3. bölüm · Aile
Gerginlik
abim gelmişti. Yüzümde ki gülümse büyüdü, ve ona doğru hızla adımlamaya başladım, Deniz’in arkamdan baktığını fark etmek zor değildi. Ve hızla koşarak abime sarıldım. O da hemen karşılık vermişti.
“Geleceğini söylemedin dedim” ona şaşırırken bakarken,
“Seni tek bırakmayacağımı bilmen gerekirdi bir tanem” dedi, bana gülümserken,
Onu o kadar çok özlemiştim iki tekrar sarıldım.
“Annemler de geldi mi? Ege nerde?” Diye hemen tüm sorularımı sordum.
“Geldiler bebeğim annemler içerde, Ege de sana bakınıyordu, hadi git onu bir gör” dedi.
Kafamı onaylanıp hemen içeri doğru adımladım ve hızlı hızlı ilerliyordum kalabalıktan sıyrılmak için , o sırada birine çarpmıştım sert şekilde, ve durmak zorunda kalmıştım. Bu kalabalıkda çarpışmamak zaten şaşırtıcı olurdu. Döndüğümde karşımda duran kumral, beyaz tenli kısık gözleri olan çocukla göz göze gelmiştik. Daha önce tanımıyordum.
“Kusura bakma, acelem var biraz” dedim hızlı hızlı konuşarak.
Tebessüm etti.
“Sorun değil, kalabalık zaten ortam ben olmasam başka birine denk geliridin” dedi. Karşımda çocuk anlayışlı bir sesle.
Gülümsedim, tam gitmek için hamle yapacağım sırada elini uzattı.
“Ekin ben” dedi. Yüzünde tebessüm bozulmazken, insanlarla tanışmak gibi bir sorunum yoktu, fakat böyle ortamda ki insanları tanımak biraz daha zor geliyordu bana.
Kabalık olmasın diye eline karşılık verdim.
“Yaz” bende dedim, onun gibi tebessüm ederek,
Gülümsedi.
“Galiba bu büyük davet de senin için” dedi. Gözleriyle etrafa bakıp tekrar bana dönmüştü.
Biraz çekinmiştim açıkçası, direkt hedef olmaktan nefret ederdim. Göz önünde bulunmaksa istemezdim, oysa bugün herkes hemen hemen beni görmeye gelmişti.
Midemin kasıldığını hissettim.
Cevap vermediğimi fark ettiğinde tekrar söze girdi.
“Biraz düşünmeden konuştum galiba,” dedi.
“Yo hayır sorun değil” dedim. bende henüz alışamadım duruma o yüzden verilecek bir cevabım henüz yok dedim.
“Aslında, seni daha önce görmüş olabilir miyim” dedi, geriye doğru yaslanıyormuş gibi geriye giderken.
Yüzü hiç tanıdık gelmemişti. Görsel hafızama daha çok güvenirdim.
“Sanmıyorum, eğer aynı okulda değilsek.” Dedim.
“Çınar kolejindeyim” dediği an durdum.
“ yok tanışmamışız dedim”
“ o zaman sen bsa’dasın dedi” bakarak bana.
“Aynen” dedim.
O da gülümsemişti.
“Görüşmek üzere” diyerek yanından ayrıldım. Samimi çocuktu, o yüzden zararsız olarak görmüştüm, daha dikkatli ilerleyerek kalabalığın içinde ikizimizi arıyordum.
___________________________
“Ne kadar kalabalık” dedi naz, etraf o kadar doluydu ki, bu kalabalıkda birini bulmak gözüne çok zor gelmişti.
“Bende ilk defa bu kadar yoğunluk” görüyorum dedi Milan.
“Herkes çok şaşkın, aile dostlarımız durumu bilsede, biliyorsunuz çevre bilmiyordu” dedi Çınar arkadaşlarına kalabalığı açıklarken.
“Haklısın kardeşim” dedi. Göktuğ, elini çınarın omzuna koyarken, arkadaşını anlayabiliyordu, eğer nazla ayrı büyüselerdi çok zor olabileceğinin farkındaydı.
“Göremedim” diye söylendi naz.
“Kime bakıyordun kız” diye sordu Milan,
“Yaz’a” dedi naz, direkt olarak, ama gözü etrafa bakıyordu.
“Şu ilerde ki değil mi?” Diye sordu Göktuğ.
Herkes bakışları iki masa öte de ilerde bir çocukla konuşan kıza baktılar.
“O mu?” Diye sordu Milan.
Sıkıntılı bir nefes verdi,Çınar
“Evet, yanında ki de diğer ailede ki ikizi olan çocuk” dedi.
Naz yorum yapmayaıp bakışlarını yaz’a dikmişti.
