5. bölüm · Yasaklı ülke

EFTELYA

Busra Güneş

BÖLÜM 5 İLK SALDIRI
Savaş başladığında düşmanının kim olduğunu değil yanında Kimin olduğunda anlarsın

Sarayın duvarları şiddetle sarsıldı.
BOOM!
Kristal avizeler sallanırken hizmetkârlar korkuyla bağırmaya başladı.
"Koruyun kralı!"
Muhafızlar kılıçlarını çekerek taht salonunun kapılarına koştu.
Kaan bir anda ciddileşti.
"Aras, Doran!"
"Batı surlarına gidin."
"Emredersiniz."
İki prens hızla salondan çıktı.
Kaan bu kez Mert'e döndü.
"Sen benimle gel."Mert başını salladı.
Tam çıkacakları sırada Eftelya öne geçti.
"Biz de geliyoruz."
Kaan sert bir bakış attı.
"Hayır."
"Neden?"
"Çünkü savaşmayı bilmiyorsunuz."
Eftelya kollarını bağladı.
"Öğrenmeden nasıl bileceğiz?"
Kaan sinirlenmişti.
"Bu oyun değil!"
Eftelya da geri adım atmadı.
"Ben de oyun oynadığımızı söylemedim."
İkisi göz göze geldi.
Salondaki herkes nefesini tuttu.
Tam o sırada...Kral ayağa kalktı.
"Yeter!"
İkisi de krala döndü.
Kral ağır adımlarla yanlarına geldi.
"Eftelya..."
"Cesur olman güzel."
"Ama cesaret bazen insanı ölüme götürür."
Sonra Kaan'a baktı.
"Kaan."
"Onları yanında götür."
Kaan şaşkınlıkla başını kaldırdı.
"Majesteleri?"
"Bu savaş onların kaderinin başlangıcı."
Kaan istemese de başını eğdi.
"...Emredersiniz."Sarayın Avlusu
Kapılar açılır açılmaz dört kız gördükleri manzara karşısında donup kaldı.
Gökyüzü siyaha dönmüştü.
Uzakta, siyah zırhlı yüzlerce asker saraya doğru ilerliyordu.
Gölgelerden oluşan yaratıklar surlara tırmanıyordu.
Alevler gökyüzüne yükseliyordu.
Mira fısıldadı.
"Bu... gerçek olamaz..."
Aras kılıcını çekti.
"Maalesef gerçek."
Tam o sırada gölgelerden biri Eftelya'ya doğru atıldı.
"Yere eğil!"
Kaan bağırır bağırmaz Eftelya refleksle eğildi.
ŞİNG!
Kaan'ın buzdan kılıcı yaratığı ikiye ayırdı.
Eftelya şaşkınlıkla ona baktı.
"Hayatını kurtardım diye teşekkür etmene gerek yok."
Eftelya homurdandı.
"İstemedim ki."
Kaan istemsizce hafifçe gülümsedi.
"Gerçekten çok inatçı..." diye düşündü.
Bu sırada...
Mira korkuyla geri çekilirken siyah bir yaratık ona doğru koştu.
Aras hemen önüne geçti.
"Arkamda kal."
"Ben korunmaya ihtiyacım yok."
"Şu an var."
Tam o sırada yaratık saldırdı.
Aras elini kaldırdı.
Şiddetli bir rüzgâr oluştu.
Yaratık metrelerce uzağa savruldu.
Mira ilk kez gerçek bir büyü görüyordu.
"İnanılmaz..."
Doran ve Alya da surların diğer tarafındaydı.
Alya korkuyla ellerine baktı.
"Keşke ateş gücümü kullanabilsem..."
Doran sakince konuştu.
"Korkman normal."
Alya şaşkınlıkla ona baktı.
"Sen... bana kızmıyor musun?"
"Hayır."
"Çünkü korkuyu ben de yaşadım."
Bu sırada...
Zey ve Mert sarayın bahçesinde yaralıları güvenli bölgeye taşıyordu.
Mert sessizce konuştu.
"İnsanları kurtarmak da savaşmaktır."
Zey gülümsedi.
"Sanırım haklısın."
Tam o anda...
Gökyüzünde dev bir gölge belirdi.
Herkes yukarı baktı.
Kanatlarını açmış, simsiyah pullarla kaplı devasa bir yaratık bulutların arasından aşağı süzülüyordu.
Kaan'ın yüzü bembeyaz kesildi.
"İmkânsız..."
Kral surlardan yaratığa baktı ve fısıldadı:
"Karanlık Ejderha'nın hizmetkârları....

