10. bölüm · Bir saniye bekle
Bölüm 10-Sessizce
Sessizce
Damla ertesi sabah sınıfa girdiğinde Arzu, Hümeyra ve Berra her zamanki yerindeydi.
Damla onlara tek bir kez bile bakmadı.
Çantasını sırasına bıraktı, kitabını çıkardı ve yerine oturdu.
Arzu, Damla'nın yanlarından geçişini izledi.
— Artık selam bile vermiyor.
Hümeyra omuz silkti.
— Boş ver. Belki de sonunda anlamıştır.
Berra kıkırdadı.
— Biz bir şey yapmadık ki. Kendi kendine uzaklaştı.
Damla hepsini duydu.
Ama başını kaldırmadı.
Kalemini eline aldı ve defterine bir şeyler yazmaya devam etti.
Teneffüste Damla sınıftan çıkıp koridorda yürürken arkasından Arzu'nun sesi geldi.
— Bazı insanlar trip atınca herkesin peşinden koşacağını sanıyor.
Hümeyra:
— Evet. Ama kimsenin umrunda değil.
Berra güldü.
Damla yürümeye devam etti.
Adımlarını hızlandırdı.
Bir an durup arkalarına bakmak istedi.
Bakmadı.
Öğle arasında Damla tek başına bir masaya oturdu.
Yemeğini çıkarırken Arzu ve diğerleri birkaç masa ilerisine oturdu.
Arzu özellikle yüksek sesle:
— Bizim masaya artık kimseyi almıyoruz.
Hümeyra gülerek:
— İyi ki.
Damla çatalını elinde tuttu.
Bir lokma bile yiyemedi.
Telefonunu çıkarıp ekranına baktı.
Sonra tekrar çantasına koydu.
Hiçbir şey olmamış gibi davranmaya çalıştı.
Ama gözleri dolmuştu.
Başını eğdi.
Kimsenin görmesini istemiyordu.
Son derste öğretmen sınıfta grup çalışması yapılacağını söyledi.
Damla tek başına çalışmaya başladı.
Arzu, Damla'nın yanından geçerken masasına baktı.
— Tek başına mı yapıyorsun?
Damla cevap vermedi.
Arzu hafifçe güldü.
— Neyse. Sana kolay gelsin.
Damla yine hiçbir şey söylemedi.
Arzu uzaklaşınca Damla kalemini bıraktı.
Gözlerini kapattı.
İçinden sadece:
“Dayan.”
dedi.
Ders çıkışı herkes sınıftan ayrılırken Damla biraz daha bekledi.
Sınıf tamamen boşaldığında çantasını aldı.
Koridora çıktı.
Arzu, Hümeyra ve Berra'nın kahkahaları uzaktan geliyordu.
Damla bir an durdu.
Sonra yürümeye devam etti.
Artık onlarla konuşmayacaktı.
Ne açıklama yapacaktı.
Ne kendini savunacaktı.
Ne de neden böyle davrandıklarını soracaktı.
Ama sessiz kalmak, canının yanmadığı anlamına gelmiyordu.
Damla okuldan çıktığında gözyaşlarını daha fazla tutamadı.
Kimse görmesin diye başını eğdi.
Ve ilk kez Aydın'da gerçekten yapayalnız olduğunu hissetti.
