The İmitator Killer kitap kapağı

7. bölüm / 10

1. Sezon 7. Bölüm Sahipsiz Tuzak

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 10Şu an: 1. Sezon 7. Bölüm Sahipsiz Tuzak

MARK BRAVE

Sabah olunca mark alarm ile uyanır kırmızı saat kutusunun düğmesine basıp alarmı durdurur ayağa kalkar güneş yüzüne çarpar gözlerini kapatır ve eliyle yüzünü kapatır güneşten rahatsız olur aydınlıktan mark perdeyi çeker ve mutfağına gidip pastırmalı yumurta yapar kendine onları yerken yine televizyonu açar ve izlemeye başlar yemeği bitirir ve tabağı bulaşıkları lavabonun içine koyar lavabosunda dişlerini fırçalar yüzünü yıkar kıyafetlerini giyer ve kapıdan dışarı çıkar aşağı kata iner sınıfa doğru yürümeye başlar Johnson u müdür azarlıyordur Mark yanlarına gelir gülümseyerek “müdür bey! Sizle tanışmamıştım isiminiz neydi?” Müdür “howard ama şuan” iç çeker “müsait değilim” Johnson mark a bakar çökük gözler ile mark içinden “yardım mı istiyorsun? Pekala” mark “müdür bey şu odaya dün gece işçiler geldi duvar boyaması için bakar mısınız nasıl olmuş?” Howard gözleri büyür “ah! Doğru sağol oğlum burada bekle” der ve gider mark içinden “müdür bu lavuğun babası mı? İş ciddiymiş” Johnson tam konuşacakken kelimeler ağızından çıkmaz sonra durur ve sadece başını hafifçe sallar mark gülümser ve başını belirgin şekilde sallar Johnson tuvalete gider koşarak mark arkasını dönüp sınıfa girer yukinin yanına oturur “günaydın” yuki gülümser hafifçe “selam” Mark “ödevleri yaptın mı?” Yuki yazmayı durdurur “ne ödevi?” Raven aniden “Ashley” der mark gözleri büyür raven a döner “ne?” Raven dudağını yalar ellerini ceplerinin içinde sıkıca kenetler ve kekeleyerek “Ashley” Mark içinden “raven konuştu? Müdahale olmadan?” Mark gülümser gözleri ile onaylar yukiye döner “Ashley nin ödevi sayısal hocası” yuki iç çeker “yapamadım meşguldüm” Mark çantasından ödevi çıkartır defteri açar ödev sayfasına gelir ve tam ortaya koyar mark ayağa kalkar “biraz turlayayım bari” der yukiye bakarak gülümser yuki hemen defterine geçirmeye başlar mark kalkar ve kalemlerini tıraş eder çöp kutusuna tıraş ederken gözleri boşluğa dalar ve yanlışlıkla kalemin ucunu kırar içinden “hay böyle işi…” cebine geri atar o sırada Ashley gelir gülümseyerek “günaydın çocuklar” mark yerine geçer ve Ashley ders anlatmaya başlar….zil çaldıktan sonra güneş yavaş yavaş batıyordur turuncu güneş ışınları sınıfın içine içine vuruyor mark gözlerini kısar “şu perdeyi kapatır mısınız?” Johnson perdeyi kapatır mark ayağa kalkar ve çantasını toplar yukiye bakar “akşam partisine geliyorsun değil mi?” Ashley “Mark!” Der sözünü keserek mark “evet hocam?” Ashley “ödevini çok beğendim benim için bir sunum hazırlar mısın ek puan vereceğim?” Mark “tabiki! Hemen başlarım” der içinden “bir rol daha…” yukiye döner “parti diyecektim” yuki “kararım değişmedi benlik değil odamda dizi izliyor olacağım görüşürüz” der ve çıkar sınıftan mark “nası istersen dikkat et kendine” der ve sınıftan çıkar odasına çıkar ve eşyalarını düzenle yerleştirir sunumu hazırlamaya başlar atıştırmak için buzdolabını açar ama pastırma bitmiştir içinden “daha az yemeliyim der ve markete doğru yola çıkar bir kaç vuruşma sesi duyar kaşlarını çatar ve sese doğru gider tenha bir sokağa gelir yerde baygın üç adam vardır aniden clint arabadan geçerken mark ın fotoğrafını çeker mark iç çekerek üç adamın yanına gider “bunlar ölü değil ki? Sadece sarhoş” Mark bir an durur gözlerini kısarak başını