Gökyüzünü kaplayan kara bulutların arasından dev yaratık aşağı doğru süzüldü.
Kanatlarını her çırpışında sarayın kuleleri sallanıyordu.
Muhafızlardan biri korkuyla bağırdı.
"Bu... bu bir Gölge Wyvern'i!"
Kral hemen emir verdi.
"Kapıları kapatın!"
"Okçular! Ateş!"
Yüzlerce ok gökyüzüne fırladı.
Fakat yaratığın siyah pulları o kadar sertti ki oklar yere düştü.
Hiçbiri işe yaramamıştı.
Kaan kılıcını sıktı.
"Aras!"
"Sağ kanadı!"
"Anlaşıldı!"
Aras güçlü bir rüzgâr oluşturup havaya yükseldi.
Doran gölgelerin arasına karışarak yaratığın arkasına geçti.
Mert ise yaralı muhafızları güvenli bölgeye götürüyordu.
Bu sırada...
Eftelya çaresizce olanları izliyordu.
"Hiçbir şey yapamıyorum..."
Tam o anda küçük bir çocuk korkuyla annesinden ayrıldı.
Çocuk doğruca savaş alanına koşuyordu.
"Hayır!"
Eftelya hiç düşünmeden çocuğun peşinden koştu.
Kaan onu görünce bağırdı.
"EFTELYA!"
Fakat artık çok geçti.
Wyvern pençesini kaldırmıştı.
Dev pençe tam çocuğun üzerine inecekken...
Eftelya çocuğu kucağına aldı.
Gözlerini sıkıca kapattı.
"Lütfen..."
"Bir şey olsun..."
O anda...
Şiddetli bir rüzgâr bütün meydanı kapladı.
Fırtına gibi dönen hava yaratığın pençesini geri savurdu.
Herkes olduğu yerde donup kaldı.
Kral ayağa kalktı.
"Element..."
Kaan şaşkınlıkla Eftelya'ya baktı.
Rüzgâr, Eftelya'nın etrafında dönüyordu.
Saçları havada savruluyor, gözleri ışık gibi parlıyordu.
Ama birkaç saniye sonra...
Rüzgâr kayboldu.
Eftelya dizlerinin üzerine çöktü.
"N-ne oldu bana..."
Kaan hızla yanına koştu.
"İyi misin?"
"İyiyim..."
Tam ayağa kalkacakken dengesini kaybetti.
Kaan onu düşmeden tuttu.
İkisi birkaç saniye boyunca göz göze kaldılar.
Eftelya hemen geri çekildi.
"Beni bırak."
Kaan hafifçe gülümsedi.
"İnatçılığın hiç bitmeyecek galiba."
"Beni sinir etme."
İlk kez Aras uzaktan gülmeye başladı.
"Bence siz ikiniz çok eğleneceksiniz."
Kaan ters ters baktı.
"Aras."
"Tamam tamam, sustum."
Tam savaş bitecek derken
Sarayın önünde siyah bir sis yükseldi.
Sis yavaşça insan şekline büründü.
Uzun siyah pelerinli bir adam ortaya çıktı.
Yüzü altın renkli bir maskeyle kapalıydı.
Bütün meydan sessizleşti.
Kralın yüzü bir anda değişti.
"Lord...

🐉👑