9. bölüm · Aşk ve kanun arasında

9. Bölüm

Büşra Demir

Bu gece her şey farklıydı.
Adliye binasında işler hala devam ederken, ben ve Barlas bir karar verdik.
Bu kadar tehlikenin içinde, bir an için sadece bizim olabileceğimiz bir an yaratmak istedik.
Gün boyunca gözlerimizin her karşılaşmasında, her kelimede, bir şeyler daha da büyüyordu. Ama artık, her şey biraz daha sessiz olmalıydı. Biraz daha yakın.
Geceyi sadece ikimiz için istedik. Biraz olsun bu karmaşadan uzak kalmak…
Biraz olsun sadece birbirimize ait olmak.
Barlas, tam saat 10’da bana bir mesaj atmıştı:
“Bu gece benden kaçmak yok.”
Bir an gülümsedim. Mesajı okudum ve tam “Belki bir gece de dinlensem iyi olur.” diye düşünürken, kapım çaldı.
Ve o… içeri girdi.
Gözleri parlıyordu. Ama bu sefer, içinde bir kaygı yoktu.
Gerçekten… sadece ikimiz vardık.
“Hazır mısın?” dedi, sesi yine alışılageldiği gibi ciddiydi.
Ama o ciddiyetin içinde başka bir şey vardı.
“Beni zaten her zaman hazırlıyorsun.” dedim.
Ama bu söz, hissettiğim her şeyi yansıtmıyordu.
Çünkü içimdeki heyecanı, o an bir kelimeyle tanımlayamıyordum.
Bir adım attı ve birden sadece birkaç santimetre kadar yaklaştı.
O kadar yakın…
Yavaşça, gözlerimin içine baktı. Ve o an…
O an her şeyin değiştiğini fark ettim.
“Benimle olmak istiyorsun, değil mi?” dedi, sesi fısıldar gibiydi.
Bunu duydum, ama cevap vermek yerine gözlerime daha çok odaklandım.
Onun o bakışları…
Beni çözmeye çalışıyordu ama, her seferinde daha da zorlaşıyordu.
Ve ben… ona yakın olmanın güvenini içimde hissettim.
“Elizya…” diye mırıldandı, ama bu sefer ismi, sanki her şeyin tam ortasında söylüyordu.
Ve o an, onun yakınlığını bir daha reddedemedim.
Bir adım daha attım.
Gözlerindeki o kararlılık ve tutkulu bakışları…
Bu kadar yakın olduğumuzda her şeyin anlamı daha da büyük oluyordu.
Sonra…
Bir adım daha.
Ve o an… elleri ellerimdeydi.
Sadece ellerimiz değildi.
O anın içinde, duygularımız birleşti.
Zaman durdu.
Her şey bir an için bizimdi.
Gözlerimde bir soru vardı, ama cevabım belliydi.
Evet.
Zaten… çoktan olmuştuk.
Ve sonra, bir adım daha yaklaştı.
Dudakları dudaklarıma değdi.
Bir anlık temastı ama o kadar yoğun ki, kalbim inanılmaz bir hızla atıyordu.
O an, her şeyden uzak, sadece birbirimize ait oluyorduk.
Barlas’ın elleri sırtımdaydı.
Ve ben… ona cevap verdim.
Dudaklarımız birbirine kaydıkça, her şey kayboldu.
Düşüncelerim silindi.
Gerçekten sadece birbirimize ait olduk.
Gözlerimizi birbirinden ayırmadan, derin bir nefes aldık.
“Bunu… gerçekten… mi istiyorsun?” diye sordum, ama sesim titriyordu.
“Evet,” dedi, hafifçe gülümsedi.
“Zaten istedik.”
Birbirimizin kollarına sarıldık.
O an… başka hiçbir şey yoktu.
Tekrar öpüştük. Ama bu sefer… daha derindi.
Birbirimize her şeyi anlatıyorduk.
Barlas’ın dudakları hafifçe gülümsedi, sonra yavaşça eğildi.
“İlk defa…” dedi, “her şeyin doğru olduğunu hissediyorum.”
Ve o an…
Bir kez daha öptü.