13. bölüm · Yarım Kalan Hayaller

13. Bölüm

Duruu .

İnci Arslan

Gözlerimden yaşar akıyordu. Evet. Hepsi benim suçumdu. Şuan da o kadar fazla vicdan azabı çekiyordum ki…

7 yıl boyunca bir yanlış anlaşılma yüzünden konuşmuyorduk, birbirimize laf atıyorduk. Olanların hepsi benim suçumdu…

Kendimden şuan nefret ediyordum. Kendime zarar vermek istiyordum. Eğer onu zamanında dinleseydim şuan evli mutlu çocuklu bile olabilirdik…

”TOPRAĞIM…” diyerek üstüne atladım. Evet atladım. Tuttu beni. Gözyaşlarım yanaklarıma doğru süzülüyordu.

”Şimdi Güzelimsin değil mi?”

”Güzelinim Toprağımm” dedim hala üstündeyken.

”Çok çok çok özür dilerim.” diye fısıldadım.

“Sorun değil İnci’m” dedi ve devam etti. “Sakın sıkma güzel canını” dedi ve koltuğa oturdu. İndim kucağından. Bir kaç saniye boyunca bakıştık. Birden düşünemeyeceğim bir şey oldu.

Gözlerimiz aynı anda dudaklarımıza kaydı. İkimizde bunu fark edince dudaklarına yapıştım.

Çok sıcak, güvenli ve huzurluydu dudakları. Evim gibiydi…

Yılların acısını çıkartmak adına hunharca öpüşüyorduk. En sonunda nedense nefese kaldım.

Nefes nefese, ”Toprağım, seni çok seviyorum” dedim gözlerine bakarak.

”Bende seni çok seviyorum İnci’m” dedi Toprak.

O gün ikimiz içinde haddinden fazla iyiydi…

**********

Evet. Kerem ile bugün konuştuk ve düğünümüzün tarihine karar vermiştik.

23 Mart…

Evet. Bilerek 23 ü seçmiştim. Çünkü bir 23ümğnde güzel geçmesini istiyordum. Yani umarım…

”Gizeem” dedi beyefendii

”Kereem” dedim beyefendiye.

”Balayına Paris’e gidelim mii” deyince şok oldum.

”Ciddi misinn” dedim sevinçle

”Evet canım”

”Gidelim canimm” dedim sırtına atlayarak.

”Gidelim canimm” dedi beni taklit ederek. Güldüm.

Salak bir beyefendiydi. Ama tatlıydı da…

5 dakika sonra kapı çaldı. Koşarak kapıyı açtım.

”Selaam” dediler. Evet. Önümde bir adet Duygu ve bir adet Kerim vardı. Sorun bu değildi.

İkisi el ele tutuşuyordu…

”Ay bana Bir fenalık geldi.” Diyerek elimi alnıma attım. Önümdeki manzaraya inanamıyordum. Şaka gibiydiler.

Kerem içerden koştu. “Hayatım noldu!” Dedi. Gerçek sanmıştı ki Kerim ve Duygu’yu görünce şaşırdı tepkime.

”Niye böyle tepki verdin?” Dedi. Gözlerimle ellerini işaret edince gözleri fal taşı gibi açıldı.

”Ne!?” Dedi Kerem şaşkın bir şekilde. Duygu hemen Kerim’in elini çekip omzuna tokat attı.

”Salak şap diye niye elimi tutuyorsun! Hani alıştıra alıştıra söylicektik!” Dedi Duygu. Ben hala şaşkınlıktan bayılacakken Duygu böyle konuşunca daha garip oldum.

”Ya öğrensinler bitsin işte.” Dedi Kerim.

”İçeri geçin” dedi Kerem.İçeri geçtiler.

”Ne zamandır?” Dedim. Duygu bir şeyler gevelerken Kerim birden söyledi.

“3 Ay” dedi.

”NE!?” Dedik Keremle aynı anda. 3 aydır sevgililerdi ve bunu bizden gizliyorlardı. Ağzım bir karış açıktı.

”Abla şey-“

”Abla deme duygu.”

”Ne diyim Gizem mi diyim”

“Duygu bi sus Allah aşkına”

”Abi”

”Ne var Kerim?”

”Çok kızdınız mı?”

“Şuan mantıklı düşünemiyorum. Ayrıca kızsam kızsam 3 ay saklamanıza kızarım!” Dedi. O sırada kapı çaldı.

Koşarak kapıyı açtığımda karşımda Esila vardı. Evet, kadro tamamdı.

”Abla İnciyle Toprak sevgiliymiş!” Dedi.

”Neymiş neymiş, ay bi o eksikti.” Dedim şaşkınca.

