2. bölüm · Tekrar Doğdum; Bu Sefer Başka Bir Hayat

🖤

Masal Arslan

Gece, alnından süzülen taze kanla kapıdan içeri girdiğinde evde buz gibi bir sessizlik oldu. Salonda Deniz, dört abisiyle çevrelenmiş, sanki dünyanın en masum varlığıymış gibi onlara bir şeyler anlatıyordu. Gece’yi o halde görünce Deniz’in gözleri parladı ama hemen sahte bir korkuyla geri çekildi.
"Gece! Yine ne yaptın? Alnındaki o hal ne? Abilerim senin yüzünden ne kadar utanıyor haberin var mı?" dedi Deniz, sesindeki o sahte şefkatle.
En büyük abi Berk, öfkeyle yerinden fırladı. Gece’nin "taşralı" tavırlarından ve ailesine getirdiği sözde utançtan bıkmıştı. "Artık yeter! Bu ailenin sabrını zorlama!" diyerek elini Gece’nin yüzüne vurmak için büyük bir hırsla kaldırdı.
Ancak Gece, o eski Gece değildi. Saniyelik bir refleksle Berk’in havada süzülen bileğini demir bir pençe gibi yakaladı. Siyah kuşağın verdiği o teknik güçle Berk’in elini öyle bir büktü ki, Berk acıyla inledi. Gece, abisini sertçe geriye doğru iterek onu sendeletti.
"Ne yaptığını sanıyorsun sen?" dedi Gece. Sesi evin içinde bir kırbaç gibi yankılandı.
Berk, bir "taşralı" diye küçümsediği kızdan gördüğü bu tepkiyle kontrolünü tamamen kaybetti. Gözü döndü, masanın hemen yanındaki o yaldızlı çerçevede duran, Deniz’le çekildikleri dev aile fotoğrafını kaptı ve "Defol git bu evden!" diye bağırarak hırsla yere fırlattı.
ÇAAAAAT!
Ağır çerçeve mermer zemine çarptığında binlerce cam parçası odaya dağıldı. Havada süzülen jilet gibi keskin bir cam parçası, tam o sırada koltukta "mağdur" rolü yapan Deniz’in o pürüzsüz yanağına isabet etti. Deniz’in tiz çığlığı salonun tavanında patladı. Parmaklarının arasından süzülen kan, beyaz elbisesine damlarken abileri donup kalmıştı.
Gece, yerdeki parçalanmış fotoğrafa ve yüzünü tutan Deniz’e buz gibi bir bakış attı. "Gördünüz mü?" diye fısıldadı. "Beni yaralamak isterken, en sevdiğinizi kendi ellerinizle parçaladınız."
Tam o sırada kapı sarsılarak açıldı. İçeri giren Sultan Hanım ve hemen arkasındaki Ateş, bu kanlı manzara karşısında duraksadı. Ateş’in gözleri yerdeki camlardan önce Gece’nin kanayan alnına kilitlendiğinde, odadaki tüm hava çekilmiş gibi oldu.