7. bölüm · Yeniden teoden

6. BÖLÜM: MASKELERİN ARDINDAKİ GÖLGE

Zöhre Yılmazzz

"Yeniden Teoden"
6. BÖLÜM: MASKELERİN ARDINDAKİ GÖLGE
Bodrum sokaklarını döven yağmur şiddetini giderek artırıyordu.
Teoman, sırtını dayadığı taş duvarda adeta bir heykel gibi dikilmiş, gözlerini Deniz’in az önce kaybolduğu sokağın karanlığından ayırmıyordu.
Göğsü, öfke ve çaresizlikten körük gibi kalkıp iniyordu.
Deniz’in "O mesaj yalan olabilir ama senin suskunluğun gerçekti" diyen buz gibi sesi, zihninde yankılanıp duruyordu.
Arda’nın titreyen elinde tuttuğu telefon ekranı, Teoman’ın yüzünü mavi bir ışıkla aydınlattı.
Eren de arkalarında durmuş, yağmura aldırış etmeden Arda’nın söyleyeceği o ismi bekliyordu.
"Arda..." dedi Teoman. Sesi, Ege’nin o hırçın dalgalarından bile daha tehlikeli, daha katildi. "Gözümün içine bak ve o ismi söyle. Altı yılımı kim çaldı benim?"
Arda yutkundu. Boğazındaki düğüm canını yakıyordu.
"Teo... O gün o otel mesajının gönderildiği IP adresini ve numara yönlendirmesini eski bir tanıdık üzerinden çıkardık.
Mesaj otelden gelmedi. Mesaj, sizin aranızdaki ilişkiyi, teklif yapacağını, o gün otelde olacağını en ince ayrıntısına kadar bilen birinden gitti."
Teoman bir adım öne çıktı, Arda’nın yakasına yapıştı. "KİM?!"
"Ceyda..." dedi Arda bir nefeste.
Sokağa aniden çöküşen o ağır sessizlik, yağmurun sesini bile bastırdı. Eren olduğu yerde donakaldı. Teoman ise yakayı tutan ellerini yavaşça gevşetti.
Ceyda... Deniz’in lise yıllarından beri 'en yakınım' dediği, ailece görüştükleri ama zamanla Deniz’e karşı içten içe karanlık bir kıskançlık besleyen o kız.
Altı yıl önce Teoman’ın Deniz için hazırladığı o sürpriz evlilik teklifini ilk öğrenen, Teoman’a "Yardım ederim, sürprizi bozmam" diyerek organizasyon detaylarını alan kişi.
"Ceyda..." diye mırıldandı Teoman. Gözlerinden katıksız bir nefret dalgası geçti.
"O gün o mesajı benim telefonumdan Deniz’in görebileceği şekilde kurguladı. Deniz’i o otele o yönlendirdi. Beni hain yaparken, kendini Deniz’in yaralarını saran dost ilan etti..."
"İnanılmaz bir şey bu," dedi Eren şok içinde başını sallayarak.
"Kız altı yıldır Deniz’in hayatında 'melek' rolü oynuyor. Deniz ona gözü kapalı güveniyor. Şimdi bunu Deniz’e söylesek, 'Teoman kendisini aklamak için en yakın arkadaşıma iftira atıyor' diyecek!"
"Deyemez," dedi Teoman. Sesi buz kesti. Yumruklarını sıkarken gözlerinde bambaşka bir ateş yandı.
"Bu sefer kanıtlarla gideceğim.
Bu sefer o yılanın maskesini Deniz’in gözünün önünde düşüreceğim. Ama Deniz bana hâlâ öfkeliyken benden tek kelime bile dinlemez."
"Peki ne yapacağız Teo?" diye sordu Arda. "Kızlar tarafı barut gibi. Elçin seni gördüğü yerde parçalamak istiyor."
Teoman derin bir nefes aldı. "Elçin gözü kapalı sal saldırır ama Zühre mantıklı. Arda... Zühre’ye ulaşacaksın. Kızlar grubundaki o mantık duvarını yıkmamız lazım."
Aynı dakikalarda Deniz, kendini kaldıkları butik otelin odasına atmış, yatağın kenarına çökmüştü. Saçlarından süzülen su damlatıları halıyı ıslatıyordu. Elçin odada bir sağa bir sola volta atıyor, Zühre ise elinde havluyla Deniz’in yanında duruyordu.
"Ben sana dedim Deno!" diye bağırıyordu Elçin, öfkeden şakakları zorlanarak. "O adam buraya yüzsüzce gelip senin aklını karıştırmak için her şeyi yapar! Neymiş, otel kâğıdıymış! Neymiş, teklifmiş! Yıllar geçmiş Deno, neyi değiştirir bu?!"
"Değiştirmez Elo..." dedi Deniz fısıltıyla. Yüzünü ellerinin arasına aldı. Gözyaşları durmuyordu.
"Hangi ihtimal daha kötü bilmiyorum... Biri beni aldatmış olması... Diğeri ise benim ona güvenmeyip sırtımı dönmüş olmam. İki ihtimal de beni darmadağın ediyor. Ben altı yıldır bir yalana mı inandım, yoksa gerçekten bir hiç uğruna mı bittik biz?"
Zühre havluyu Deniz’in omuzlarına örttü, yanına çömeldi.
"Denom, kendini suçlama. Sen o gün bir mesaj gördün ve canın yandı. Ama Teoman’ın gözlerindeki o kırgınlığı ben uzaktan bile hissettim. Eğer ortada başka bir şey varsa... Bunu öğrenmek zorundasın."
"İstemiyorum Züzi," dedi Deniz kararlı olmaya çalışarak. "Artık hiçbir şey öğrenmek istemiyorum. O kâğıdı da, Teoman’ı da geçmişte bırakacağım."
Tam o sırada Zühre’nin cebindeki telefon titredi. Ekrandaki ismi görünce Zühre’nin kaşları havalandı. Kayıtlı olmayan bir numaraydı ama gelen mesaj tek satırdı:
“Zühre, Ben Arda. Teoman ile ilgili değil, Deniz’in hayatını mahveden gerçek yılanla ilgili bir şey var elimizde. Kimseye söylemeden marinadaki kafeye gel. Gelmezsen Deniz bütün hayatını bir yalanın ortasında yaşayacak.”
Zühre’nin nefesi kesildi. Deniz’e ve Elçin’e belli etmeden telefonu cebine attı. Zihninde şüphe tohumları filizlenmeye başlamıştı.
Sevdiyseniz eğer kitabıma destek olursanız çok sevinirimmm
Sizleri çook seviyorumm