15. bölüm / 15
YOL15. Bölüm
Bölümler 15Şu an: 15. Bölüm
- 1 1.Bölüm1.537 kelime
- 2 2. Bölüm1.184 kelime
- 3 3. Bölüm1.350 kelime
- 4 4. Bölüm2.014 kelime
- 5 5. Bölüm2.461 kelime
- 6 6. Bölüm1.290 kelime
- 7 7. Bölüm1.374 kelime
- 8 8. Bölüm1.600 kelime
- 9 9. Bölüm1.868 kelime
- 10 10.bölüm2.150 kelime
- 11 11. Bölüm1.896 kelime
- 12 12. Bölüm1.546 kelime
- 13 13. Bölüm2.117 kelime
- 14 14. Bölüm1.667 kelime
- 15 15. Bölüm1.449 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
15. Bölüm
Arabanın durmasıyla,arabanın içinde bir süre sessizlik oluştu. Sanırım benim gibi Baran da şaşırmıştı bu duruma o yüzden bu kadar tepki vermiş olmalıydı. Bana gelen mesaja gelecek olursak eğer,aynen şöyle yazıyordu.
"Ailenin peşini bırak. Bu sana ilk ve son ikazım,eğer hâlâ aileni araştırmaya devam edersen senin için pek iyi şeyler olmayacak. Bu arada sana bir dost tavsiyesi yanındaki ve yakınındaki insanlara dikkat et,kimse göründüğü gibi değildir."
Hem beni tehtit ediyor hemde nasihatta bulunuyor olması gerçekten çok saçmaydı. Düşman mı dost mu pek anlamasamda,açık bir şekilde ailemi bulmamı istemiyordu. Şaşkındım çünkü hiç tanımadığım birisinin benden ve ailemden haberi vardı üstüne üstlük onları araştırmamam konusunda beni resmen tehtit etmişti.
Hâlâ elinde benim telefonum olan Baran'a baktım. Çok fazla mi tepki göstermişti yoksa bana mı öyle gelmişti. Tamam benim şaşırmam çok normal tabi Baran'ında şaşırması normal ama bu kadarı biraz fazla değil miydi? Eğer yanlış görmüyorsam sanki bu durum onu tedirgin etmişti. Sonuçta onluk birşey yoktu ortada. Kafama takılan sorularla hala Baran-ı bakmayı sürdürdüm. Ben onu incelerken oda bana mesaj atan numarayı aramış,ulaşamayınca da birisini arayıp numarayı araştırmalarını söylemişti. Acaba bana mesaj atan kişi yakinimdakileri dikkat etmem gerektiğini söylerken ne demeye çalışmıştı. Yakınımda pek fazla kişide yoktu ki bir Buse'yle Kerem vardı samimi olduğum.Artık Kerem'le konuşmadığıma göre bir Buse kalmıştı ki onuda güveniyordum. Okuldaki arkadaşlarda vardı ama kimse Buse kadar yakın değildi bana. Tabi ya son zamanlarda hayatıma giren bir adam daha vardı. Yoksa uyardığı kişi Baran mıydı? Yani onu mu dikkat etmem gerekiyordu? Belki biraz garip birisiydi ama kötü birisi olmuş olsaydı bana bu denli yardım etmezdi. Yani bana ne gibi bir zarar verebilirdi ki? Hoş hayatımada aniden girmişti. Şu bana mesaj atan kişi ne diye bunuda söylememişti ki! Baran'ın bana bakmasıyla gözlerimiz kesişti.
"Neden öyle bakıyorsun?"
"Nasıl bakıyorum ki?"
"Sanki bu mesajı sana atan ben mişim gibi."
Öyle mi bakıyordum. Oysa hiç öyle birşey düşünmemiştim. Peki ya böyle bir ihtimal olabilir miydi? Yok canım daha neler. Öyle olmuş olsaydı insanları arayıp numarayı araştırmalarını istemezdi. Neyseki ne düşündüğümü bilmiyordu.
"Hayır. Böyle birşeyi hiç düşünmemiştim."
"O zaman şu gözlerini üzerimden çek."
Bunu demesiyle hemen başımı diğer tarafa çevirdim. Çok dikkatli bakmış olmalıydım.
"Hayat?"
Bana seslenmesiyle yüzümü Baran'a çevirdim. Oysa az önce ona bakmamı istememişti.
"Efendim."
"Sana bu mesajı kim atmış olabilir? Bir tahminin var mi?"
"Hayır yok."
"Neyse. Orhan hala seni takip etmeye devam edecek." Tam konuşacaktım ki buna izin vermeden konuşmasına devam etti. "Senden onay istemiyorum Hayat. Tamam artık buna gerek olmadığını söylemiştin ama bu durumda ona ihtiyacın var. Yani ne söylersen söyle fikrimi değiştiremezsin. Konu burada kapanmıştır."
Sanki bana söz hakkı vermiştide. Birşey söylemeden önüme döndüm. Hem beni koruyan birisinin olması şu durumda iyi olabilirdi. Yoksa şimdiye çoktan buna ikaz etmiştim.
"Arabayı çalıştır Serkan."
