5. bölüm · XO'Only If You Say Yes

Festival daveti

Skz ✨

Notlar,niyetler ve festival daveti.

Hyunjin sınıfa girdiğinde gözleri sırasına takıldı. Orada. Onun çizim defteri. Üzerine iliştirilmiş bir sarı post-it vardı. Kalbi yerinden çıkacak gibi oldu. Hemen eline alıp okudu.

"Sanatının içinde kayboldum. Ama endişelenme, çıkış yolunu çizmişsin zaten. – L.M."

Hyunjin'in yanakları yanıyordu. Ne sinirlendi ne utandı... Ama garip bir sıcaklık göğsünde büyüyordu. "M.L." – Minho Lee.

"Bu çocuk gerçekten... ne yapmaya çalışıyor?" diyerek mırıldandı. "Hah,kendince gizem yaratmaya çalışmış turp kafa."

12.00 – Öğle Arası

Hyunjn okul bahçesinin bir köşesindeki çimenlik alana oturmuş, termosundan tarçınlı lattesini içiyordu. Yanında domatesli tost vardı, kimsenin onu rahatsız etmeyeceğini düşünüyordu.Ta ki arkasından gelen adım seslerine kadar.Bir gölge düştü tam önüne. Başını kaldırdığında Minho gülümseyerek yanına dikilmiş, elinde kendi kahvesiyle ona bakıyordu.

"Bugünkü menüye bakıldığında, eksik olan tek şey... ben olmalıyım." Hyunjin göz devirdi ama gülümsemesini bastıramadı. "Eğer planın bu şekilde günümü mahvetmekse, başardın tebrikler."

Minho karşısına oturdu. Hemen. Davetsiz. Umursamaz. "Ben günleri mahvetmem. Onlara anlam katarım. Mesela... bir festivale davet ederek."

Hyunjin duraksadı kaşlarını çattı, "Ne festivali?" dedi.

"Sonbahar Festivali. Cumartesi. Işıklar, müzik, dans... ve belki ben. Yanında.Sen ben ve reçelli kızarmış ekmekler?"

Hyunjin'in tek kaşı kalktı. "Sen benimle gideceğini bana sormadan,ne ayak?"

Minho bir yudum kahvesini aldı, sonra gözlerinin içine baktı. "E sana soruyorum işte, benimle gelmeni istiyorum." o an aralarında bir sessizlik oldu.

Hyunjin'in kalbi güm güm atıyordu resmen. Ama yüzünü topladı, omuz silkti. "Hmm... Belki. Eğer tekrar çizim defterimi karıştırmazsan."

"Anlaştık. Ama bir şartla: Festivalde benimle bir dans edeceksin."

"Dans mı? Ben dans etmem."

"Ben de defterini karıştırmam demiştim..."

İkisi birden gülümsedi. İçlerinde yeni bir şey filizleniyordu belki de üstüne örtülmüş tozlu çarşafların altında daha başka hisler vardı. Çizimlerin ötesinde, cümlelerin altında, kahvelerin buğusunda bir bağ kuruluyordu.Yeniden,tekrardan.

~

Okulun koridorlarında hummalı bir koşuşturma vardı. Sonbahar Festivali'ne yalnızca üç gün kalmıştı ve herkes bir şeylerin peşindeydi. Kimi stand planlıyordu, kimi dans provalarına giriyordu. Hyunjin ise her zamanki gibi çizim defterine dalmış, pencereden gelen sarı yaprakları çizerken içinden gelen bir gülümsemeyi saklamaya çalışıyordu.

O sabah defteri çantasına koyduğunda, kapağın arasına sıkıştırılmış bir pembe bir kâğıt buldu.

"Çizimlerine göz atmasaydım olmazdı. Kendini kelimelerle anlatmayı pek sevmiyorsun ama kaleminle dünyanı bağırarak konuşuyorsun. Festivalde, biraz o dünyadan kaçıp benimkine gelir misin? – M."

Kalbi bir anlığına durdu sanki. Sonra hızla atmaya başladı. Minho'ya öfkeli olduğunu hatırlamaya çalıştı ama içindeki kıpırtıyı bastıramadı. Ne zaman ne düşüneceğini şaşırmıştı. Bu çocuk kafasını fazlasıyla karıştırıyordu.

[Arka Bahçe]

Minho, okulun arka bahçesindeki bankta oturmuş, telefonunda mesaj yazıyordu. Yanına oturan Chan ve Changbin hemen uzandı.

"Ooo, bu çocuk aşık olmuş lan!" dedi Changbin, ekranı çaktırmadan görmeye çalışarak.

"Sonbahar Festivali'nde çıkma teklifi mi planlıyorsun, Minho?" diye sordu Chan alaycı bir sırıtmayla.

Minho göz devirdi. "Abartmayın. Sadece... farklı biri işte. Sessiz ama içi koca bir evren gibi. Merak ediyorum onu."

"Sen birini merak etmeye başladıysan, işler karışmış demektir," dedi Chan. "Neyse, biz de organizasyondayız zaten. Sahne işlerini bize verdiler. Yardım edelim mi biraz?" Göz kırptı.

"Yani festivalde küçük bir sahne... belki bir şarkı... ve Hyunjin'i izleyen bir Minho mu olacak?" diye ekledi Chanbgin.

Minho bir şey demedi, sadece hafifçe gülümsedi. Planlar kafasında çoktan şekillenmeye başlamıştı bile.

Hyunjin yemek tepsisini alıp okul bahçesinde sakin bir köşe bulduğunda, Minho elinde su şişesiyle onun karşısına oturdu. Hyunjin başını kaldırmadan "Yine ne istiyorsun?" dedi.

"Festival için hazırlık yapıyoruz da..." dedi Minho hafifçe sırıtarak. "Bana eşlik edecek biri lazım. Senin kadar huysuz biri uygun olur dedim. Denge için yani." diyerek göz kırptı.

Hyunjin gözlerini devirdi. "Dengeymiş. Beni kendi kafandaki deneye çevirmeye çalışma."

Minho çantasından küçük bir çikolata çıkardı, tepsisine bıraktı. "Tatlıyı unutmuşsun. Ayrıca düşünmek için üç günün var. Benimle gelmen eğlenceli olabilir."

Hyunjin istemsizce gülümsedi ama hemen ciddileşti hemen. "Rüyanda görürsün, Lee Minho." Ama kalbinin derinliklerinde bir yerlerde "Acaba?" diye fısıldayan bir ses vardı.

Aralarındaki kimya çok iyi değil mi yaaa?

Bu arada fantastik türde yazdıgım kitabım çıkacak.. 😭🤍 desteklerinizi bekliyorum 💪

Gelişmelerden haberdar olmak için beni takip etmeyi unutmayın.
Her gelişme alınca sizlere bildireceğim ama en çok instagram da paylaşım yapacağım.

İnstagram; _cansuniverse
Tıktok; cansuniverse00
Wattpad; cansuniverse