Yasaklı ülke kitap kapağı

12. bölüm / 19

Yasaklı ülke

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 19Şu an: Yasaklı ülke

Gölgelerin kralı

Gölgelerin Kralı'nın etrafındaki karanlık, salonun duvarlarını yavaş yavaş yutuyordu.
Meşaleler birer birer söndü.
Hava buz gibi olmuştu.
Eftelya kılıcını iki eliyle kavradı.
Karşısındaki varlık diğer düşmanlara benzemiyordu.
Onun varlığı bile insanın içine korku salıyordu.
Gölgelerin Kralı gülümsedi.
— Demek bin yıl beklediğim kişi sensin...
Eftelya gözlerini ondan ayırmadı.
— Benden ne istiyorsun?
— Gücünü.
— Asla.
Gölgelerin Kralı kahkaha attı.
— Gücünü istemiyorum...
Bir adım daha yaklaştı.
— Seni istiyorum.
Kaan öfkeyle kılıcını kaldırdı.
— Ondan uzak dur!
Gölgelerin Kralı, Kaan'a sadece bir bakış attı.
Bir anda görünmez bir güç Kaan'ı duvara savurdu.
— Kaan! diye bağırdı Mira.
Raven hemen saldırdı.
Kılıcı karanlığı yararak Gölgelerin Kralı'na ulaştı.
Fakat...
Kılıç onun bedeninin içinden geçmişti.
Hiçbir zarar vermemişti.
Gölgelerin Kralı başını iki yana salladı.
— Ben gölgelerden oluşuyorum, Raven.
Sonra elini kaldırdı.
Siyah zincirler yerden fırlayarak Raven'ı sardı.
Raven ne kadar uğraşsa da kurtulamadı.
Altın Ejderha ve Karanlık Ejderha aynı anda saldırdı.
İki ejderhanın nefesi birleşerek dev bir ışık oluşturdu.
Fakat Gölgelerin Kralı elini uzattı.
Işık ikiye ayrıldı.
Sanki hiçbir şey olmamış gibi yürümeye devam etti.
Herkes şaşkına dönmüştü.
Tam o sırada Arel havalandı.
Minik ejderha doğruca Eftelya'nın önüne geçti.
— Rii!
Sonra Eftelya'nın kolyesine dokundu.
Kolye yeniden parladı.
Bu kez yalnızca Eftelya'nın değil...
Kaan'ın, Mira'nın, Raven'ın ve diğerlerinin bileklerinde altın semboller belirdi.
Yaşlı ses tekrar duyuldu:
"Dengenin Varisi tek başına savaşmaz."
"Gerçek güç... güvenen yoldaşlarla birleştiğinde doğar."
Eftelya arkadaşlarına baktı.
Kaan ayağa kalktı.
— Bu savaşı birlikte kazanacağız.
Mira gülümsedi.
— Sonuna kadar.
Raven, zincirlerden kurtulmaya çalışırken Eftelya'ya baktı.
— Bu kez seni yalnız bırakmayacağım.
Tam o anda herkesin bileğindeki semboller parladı.
Altın ışık hepsini birbirine bağladı.
Gölgelerin Kralı'nın gülümsemesi ilk kez kayboldu.
— Demek... Bağ Mührü uyandı...
Eftelya kılıcını kaldırdı.
Arkadaşları da onun yanında yerlerini aldı.
Ve ilk kez...
Hepsi aynı anda saldırıya geçti.

