Bölümler 17Şu an: 2 bölüm
- 1 Karakter tanıtımı72 kelime
- 2 1 bölüm ( izin günü )1.391 kelime
- 3 2 bölüm602 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 3 bölüm (karargâh)644 kelime
- 5 4 bölüm ( yeni görev teklifi)723 kelime
- 6 5 bölüm (Ankara'ya gidiş)773 kelime
- 7 6 bölüm1.026 kelime
- 8 7 bölüm ( yankı timiyle tanışma)1.348 kelime
- 9 8 bölüm1.183 kelime
- 10 9 bölüm1.452 kelime
- 11 10 bölüm1.060 kelime
- 12 12 bölüm1.245 kelime
- 13 13 bölüm1.254 kelime
- 14 14 bölüm1.112 kelime
- 15 15 bölüm2.114 kelime
- 16 GİZLİ DOSYA- YANKITİMİ378 kelime
- 17 16 bölüm1.960 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Parkta Efe’yle yorucu ama bir o kadar da eğlenceli zaman geçirmiştik. Hava kararmaya yaklaşırken eve döndük. Yorgun bedenimi yatağa attım. Bir süre tavana bakıp yarın yapacaklarımı kafamda planladım. Sonra annemi aradım.
Tabii yine azarımı işittim.
Annem olduğu için söylemiyorum ama laf sokmayı çok iyi bilir. Bir de terlik konusunda kendine fazlasıyla güveniyor.
Telefonu kapattıktan sonra içeri geçip teyzeme yemek hazırlarken yardım ettim. Efe akşam için kek istedi. Ben de onun isteğini kırmayıp bir kek yaptım.
Bir süre sonra Akif abi geldi.
Hep beraber akşam yemeğimizi yedik. Sonra Efe’ye çizgi film açtım. Mutfağa girdiğimde teyzem sofrayı topluyordu. Yanına gidip yanağına küçük bir öpücük kondurdum.
Bugün ev işlerini yaparken epey yorulmuştu. Teyzem aslında mutfak şefiydi. Buraya geldikten sonra bir süre mesleğine devam edememişti. Maddi açıdan da bir sıkıntımız yoktu. Akif abi zaten bir veteriner kliniğinde çalışıyordu.
Efe’ye süt koydum, yaptığım kekten de bir dilim tabağa alıp önündeki sehpaya bıraktım. Saçlarını karıştırıp saçlarının arasına küçük bir öpücük kondurdum.
“Afiyet olsun, maymun.” Sonra tekrar mutfağa geçtim.
Teyzem iki fincan kahve hazırlamıştı. Kahvelerimizi alıp balkona çıktık.
“Ee, anlat bakalım Ezgi Hanım.”
Kahvemden bir yudum aldım. Arkama yaslandım.
“Neyi anlatayım?”
“Ne bileyim kızım… Hayatını anlat. İşler nasıl, sen nasılsın?”
“İyiyim işte.”
Teyzem bana kısa bir bakış attı.
“Off… Geldim buraya hal hatır sordum, sen de anca otur. Tamam gidiyorum!”
Ayağa kalkmasına fırsat vermeden hemen kolundan tutup geri oturttum.
“Tamam, sor ne soracaksan. Tamam.”
“Heh, şöyle ol. Aferin.” Bacak bacak üstüne attı. “Şey soracaktım… Okan salağından ayrıldın mı?”
Hay Okan’ın…
Okan Avşar.
Ortak bir arkadaşımız sayesinde tanışmıştık. Bir yıl bile sevgili olup olmadığımızdan emin değildim. İlk başlarda her şey güzeldi ama zaman geçtikçe Okan beni fazlasıyla kısıtlamaya, boğmaya başlamıştı. Ben de uzun süre alttan aldım. Ama artık alttan alınacak bir şey kalmamıştı.
Hele ki mesleğimi bırakmamı istemesi… Buna tahammül edemezdim.
Benim mesleğimi kabullenmeyen, bana ve seçtiğim hayata saygı duymayan birinin benimle işi olamazdı.
Üstelik teyzem Okan’dan nefret ediyordu.
“Ayrıldım o salaktan. Merak etme.”
Ne olduğunu bile anlamadan bana sarıldı.Yetmezmiş gibi bir de kahkaha attı.
“Ay, çok sevindim!”
Ben de gülmeye başladım.“Ya ben biliyordum zaten. Sen o çocukla yapamazdın. Ama bak, senin karşına uzun boylu, kaslı, mesleğine saygı duyan, Dalyan gibi bir çocuk çıkacak.”Ayağa kalktı. Ben daha ne diyeceğimi düşünürken elini masaya hızlıca vurdu.
“Aha! Şuraya yazdım. Teyzen dersin dersin!” Kaşlarımı çattım.
“Teyze!”dedim
Kahkaha atarak balkondan çıktı.Ben de kupaları alıp arkasından çıktım.
“Tamam kız, bir şey demedim ya!”
Odaya geçtim. Efe çoktan kendi yatağında uyumuştu. Onu uyandırmadan üzerini örttüm. “
İyi uykular, maymunum.”
Saçlarına küçük bir öpücük kondurdum. Pjamalarımı alıp odadan çıktım. Banyoda üzerimi değiştirip odama geri döndüm. Yatağıma uzandım
Telefonumu elime aldığımda, yatmadan önce her zamanki gibi abimin mesaj attığını gördüm.
Yakışıklı abim;
iyi geceler. Prenses, abin seni çok seviyor. Unutma bunu.
Bu mesajı her okuduğumda gözlerim doluyor.
geçmiş
“Baba, ben uyumak istemiyorum!” Küçük Ezgi evin içinde babasından kaçıyordu.
“Buraya gel kızım. Uyuman gerekiyor artık.” Ezgi ne kadar kaçmaya çalışsa da Mustafa onu yakalayıp kucağına aldı.
“Bırak beni babaa… Ben uyumayacağım!”
“Hadi uyu artık. Abin uyudu, sen de uyu bakalım.” Mustafa gülümseyerek onu odasına götürdü ve yatağına yatırdı. Ezgi yatağa uzandı ama hemen kaşlarını çattı.
“Ama ben uyumak istemiyorum.”
Mustafa kızının üzerini örttü, sonra yatağın kenarına oturdu.
“O zaman nasıl büyüyeceksin sen?”
Ezgi küçük bir of çekti. Mustafa, kızının alnına bir öpücük kondurdu.
“Hadi güzel kızım. İyi uykular. Rüyanda güzel şeyler gör. Baban seni çok seviyor.” Ezgi daha fazla direnemedi.
Gülümseyerek gözlerini kapattı.
Şimdiki zaman
İstemsizce yüzümde gülümseme oluşmuştu
Siz;
Sana da iyi uykular abim
Siz;
Siz de unutmayın, bu prenses sizi çok seviyor...
Telefonu yastığımın altına koydum. Gözlerimi kapattım ve kendimi uykuya bıraktı
---------------------------------
🤍 Bu bölümden sonra çok güzel bölümler bizi bekliyor akşama doğruda 4 bölümü atıcam,🤍🤍🤍
Bölüm etkileşimi
