4. bölüm · Tekrar Doğdum; Bu Sefer Başka Bir Hayat

🖤

Masal Arslan

Gece, parmağını Ateş’in yüz hatlarında dokunmadan gezdirirken kalbi göğüs kafesine sığmıyordu. Tam o sırada Ateş’in kirpikleri titredi. Gece, yakalanma korkusuyla hızla elini çekti ve sanki hiçbir şey yapmamış gibi yatakta diğer tarafına dönüp gözlerini sıkıca yumdu. Kalbi o kadar hızlı atıyordu ki, cihazın "biip" seslerinin hızlanmasından yakalanacağını sandı.
Ancak Ateş, çoktan uyanmıştı. Gece’nin o ürkek dokunuşunu rüyasında değil, bizzat tenine yakın o sıcaklıkta hissetmişti. Gözlerini açtığında Gece’nin ona arkası dönük, kaskatı kesilmiş halini görünce dudaklarının kenarında o meşhur, çapkın ve özgüvenli sırıtış belirdi.
Gece, odadaki sessizliğin uzamasından şüphelenip Ateş’in hala uyuyup uyumadığını kontrol etmek istedi. "Uyuyordur herhalde," diye düşünerek yavaşça, santim santim arkasına döndü.
Döndüğü an, Ateş’in o koyu ve zeki gözleriyle tam burun buruna geldi. Ateş, dirseğini yatağa yaslamış, başını eline dayamış bir halde doğrudan Gece’nin gözlerinin içine bakıyordu. Gece şaşkınlıkla nefesini tuttu, yakalanmanın verdiği utançla yanakları bir anda alev aldı.
Ateş, o derin ve hafif pürüzlü sesiyle sessizliği bozdu. Yüzündeki sırıtış daha da genişledi:
"Beni mi izliyordunuz Gece Hanım? Yoksa yüzümdeki haritayı mı çözmeye çalışıyordunuz?"
Gece, kekelememek için kendini zor tutarak, "Hayır... Ben sadece... Uyandın mı diye bakıyordum," diyebildi.
Ateş hafifçe Gece’ye doğru eğildi, aralarındaki mesafe iyice azaldı. "İzlemek serbest," dedi dalga geçen ama bir o kadar da sahiplenici bir tonla. "Ama dokunmak istersen, çekinmene gerek yok."