”Bunlar birbirine sövmüyor muydu?” Dedi Kerem şaşkınca

”He valla, neyse ben İnciden öğrenirim”

”O eksikti derken?” Dedi Esila birden.

Tam konuşurken Kerim atladı. “Sevgiliyiz biz!” dedi. Duygu yine omzuna vurdu. Maşallah ayı kadardı Kerim de, anca omuzuna denk geliyordu.

”NEEE” dedi Esila ağzı açık.

”Yuh Esila”

”Abi dur bi yüzyıllık olay, Kerim abim 7. Sevgilisini gösteriyor bana” dedi Esila.

”7 mi!? ÇÜŞ KERİM DOĞDUĞUNDAN BERİ SEVGİLİ Mİ YAPIYORSUN!” Derken Esila kıkırdıyordu.

”Aşkım ne 7 si ilk sevgilimin” dedi Kerim fakat Duygu sinirliydi.

”Bu kız niye-“ diyecekken Esilanın güldüğünü gördü.

”Esila!” Dedi ve Esila dış kapıdan kapıyı kapatıp kaçtı.

**********

İnci Arslan

Kızlarla bizim evde toplanmıştık. Onlara çok önemli bir şey söyleyeceğimi diyince apar topar gelmişlerdi. Gizem’in haberi olduğunu öğrenmiştim.

”Anlat hadi çatlıycam şimdi” dedi Zuhal.

”Dur kız bi. Nasıl söyleyeceğimi düşünüyorum”

”Ne halt yedin İnci?” Dedi Zuhal

”Ben Toprak ile barıştım. Ama düşündüğünüz gibi deği-“

”NEEE” diyerek hep bir ağızdan bağırdılar.

”Abine ne diyicen?” Dedi Asya.

Ah. Bunu unutmuştum. Bulut kesin Toprak’ı öldürecekti.

”Abim öğrenmez şimdilik. Sonra söylerim sevgili olduğumuzu” dedim.

”Neee” dediler yine.

”SEVGİLİ Mİİ” dedi Zümra.

”Ay günaydın salaklar” dedi Gizem.

”Ya barıştık diyorum sevgili olduğumuzu anlayın bir zahmet”

”Ay ben ne biliyim aşk/meşk. Uğraşamam”

”Tabii canım görümcem ben seni” dedi Gizem. Evet. Benim gizli bir sahipim vardı. Yani bizim.

Uras ve Zümra…

Oturduk, yedik, içtik. Tam Okan’ın dedikodusuna başlayacakken telefonum çaldı. Evet. Toprak arıyordu. Gizem Toprak olduğunu fark edince,

“Burda aç” dedi. Başımı salladım ve açtım.

”İnci’m” dedi Torpak. Cilveyle gülümsedim.

”Efendim aşkım” diyince Zümra yüzünü buruşturdu. Ayağımdaki terliği kafasına fırlattım.

”Ayı” diye fısıldadı. Kaş göz yaptım.

”Saat 5 gibi yemeğe çıkalım mı?” Deyince ben yerine herkes güldü ve kafa salladı.

”Olurr” dedim cilveyle. Tam bir saat vardı.

”Hadi kapatıyorum güzelim”

”Görüşürüz bebeğim” hep böyle vıcık vıcık ilişkilerden nefret ederdim. Ama şuan da aynısını yapıyodum.

İnsan zamanla olmaktan korktuğu kişiye dönüşür

”Bakıyorum da artık güzelim kelimesini kabulleniyorsun” diye sırıttı.

”Salak kapat hadi. 5 te buluşalım”

”Tamam İnci’m” dedi ve kapattı. Birden kızlar ayakta kalktı ve başıma toplandı.

”Noluyor ya”

”Hadi hazırlayalım seni” dedi Zuhal.

”Erken değil mi?” Deyince Gizem başıma şaplak geçirdi.

”1Saat var salak” diyince başımı salladım. Tam gidecekken Gizem’de seslendi.

”Ay bugün tim yemeği vardı” dedi. O da benimle geldi hazırlanmak için.

”Ya aynı restoransa?” Dedim Gizem’e

”Koskoca şehirde aynı restoranı bulmaları imkansıza yakın İnci.” Diyince başımı salladım.

Gizem yanımda saçını yaparken ben elbise seçmekle meşguldum. Kızlar da odaya geldi.

”Bak bordo güzel durur” dedi Asya.

”Ay evett” dedi Zümra.

”Tamamdır ben giyinmek için yan odaya gidiyorum. Asya makyajımı yaparsın sen ben beceriksizim makyaj konusunda”

”Tamamdırr” dedi Asya. Çok iyi makyaj yapıyordu.

