YOL kitap kapağı

3. bölüm / 10

YOL

3. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Pınar Şahan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 10Şu an: 3. Bölüm

3. Bölüm "Bir sene önce" (küçük bir kısım)

"Hacer teyze lütfen beni bırakmayın ben gitmek istemiyorum lütfen. "
"Kızım yapma böyle biliyorsun yaşıt oldun devletin koruması altında değilsin artık."
"Hayır ben daha çocuğum beni bir hiç mişim gibi sokağa atamazsınız yalvarırım bırakmayın beni. Ben daha büyümedim" ellerimi iki yana açıp kendimi gösterdim "bak büyümüş gibi mi duruyorum bana bak Hacer teyze ben hala sizin minik serçenizim."
"Kızım herşeyi daha da zorlaştırıyorsun yapma böyle bak bizi de üzüyorsun."

Ya ben ne durumdaydım görmüyorlar mıydı halimi. Tek başıma dışarda ne yapardım hiç mi düşünmüyorlardı beni. İçimdeki bu yangını sanki söndürebilecekmişim gibi avazım çıktığı kadar bağırıyordum. Bütün çocuklar, hatta yurdun müdürü bile dışarı çıkmış benim bu çıldırmış halime bakıyorlardı. Fazlaca acıyarak..

"Dışarda beni bekleyen bir ailem yok ne yaparım ben tek başıma. Nasıl yaşarım. Ben daha buna hazır değilim lütfen beni yuvamdan ayırmayın."

Gözüm müdüre ilişince hızlıca onun yanına gittim ayaklarına kapanıp "beni bırakmayın." Hıçkırıklarım konuşmama müsade etmiyordu ama ben yinede kendimi zorlayarak konuşmaya çalışıyordum. Başımı müdür Beyin ayağına yaslayıp içimdekileri dilime vurdum.

"Hiç mi beni düşünmüyorsunuz dışarda nasıl bir hayat var bilmiyorum. Tek başıma nasıl mücadele ederim bilmiyorum. Ben dışarda nasıl yaşanır bilmiyorum! Hayır. Hayır beni bırakamazsınız! İsterseniz bana verdiğiniz oda da kalmam elimle az ileride duran bankları gösterdim şunların üzerinde kıvrılır yatarım. Hatta ..hatta isterseniz odaları, tuvaletleri temizlerim Hacer teyzeye yardım ederim . Eğer beni görmek istemezseniz varlığımı bile hissettirmem size. Beni göndermeyin yuvamdan, bana merhamet edin."

Kimse hareket etmiyordu kimse tek bir söz bile söylemiyordu. Duymak istediklerimi söylemiyorlardı bana. Benden bu kadar çabuk vazgeçmiş olamazlardı değil mi ? Ben..ben ikinci terkedilişi dayanamazdım yok yokk bunu kaldıramazdım ben. Müdür Bey tutuşlarımı bırakacak harekette bulunup benden uzaklaştı, ellerim ve başım boşluğa düşercesine yere değdi. Bedenimi soğuk zemine yatırıp ellerimle dizlerimi karnıma çektim. Benim bu hareketimle bir kaç kişi yanıma gelip beni kaldırmaya çalıştı. Birşeyler söylüyorlardı, ama hıçkırıklarım onların sesini bastırıyordu.

Keşke reşit olmasaydım hep küçük kalsaydım. Belki o zaman göndermezlerdi beni.

Başaramamıştım..elimden hiçbir şey gelmiyordu gidecektim. Yavaşca ayağa kalktım sert bir şekilde gözyaşlarımı sildim. Köşede duran Hacer Teyzenin hazırladığı valizimi elime alıp çıkış kapısına doğru ilerledim.

"Kızım vedalaşmadan nereye gidiyorsun."

Hacer teyzenin sesiyle olduğum yerde kalmıştım. Dinen gözyaşlarım tekrardan akmak için benimle savaş halindeydi ama buna izin vermeyecektim. Yeteri kadar ağlamıştım bugün...
Ciğerlerime, sanki oksijensiz kalmışcasına derin bir nefes çektim. Başıma hafifçe çevirdim bana ağlayarak bakan Hacer teyzenin bakışlarıyla karşılaştım. Oda benim gibi perişan olmuştu, vücudumu ona çevirip bana acıyarak bakan topluluğa baktım.

