1. bölüm / 15
30’A ÇEYREK KALA ( GÜNCELLENDİ)GİRİŞ
Bölümler 15Şu an: GİRİŞ
- 1 GİRİŞ434 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 1.BÖLÜM:HAYATIN DENGESİ1.096 kelime
- 3 2. BÖLÜM: ŞAPKA KRİZİ945 kelime
- 4 4.BÖLÜM: SÖZLEŞME1.390 kelime
- 5 3.BÖLÜM: GELİN ÇİÇEĞİ1.274 kelime
- 6 5.BÖLÜM: GİDENLER VE KALANLAR1.181 kelime
- 7 6.BÖLÜM: DÖKÜLEN TAŞLAR1.915 kelime
- 8 7. BÖLÜM: ALLAH YAZDIYSA BOZSUN2.740 kelime
- 9 8. BÖLÜM :GEÇMİŞİN KALINTILARI1.898 kelime
- 10 9.BÖLÜM: SADECE 1 YIL1.791 kelime
- 11 10. BÖLÜM: ZOR KARAR2.308 kelime
- 12 11. BOLÜM: BATTI BALIK YAN GİDERMİŞ2.446 kelime
- 13 12. BÖLÜM: KUŞ DİLİ2.028 kelime
- 14 13.BÖLÜM: İSTENMEYEN MİSAFİR2.849 kelime
- 15 14 . BÖLÜM: HASATLIKLAR VE SIRLAR1.252 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
15 Mayıs 1997, sıcak bir bahar sabahıydı. Merve’nin sabah saatlerinde yatağında başlayan feryatları, hardal sarısı Tofaş Şahin arabanın içinde devam ediyordu. Hamileliğinin son demlerini yaşıyordu Merve. Bu sabah bir anda dayanamayacak bir ağrıyla uyanmıştı. Arabanın arka koltuğunda kocasına çemkiriyordu:
— Emin, hızlı sür şu arabayı! Araba paspaslarına fırlatacağım çocuğu artık!
Emin, arabayı zar zor kullanırken bir yandan da ecel terleri döküyordu:
— Tamam karıcığım… sakin ol, nefes al ver…
Bunu söylerken bir yandan da nasıl nefes alıp vermesi gerektiğini taklit ediyordu. Emin artık hastaneye yaklaşmışlardı:
— Geldik karıcığım, geldik…
diye tekrarlıyordu. Hastanenin açık otoparkına geldiklerinde hızlı bir şekilde, otoparka tersten hatalı giriş yapan su yeşili Murat 131 araç ile kaza yapıldı. Araçtan inen sahibi, Emin’in en yakın arkadaşı olan Erkan’dan başkası değildi. O da Emin’den farklı değildi; ecel terleri döküyordu ve heyecandan kalbi duracak seviyedeydi.
•••
Emin şaşkın bir şekilde:
— Kardeşim, hayırdır? Hasta mı var?
diye sordu merakla. Erkan heyecandan sayıklamaya başladı:
— Lale doğuruyor, Lale doğuruyor!
Ardından aralarında saçma bir muhabbet dönmeye başladı:
— Bak sen Allah’ın işine… benim hanım da doğuruyor!
Erkan, arkadaşından aldığı bu yana şu şekilde karşılık verdi:
— Hadi lan, desene kardeş kardeş büyüyecekler!
Onların bu saçma muhabbetini durduran şeyse, eşlerinden gelen feryat figan dolu bağırışlardı. Bu bağırışlara eşlik eden ise eşlerinden aynı anda gelen:
— Gel artık buraya!
sözleriydi.
•••
İki şaşkın taze baba, bu sözlerle eşlerine dönüp:
— Evet, evet hastaneye gideceğiz, hastaneye!
diye kendi kendilerine sayıklayarak eşlerini arabalarından indirip Huzur Hastanesi’ne doğru geldiler.
Hastaneye girdikten bir süre sonra eşleri doğumhaneye alındı. Erkan ve Emin doğumhanenin önünde volta atarken Erkan kolundaki saatine bakıyordu. Saat 9.30’u gösterdiğinde, yan yana olan iki doğumhaneden bebek ağlama sesleri yükseldi. Bu sesleri duyduklarında, nemli gözlerle birbirlerine sarılmaktan başka hiçbir şey yapamadılar iki arkadaş.
•••
Ardından iki doğumhanenin de kapısı açıldı ve iki baba da bebeklerine koştu. Emin’in bir kızı, Erkan’ın da bir oğlu olmuştu. İki baba, aynı heyecan ve aynı acemilikle bebeklerine kollarını açtı ve sarıldı.
Hayata aynı anda gözlerini açan bu iki bebek, hayatlarının belli bir kısmında tekrar birbiriyle karşılaşacaklarından habersizdi.
•••
Erkan en yakın arkadaşına döndü ve ona şunu söyledi, hafif ağlamaklı bir sesle ve nemli gözlerle:
— Oğlumun adını sen koy, Emin.
Emin biraz düşündükten sonra:
— Emin misin?
diye sordu. Erkan’ın bakışları ona, emin olduğunun sinyalini yeterince veriyordu. Ve bu isteğe şu isimle karşılık verdi:
— Emre.
Arkadaşının ondan istediği aynı istekle Emin de arkadaşına döndü:
— Benim kızımın adını da sen koy.
Erkan bu isteğe şu isimle karşılık vermişti:
— Aylin.
İki en yakın arkadaşın çocukları aynı anda bu dünyaya gözlerini açmıştı ve bu çocukların isimlerine de iki yakın arkadaş tarafından karar verilmişti: Aylin ve Emre.
Bölüm etkileşimi
