20. bölüm · Aile
Teklif
Sabah..
Aynı rutinden devam ediyordu, her iki ailede, mine hanım’ın içinde ki sıkıntı, günden güne artıyordu, o kadının ailesine tekrar zarar vermesinden, ve kızına bir şey yapmasından,korkuyordu, geceleri bu konu üzerine çoğu kez düşünüyordu,ve içi içini yiyordu, sarp ise geçen gün Mert’in onun yanına geldiğini babası ile konuşmuştu. Ve ikiside daha dikkatli olmaları gerektiği konusunda anlaşmışlardı. Batıkan önünde duran, peynir tabağından yaz’ın tabağına koydu, yaz’ın bakışları ona döndü. “Çok az yemek yiyorsun,kardeşim” dediğinde, herkes yaz ve batıkan’a baktı, batıkan ise kendini onaylatmak için karşısında oturan deniz abisine döndü. “Öyle değil mi abi” diye sordu. Deniz ise kafasını onaylar şekilde salladı. “Boş bir zamanında, sağlık kontrolü yaptıralım. Vitaminlerin eksik olabilir” dedi deniz, hepsinin dikkatini çekiyordu, bu konu aslında yaz’ geldiğinden beri fazla yemek yemiyordu, öyle ki kilo bile vermiş olabilirdi.
——————————————————————-
“Nerde kaldı bizim ikizler,” diye sordu, Milan oturduğu bank’da arkasına biraz daha yaslanarak, “gelirler birazdan” diye cevapladı onu naz, “her gün erken gelmekten sıkıldım, bir kere de en son ben geleyim” diye homurdandı, Milan, “hepimizi, sabahın köründe, sen uyandırıyorsun!” Diye cırladı naz, ona bakarak, üşenmeden her sabah tüm arkadaşlarını arıyordu Milan, ama karan ve Çınar’ı uyandırmayı başaramıyordu. O yüzden kurbanları, naz ve göktuğ oluyordu. Kendi aralarında otururken, masaya yaklaştı karan, “günaydın karanişkom” diye cevap verdi Milan, ona bakarak, “günaydın” diyip arkadaşlarına baktı. “Gel otur kardeşim, Çınarları bekliyoruz” dedi göktuğ, karanda başını sallayıp boş yere oturmuştu. “Bir şeyler yapalım artık çok sıkıldım” dedi naz, “eskiden böyle değildik” diye ekledi. “Yaşlandık be baba” dedi Milan, nefes alarak, “ne yaşlanması salak, daha 17 yaşında bir ergensin sen” diyip kafasına yavaşça vurdu naz, “akşam ki davete katılıyorsunuz değil mi” diye sordu, göktuğ, aklına yeni gelmiş olan davetle, “maalesef, annem 3 gün önceden konuşmaya başladı” diye isyan etti, Milan, “bizim evde de durumlar aynısı, “ diye katıldı naz, ve bakışlar karan’a döndü. “Siz de durumlar nasılsa bende öyle” diyip ellerini yukarı kaldırdı, “o zaman gidiyoruz” dedi naz, hepsinde gözlerini gezdirerek, ve onay almak istercesine, “gidiyoruz” dedi, karan,
“Nereye gidiyorsunuz,” diye sordu, yanlarına yeni gelen Çınar, “günaydın Çınar ağacım” diye hafif yüksek sesle bağırdı, naz, Çınar ise gülümsedi, “günaydın” diye karşılık verdi. “Çağan’ın annesinin daveti, için konuşuyorduk” diye açıkladı göktuğ, Çınar ise başını salladı, annesi evden çıkmadan önce yaz ve kendisine kısa bir hatırlatma yapmıştı. “Yaz nerde, gelmedi mi” diye sordu, naz Çınar’ın yanında olmayan, yaz’ı fark edince, “harbiden nerde benim best friendim, yoksa onu senden daha çok sevdiğimi anladında, kızı yolda bıraktın mı” diye, sesinde ki şüphe ile konuşan milan’a döndü hepsi, tek nefes de nasıl hızlı cümle kuruyordu bu çocuk kimse çözememişti. “Sen o kafanda neler kuruyorsun” diye korkarak sordu göktuğ, hepsi göktuğ’un dediğine katılmıştı. Milan ise arkadaşlarına güldü, oysa dalga geçiyordu. Galiba biraz fazla ciddiye almışlardı. “Beraber geldik, kapıda Ege ile karşılaştı”dedi. Çınar açıklarken, “o yüzden senin bir enerji düşük” dedi naz, tespit yapıyormuş gibi. “Düşük demeyelim de canımı sıkıyor o aileden olan birileri” dedi, Çınar, “merak etme kardeşim , yaz sizinle artık kötü bir şey olmaz” dedi karan.
