Bölümler 10Şu an: 1. Sezon 9. Bölüm Mahzende misin?
- 1 1. Sezon 1. Bölüm Mark Brave808 kelime
- 2 1. Sezon 2. Bölüm Sınıftayız865 kelime
- 3 1. Sezon 3. Bölüm Afişteki Yüzler803 kelime
- 4 1. Sezon 4. Bölüm Al Kurtul Bundan723 kelime
- 5 1. Sezon 5. Bölüm Raven759 kelime
- 6 1. Sezon 6. Bölüm Sarı Renk1.013 kelime
- 7 1. Sezon 7. Bölüm Sahipsiz Tuzak957 kelime
- 8 1. Sezon 8. Bölüm Ortam Mühedisliği511 kelime
- 9 1. Sezon 9. Bölüm Mahzende misin?935 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 1. Sezon Final Bu Son Mu?754 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
MARK BRAVE
Mark gözlerini yavaşça açar. Pas ve kuru kan kokusu yüzüne çarpar. Tavanda hafif aydınlatmayı sağlayan, arada sırada sönen bir lamba vardır. Lambanın eskiliğinden gelen cızırtı sesleri... Hareket etmeye çalışır ama ıslak tahta masanın üzerinde bağlanmıştır. Mark etrafına bakar. İçinden, “Peki, küçük bir kulübedeyim. Duvara sabitlenmiş eşyalar var: çivi, bıçak, sopa... Sanırım işkence mahzenindeyim?”
Önünde birisi masanın üzerinde aletleri temizliyordu. Arkasını dönünce Clint olduğu anlaşılır. “Ah, günaydın. Derin uykudan uyandırmışımdır umarım?” Mark’ın gözleri büyür. “Psikiyatrist? Vay canına, bu beni şaşırttı. Kendini neden tedavi etmedin madem psikopattın?” Clint gülümser sessizce bıçağı bilmeye devam eder. Mark, “Ben hasta mıyım yani ancak bir hasta olursam buraya yatırım sebebin ne?” Clint, “Hastalarımın odasına kamera koyarım ve panik atakların, eşyaları vurmaların, jiletle kollarını kesmen senin için normal tabii ama benim için değil. Hastalıkların arındırılması gerek.”
Mark kendini sallamaya başlar. Gondol gibi masa güçdarmaya başlar. Mark içinden, “Fiziğin sınırlarını zorlayıp kendi gondolumu yapacağım.” Karın kaslarını içeri çekip nefes alır, ardından nefes verirken bacakları ile kendini ve masayı sarar. Bunu birkaç kez tekrar eder ve sonunda yere devrilir. Clint, “Ah, kurtulmaya çalışman çok tatlı...” sırtarak Mark’ın yanına koşar. Mark kurtulan ayağı ile Clint’in göğsü boşluğuna tekme atar. Clint’in nefesi kesilir ve bıçağı düşürür. Mark iplerden kendini zorlayarak kurtulur ve ayağa kalkar. Clint bıçağı sürünerek alır ve ayağa kalkar. “Eğer özür dileyip uslu olursan seni hemen öldürürüm.” Mark tepki vermez konuşmaz sadece yakın dövüş pozisyonu alır.
Clint bıçağı Mark’ın boynuna savurur. Mark, Clint’in bileğinden yakalar ve açı ile büker. Ardından Clint’in arkasına geçip bacağını Clint’in bacaklarının arasına koyar tam boğazını tutup ciltini etkisiz hale getirecekten gözleri boşluğa dalar ve elini götürmek istemez kendini durdurur “bunu istiyor muyum...” Clint bunu anladığı anda mark’ın burnuna yumruk atar mark sendileyerek geriye adımlar atar mark’a tekrar yumruk atacakken Mark kendine gelir yumruğu eklem yerinden tutar Boşta kalan eli ile Clint’in boğazını sıkar ve eğilip kaldıraç manevrası ile Clint’yi yereatırır. Bıçağı alıp sert kısmı ile Clint’i bayıltır...
Clint uyanır, hareket etmeye çalışır ama edemez. “Küçük katilimiz sonunda Benide yakaladı ha?”Mark iç çekerek masayı yumruklar, “Cinayeti bırakacağımı söyledim... Ama hayat zorla beni öldürmeye itiyor...” Clint, “Sen öldürmekten zevk alıyorsun.” Mark çenesini sıkar ve Clint’in yanına gelip eliyle onu susturur ve hafifçe baskı uygular. “Bana bak, senin vücudunu onlarca parçaya böler ve bunu yaparken gözümü bile kırpmam, anladın mı?”