Burada o kadar çok sahipsiz çocuk vardı ki ve hepsi bir gün buradan gitmek zorunda kalacaktı. Belkide yüzlerinde gördüğüm bu ifade,sadece benim değil onlarında aynı sonla biteceğini biliyor olmalarıydı. Bu durum yüzümde burukça bir tebessüme yol açtı biz evsizlerin asla bir evi olmayacaktı. Gözlerim tekrardan Hacer teyzeyle karşılaşınca, vedalaşmanın ne kadar can alıcı olduğunu hissetmek olduğum yerde sarsılmama yol açtı.Vedalaşmaya hazır olmadığımı farkettim. Başımla bunu yapmayacağımı gösteren harekette bulundum. Bunu anlayan Hacer teyze çaresizce beni onaylayan bakışlar atmakla yetindi.

"Kızım sana ayarladığımız yurdun adresi çantanın içinde istersen seni ben götüreyim."

Bu yurttan çıkıp başka bir yurda gidecektim ne kadar acınası bi haldeydim öyle değil mi? Ama bunu yapmayacaktım başka bir yeri daha sahiplenip bir hiçmişim gibi beni dışarıya koymalarına izin vermeyecektim. Şimdiye kadar devletin bizlere verdiği parayı kullanacaktım. Dışarda hayatın nasıl olduğunu bilmesemde bir şekilde idare edecektim etmek zorundaydım. Başta küçük bir ev bulurdum sonrada okuldan artan zamanlarda bir iş bulur çalışırdım. Okuldan da burs alacaktım nasıl olsa bir şekilde başımın çaresine bakardım. İyiki dedim iyiki devletin bizlere verdiği parayı kenara koyup biriktirmişim yoksa böyle bir adım atamazdım. Benden cevap bekleyen Hacer teyzeye bakıp:

"Hayır. O yurtta kalmıcam Hacer teyze." Buna şaşırmış olan Hacer teyze ve diğerleri şaşkınca suratıma baktılar. Gerçekten bunu kabul edeceğimi düşünmüş olamazlardı..olmamalılardı.
Arkama dönüp ilk adımımı attım. Burada zamanım dolmuştu..beni nelerin beklediğini bilmediğim bu yol artık benim yolumdu.

Parktaki bankların herhangi birinde oturmuş insanları izliyordum. Hayat çok acımasız değil miydi sizce de? Zor zahmet alıştığın düzen, bir anda yok oluyor. Hayat bana resmen kıçıyla gülüyor olmalı ,bir diğer komik yanı ise ismimin Hayat olması..oysaki hiçte hayat dolu bir kız olmamîşımdır. Belki de hayatın, o eğlenceli, neşeli,umut dolu tarafında hiçbir zaman olmayacak olmamdır beni bu kadar bozguna uğratan. Derin bir nefes alıp ayağa kalktım. Akşam olmadan bir ev bulmalıydım.

Ankara üniversitesi Hukuk fakültesi bölümünü kazanmıştım. O yüzden okula yakın yerlerden ev bakmam gerekiyordu. Neden bu bölümü okumak istedim tam emin olamasamda içimdeki ses bu bölümü okumam gerektiğini söylüyordu bana.

Büyük uğraşlar sonucunda,bütçeme uygun bir ev bulmuştum. Mustakil bir evdi kapıyı sadece benim açacak olmam hoşuma gitmişti. Ev sahibim yaşlı bir teyzeydi eşini genç yaşta kaybetmiş tek başına yaşayan birisiydi. Başta olumlu bakmasa da halimi anlatınca bana acımış evi tutmamı izin vermişti bunun yanında evin fiyatını da düşürmüştü. Evde eski kiracılardan kalan üç beş tabak, üç beş bardak ve ayrıca bir koltuk vardı. Nazife teyze istersem bunları kullanabilcegimi söyleyince bir hayli sevinmiştim. Zamanla bu evi doldururdum nasıl olsa şimdilik bunlarla idare edebilirdim. Nafize teyze iyi bir insandı öyle olmasa bana battaniye ve yastık vermezdi. Hiçte korktuğum gibi bir başlangıç yapmamıştım. Evimde bir çok eksik vardı en önemliside nasıl ısınacağım konusuydu. Evde soba deliği vardı ama odunuymuş kömürüymüş derken beni masrafa sokacaktı o yüzden bende küçük elektrikli bi soba almaya karar verdim.

