4. bölüm / 11
Taşacak bu İsfadTaşacak Bu isfad~4
Bölümler 11Şu an: Taşacak Bu isfad~4
- 1 Taşacak bu İsfad~1810 kelime
- 2 Taşacak Bu İsfad~2918 kelime
- 3 Taşacak Bu deniz~3543 kelime
- 4 Taşacak Bu isfad~4894 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 Taşacak bu isfad~5307 kelime
- 6 Taşacak Bu İsfad~6582 kelime
- 7 ~7~478 kelime
- 8 ~8~326 kelime
- 9 ~9~365 kelime
- 10 ~10~383 kelime
- 11 ~11~ (Final)535 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İso malzemeleri götürdü.
Zarife Oruç'un yanına oturdu.
Z:Uşağum iyimisun?
O:İyiyum ana.
Z:Çok acıyor mu?
O:Yok ana.
Z:İso yapmasın bir daha pansumanını.
O:Ana.
Z:Ne?
O:İso gayet iyi yaptı.
Z:Ama canını acıttı.
O:Sen daha çok acıttın.
Zarife sustu.
İso mutfaktan onları duyuyordu.
Salona geri geldi.
İ:Abi çay istermisun?
O:İsterum.
İ:Ana sana da koyayum mu?
Z:Yok.
İ:Tamam.
İso mutfağa geçti.
O:Ana.
Z:Efendim?
O:Sen İso'ya neden böyle davranıyorsun?
Z:Nasıl davranıyorum?
O:Biliyorsun.
Z:O benim oğlum.
O:O zaman oğlun gibi davran.
Z: ...
O:Sen ona kızgınsın diye çocuk kendini suçlamaktan yoruldu.
Z:Ben de yoruldum.
O:Neden?
Z:Ondan.
Oruç şaşırdı.
O:Ana...
Z:Ben ona kızıyorum çünkü onun yüzünden başımıza gelmeyen kalmadı.
O:İso'nun ne suçu var?
Z:Bilmiyorum ama onu görünce sinirleniyorum.
O:Ana.
Z:O benim oğlum olsa bile yaptıklarını unutamam.
O:O hiçbir şeyi isteyerek yapmadı.
Z:Sen onu savunmaya devam et.
O:Çünkü kardeşim.
Zarife sustu.
İso elinde iki bardak çayla geldi.
İ:Abi.
O:Hı
İ:Çayın.
O:Sağ ol.
İso bardağı uzattı.
Oruç aldı.
İso bardağını aldı ve koltuğa oturdu.
Zarife bir süre İso'ya baktı.
İso fark edince başını kaldırdı.
İ:Ne oldu?
Z:Hiç.
İ:Tamam.
Sessizlik oldu.
Z:İso.
İ:Efendim?
Z:Bir şey yiyecek misin?
İso şaşırdı.
İ:Yok.
Z:Açsındır.
İ:Değilim.
Z:Ben sana yemek yapayım..
İ:İstemiyorum ana yine de sağol.
Z:İyi.
O:İso.
İ:Efendim abi?
O:Biraz ye.
İ:Ama aç değilim.
O:Biraz ye işte.
İ:Tamam.
Zarife mutfağa gitti.
İso arkasından baktı.
İ:Abi...
O:Ne oldu?
İ:Bana kızgın mı?
O:Kim?
İ:Anam.
O:Evet..
O:Sana çok kızgın.
İ:Neden?
O:Yaşananlardan dolayı.
İ:Ben istemedim ki.
O:Biliyorum.
İ:Ama o anlamıyor.
O:Biraz zaman ver.
İ:Ben değişmesini istemiyorum.
O:Neden?
İ:Çünkü ben onun bana kızmasına alıştım..
O:Sen harbiden bozuksun.
İ:Abi!
O:Ne ula?
İso istemsizce güldü.
O:Heh gülebiliyorsun.
İ:Sen de çok konuşuyorsun.
