Ankara'nın ucundaki Karadeniz kitap kapağı

4. bölüm / 17

2 bölüm

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 17Şu an: 2 bölüm

Parkta Efe’yle yorucu ama bir o kadar da eğlenceli zaman geçirmiştik. Hava kararmaya yaklaşırken eve döndük. Yorgun bedenimi yatağa attım. Bir süre tavana bakıp yarın yapacaklarımı kafamda planladım. Sonra annemi aradım.

Tabii yine azarımı işittim.

Annem olduğu için söylemiyorum ama laf sokmayı çok iyi bilir. Bir de terlik konusunda kendine fazlasıyla güveniyor.

Telefonu kapattıktan sonra içeri geçip teyzeme yemek hazırlarken yardım ettim. Efe akşam için kek istedi. Ben de onun isteğini kırmayıp bir kek yaptım.

Bir süre sonra Akif abi geldi.

Hep beraber akşam yemeğimizi yedik. Sonra Efe’ye çizgi film açtım. Mutfağa girdiğimde teyzem sofrayı topluyordu. Yanına gidip yanağına küçük bir öpücük kondurdum.

Bugün ev işlerini yaparken epey yorulmuştu. Teyzem aslında mutfak şefiydi. Buraya geldikten sonra bir süre mesleğine devam edememişti. Maddi açıdan da bir sıkıntımız yoktu. Akif abi zaten bir veteriner kliniğinde çalışıyordu.

Efe’ye süt koydum, yaptığım kekten de bir dilim tabağa alıp önündeki sehpaya bıraktım. Saçlarını karıştırıp saçlarının arasına küçük bir öpücük kondurdum.

“Afiyet olsun, maymun.” Sonra tekrar mutfağa geçtim.

Teyzem iki fincan kahve hazırlamıştı. Kahvelerimizi alıp balkona çıktık.

“Ee, anlat bakalım Ezgi Hanım.”
Kahvemden bir yudum aldım. Arkama yaslandım.

“Neyi anlatayım?”

“Ne bileyim kızım… Hayatını anlat. İşler nasıl, sen nasılsın?”

“İyiyim işte.”

Teyzem bana kısa bir bakış attı.

“Off… Geldim buraya hal hatır sordum, sen de anca otur. Tamam gidiyorum!”

Ayağa kalkmasına fırsat vermeden hemen kolundan tutup geri oturttum.

“Tamam, sor ne soracaksan. Tamam.”

“Heh, şöyle ol. Aferin.” Bacak bacak üstüne attı. “Şey soracaktım… Okan salağından ayrıldın mı?”

Hay Okan’ın…

Okan Avşar.

Ortak bir arkadaşımız sayesinde tanışmıştık. Bir yıl bile sevgili olup olmadığımızdan emin değildim. İlk başlarda her şey güzeldi ama zaman geçtikçe Okan beni fazlasıyla kısıtlamaya, boğmaya başlamıştı. Ben de uzun süre alttan aldım. Ama artık alttan alınacak bir şey kalmamıştı.

Hele ki mesleğimi bırakmamı istemesi… Buna tahammül edemezdim.

Benim mesleğimi kabullenmeyen, bana ve seçtiğim hayata saygı duymayan birinin benimle işi olamazdı.

Üstelik teyzem Okan’dan nefret ediyordu.

“Ayrıldım o salaktan. Merak etme.”

Ne olduğunu bile anlamadan bana sarıldı.Yetmezmiş gibi bir de kahkaha attı.
“Ay, çok sevindim!”

Ben de gülmeye başladım.“Ya ben biliyordum zaten. Sen o çocukla yapamazdın. Ama bak, senin karşına uzun boylu, kaslı, mesleğine saygı duyan, Dalyan gibi bir çocuk çıkacak.”Ayağa kalktı. Ben daha ne diyeceğimi düşünürken elini masaya hızlıca vurdu.

“Aha! Şuraya yazdım. Teyzen dersin dersin!” Kaşlarımı çattım.

“Teyze!”dedim
Kahkaha atarak balkondan çıktı.Ben de kupaları alıp arkasından çıktım.

“Tamam kız, bir şey demedim ya!”

Odaya geçtim. Efe çoktan kendi yatağında uyumuştu. Onu uyandırmadan üzerini örttüm. “
İyi uykular, maymunum.”

Saçlarına küçük bir öpücük kondurdum. Pjamalarımı alıp odadan çıktım. Banyoda üzerimi değiştirip odama geri döndüm. Yatağıma uzandım

Telefonumu elime aldığımda, yatmadan önce her zamanki gibi abimin mesaj attığını gördüm.

Yakışıklı abim;
iyi geceler. Prenses, abin seni çok seviyor. Unutma bunu.

Bu mesajı her okuduğumda gözlerim doluyor.

geçmiş

“Baba, ben uyumak istemiyorum!” Küçük Ezgi evin içinde babasından kaçıyordu.

“Buraya gel kızım. Uyuman gerekiyor artık.” Ezgi ne kadar kaçmaya çalışsa da Mustafa onu yakalayıp kucağına aldı.

“Bırak beni babaa… Ben uyumayacağım!”

“Hadi uyu artık. Abin uyudu, sen de uyu bakalım.” Mustafa gülümseyerek onu odasına götürdü ve yatağına yatırdı. Ezgi yatağa uzandı ama hemen kaşlarını çattı.

“Ama ben uyumak istemiyorum.”
Mustafa kızının üzerini örttü, sonra yatağın kenarına oturdu.

“O zaman nasıl büyüyeceksin sen?”
Ezgi küçük bir of çekti. Mustafa, kızının alnına bir öpücük kondurdu.

“Hadi güzel kızım. İyi uykular. Rüyanda güzel şeyler gör. Baban seni çok seviyor.” Ezgi daha fazla direnemedi.

Gülümseyerek gözlerini kapattı.

Şimdiki zaman

İstemsizce yüzümde gülümseme oluşmuştu

Siz;
Sana da iyi uykular abim

Siz;
Siz de unutmayın, bu prenses sizi çok seviyor...

Telefonu yastığımın altına koydum. Gözlerimi kapattım ve kendimi uykuya bıraktı

---------------------------------

🤍 Bu bölümden sonra çok güzel bölümler bizi bekliyor akşama doğruda 4 bölümü atıcam,🤍🤍🤍

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

312okunma 62beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…