_____________________________________
“İnanamıyorum sana Ege” dedi yaz’ karşısında durmuş çocuğa bakarken, onun geleceğini asla bilmiyordu. “Sürpriz yapmaya bayılırım, unuttum mu” dedi gülerek, Ege, yaz ise güldü.
Ve sarıldı, “çok özlemişim seni” dedi, yaz itiraf ederek, o kadar yılı beraber geçirmişlerdi, kolay değildi, ikisi içinde. “En çok benim özlediğimi söylememe gerek yok, diye düşünüyorum” dedi, Ege,
İkiside geri çekilip birbirine baktı, “nasıl gidiyor evde durumlar” diye karamsar bir şekilde sordu yaz, o gün evden çıktığından beri ne anne dediği kadın bir kere bile aramamıştı. Arasada açmazdı, fakat yine de insan bir çaba bir özür bekliyordu. Yaz’ın yüzünün düştüğünü fark eden Ege, ona baktı. “O suratın asılmasın” dedi, Ege, “bilmiyorum,Ege” dedi, karamsar bir şekilde, “bozma o moralini, gitmem gerekiyor, ama seni bu moralle bırakamam dediğinde yaz gülümsedi, her zaman ki gibi onu düşünüyordu.
“Git hadi sen okula, geç kalma”dedi, yaz, Ege onun gülümsemesi görünce tekrar sarıldı kız kardeşine. Yaz’ın ise gülümsemesi büyüdü. Ve giden Ege’ye baktı, gözden uzaklaştığı zaman o da bahçeye adım atacağı sırada önüne geçen biri ile ikiledi.
“Yavaş olsana” biraz diye sessini yükseltti,yaz. “ sakin ol” dedi çağan yaz’a bakarak, “neden birden önüme atlıyorsun,çağan” dedi yaz hafif sinirlenmiş sesi ile çağan gülümsedi. “sabahları fazla mı gerginiz acaba” dedi. “Ne münasebet” diye çıkıştı. Ve yanyana yürümeye başladılar. “Akşam ki davet, için seni yakalamak istemiştim” diyerek itiraf etti çağan. Yaz’ın ise adımları yavaşladı ve yanında yürüyen çağana baktı. Evden çıkmadan önce mine hanım, onlara kısa bahsetmişti, “ haberim var, eğer bunu söylemek için” diyeceği sırada lafını kesmişti çağan’hayır hayır, başka bir şey diyecektim” dedi çağan, “ne diyeceksin, umarım hangi elbiseyi falan giyeceğimi sormayacaksındır” diye dalgaya vurdu. Çağan da güldüğünde “beraber gidelim mi “ diye soracaktım dediğinde ikiside durmuştu. Yaz böyle bir teklif açıkçası beklemiyordu ve ne diyeceğini de bilemedi ailesi ile katılacağı ilk davetti ve onu yanlış tanıyabilirlerdi diye bir korku düşünmüştü, ve kararsız bir şekilde çağan’a baktı. “Biliyorum çok ani oldu bu teklifim, kesinlikle emrivaki yapmıyorum, akşam haberini bekleyeceğim” dedi, ve okul binasının içine doğru yürüdü, yaz ise bahçede dikilmeye devam etti, kafası karışmıştı, “ şş, güzellik” diyip ona ıslık çalan kişiye döndü, ve her zaman ki gülümsemesi ile milanı gördü. Ve yanına ilerlemeye başladı. Hepsi aynı yerde banklarda oturuyordu. “Selam” dedi hepsine bakarak, hepsi yaz, a cevap verdiğinde boş kalan Naz’ın yanına oturmuştu.
———————————————————————————————
Sarp kardeşinin yanlış anladığını fark etmişiti. Ama dün bunu ona açıklamak istememişti, ve bugün ise dün kardeşinin gözü ile baktığı tüm kıyafetleri eve getirtmişti. “Oğlum bunlarda ne” diye sordu mine hanım eve gelen paketlere bakarak, oğlunun alışverişten nefret ettiğini en iyi o bilirdi. Sarp belli belirsiz gülümsedi. “ yaz için” hepsi dedi sarp, mine hanım’ın gülüşü büyüdü. Oğulunun sevgisi belli etmediğini bilirdi ama içinde ki sevgiyide bilirdi. “ ben şirkete kaçıyorum bir kaç işim var” diyip annesinin yanağını öpüp hemen çıkışa doğru ilerlemişti. Çünkü annesi gibi o da biliyordu, annesi soru yağmuruna tutacaktı. “Akşama geç kalma,” diye bağırdı mine hanım’ giden oğlunun arkasından.