Eftelya önde, Kaan sağında, Mira solunda, Raven ise arkalarında duruyordu.
Bileklerindeki altın semboller parıldıyordu.
Bir anda hepsi aynı anda harekete geçti.
Kaan kılıcını savurdu.
Mira okunu bıraktı.
Raven kırmızı enerjisini Gölgelerin Kralı'na yöneltti.
Eftelya ise altın kılıcını iki eliyle kavrayıp ileri atıldı.
ÇAAANG!
Bu kez farklıydı.
Gölgelerin Kralı ilk kez geriye bir adım attı.
Yüzündeki gülümseme silindi.
— Demek Bağ Mührü gerçekten uyandı...
Tam o sırada Arel havalanarak yüksek sesle kükredi.
Minik olmasına rağmen sesi bütün salonu doldurdu.
Duvarlardaki eski semboller birer birer parlamaya başladı.
Salonun ortasında büyük bir daire oluştu.
Yaşlı ses yeniden konuştu:
"Birlik yemini edilmeden Gölgelerin Kralı yenilemez."
Eftelya etrafına baktı.
— Birlik yemini?
Altın Ejderha başını eğdi.
— Bin yıl önce ilk muhafızlar bu yemini etmişti. O yemin yeniden edilirse güçleriniz birleşir.
Kaan hiç tereddüt etmeden Eftelya'nın yanına geldi.
Elini uzattı.
— Ben, Kaan... Son nefesime kadar seni ve bu dünyayı koruyacağıma yemin ediyorum.
Mira da elini onların üzerine koydu.
— Ben de dostlarımı asla yalnız bırakmayacağıma yemin ediyorum.
Raven birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra ağır adımlarla yaklaştı.
Eftelya'nın gözlerinin içine baktı.
— Geçmişte hatalar yaptım... Ama bundan sonra hayatım pahasına seni ve bu krallığı koruyacağıma yemin ediyorum.
Diğer prensler ve kızlar da tek tek ellerini uzattılar.
Hepsi aynı anda konuştu:
— Birlikte savaşacağız. Birlikte yaşayacağız. Birlikte kazanacağız!
Yemin biter bitmez altın semboller gökyüzüne doğru ışık saçtı.
Işıklar birleşerek devasa bir ejderha şeklini aldı.
Gölgelerin Kralı'nın yüzündeki sakin ifade tamamen kayboldu.
— Hayır...
— Bu mühür yeniden oluşamaz!
Fakat tam o anda salon şiddetle sarsıldı.
Tavan çökmeye başladı.
Bir muhafız içeri koştu.
— Efendim! Kalenin altındaki zindan çöktü!
Raven irkildi.
— Zindan mı?
Muhafız korkuyla devam etti.
— Orada mühürlü olan... üçüncü ejderha kaçtı!
Altın Ejderha'nın gözleri büyüdü.
Karanlık Ejderha derin bir iç çekti.
Ve ikisi aynı anda aynı ismi fısıldadı:
"Fırtına Ejderhası..."

Muhafızın sözleri salonda yankılandı.
"Fırtına Ejderhası kaçtı!"
Altın Ejderha derin bir nefes aldı.
— Bu hiç iyi olmadı...
Eftelya ona döndü.
— Fırtına Ejderhası kim?
Karanlık Ejderha cevap verdi.
— Bin yıl önce üç büyük ejderha vardı. Ben... Altın Ejderha... ve Fırtına Ejderhası.
Altın Ejderha sözünü tamamladı.
— Ama o ne ışığı ne de karanlığı seçti. Gücünü öfkeye teslim etti.
Tam o anda kalenin dışından gök gürültüsü duyuldu.
GÜÜÜM!
Gökyüzünü mavi-beyaz şimşekler kapladı.
Bir yıldırım doğrudan kalenin avlusuna düştü.
Patlamanın ardından devasa bir siluet yavaşça ayağa kalktı.
Lacivert pulları şimşeklerle parlıyor, kanatlarının arasından elektrikler fışkırıyordu.
Fırtına Ejderhası...
Altın gözlerini kaldırdı ve kükredi.
Bütün kale sallandı.
Arel korkuyla Eftelya'nın omzuna saklandı.
— Rii...
Eftelya derin bir nefes aldı.
— Bu savaşı bitirmemiz gerekiyor.
Tam dışarı çıkacakları sırada Raven'ın annesi, Kızıl Kraliçe, onların önüne geçti.
Elinde eski, gümüş işlemeli bir sandık vardı.
Sandığı Eftelya'ya uzattı.
— Bunun zamanı geldi.
Eftelya sandığı yavaşça açtı.
İçinde, ışık saçan ince bir taç ve mavi bir bileklik vardı.
Kızıl Kraliçe gülümsedi.
— Bunlar, ilk Dengenin Varisi'ne aitti. Nesiller boyunca saklandı.
Eftelya şaşkınlıkla tacı eline aldı.
Taç başına değer değmez ince bir ışık yayıldı.
Tam o sırada Fırtına Ejderhası'nın kükremesi yeniden duyuldu.
Ama bu kez...
Ejderha aniden sustu.
Başını yavaşça Eftelya'ya çevirdi.
Uzaktan bile onu fark etmişti.
Sonra, herkesin şaşkın bakışları arasında kanatlarını kapattı ve diz çöker gibi başını eğdi.
Kaan fısıldadı:
— Bu... saygı duruşu mu?
Altın Ejderha gülümsedi.
— Hayır...
— O, Dengenin Varisi'ni tanıdı.
Fakat tam o anda Gölgelerin Kralı karanlık bir kahkaha attı.
— Ne kadar duygusal...
Elini gökyüzüne kaldırdı.
Simsiyah zincirler gölgelerin içinden fırlayarak Fırtına Ejderhası'nın boynuna dolandı.
Ejderha acıyla kükredi.
Şimşekler kontrolsüzce her yana savrulmaya başladı.
Gölgelerin Kralı bağırdı:
— Eğer onu istiyorsan, Eftelya...
Gel ve benden al!
Eftelya kılıcını sımsıkı kavradı.
Bu kez geri durmadı.
Kaan, Mira, Raven ve diğerleri de onun arkasında yerlerini aldı.
Ve hepsi birlikte, Gölgelerin Kralı'nın peşinden kalenin dışına doğru koşmaya başladı...

