25. bölüm · Tekrar Doğdum; Bu Sefer Başka Bir Hayat
🖤
Dudakları Ateş’in dudaklarında mühürlenmişken, Gece o yoğun elektriği tüm vücudunda hissetti. Ateş ona karşılık vermeye başlamış, kollarını beline sarmak üzereydi ki; Gece bir anda geri çekildi. Ateş, dudaklarında kalan o sıcaklığın boşluğuyla sarsıldı.
Gece, Ateş’in şaşkın ve arzulu bakışlarının tam ortasına pimi çekilmiş bir bomba bıraktı:
"Üniversiteye gitmekten vazgeçtim aslında," dedi, sesi az önceki tutkusuna inat buz gibi ama kararlıydı. "Böyle... senin hayatının ortasında bir dâhi olarak kalmak, belki de daha iyidir. Ne dersin?"
Ateş bir şey söylemek için ağzını açtı ama kelimeler boğazına dizildi. Gece, onun bu halini izlemekten büyük bir keyif alarak eğildi ve Ateş’in dudaklarına tüy kadar hafif, insanın aklını başından alan son bir öpücük kondurdu.
"İyi uykular, Ateş Bey," diye fısıldadı.
Gece, kucağından kedi gibi sessizce indi ve kalçalarını hafifçe sallayarak merdivenlere yöneldi. Ateş, koltukta heykel gibi kalmıştı. Gece merdivenleri çıkıp odasına girinceye kadar arkasından bakakaldı. Kapının kapanma sesini duyduğunda, Ateş derin bir nefes alıp başını geriye yasladı.
"Bu kız... beni gerçekten delirtecek," diye mırıldandı.
Ateş, aldığı o "ilaçlı öpücüğün" ve Gece’nin ani kararının sersemliğiyle ayağa kalktı. Kendi odasına geçerken zihninde sadece Gece’nin o iddialı duruşu vardı. O gece ikisi de farklı odalarda, ama birbirlerinin kokusunu ve tadını hala tenlerinde hissederek uykuya daldılar.