O:Kardeşim olduğun için katlanıyorum.
İ:Ben de sana.
-Koçari Konağı-
Fadime odasında oturuyordu.
Telefonu elindeydi.
İso'nun mesajlarına tekrar tekrar bakıyordu.
F: Aptal.
Eleni kapıyı çaldı.
El:Girebilir miyim?
F:Gel.
Eleni içeri girdi.
El:Hâlâ ona bakıyorsun.
F:Kime?
El:İso'ya.
F:Hayır.
El:Telefon elinde.
F:Başka şeylere bakıyorum.
Eleni güldü.
El:Hala.
F:Ne?
El:Onu özledin.
F:...
El:Özledin değil mi?
F:Evet.
El:Peki neden konuşmuyorsun?
F:Çünkü bana yalan söyledi..
El:Mecbur bırakılmış.
F:Biliyorum.
El:O zaman?
F:Bana sadece bildiğini söyleyebilirdi ama..
F:Ona kızmak istiyorum.
El:Ama?
F:Ama olmuyor.
Tam o sırada telefonuna bildirim geldi.
Fadime ekrana baktı.
İ:Abim iyi Eleni merak etmsin.
F:Geçmiş olsun.
El:Ne yazdı?
F:Oruç iyiymiş merak etmesin Eleni diyor.
Eleni içten içe mutlu oldu.
El:Ben ne yapayım bre Oruçu?
-Furtuna Konağı-
İso mutfakta oturuyordu.
Zarife önüne tabak koydu.
Z:Ye.
İ:Sağ ol ana.
Z:Afiyet olsun.
İso birkaç lokma aldı.
Zarife karşısına oturdu.
İ:Bir şey mi oldu?
Z:Hayır.
İ:O zaman niye bakıyorsun?
Z:Sana bir şey söyleyeceğim.
İ:Dinliyorum.
Z:Ben senden nefret ediyorum.
İso'nun elindeki çatal düştü.
İ:Ne?
Z:Duydun.
İ:Ama neden?
Z:Çünkü senin yüzünden Oruç vuruldu.
İ:Benim yüzümden değil.
Z:Bana göre öyle.
İ:Ana ben abimi korumaya çalışıyorum.
Z:Bırak artık.
İ:Neyi?.
Z:Sen geldin geleli bu evde huzur kalmadı.
İso'nun gözleri doldu.
İ:Ben sizi ailem biliyordum.
Z:Ben seni oğlum olarak görmüyorum artık.
İso'nun gözlerinden bir damla yaş süzüldü.
İ:Ana...
Z:Bana ana deme.
İso başını eğdi.
O sırada Oruç mutfağa geldi.
O:Yeter.
Z:Sen karışma Oruç.
O:Karışırım.
Z:O senin kardeşin diye onu savunuyorsun.
O:Evet.
Z:Ben de oğlumu koruyorum.
O:İso da senin oğlun.
Z:Değil.
İ:Abi.
O:Ne?
İ:Bırak.
O:İso...
İ:Bırak abi.
İ:Ben gidiyorum.
O:Nereye?
İso konaktan çıktı.
Oruç peşinden gitmek için ayağa kalktı.
Z:Oruç sen otur.
O:Ana İso'yu yalnız bırakmam.
Z:Bırak gitsin.
O:Nasıl bırakayım?
Z:Bize düşman olan insanlarla beraber olmayı seçti sonucuna da katlansın.
O:O düşmanımız değil!
Z:Sen öyle düşün.
Oruç kapıya doğru yürüdü.
Z:Oruç!
O:Ne?
Z:Sen de onun yüzünden kendini tehlikeye atma.
O:Ben kardeşim için ne gerekiyorsa yaparım.
Oruç çıktı.
-Deniz kenarı-
İsonun gözlerinden yaşlar süzülüyordu.
Kendi kendine konuştu.
İ:Bana ana deme dedi...
İ:Ben ne yaptım ki?
