3. bölüm / 7
Yeni Lise 1: Yeni HayatBölüm 3: Ayaz
Bölümler 7Şu an: Bölüm 3: Ayaz
- 1 Bölüm 1: Yeni Bir Başlangıç1.077 kelime
- 2 Bölüm 2: Sabrımı Sınamayın492 kelime
- 3 Bölüm 3: Ayaz715 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 Bölüm 4: Merak623 kelime
- 5 Bölüm 5: Geçmiş Peşimi Bırakmıyor711 kelime
- 6 Bölüm 6: İlk Çatlak571 kelime
- 7 7. Bölüm: Yakın Takip996 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
BÖLÜM 3
Ayaz
Ertesi sabah alarmım çaldığında yorganın altından çıkmak istemedim.
Daha ikinci gündü.
Ve ben şimdiden okula gitmek istemiyordum.
Gözlerimi açmadan telefonumu bulmaya çalıştım. Telefonu elime alıp saate baktığımda gözlerim bir anda açıldı.
07.42.
— Hayır ya...
Yataktan fırladım.
Dün gece alarmı erken kurduğuma yemin edebilirdim.
Meğer kurmamışım.
Hızlıca hazırlanıp odadan çıktım.
Merdivenlerden inerken Aras'la karşılaştım.
Elinde telefonuyla duvara yaslanmış, sanki dünyada hiçbir derdi yokmuş gibi mesajlaşıyordu.
— Çekil.
Başını kaldırdı.
— Günaydın sana da.
— Geç kalıyorum.
— Ben de.
— Sen neden hâlâ hazırlanmadın?
— Hazırım.
Üzerine baktım.
Saçları dağınık, gömleğinin iki düğmesi açık, kravatı boynunda gevşek duruyordu.
— Buna hazır hâlin mi diyorsun?
— Evet.
— Serseri.
Sırıttı.
— Teşekkür ederim.
— Bu iltifat değildi.
— Ben öyle kabul ediyorum.
Gözlerimi devirdim.
Mutfaktan annemin sesi geldi.
— İkiniz de kahvaltı yapmadan çıkmayın!
Aras bana baktı.
— Sen ye.
— Sen de ye.
— Ben tokum.
— Dün de aynı şeyi söyledin.
— Dün gerçekten tokum.
— Aras...
— Tamam, tamam!
Kahvaltıya oturduk.
Birkaç dakika sonra evden çıktık.
Okula giderken dün yaşananları düşündüm.
O dört çocuk.
Özellikle de bana kurallarından bahseden çocuk.
Aras dün onların okulun zorbaları olduğunu söylemişti.
Ama bir isim vermemişti.
Bunu bugün öğrenmeye niyetliydim.
---
Okula girdiğimde Umay beni kapıda bekliyordu.
— İnci!
— Günaydın.
— Günaydın! Dün eve gittikten sonra seni düşündüm.
— Neden?
— Dün çıkışta olanlar yüzünden.
— Abartılacak bir şey yok.
— Sen öyle diyorsun ama o çocuklar normal değildi.
— Fark ettim.
Umay koluma girdi.
— Sana bir şey anlatacağım.
— Dinliyorum.
— Okulda dört kişilik bir grup var.
— Tahmin ediyorum.
— Herkes onlardan çekiniyor.
— Neden?
— Çünkü okulun zorbaları onlar.
Başımı salladım.
— Dün karşılaştığım çocuklar.
— Evet.
Bir an durdu.
— Ama asıl mesele dört kişi olmaları değil.
— Ne?
Umay sesini biraz alçalttı.
— Liderleri.
— Kim?
Tam o anda koridorun diğer ucundan gelen sesler yüzünden konuşmayı bıraktı.
Dört erkek yan yana ilerliyordu.
Etraflarındaki öğrenciler istemsizce kenara çekiliyordu.
İlk bakışta bile belli oluyordu.
Bunlar sıradan öğrenciler değildi.