Kalenin kapıları büyük bir gürültüyle açıldı.
Eftelya, Kaan, Mira, Raven ve diğerleri avluya koştu.
Gökyüzü tamamen siyah bulutlarla kaplanmıştı.
Şimşekler aralıksız çakıyor, rüzgâr taşları bile yerinden oynatıyordu.
Fırtına Ejderhası acıyla kükredi.
Boynuna dolanan siyah zincirler her geçen saniye daha da sıkılıyordu.
Gölgelerin Kralı havada süzülüyor, elini kaldırmış zincirleri kontrol ediyordu.
— Ne kadar mücadele edersen et, sonunda herkes bana boyun eğer!
Eftelya bir adım öne çıktı.
— Hayır... Bugün bu sona erecek!
Gölgelerin Kralı alaycı bir gülümsemeyle elini salladı.
Yerden onlarca gölge savaşçısı yükseldi.
Kaan kılıcını çekti.
— Eftelya, sen ejderhaya git! Bunlarla biz ilgileniriz!
Mira okunu gerdi.
— Hadi! Seni koruyacağız!
Raven de Eftelya'nın yanına geldi.
— Zincirleri kırmanın tek yolu, Dengenin Gücü'nü kullanman. Ama dikkatli ol... Gücün henüz tam uyanmadı.
Eftelya başını salladı ve Fırtına Ejderhası'na doğru koştu.
Ejderha acı içinde kıvranıyordu.
Bir şimşek tam Eftelya'nın önüne düştü.
Ama o durmadı.
Sonunda ejderhanın başına ulaştı.
Elini pullarının üzerine koydu.
— Sakin ol... Seni kurtaracağım.
Fırtına Ejderhası acıyla gözlerini açtı.
İlk başta öfkeyle baktı.
Sonra Eftelya'nın kolyesini gördü.
Gözlerindeki öfke yavaşça kayboldu.
Tam o anda Eftelya'nın tacı, kolyesi ve kılıcı aynı anda parlamaya başladı.
Altın, siyah ve mavi ışıklar birleşerek zincirlere doğru yayıldı.
ÇAT!
İlk zincir kırıldı.
Gölgelerin Kralı öfkeyle bağırdı.
— Durdurun onu!
Yüzlerce gölge savaşçısı Eftelya'ya doğru koştu.
Tam saldıracakları anda...
Fırtına Ejderhası son gücüyle kanadını kaldırdı.
Devasa bir yıldırım gökten indi.
Gölge savaşçılar bir anda dağıldı.
Kaan gülümseyerek bağırdı:
— İşte bu!
Ama tam o sırada ikinci zincir kırılmak üzereyken...
Gölgelerin Kralı bir anda Eftelya'nın arkasında belirdi.
Kimse onu fark edememişti.
Elini Eftelya'nın omzuna koydu ve soğuk bir sesle fısıldadı:
— Gücünü bana verirsen... Kimse ölmez.
Eftelya yavaşça arkasına döndü.
Tam cevap verecekken...
Arel öfkeyle Gölgelerin Kralı'nın eline alev püskürttü.
Gölgelerin Kralı geri çekildi.
Eftelya gülümsedi ve kılıcını kaldırdı.
— Gücüm... Benim değil.
Kaan, Mira, Raven ve arkadaşlarına baktı.
Sonra ejderhalara döndü.
— Bizim. ✨🐉
Tam o anda üç ejderhanın sembolleri gökyüzünde birlikte parlamaya başladı... Bu, daha önce bin yıldır hiç gerçekleşmemiş bir olaydı.