Yaz’ın anlatımı ile..
Okul çok hızlı geçmiş gibiydi ve nasıl bittiğini bile anlamamıştım, öyle ki şuan herkes toplanıp yavaş yavaş sınıf’ı boşaltıyordu. “ Bebek ben kaçıyorum, akşam için haberleşelim” dedi, naz, ve gülümsedim, hızlı adımlarla o da sınıftan çıktığında göktuğ’ da görüşürüz diyip gitmişti. Karan ve Çınar ise önceden inmişlerdi galiba kaplumbağa ile aynı hız da olan bir biz kalmıştık milan ile, “bittiyse çıkalım” dediğinde kafamı salladım, ve koridora çıktık, “ bugun çağanla ne konuştunuz” diye sordu, ilan bana bakarak, “ akşam ki davet hakkında” diye yanıtladım onu, “ o kadar gitmek gelmiyor ki içimden” dedi milan, açıkçası benimde gidesim yoktu, çünkü davet ve gösterişli şeyleri sevmezdim üstüne bir de kalabalık eklenince çekilmez bir halde oluyordu, “ beni almayı teklif etti” diye milan’a söyledim belki de tavsiye alabilirdim, çünkü gidip gitmeme konusunda ikilemdeydim, milan’ın sözlerim ile şaşırdığını fark ettim, “ sen ne dedin peki” diye sorduğunda kaldım, henüz cevap vermedim dedim. “ o zaman şuan fikrimi belirtmek gerekiyor” dedi sorgular şekilde bende kafamı salladım. Telefonunda bir şeyler yaptı ve sonra bana döndü “ çağan’ ı tanıdığım i,in söylemiyorum, o şerefsizle şurdan şuraya adım atılmaz” dediğinde şimdi şaşırma sırası bendeydi. Neden hepsinin bir çağan nefreti vardı anlamıyordum, böyle konuşa konuşa bahçeye inmiştik.
telefonuma gelen mesaja baktı karan,
Gönderen: milan
Çağan şerefsizi, yaz’ı davet etmiş gitmek için, düşman belirlendi asker,
Mesajı okuduğunda kaşlarını çattı karan ne demek davet etmek. Yanında bekleyen çınara döndü bakışları, “ sen konuştun mu yazla” diye sordu, Çınar ise bahçeden gözlerini çekip ona baktı, “ konuşamadım,” dediğinde karan’ın kaşları daha fazla çatıldı, sürekli erteleniyordu, ve bu durum karan’ın canını sıkmaya başlamıştı, ama cevap vermedi ve sustu,
Yanlarına gelen milan ve yazla da konu bir nevi kapanmış olmuştu, karan milan’ imalı bakışlarını fark ettiğinde gözlerini devirdi. Ve vedalaşıp ayrıldıla.
Yaz ve Çınar eve döndüklerinde, ikiside odalarına çekilmişti öyle ki akşam ki davete dinlemek istemişlerdi, yaz fiziki olarak yorgun değildi fakat düşünmekten birazdan kafayı yemek üzerindeydi ki odanın kapısının tıklatılması ile dikkati kısa bir süre dağıldı, içeri giren mine hanım gülümsedi,, “ umarım rahatsız etmemişimdid kızım” dedi, “ yok hayır, benimde sizinle konuşmak istediğim bir konu vardı zaten” dedi yaz, “ öyle mi” diyerek, yaz’ın çalışma masasının sandalyesine oturmuştu ve şuan karşı karşıya olmuşlardı,
Son,,,
Sizce bu bölüm nasıldı çağan’ a ne diyorsunuz teklifini bekler miydiniz,, bir sonra ki. BÖlümüde yazmaya başladım ama galiba yetiştiremediğim o yüzden yarın atarım gibi bütünlerde ki aksilik için sizden özür dilerim eski düzene geri döneyeceğim yani 3 bölüm atmaya çalışacağım,, bölüm hakkında konuşalım ve yorumlarda buluşalım olur mu yazım yanlışları olduysa çok özür dilerim🥹😍🥳🎀
