4. bölüm / 6
The İmitator Killer1. Sezon 4. Bölüm Al Kurtul Bundan
Bölümler 6Şu an: 1. Sezon 4. Bölüm Al Kurtul Bundan
- 1 1. Sezon 1. Bölüm Mark Brave806 kelime
- 2 1. Sezon 2. Bölüm Sınıftayız863 kelime
- 3 1. Sezon 3. Bölüm Afişteki Yüzler801 kelime
- 4 1. Sezon 4. Bölüm Al Kurtul Bundan721 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 1. Sezon 5. Bölüm Raven757 kelime
- 6 1. Sezon 6. Bölüm Sarı Renk1.011 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Mark clint in beyaz renkli odasından çıkar ve “yuki! Clint senide istiyor” yuki başını sallar çantası ile beraber clint in odasına girer Mark içinden “o notlara ne yazdığına bakmam lazım yoksa işim zorlaşacak” akşam yemeği için odasına çıkar dünden kalan tavuk pilavını yer iç çekerek içinden “bunu nasıl yapsam? Haaa…” gözleri parlar hafifçe gülümser o sırada bıçak yere düşer mark yere düşen bıçağı almak üzere eğilir bıçaktan kendi yansımasını görür duygusuz nötr yüzünü içinden “bıçağa yansımış bir hayat…” bıçağı eline yavaşça alır ve bıçağa bakmaya başlar mark bir süre sonra irkilir dışarıya bakar hava kararmıştır ay yeryüzünü aydınlatıyordur içinden “dalmış mıyım?” Ayağa kalkar kalın bir hırka giyer ve eldivenlerini giyer ayakkabılarını değiştirip odadan çıkar okulun dışına çıkar gri renkte beton taşların üzerinden hızla koşup duvardan atlar ve mark içinden “clint in arabasının gittiği yere gitsem onun evini bulmuş olurum herhalde?” Dün clint in arabasının nereye gittiğini hatırlamaya çalışarak yolu takip etmeye başlar gecenin zifiri karanlığında karanlıklar içinde ilerlemeye devam eder daha da karanlığa girerek….ışığın asla ulaşamayacağı kadar karanlığa…mark sonunda clint in evini bulur ve kapıyı cebindeki küçük tahta parçası ile zorlayarak açar içeri girer evi incelemeye başlar içinden “bilgisiyar gibi bir şey lazım…” üst kata çıkar bilgisiyarı bulur ve açacakken şifresi olduğunu görür bunun üzerine tablete bakar tablette parmak izi doğrulaması vardır mark sakince çantasını çıkarır ve clint in dokunduğu yerin izini tablete sürüp tableti açar ve parolalar bölümünden bilgisiyarının şifresini bulur yazar ve öğrenci notlar bölümüne girer M sıralamasını aralayıp bulur Mark Brave kırmızı liste hala değişmemiş tedavi zorunlu yazıyordur Mark iç çekerek bilgisiyarı kapatır ve evden geri çıkıp kapıyı kapatır okula koşarak geri döner ayakkabısının sesi karanlıkta yankılanıyor mark su birikintisiden geçerek okula girer üst kata çıkar odasına o sırada fred “Mark selam” Mark gülümseyerek “iyi günler müdür bey” der içinden “al kurtul bundan şimdi mark…” Fred “umarım elinde eldivenleri neden taktığına dair mantıklı bir açıklaman vardır” Mark gülümseyerek “bende egzama var” fred hafifçe gülümser “yarın clintle görüşmek ister misin?” Mark “neden?” Fred “bence konuş bir daha rahatlarsın” arkasını dönüp telefonunu çıkarır ve not almaya başlar “ben bir tane randevu ayar-“ aniden boğazına bir kemer dolanır şok içinde çırpınmaya başlar mark ayağı ile kapıya vurup açar ve depoya çeker fred i yere yatırır ve boğmaya devam eder fred yerde çırpınır kurtulmak için mark bırakmaz fred in gözleri kaymaya başlar yüzü kıp kırmızı olur ve ağzı açık şekilde bilinci kapanır mark ayağa kalkıp depo da bıçak arar ve levye bulur levye alır ve kapıyı kitleyip beklemeye başlar mark içinden “boğazındaki iz geçtikten sonra öldüreceğim seni ben öldürmedim etrafta gezinen insanların karnının ortasına sivri cisimler saplayıp öldüren katil öldürdü” der ve levye ile fred in karnına saplar ardından depodan çıkar koşmaz ama hızlı hızlı odasına çıkar çıktığı gibi kapısını açacakken zaten açık olduğunu görür gözlerini kısar cebinden propofolu çıkartır ve odasına aniden girer etrafı hızlıca tarar ama kimseyi bulamaz kapıyı geri kapatır eşyalarını gizli bölmesine doldurur iç çekerek yatağa oturur içinden “şuan sadece clint problemi kaldı onun dışında problem…” durur sessizleşir “problemden kastım ne…?” Der kendi kendine mark kıyafetlerini çıkartıp pijamalarını giyer ve yorgan altına girip uyumaya başlar ve hiç zorlanmadan uyur…sabah olduğunda alarm ile beraber kalkar bu gün hava oldukça sıcak ve kurudur ayağa kalkar pastırmalı yumurtasını kırar ve afiyetle yer hatta biraz sos bile döker sonra dişlerini fırçalar üstünü giyinir ve parfüm sıkar ardından kapıdan çıkar çantası ile beraber sınıfa girer sınıftaki herkes kendi arasında konuşuyordur mark yukinin yanına oturur yuki “Mark duydun mu haberi?” Mark “ne haberi?” Kaşlarını çatarak yukiye döner yuki “dün gece…fred öldürülmüş…” Mark ın gözleri büyür konuşmaya çalışır ama kekeler konuşamaz “A-aanlamadım…” yuki “evet bende aynı tepkiyi verdim herkes bu olayı konuşuyor etrafta gezen seri katilin yaptığı düşünülüyormuş” mark içinden “başka kim yapacakki?” Mark “bu çok….dehşet verici yani gerçekten bir insan bunu neden niye yapar…akıl alır gibi değil….” Yuki mark ın omzuna dokunur “okulun güvenlik önlemleri artacakmış korkmamıza gerek yokmuş” mark iç çeker “haklısın kapılarımızı üç kez kitleyelim bundan sonra” yuki başını sallar hafifçe ve yavaşça “ha bu arada bu gün ders olmayacakmış öğrenciler için timsah gezisine gidecekmişiz” mark “mantıklı timsah ha?” Yuki “korkar mısın?” Mark gülümseyecekken durur ve hafifçe “hayır korkmam ya sen?” Yuki “bende hem çitlerin arkasında” mark içinden “tehditleride bu yüzden görmezden geliyor değil mi? O çit sadece gösteriş içinse?” Mark “doğru saat kaçtaymış?” Yuki “yarım saat sonra ama istersen gitmeyebilirsin” Mark biraz düşünür “ben gitmeyeyim” yuki “bende gitmeyecektim kitap yazacağım zaten”