Sanırım artık gidiyordum.
Büyük,boş bir alana gelmiştik. Burası dün uçaktan indiğim yerdi. Her ne kadar uçakla gitmek istemesemde bunu dillendirmek istememiştim. Otobüsle gidersem büyük ihtimal akşam orada olurdum. Hem çokta korkutucu değildi,sadece yükselirken ve yere inerken korkmuştum o kadar. Bunun üstesinden gelebilirdim. İç sesimle savaşım bittikten sonra bedenimi Baran'a çevirdim ona baktığımı fark eden Baran'da yönünü bana çevirdi.
"Neden böyle bir mesaj geldi bana? Ailemi bulmam niye bu kadar önemli?"
"Bilmem." Bunu derken gözlerini kaçırmıştı benden ya da ben yanlış görmüş olmalıydım.
"Neyse ben gideyim artık. Herşey için teşekkürler." Birşey söylemeyeceğini anlayınca arkama döndüm.
"Hayat?"
Adımı söylemesiyle omzumun üzerinden ona baktım.
"Eğer buna benzer mesajlar gelirse mutlaka bana söyle."
Hafifçe başımı salladım. Sonrada uçağa bindim.
Ankaraya geldiğimde Orhan abi beni eve götürmüştü. Üzerimdeki fazlalıkları çıkardım daha sonrada duş almak için banyoya girdim. Aklımda hala bitmek bilmeyen sorular dolanıyordu. Bu kadar anlamsızlığın üzerinde ben nasıl öylece duracaktım inanın bilmiyorum. Kısa duşun ardından odama girip dolaptan bulduğum bir kaç kıyafeti üzerime geçirdim. Bugün dersim saat 3 de başlayacaktı. Saatin yaklaşmasıyla montumu giyip evden çıktım. Buse bir sürü mesaj atmıştı ama cevap vermeye fırsatım olmadığı için ertelemiştim. Mesaj bölümüne girip "Okulda konuşuruz" diyerek kısa bir mesaj attım. Ellerimi montumun cebine sokup okula doğru yol aldım.
"Selam canım."
"Selam."
"Şey kusura bakma dün yanımızdan ayrıldığını fark etmedim sahi sen ne ara gittin?"
"Tabi fark etmezsin öyle koyu bir muhabbetteydiniz ki gözünüz kimseyi görmüyordu."
"Ondan gerçekten hoşlanıyorum Hayat."
"Biliyorum."
"Neyse boşver sen benide senin bugün ise gitmen gerekiyordu niye gitmedin?"
"Bazı şeyler oldu o yüzden gidemedim."
"Ne oldu?"
Kolumdaki saati kontrol ettikten sonra
"Ders başlayacak bitince anlatayım."
Tek kaşını kaldırmış beni merakla inceleyen arkaşıma "Daha sonra." Diyerek kolundan çektim. Yoksa derse gerçekten geç kalacaktık.
"Evet anlat şimdi."
Dersten çıktıktan sonra üniversitenin kafeteryasına gelmiştik. Ders boyunca gözlerini üzerimden çekmeyen arkadaşıma artık herşeyi anlatmam gerekiyordu. Fazlasıyla merak etmiş olmalıydı. Kahvemden bir yudum aldıktan sonra Buse'ye dönüp herşeyi en başından anlatmaya başladım.
"Şuan ne diyeceğimi bilemiyorum,ben gerçekten şaşkınım."
Haliyle benim gibi Buse de beklemiyordu,ailemin yaşadığını ve diğer herşeyi.
"Evet biraz tuhaf bir durum."
"Ben yanında olamadığım için özür dilerim. Gerçekten Hayat. Ben kötü bir arkadaşım."
"Seninle ne ilgisi var Buse sacmalama."
"Neler yaşamışsın ve benim şimdi haberim oluyor bu beni kötü arkadaş eder."
"Etmez çünkü bilmiyordun."
"Eder eğer seninle birlikte olsaydım ve gittiğini anlamış olsaydım bunları tek başına yaşamak zorunda kalmamış olacaktın hatta seninle İstanbul'a bile gelirdim. Ama ben ne yaptım Cem'in büyüsüne kapılıp seni görmezden geldim."
Gözleri sulanan arkadaşımın elini tuttum. Boş yere kendini suçluyordu. Hem ilk defa böyle duygular yaşıyordu ve benim yüzümden pişman olmasını istemiyordum. Her ne yaşamış olursam olayım bunun kimseyle ilgisi yoktu. Özellikle de Buseyle.
"Kendini suçlaman için bir sebep yok. Ve bu senin hayatın bana göre yaşamak zorunda değilsin. Evet yaşadığım şeyler kolay değil,belki bu süreçte yanımda olamamış olabilirsin ama olmak zorundalılığında yok. Hepimizin bir hayatı var öyle değil mi?"
"Ama eğer ben böyle bir durumda olmuş olsaydım beni asla yanlız bırakmazdın."
