülüyorsun.

— Çünkü çok saçma konuşuyorsun.

— Ama gülüyorsun.

Damla sustu.

Arda haklıydı.

Bu da onu daha çok sinirlendirmişti.

— Seninle konuşmuyorum artık.

— Tamam.

Arda iki saniye sustu.

Sonra Eda'ya döndü.

— Sence de bugün çok konuşmadı mı?

Damla dayanamadı.

— ARDA!

Eda kahkahayı bastı.

— Siz ikiniz gerçekten inanılmazsınız.

Bir süre daha konuştular. Arda, Damla'nın anlattığı şeyleri dinliyor, sorular soruyor, bazen onun sözünü kesip şaka yapıyor, sonra da anlatmaya devam etmesini bekliyordu.

Damla farkında olmadan günün başında kendine verdiği sözü çoktan unutmuştu.

Arda'yı görmezden gelmeyecekti.

Onunla konuşacaktı.

Gülecekti.

Çünkü o an gerçekten mutlu hissediyordu.

Ama günün sonunda eve dönerken aklında tek bir soru kaldı.

Acaba onun için de bu kadar özel miydi?

Arda da eve doğru yürürken günün bazı anlarını yeniden hatırlıyordu.

Özellikle tiyatrodaki o beklenmedik doğaçlamayı.

Azra'nın söylediği sözleri.

Damla'nın şaşkın bakışını.

Ve ikisinin birbirine bakıp gülümsediği o birkaç saniyeyi.

Arda kendi kendine güldü.

Sonra yüzündeki gülümseme yavaşça kayboldu.

Çünkü Damla'yla vakit geçirmek hoşuna gidiyordu. Onunla konuşmak, şakalaşmak, onu güldürmek… Bunlar günün en güzel anları arasındaydı.

Ama bazen insan, kendisi için önemli olan bir şeyi adlandırmaya hazır olmayabilirdi.

Arda da henüz ne düşündüğünü kendi kendine bile açıkça söylemiyordu.

Damla ise odasına girdiğinde çantasını bir kenara bıraktı ve yatağına oturdu.

Telefonunu eline aldı.

Ekrana baktı.

Yeni bir mesaj yoktu.

İçinden küçük bir hayal kırıklığı geçti ama hemen ardından tiyatrodaki sahne aklına geldi. Arda'nın gülümsemesi gözünün önüne geldiğinde kendisi de gülümsedi.

— Deli, diye mırıldandı.

Kime söylediğini kendisi de biliyordu.

Bir süre sonra telefonu kenara bıraktı.

Bugün mutluydu.

Yarın ne olacağını bilmiyordu.

Belki yine birlikte güleceklerdi. Belki Arda başka arkadaşlarıyla vakit geçirecekti. Belki Damla yine bazı şeyleri fazla düşünecekti.

Ama ilk kez, bütün cevapları aynı akşam bulmak zorunda olmadığını kendine hatırlatmaya çalıştı.

Çünkü bazen bir günün güzel olması için geleceğe dair bir söz vermesi gerekmiyordu.

Bazen bir sandalye uğruna edilen saçma bir kavga, sahnede paylaşılan beklenmedik bir gülümseme ve okul çıkışında edilen sıradan bir sohbet yeterliydi.

Ve Damla, ışığı kapatmadan önce son kez gülümsedi.

Bugün gerçekten güzel geçmişti.

Şimdilik bununla yetinebilirdi.
Devam edicek...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

3okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 147

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastik#felsefeGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18