Bordo elbisemi üzerime geçirdim. Evet. Bu elbiseyi Asya’nın zoruyla almıştım. “Özel günlerde giyersin” demişti.

”Özel bir günüm mü var benim” demiştim fakat ısrar etti. Bende almıştım. İyiki de almıştım.

Derin bir yırtmacı vardı. Aynı zamanda bir sırt dekoltesi vardı. Askılıydı ve dizlerimin hemen altında bitiyordu.

Giydim ve yanlarına gittim kızların. “Waoww” diye bağırdılar. Güldüm.

”Abartmayın”

”Işıldıyosun kızım nasıl abartmayalım” dedi Asya

”Evet. Çok güzelsin” dedi Zümra.

”Sağolunn”

”Bak buna beyaz incili kolye tkarsan harika olur” dedi Zuhal. Çok iyiydi bu konularda.

”Ay evet” dedi Zümra

”Makyajınıda siyah-Bordo karışımı yaparım”

”Harika olur” dedi Gizem.

Zümra saçımı yapıyor, Zuhal takı seçiyor, Asya makyaj yapıyor ve Gizem de komut veriyordu. Kadro yine tamdı.

En sonunda Beyaz kadife bir kol çantası aldım ve Gizemle çıktık. Evet, Gizem’de Kerem’in yanına gidecekti ve tim yemeğine katılacaktı.

Her şeyin Güzel olmasını umut ediyordum. Tam o sırada Toprağın arabayı önümde durdu. Hemen arabaya bindim.

”Vayy, kimin sevgilisi” dedi Toprak. Utandırmıştı beni. Kıpkırmızı olduğumu hissettim.

“Teşekkür ederim beyefendi. Sizde pek yakışıklısınız” dedim güldü ve yanağımı öptü.

Harbiden çok güzel görünüyordu. Üzerinde krem gömlek, altında siyah bir pantolon vardı ve kıvırcık olan saçlarına jöle sürmüş, ıslak bir görünüm yaratmıştı. Yeşil gözleri ve gamzesiyle çok yakışıklıydı.

”Hadi gidelim o zaman” dedi ve arabayı sürdü. İçeri girdik el ele tutuşarak.

Baya lüks bir yerdi. Suyun bile pahalı olduğu bir yere getirmişti beni.

”Toprak burası çok pahalı olmaz mı” diye sordum.

”Sevgilimi hakettiği yerlere getirmek bir görevimdir hanımefendi” dedi ve sandalyemi çekti.

”Pek centilmensiniz beyefendi.” Dedim güldük. 5 dakika sonra garson geldi.

”Ne istemiştiniz efendim?” Diye sorunca Toprak beni işeret etti. Önce sen sipariş ver, demekti bu.

”Ben biftek ve çorba alacağım. Yanına da beyaz şarap” dedim.

”Siz beyefendi”

“Ben de Karides ve beyaz şarap alacağım” dedi. Adam onayladı. Biz de sohbet etmeye başladık.

”Seçimleriniz de baya iyiymiş beyefendi”

”En iyi seçimim sizsiniz hanımefendi” cilveyle güldüm. Ben de bu ara baya cilve yapıyordum.

Karşımda bana güzel gamzeleriyle bakan bir beyefendi varken cilve yapmadan durmak imkansızdı.

Mutlu mutlu sohbet ederken yemeklerimiz gelmişti. Sohbet ederek yiyorduk. Çok eğlenceliydi.

”Seninle barıştığım için o kadar mutluyum ki” dedim.

”Bende İnci’m. En büyük hayalimdi” mal mal sırıttım. Birden gülerken gülmem görüme kaçtı.

Abimler koskoca şehirde bizim geldiğimiz restorana gelmişti!

İşte bu kötüydü…

”Bir sorun mu var güzelim” dedi Toprak. Fakat baktığım yeri görünce o da sustu. Evet. Abimi gördü.

”Sıçtık aşkım”

”Sıvadık aşkım”

”Ne bok yiycez aşkım”

”Aşkım ben ölmek için çok gencim” dediğinde kahkaha attım. Fazla ayı olduğum için biraz sesli kahkaha atmıştım. Hemen elimi kapattım.

Gizem beni görmüştü. Hemen mesaj attım.

”Ne bok yiyecem ben”

”Toprakla çıkın hemen”

“Yemeğe böbreğim kadar para vereceğiz farkındasın değil mi?”

“O böbreğine sıçarım! Bulut öldürücek Toprağı” offladım.

”Toprak ne yapıcaz”

Tam da karşımıza oturmuşlardı. Abim henüz beni fark etmemişti ama etme ihtimal, çok fazlaydı.