Önde yürüyen çocuk diğerlerinden biraz daha uzundu.
Siyah saçları, rahat tavırları ve yüzündeki kendinden emin ifade dikkat çekiyordu.
Yanında Ata ve Mete vardı.
Biraz gerilerinde ise Can yürüyordu.
Umay kulağıma doğru eğildi.
— İşte.
— Kim?
— Ayaz.
Gözlerimi ona çevirdim.
Ayaz.
Demek okulun zorbalarının lideri buydu.
Ayaz koridorda ilerlerken etrafına bakıyordu.
Sonra gözleri bir anlığına benim üzerimde durdu.
Bakışlarımız kesişti.
Ne o gözlerini kaçırdı...
Ne de ben.
Birkaç saniye boyunca birbirimize baktık.
Sonra Ayaz hafifçe kaşını kaldırdı.
Ben de hiçbir şey olmamış gibi başımı çevirdim.
Umay bana baktı.
— Sen onu tanımıyor musun?
— Hayır.
— O zaman dikkatli ol.
— Neden?
— Çünkü Ayaz yeni gelenlerden hiç hoşlanmaz.
— Ben de ondan hoşlanmak zorunda değilim.
Umay'ın gözleri büyüdü.
— İnci!
— Ne?
— Böyle konuşma.
— Ne dedim?
— Ayaz'ın yanında böyle konuşulmaz.
Arkamızdan bir ses geldi.
— Neyi konuşmuyorsunuz?
İkimiz de döndük.
Ayaz.
Yanında Ata, Mete ve Can vardı.
Umay bir anda sustu.
Ben ise ona baktım.
— Hiçbir şeyi.
Ayaz'ın dudaklarının kenarında hafif bir gülümseme oluştu.
— Öyle mi?
— Evet.
— Benim hakkımda konuşmuyordunuz yani?
— Hayır.
Bir saniye durdu.
— Güzel.
Yanımızdan geçip gitti.
Ama birkaç adım sonra durdu.
Başını hafifçe çevirip bana baktı.
— Bu arada...
Bekledim.
— Dün çıkışta seni kesenler bendeki çocuklardı.
Bunu söylerken yüzünde hâlâ o kendinden emin ifade vardı.
— Biliyorum.
Ayaz'ın gülümsemesi biraz daha belirginleşti.
— Korkmadın mı?
Ona birkaç saniye baktım.
Sonra omuz silktim.
— Korkmam mı gerekiyordu?
Ata güldü.
Mete de başını salladı.
Can ise sessizce beni izliyordu.
Ayaz'ın yüzündeki gülümseme kaybolmadı.
Ama bakışları değişti.
Sanki beni ilk kez gerçekten inceliyordu.
— İlginç...
Sonra arkadaşlarına döndü.
— Gidelim.
Dördü birlikte uzaklaştı.
Umay birkaç saniye boyunca arkasından baktı.
Sonra bana döndü.
— Sen kafayı mı yedin?
— Hayır.
— Az önce Ayaz'a resmen meydan okudun.
— Meydan okumadım.
— "Korkmam mı gerekiyordu?" dedin!
— Çünkü gerekmiyordu.
Umay alnına elini koydu.
— Bu okulda kaç gün dayanacağını gerçekten merak ediyorum.
Gülümsedim.
— Ben de.
Ama içimde garip bir his vardı.
Ayaz'ın bakışları hâlâ aklımdaydı.
Ve nedense...
Bu çocuğun benim yeni hayatımda düşündüğümden çok daha büyük bir yeri olacağını hissediyordum.
Henüz bunun ne anlama geldiğini bilmiyordum.
Bilmek de istemiyordum.
Çünkü tek istediğim şey belliydi.
Bu okulda sorun çıkarmamak.
Ama bazen...
En çok kaçmaya çalıştığın şey,
seni bulmak için zaten yola çıkmıştır.
Bölüm etkileşimi