İ:Ben sadece ailemi korumaya çalıştım.
Arkasından Oruç geldi.
O:İso!
İso arkasını dönmedi.
O:Bana bak.
İ:Abi git.
O:Gitmem.
İ:Annem benden nefret ediyor.
O:Biliyorum.
İ:Artık onun annem olduğunu bile söyleyemiyorum.
O:Bana bak.
İso döndü.
O:Ağlama.
İ:Ağlamıyorum.
O:Gözlerinden su akıyor.
İ:Yağmur.
O:Hava açık.
İ:Abi.
O:Efendim?
İ:Ben kötü biri miyim?
O:Hayır.
İ:Annem benden nefret ediyor.
O:Bu seni kötü biri yapmaz.
İ:Gerçekten beni oğlu saymıyor.
Oruç sustu.
İso'nun omzuna elini koydu.
O:Ben seni kardeşimden saymayı bırakmayacağım.
İ:Söz mü?
O:Söz.
İso başını Oruç'un omzuna yasladı.
O:Ama şimdi benimle gel.
İ:Nereye?
O:Eve.
İ:Senin yaran var.
O:Sen de ağlamaktan yürüyemiyorsun.
İ:Abi!
O:Gel ula..
İ:Tamam.
Tam o sırada Oruç'un telefonu çaldı.
-Telefon-
O:Alo?
X:...
Oruç'un yüzü değişti.
İ:Ne oldu?
Oruç telefonu kapattı.
İ:Abi?
O:İso...
İ:Ne?
O:Eve gitmemiz lazım.
İ:Neden?
Oruç birkaç saniye sustu.
O:Timur'un adamlarından biri görülmüş.
İso'nun yüzündeki gülümseme kayboldu.
İ:Nerede?
O:Koçari Konağı'nın yakınında..
İ:Fadime...
O:Hemen gidiyoruz.
İso arabaya doğru koştu.
Oruç da peşinden gitti.
-Koçari Konağı-
Fadime hâlâ odasındaydı.
Telefonuna baktı.
İsodan mesaj gelmişti.
İ:Fadime iyi misin?
Fadime cevap yazmak istedi.
Ama tam o sırada dışarıdan bir ses duyuldu.
F:Eleni?
El:Ne oldu?
F:Dışarıdan ses geldi.
Eleni pencereye baktı.
El:Ben bir şey göremiyorum.
Fadime de pencereye yaklaştı.
Bahçenin girişinde siyah bir araba duruyordu.
Fadime'nin yüzü düştü.
F:Bu araba...
El:Ne?
F:Timur'un adamlarının arabasına benziyor.
Eleni'nin yüzü ciddileşti.
El:Hala...
F:Kapıları kilitle.
Eleni hemen kapıya yöneldi.
Tam o sırada aşağıdan bir adamın sesi duyuldu.
X:FADİME FURTUNA!
Fadime dondu.
El:Seni nereden biliyor?
Fadime cevap veremedi telefonunu eline aldı.
İso'nun mesajına baktı.
Bu kez hiç düşünmeden yazdı.
F:İso yardım et.
Arabayı kullanan İso ekrana baktı.
Mesajı görünce yüzü bembeyaz oldu.
İ:Fadime...
O:Ne oldu?
İso telefonu ona uzattı.
Oruç mesajı okudu.
O:Hızlan.
İ:Zaten hızlı gidiyorum abi.
O:Daha hızlı.
İso gaza bastı.
İ:Fadime'ye bir şey olursa...
O:Olmayacak.
İ:Bu sefer onu koruyacağım.
O:Beraber koruyacağız.
Koçari Konağı görünmeye başlamıştı ama konağın girişinde üç siyah araba vardı.
İso direksiyonu sıktı.
İ:Timur.
Oruç silahına uzandı.
O:Hazır ol kardeşim.
İso gözlerini konağa dikti.
Devamı gelsin mi?