“aşkım hiç bilmiyorum”

”Sen mübi lavaboya git ben de ahşabı ödüyüm” dedim

”Ben sana hayatta hesap ödetmem” dedi ve kartını elime verdi.

”Şifresi 2000” ağzım açık kaldı. 2000 benim doğduğum yıldı!

”Toprak” dedim ağzım bir karış açık

”Aşkımm” dedi ve yanağımı öptü. Lavaboya gitti. Ben de kalkıp hesabı ödemeye gidecekken arkamda bir el hissettim…

Sıçtım şimdi

”Abicim” dedim arkamı dönerek.

“Ne işin var burda İnci?” soğuk terler akıtıyordum.

”Abi yemek yemeye geldim”

”Tek başına mı” başımı salladım hızlıca.

”Nşye oturduğun yerde 2 tane yemek var” dedi.

”Abi Açık 2 tane aldım”

Yuh inci. Ebru cehil ile günah sayınız eşit şuan!”

” Sen ne zamandan beri karides yiyorsun inci?” Dedi.

”Abi ben çok severim. Bayılırım Karidese!”

İnci 1, Ebu cehil 0

Dedikten sonra Gziem ile karşılaştık. Gizem dudaklarını çizgi haline getirdi ve abime seslendi.

”Bulut ben çağırdım! Beraber yiyecektik” dedi hemen ve yanıma koştu.

”Unutmuşum ben gel hadi.” Deyince gözlerimle teşekkür ettim. Eve gidince Gizem ağzıma sıçacaktı…

Tam abim ikna olmuş gidecekken Toprak tuvaletten çıktı.

siktir kere siktir

Elimle geri dön işareti yaptım. Ama elimim üzerinde bir el hissettim. Yutkunamadım.

“Oo Toprak bey, İnci hanımla yemeğe mi çıktınız” dedi ve Toprakın kafasına geçirdi.

Evet memur bey, 1 el ateş sesi duyuldu.

Salon bomboştu çok şükür. Saat erken olduğu için henüz kimse yoktu.

”Evet” dedi Torpak yüzsüzce. abim bir kere daha geçirdi.

”NE EVETİ LAN” diye bağırdı. Tim tim buraya gelmişti.

”Abi yapma!” Diye bağırdım.

”Sen sus İnci” dedi ve beklemediğim bir şey oldu.

”SEVİYORUM KARDEŞİNİ” diye bağırdı Toprak ve dudaklarıma yapıştı…

”Lan!” Diye bağırdı ve hunharca dövmeye başladı Abim

“abi yapma” diye bağırdı Uras. Kerem de arkasından geliyordu. Daha doğrusu tüm tim çünkü Aybars ve Serkan ayağa kalkmıştı.

“NASIL YAPMA LAN! KARDEŞİMİ ÖPTÜ LAN!”

”Seviyorum kardeşini” dedi ve elimi tutup havaya kaldırdı. Toprak’a şaşkınca bakarken abime döndüm. Pancar gibiydi.

”NE DİYOSUN OĞLUM SEN!” Dedi ve bir kere daha vurdu. İçim acıyordu.

”Bulut tamam bırak” dedi Kerem

”Nasıl bırakayım Kerem! Kardeşimi öptü lan, elini tuttu lan!” Dedi ve yine dövmeye başladı en sonunda dayanmayarak bağırdım. O kadar gür bağırmıştım ki kendi sesime çok şaşırmıştım. Sesim yankılanmıştı.

”YETER”

”Kime bağırıyrosun lan sen”

”Dövme artık! Yeter”

”Ne yeter kızım! Bu piç seni aldatmadı mı!” Dedi Abim. Timdekiler ağzı bir karış Açık baktılar. Büyük ihtimalle bilmiyorlardı.

”Yanlış bir anlaşılma olmuş demek ki! Ben o kadar mal değilim!” Dedim fakat abim beni dinlemiyor ve Toprağı dövüyrodu. Araya girdim. Birden araya girince abimin sert yumruğu kafama çarptı.

Adam elinde demirle mi vuruyor bilmiyordum ama çoks şey bir darbeydi ve başıma gelmişti. Başım dönmeye başladı ve bayıldım!

”Naptın Sevgilime!” Dedi toprak ve beni kucakladı.

”Sal lan!” Dedi ve Toprağa bir tane daha geçirecekken Aybars tuttu.

”Abi İnci yerde kanlar içinde yatıyor farkındaysan!”

”NEE” dediler. Evet, kafam feci şekilde kanıyordu.

Toprak beni kucakladı ve hemen arabay doğru koştuk. Tim de geldi.

Umarım hafızamı kaybetmezdim…