yana eğer içinden “clint in yanında arabayı süren kişi kimdi….?” Mark koşarak markete girer “burada kamera sistemi var mı?” Der çalışan irkilir “ney?” Mark “kamera kamera” çalışan “hayır sadece dükkan içini gösteriyor” mark kapıyı sertçe ittirir içinden “direk müdahale şart oldu alanım aşırı bozuluyor alan ne?” Mark okula doğru adımlamaya başlar elleri cebinde rüzgar hafifçe yüzüne çarpar saçları dalgalanır okula girer ve odasına çıkar mark odasında bir mektup bulur mektubu açar “eğer çok iyi rol yapabiliyorsan şizofren rolü yaparsın yada müdür bey bu fotoğrafı görür ve minik tinerci mark olarak ismin çıkar sonrada kaydın çıkar yarın benim odamda saat dört” yazıyordur Mark tepkisiz bir şekilde “bir görev yeni görev” derMark mektubu kapatır ve çekmecesine koyar özel sekmesini açacakken zaten açık olduğunu ve içinden bir kaç propofol çalındığını görür içinden “şaka mı bu?” Kapağı tekrar kapatır ve masasına geçer sunumu hazırlamaya başlar sunumu hazırlarken akşam olur güneş batar mark fark etmez sunuma odaklanır ve sunumu saatler sonra bitirir sunuma bakar içinden “hoş oldu…mu?” Sunumu alır proje dosyasına koyar ve kapıdan çıkıp öğretmenler odasına girer mark “Ashley!” Ashley “evet mark?” Mark “bitirdim projeyi” gülümseyerek Ashley nin gözleri büyür ağzı açılır “ne?” Mark “evet bitti…işte burada” çantasından çıkartır ve Ashley nin önüne atar Ashley projeyi inceler “nasıl bu kadar hızlı bitirdin…insanlar haftalarca uğraşıyor bunun için…” mark projeye bakar “yazarak bitirdim” Ashley sarı renkteki matematik işlemleri ile dolu proje kağıdını katlar ve siyah renkli ortasında sarı düğmeli çantasına koyar mark “gidebilir miyim?” Ashley “tabii ha! Mark sayısal bölümün öğrenci başkanı olmak ister misin?” Mark “cidden mi?” Ashley eliyle alnını ovuşturur “aaa tabi hemen değil ama seçimlere katılmak ister misin?” Mark “çok!” Gülümseyerek Ashley “oh tamam ben ayarlayacağım gidebilirsin” mark gri renkte cam kapıdan çıkar ve odasına doğru adımlar içinden “yeni bir katman…” odasının kapısını açar kıyafetlerini çıkarır ve yatağa geçer iç çekerek direk yatağa uzanır tavanı izler bir süre sonra uykuya dalar…sabah olduğunda alarm sesi ile kalkar içinden “bu gün görev günü klas” ayağa kalkar her zamanki gibi kendine pastırma kızartır ve ekmekle yer suyunu içer dişlerini fırçalar yüzünü yıkar ve çantasını alıp odasından çıkar kapıyı kitler aşağı doğru inerken raven ı görür “günaydın raven” der raven hafifçe başını sallar sınıfa girer yukinin yanına oturur yuki “gördün mü?” Mark “neyi?” Yuki telefonunu gösterir yeni bir cinayet işlenmiştir mark gözlerini kısar “bu haberleri neden açık paylaşıyorlar” yuki iç çeker “değil mi insanları korkutuyorlar” mark içinden “gerçeği saklamaktan daha mı iyi?” Mark “sabah kahvaltısında ne yedin?” Yuki “omlet neden?” Mark “eğer farklı bir şeyse banada getir diyecektim” yuki gözlerini kısar “omlet yetirince farklı değil mi?” Mark gülümser yukiye döner “yumurta yani” yuki “sen ne yersin?” Mark “pastırma” yuki “omlete laf atan adam pastırma yiyor” mark “ne var ya lezzetli gayet” Lesley sınıftan içeri girer ve ders anlatmaya başlar….zil sesi ile ders biter mark çantasını toplarlar ve clint in odasına doğru yürür yukiye görüşürüz demeden clint in odasına kapıyı çalarak değil direk girer clint “bizde seni bekliyorduk mark” howard “selam mark”

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

16okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…