Üç ejderhanın gücü gökyüzünde birleşti.
Altın ışık, karanlık enerji ve şimşekler tek bir sütun hâline gelerek Gölgelerin Kralı'nı sardı.
Gölgelerin Kralı öfkeyle bağırdı.
— Bu... imkânsız!
Eftelya kılıcını iki eliyle kaldırdı.
— Bu savaş burada bitiyor!
Kılıcından çıkan ışık doğrudan Gölgelerin Kralı'na ulaştı.
Bir anda bütün gökyüzü aydınlandı.
Şiddetli bir patlama oldu.
Patlamanın ardından karanlık bulutlar yavaş yavaş dağıldı.
Gölgelerin Kralı'nın bedeni siyah dumanlara dönüşerek gökyüzüne karıştı.
Malgor ise yere yığıldı. Tacın etkisi tamamen kaybolmuştu.
Karanlık Ejderha derin bir nefes aldı.
Fırtına Ejderhası kanatlarını açarak gökyüzüne yükseldi.
Altın Ejderha gülümsedi.
— Denge yeniden kuruldu...
Kalede bulunan herkes sevinç çığlıkları attı.
Muhafızlar birbirine sarılıyor, savaşın bittiğini kutluyordu.
Kaan, Eftelya'nın yanına geldi.
Yorgun ama gülümsüyordu.
— Başardık...
Eftelya da gülümsedi.
— Evet... Başardık.
Tam o anda...
Uzakta, yıkılmış kulelerden birinin gölgesinde yaralı bir Siyah Tarikat askeri doğruldu.
Kimse onu fark etmedi.
Titreyen elleriyle son okunu yayına yerleştirdi.
— Eğer efendim yaşayamayacaksa...
...siz de mutlu olamayacaksınız.
Oku bıraktı.
Fııışt!
Ok havayı yararak ilerledi.
Kaan'ın gözleri büyüdü.
— EFTELYA!
Eftelya döndüğü anda...
Ok, göğsünün sol tarafına saplandı.
Kalbinin hemen üzerine...
Eftelya'nın nefesi kesildi.
Eli yavaşça oka uzandı.
Gözleri Kaan'a çevrildi.
— Ka... an...
Dizlerinin bağı çözüldü.
Tam yere düşecekken Kaan onu kollarıyla tuttu.
— Hayır... Hayır! Eftelya!
Mira gözyaşları içinde yanlarına koştu.
Raven hemen okun etrafını inceledi.
Yüzü bir anda bembeyaz oldu.
— Zehir...
Kızıl Kraliçe de geldi.
— Bu sıradan bir zehir değil.
Raven fısıldadı.
— Uyuyan Kalp Zehri...
Salondaki herkes sessizleşti.
Mira titreyen bir sesle sordu:
— Kurtulacak... değil mi?
Kızıl Kraliçe cevap vermedi.
Eftelya'nın gözleri yavaşça kapandı.
Son nefesinde sadece tek bir kelime fısıldayabildi.
— Annem...
Ve bilincini kaybetti.
Aradan Üç Ay Geçti...
Savaş sona

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

23okunma 5beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…