Clint’in gözleri büyür, yutkunmaya çalışır, başını sarlar şok ile. Mark etrafa bakar, bir ceset görür. Çekiç alıp cesedin avucuna sürter. Sonra o çekici gidip Clint’in göğsüne saplayacakken havada durur eli aşağı inmez Mark hızlı hızlı hava soluyup verir. Çekici fırlatır elleri başının arasına alıp etrafa bakar Clint ise Gözlerini sıkıca kapatmış bekliyordu. Mark içinden “kendine gel Mark sen bu işi defalarca yaptın” mark çekici almaya gider eğilip alacakken durur karşısına bakar ayında kendini görür ilk kez...maskesiz kendi haline merhaba der gibi gözlerinin içine bakar “ben ne istiyorum???” Çekici istemeyerek alır ve nefesini tutup gözlerini kapatıp çekici saplayacakken vuramaz...aşağı indiremez gözlerini açtığında çekicin üstündeki yansıması ile bakışır ama yansımasının ortasında kırık vardır ama normal bir kırık değil çoklu kırıklar birden fazla mark’ın yüzünün her yerinden kırık geçiyordur Mark “ben neyim?” Clint gözlerini kısar başını yana eğer şaşırır “sen...hastasın Mark ve tedaviye ihtiyacın var ben seni tedavi edebilirim” Mark “bu savaş seninle benim aramda değil kendimle kendim arasında...” titreyerek sinirleri zorlayarak çekici saplar bıraktığı anda elleri titriyordur ve elleri yumruk yaparak kulübeden çıkar hemen pastırmayı cebinden çıkarır sonra pastırmaya bakar koklar ama ısırmaz gözleri pastırmaya boş boş bakıyordur pastırmayı ezmez ama çöpe atar ve yürümeye devam eder gözleri yere bakacak şekilde....Mark okula doğru yürümeye başlar ayaklarını yere tam basarak omuzları tam diktir içinden “görevimi başardım” aniden durur kaşlarını çatar “hayır…ben başardım ben kazandım…” diye düşünürken Lesley i görür Lesley kediye mama veriyordur mark içinden “her zaman sert görünen kadın değil mi bu?” Mark okul kapısından içeri girer howard “mark! Johnson u gördün mü?” Mark gülümseyerek “hayır görmedim” Howard elindeki kırmızı kalem ile oynuyordur sürekli mark “ne oldu?” Howard iç çekerek “son…kavgadan sonra biraz…sonra konuşalım” der ve okulu turlamaya başlar mark arkadan bakar sonra öğretmenler odasına girer “Ashley benim fikrim var” Ashley koltukta oturmuş kahve içiyor “selam mark fikir mi?” Mark gülümseyerek “başkanlık seçimlerine aday afiş fikri karizmatik ilgi çekici” Ashley kahvesini yudumlar “hmmm aslında…izin verebilirim…”Mark gözlerini kısar “verebilirim derken…” Ashley “kusursuz bir afişe” gülümseyerek mark a döner mark kollarını iki yana açar “o iş benim işim” der ve cam kapıdan çıkar içinden “şu klimalarda insan donduruyor arkadaş” iç çeker beyaz renkli merdivenlerden çıkar üst kata denk gelir raven ve Johnson yine kavga ederken bulur yanlarına gelir Johnson “bana karşı gelmemin sebebi ne? Daha iki gün öncesine kadar itaat eden bir kö-“ Raven sözü keser “üzgünüm gitmem gerek” der gidecekken Johnson raven nın önüne kolunu uzatır durdurur “öyle olmaz…bak haftalık şu yirmi doları ödenmen gerek” Raven cebindeki tek elini çıkartır ve Johnson un önünde duran kolunu zorla iter ve merdivenlerden iner mark içinden “el…el!” Hızlı adımlarla merdivenlere bakar raven elini bir süre sonra tekrar cebine koyar ama hafifçe çıkıktır mark içinden “şaşırtıcı” odasına girecekken clint in sözlerini hatırlar “kamera….” Odasına girer ve odanın köşelerine bakar gerçekten küçük bir siyahlık görür mark gülümseyerek dışarı çıkar “Johnson! Gelsene” Johnson mark ın odasına gelir “ne oldu?” Mark kalemi alır “şu afişi tasarlarken senin fikrini alacaktım” derken kalemi kamera olan köşeye düşürür mark “hay aksi verir misin?” Johnson eğilip kalemi tutar ve tam o anda kamerayı fark eder gözlerini kısarak kameraya dokunur “bu…bunu sen mi koydun?” Mark kaşlarını çatar “anlamadım?” Johnson iç çeker ayağı kalkar kalemi fırlatır ve odadan sertçe çıkar merdivenlerden aşağı iner mark “hey hey! Ne oldu?” Mark koşarak peşimden gelir Johnson howard ın yanına gelir “kamera ne demek!” Der bağırarak mark bir koltuğa oturur arkasına yaslanır ve bağırışmalar eşliğinde cebindeki yarım kalan pastırmayı yer
Bölüm etkileşimi