Şimdi dışarıya çıkmış ikinci eşya satan bir dükkandan elektirikli soba arıyordum. Bir kaç dükkan gezdikten sonra uygun fiyatlı bir soba bulabilmiştim. Eve doğru giderken ne kadar acıktığımı fark ettim. Evde ne tüp vardı ne de üzerinde yemek yapabileceğim set üstü ocaklık ya da fırın. Aslında ne kadar çok eksiğim olduğunu daha çok anlamıştım. Bunları evde düşünsem daha iyi olacaktı. Hemen ilerde gördüğüm dönerciden bir paket yaptırıp eve doğru ilerlemeye başladım.

Koltuğun üzerine oturup afiyetle yemeğimi yemeye başladım. Ankara bir hayli soğuktu yeni aldığım daha doğrusu ikinci elden aldığım sobamı fişe takıp ısınmayı bekledim. Bir ev bulmuş olmam beni sevindirsede tek başına olmam beni üzüyordu. Daha sıcak,ailemin olduğu bir evde yaşamayı tercih etsem de malesef böyle birşey münkün değildi. İçimde oluşan bu burukluk hep olacaktı, ben nereye gidersem gideyim nerede olursam olayım beni takip edecekti. Oysa şimdiye kadar buna alışmış olmam gerekirdi. Bugün aile bildiğim,yuva bildiğim bir yerden ayrılmak zorunda kalmam bu istediğimi su yüzüne çıkarmış olmalıydı. Neyseki sokakta geçirmemiştim bu günü en azından bu beni iyi hissettirmeliydi.

Hem istediğimi başarmıştım burası sadece bana aitti. Artık bir yerden de ayrılmamı gerektirecek bir husus yoktu. Benim evim kulağa ne kadar da hoş geliyordu. Bunu düşünmek bile yüzümün gülmesine sebep olmuştu. Sokağın lambası evime vuruyordu ve böylelikle evin içi karanlık olmayacaktı, ah.. en ufak şeylerin bile beni bu denli mutlu etmesi sanırım biz gibilerin en büyük şansıydı.

Üniversite, evin iki sokak ilerisindeydi . Sevinmem gereken çok fazla şey vardı bugün..okullarda iki hafta sonra açılacaktı. Aslında, o zamana kadar iş bulup çalışsam benim için daha iyi olacaktı daha sonrası içinde eğer uygun görürlerse derslerime göre ayarlama yapmalarını söyleyebilirdim. Daha önce hiç çalışmamış olmam inşallah bir soruna yol açmazdı. Ne kadar param kaldı acaba? Aklıma gelmişken baksam iyi olacaktı.

Bu para uzun süre yeterdi evin ihtiyaçlarını bile karşılayabilirdim bu parayla. Ama hemen harcamamalıydım eğer iş bulamazsam geçinmekte zorluk çekerdim. O yüzden iş bulduktan sonra harcamaya karar verdim evin eksikleri biraz daha bekleyebilirdi. Aslında bu kadar paramın olduğunun bile farkında değildim pek paraya ihtiyacım olmadığından olsa gerek baya birikim yapmıştım. Tam tamına beşbin lira param vardı. Giysi, ve okul gibi ihtiyaçlarımız devlet tarafından karşılandığı için bize sadece okulda yemek ihtiyacımızı karşılamak kalıyordu zaten ben pekte yemek yiyen bir insan değildim bu sebeple birikmiş olmalıydı. Hoş o kadar az para vermelerine rağmen nasıl bu kadar birikmişti anlamamıştım.

Eğer şimdi yurtta olmuş olsaydım kızlara sessiz olmaları için uyarıyor olurdum şimdi ev o kadar sessizdi ki hatta sokaktan bile ses gelmiyordu. Demekki şikayet ettiğimiz şeyler biz farkında olmasakta bize iyi geliyormuş.

Artık uyumalı ve yarın iş bulabilmek için erken kalkmalıydım. 18 yaş bana yeni bir hayat vermişti,eğer düşersem yanlız düşecektim,elimden kimse tutmayacaktı bu gerçeği asla unutmamalı ve daha çok azimli olmalıydım. Artık devletin koruması altında değildim kendimi ancak ve ancak sadece ben koruyabilirdim. Yavaşca ayağa kalkıp ışığı kapattım. Neyseki tahmin ettiğim gibi sokağın ışığı odayı karanlık düşürmüyordu bu bir nebze de olsa korkumu azaltabilirdi.

Hiç yanlız uyumamıştım, uyuyabilir miydim bilmiyorum ama artık buna alışmam gerektiğinin bilinciydeydim.

Yeni evimde ilk gecemdi içime dolan huzurla gözlerimi yumdum..

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

13okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18