Bölümler 18Şu an: Giriş
- 1 Giriş428 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 1.Bölüm: Aile4.882 kelime
- 3 2.Bölüm: Kendini Kaybetmek5.281 kelime
- 4 3.Bölüm: Hastane4.931 kelime
- 5 4.Bölüm: Başlangıç5.149 kelime
- 6 5.Bölüm: Maviş & Şeker Portakalı5.930 kelime
- 7 6.Ölüyor muyum?6.581 kelime
- 8 7.Bölüm: Bilinmezlik6.563 kelime
- 9 8.Bölüm: Bitişler ve Başlangıçlar6.346 kelime
- 10 9.Bölüm: Kimim Ben?7.016 kelime
- 11 10.Bölüm: Korku5.531 kelime
- 12 11.Bölüm: Masal5.184 kelime
- 13 12.Bölüm: Yokluğun5.182 kelime
- 14 13. Bölüm: Yalan6.310 kelime
- 15 14.Bölüm: Kızım3.372 kelime
- 16 Başka Bir Evrende...1.172 kelime
- 17 15.Bölüm: Nasuh Tövbesi4.073 kelime
- 18 16.Bölüm: Bitiş ve Veda3.499 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Başımın ağrısı ile gözlerimi araladığımda gözüme giren ışık ile tekrar kapattım. Neredeydim ben? Gözlerimi tekrar açtığımda etrafa bakındım; hastane odasındaydım. Uzandığım yerden doğruldum ve oturur pozisyona geldiğimde gözlerimi kapatıp açtım. Evet kesinlikle hastanedeydim. Buraya nasıl gelmiştim ben?
Klasik bir hastane odasıydı: bir yatak, tekli koltuk ve küçük bir komodin ama ne bir saat vardı ne de pencere. Saat kaçtı acaba? Ne zamandan beri
buradaydım? Neden buradaydım? Annem ve babam neredeydi?
Bu ışık neden fazla dahası bir şekilde yanıyordu acaba. Başım ağrıyordu, ne olmuştu bana? Üzerimdeki örtüyü kaldırdığımda ayaklarımın sarılı olduğunu görmem ile kaşlarım çatıldı. Alzheimer mı olmuştum acaba? Yaramı hatırlamamamın başka açıklaması olmazdı şu an çünkü ben yaralarımı asla unutmazdım.
Kalkmak için ayaklarımı yere sarkıttım ve yerde duran terlikleri giydiğimde canım yandığı için gözlerimi kapatmıştım. Korkmam normal miydi, bilmiyorum ama korkuyordum. Ayağa kalktığımda ayaklarımın altındaki acının yanında başım da dönünce yatağın kenarına tutundum. Bir süre öyle bekledikten sonra derin bir nefes alıp yürümeye başladım. Kapının önüne geldiğimde kolu indirip kapıyı açtım. Dışarı çıktığımda başım tekrar döndüğü için kapının pervazına tutundum. Etrafa bakınırken aradığım kişileri bulamamıştım. Ailemi.
Burada beni bırakmış olmazlardı değil mi? Burada bir yerde olmalıydılar, öyle olmalıydı. Beni burada bir başıma bırakacak kadar sevmiyor olmazlardı değil mi? O kadar nefreti hak etmiyorum. Ya da ben öyle düşünüyordum, belki de hak ediyordum.
Siyah saç tutamım gözümün önüne
gelince, kulağımın arkasına sıkıştırdım. Ne yapacağımı bilmez bir şekilde etrafa bakınırken tam karşımdaki koridordan Gökhan Abi ve elinde bir dosya tutan sarışın bir kız geliyordu, üzerindeki kıyafete bakılırsa hemşireydi. Kız bana bakarken kaşları çatıktı. Gökhan Abi'nin sesini duyunca bakışlarımı kadından çektim. "Neden dışarıdasın sen Rüya? Ayaklarını görmedin mi?" dediğinde bana doğru gelen adımları hızlanmıştı. Yanındaki kadın "Ben geliyorum hocam." diyerek geldiği koridora geri dönmüştü.
"Hiç dinliyor mu? İçeri geçsene Rüya." dediğinde bakışlarımı karşımdaki adama çevirdim. "Neden buradayım ben?" dedim dediği şeyi yapmadan. "İçeri geç." dedi oda benim dediğim şeyi yok sayarak. "Neden buradayım?" diye direttim. Derin bir nefes alıp verdi, kendimi bildim bileli Gökhan Abi bizim aile hekimimizdi bu yüzden az çok olsa da beni tanıyordu. "Umarım kızım senin kadar inatçı olmaz Rüya." dediğinde gülmüştüm. Karısı altı aylık hamileydi ve kızı olacaktı. "Olursa diye benimle deneyim ediyorsunuz işte." dediğimde o da gülmüştü.
"Ee, Neden buradayım? Hâlâ bir cevap alamadım." kurtuluşunun olmadığını anlamış olacak ki bıkkın bir nefes verdi. "Bak Rüya, sinir krizi geçirmişsin bu yüzden abin dün seni acile getirdi. Ayaklarının altı da kriz anında kesilmiş. Biz de pansuman yaptık o yüzden üzerine basmamalısın." içeri geçmem için son cümleyi kurmuştu ama sinir krizi dedikten sonrası umrumda
değildi. Sinir krizi mi geçirmiştim? Ama neden ki? Aldığım nefes boğazımda takılmıştı, ben kendimi kaybetmiştim.
Bölüm etkileşimi