Yanağından süzülen yaşı görünce ayağa kalkıp sandalyemi Buse'nin yanına çektim. Oturur oturmaz kollarımı hemen ona doladım. Bu kadar duygusal olmasına hiç gerek yoktu aslında. Yani ben hiç ona kırılmamıştım. Ama işte Buse böyle birisiydi, herşeyi coşkuyla yaşardı,o yüzden her acı çektiğinde ya da sevindiginde fazla tepki gösterirdi. Şimdi ise yanımda olamadığı için kendini kahrediyordu. Buse bir süre ağladı bende ona destek oldum. Aslında durumun tam tersi olması gerekmez miydi? Benim şuanda ağlıyor olmam gerekirdi Buse'nin ise bana destek olması. Bulunduğumuz duruma gülmeden edemedim. Benim gülmemle birlikte hemen kollarımdan ayrılıp bana baktı. Sanırım kafayı yediğimi falan düşünüyordu. Bunu düşünmek beni bir kez daha güldürdü. Endişeli gözlerle bana bakmayı sürdürürken daha fazla endişelenmemesi adına kahkahamın arasından konuşmaya çalıştım.
"Ben şimdi ağlıyordum ve sende bana teselli ediyordun. Şu durumumuza baksana ben sana teselli ediyorum. Bunu nasıl başarıyorsun Buse gerçekten anlamıyorum."
Sanırım söylediklerimi yavaş yavaş anlamaya başlıyordu. Önce kaşları çatıldı ki bunu normalde düşünürken yapar daha sonra biraz durup, gür bir kahkaha attı. Yüzümden silinmeyen gülücükle bende ona eşlik ettim. Bir kaç dakika böyle güldükten sonra suratı yine ciddi ifadeye büründü. Ah yine başlıyorduk.
"Ben özür dilerim. Şu durumda bile beni teselli ediyorsun. Ben gerçekten kötü bir arkadaşım."
"Ağlamayacaksın demi?"
Bunu biraz endişeli bir şekilde sormuştum. Çünkü az önce düştüğümüz duruma gülmüşken tekrardan bunu yaşamak istemiyordum.
"Şaka yapıyorum. Rahatla."
Neyseki şakaydı.
"Peki." Diyip gülümsedim.
"Ne hissettin Hayat? Yani Ailen olduğunu öğrenince?"
Aniden konuya girmesiyle biraz duraksadım. Aslında çok şey hissetmiştim. Bunlari kelimelerle anlatabileceğimi pek sanmiyordum.
"Bilmiyorum."
"Bilmek istiyorum seni daha iyi anlayabilmem için bana yardımcı ol."
İçime derin bir nefes çektim. Az önce gülerken şimdi yüreğim neden böylesine sızlamıştı.
"Başta şaşkındım ne hissedecegimi bilemedim. Şaşkınlığım bitince ailemin yaşadığını bilmek beni mutlu etti ama sonra içim büyük bir hayal kırıklığıyla doldu. Kalbim acıdı.. Hep kendime sorular sordum,tabi bu beni daha çok üzdü. Ben bir çok eksik duyguyu bir anda tattım bu nasıl anlatılır bilmiyorum."
"Seni anlayamam ama empati kurabilirim. Ve bu gerçekten çok üzücü bir durum. Bunları yaşamaya hak etmiyorsun. Neden ailen sana bunu yaptı bilmiyorum ama hiçbir açıklama yaşadığın bu eksikliği dolduramaz. Ben çok üzgünüm Hayat."
"Onları asla affetmicem."
"Biliyorum."
"Ayrıca bu olanlar çok fazla kafa karışıklığı. Anlattıklarına bakılırsa, hepsi birbiriyle ayrı bir konu içeriyor gibi, yani bunun altında çok büyük şeyler olduğu belli ama ne.."
"İnan bende bilmiyorum."
"İstersen babama söyleyebilirim. Biliyorsun bir çok tanıdığı var illaki birşeyler bulur."
"Şey aslında olabilir. Baran her ne kadar bana yardımcı olsada benimde birşeyler yapmam gerek."
"Aa birde şu Baran meselesi vardı demi. Onuda anlamıyorum ne diye sana yardım ediyor ki."
Bunu bende pek anlayamamıştım ama dillendirmeye gerek yoktu sanırım. O yüzden sessiz kalmıştım.
"Şu sana mesaj atan numarayı bana atsana babam bir araştırsın."
Çantamdan telefonumu çıkartıp dediğini yaptım.
"Teşekkür ederim Buse. Umarım birşeyler çıkar."
"Merak etme eger bu bilinmemesi gereken bir sır olmuş olsaydı tanımadığın birisinden mesaj almazdın. Hem sır tek bir kişinin bilmesiyle oluşur. Yakında herşey açığa çıkacak endişe etme."
"İnşallah Buse. İnşallah."
"Bugün bizde kalsana seni yanlız bırakmak istemiyorum."
"Bilmem ki ?"
"Hadi ya naz etme işte."
"Peki tamam madem."
Bunu dememle ayağa kalktık. Konuşmaya daldığmız için zaman epey geçmişti. Ve üşüdüğümü daha anca fark edebilmiştim.
Bugünün, baya uzun bir gece olacağını tahmin etmek pek zor olmasa gerek.
Bölüm etkileşimi