“Kitlenme kıza, Naz” dedi, Göktuğ, ikizini tanıyordu. Önce insanları inceler eğer açıkları yoksa onlarla tanışırdı, fakat durum şuan çok bambaşkaydı, ve ikisinin napabileceğini kestiremiyordu.
Tüm grup, yaz ne Egeyi izliyordu, fakat ikili henüz farkında değildi bu durumun.
“Kitlenmiyorum göktuğ, sadece izliyorum” diye yanıtladı naz onu.
Ege ve yaz konuşurken yanlarına gelen esmer çocuk dikkatleri çekti.
“Bu çocuk da takımda değil mi lan” dedi Milan,
“Takımda” dedi göktuğ onu onaylayarak,
“Bu kızın bizim okula gelme olasılığı çok düşük’ dedi Milan.
“İstemiyor zaten” dedi Çınar.
İçinde ki karışıklık hala çözülmemişti ve çok canını sıkıyordu.
_________________________
“Çok güzel olmuşsun ikizim” diyerek, yaz baktı, Ege, kardeşini bir gün görmemişti ve ondan ayrı kalmak ona ölüm gibi gelmişti.
Yaz ikizinden aldığı iltifatla mutlu oldu ve ikizine öpücük etti eli ile, Ege de sırıtıyordu.
“Ooo benim favori ikizler de burdaymış” dedi, yanlarına gelen aksel,
Ege ve yaz gülümsedi, okulda ki yek ikiz kardeş onlardı ve araları herkesle iyiydi.
“Selam kardeşim” dedi Ege, aksel’e bakarken
Tokalaştılar. Yaz ise onlara bakıyordu.
Aksel’in gözleri yaz’a döndü bu sefer,
“Bir çok şey duydum, prenses” dedi, aksel alaylı ses tonu ile, ama yüzünde ki, gülümse samimi şekilde duruyordu.
“Ne duydun” diye sordu yaz sesinde ki şaşkınlıkla.
“Okul değiştiriyormuşsun, diye bir kaç dedikoduya tanık oldum ama.” Dedi ellerini ben masumum der gibi yukarını kaldırdığında, Ege akselin dediklerini duyunca kaşlarını çatmıştı? Zaten ikiziyle farklı evlerde yaşama düşüncesi onu berbat ediyordu, bir de okul değiştirmek nerden çıkmıştı, ege’ de yaz’a baktı.
Yaz tüm morali bozulmuştu, yüzünde ki gülümseme tamamen solmuştu.
Yaz cevap vermeden susmuştu.
“Yaz bir şey demeyecek misin?” Diye sordu. Ege sesinde ki sinir fark edilmeyecek gibi değildi. Yaz kafasını kaldırıp ikizine kaçamak bakış atmıştı.
“Onlar öyle istiyorlar, ama ben karşı çıkacağım sonuna kadar dedi.” Yaz sıkıntılı bir sesi ile napacagı hakkında hala bir fikri yoktu. Ama bu gecelik bu konuyu düşünmek istememişti.
“Ne demek önler öyle istiyor Yaz! Neden söylemedin” diye hafif sesini yükseltti. Çevre deki insanlar fazla kalabalıktan fark etmeselerde aksel ve yaz farkındaydı.
“Kardeşim bir sakin ol.” Dedi aksel egeyi yüksek sesi için uyarmak için.
Yaz ise cevap veremedi. Egenin siniri geçince onunla konuşmak istiyordu. Yoksa ikiside birbirlerinin kalbini kıracaktı. Bunun farkındaydı.
Egenin ise siniri kat ve kat daha artıyordu yaz sustukça, sakinleşmek için , gözleriyle etrafı taradığında gözüne Çınarların arkadaş grubu takıldı, ve grupta ki erkeklerle gözgöze gelince öfkesi daha arttı.
Göktuğ ve Çınar sakince onları izliyorlardı. Naz ve Milan ise bir konu hakkında ufak tartışma yapıyorlardı.
“Bu dingiller niye bize bakıyor “ diyerek çenesi ile çınarları işaret etti, Ege
Akselde Ege’nin dediği noktaya baktığında fark etti.
Yaz ise arkası dönük şekilde duruyordu ve kendini konuşanlardan soyutlamış gibiydi.
Ege sinirle masadan kalkıp ilerlemeye doğru başlamıştı bunu fark eden aksel,
“Ege nereye oğlum” diye hafifçe bağırdı arkasından, ve o sırada yaz’ arkasını döndüğünde fark etti Ege’nin Çınarların masasına gittiğini, ve hemen arkasından gitmeye başladılar akselle…
Sonnn
Sizce nasıldı bölüm💕💕
