10. bölüm / 11
Taşacak bu İsfad~10~
Bölümler 11Şu an: ~10~
- 1 Taşacak bu İsfad~1810 kelime
- 2 Taşacak Bu İsfad~2918 kelime
- 3 Taşacak Bu deniz~3543 kelime
- 4 Taşacak Bu isfad~4894 kelime
- 5 Taşacak bu isfad~5307 kelime
- 6 Taşacak Bu İsfad~6582 kelime
- 7 ~7~478 kelime
- 8 ~8~326 kelime
- 9 ~9~365 kelime
- 10 ~10~383 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 ~11~ (Final)535 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İso’nun cihazının acı sesini duyan Fadime bağırdı.
F:İSOOOO!
İçerideki doktorlar hızla şok cihazını hazırladı.
Dr:150'ye şarj et Çekilin!
İso’nun bedeni sedyede havalanıp geri düştü.
Çizgi hâlâ düzdü.
Dr:200 yap çekilin!
Koridorda Oruç kapıyı yumrukladı.
Adil ve Çakır onu zor zapt ediyordu.
Sonunda içeriden zayıf ama düzenli bir ses geldi.
"bip... bip... bip..."
Doktor derin bir nefes aldı kapıya çıktı.
Dr:Kalbini çalıştırdık ama durumu hâlâ kritik kurşunu çıkardık fakat çok kan kaybetti şimdi yoğun bakıma alıyoruz ilk 24 saat çok önemli, her şeye hazırlıklı olun.
Fadime camın kenarından ayrılmadı.
Yüzü bembeyaz kabloların ve makinelerin arasında kaybolmuş İso’ya bakıp gözyaşlarına boğuldu.
Oruç yoğum bakımın önündeki sandalyeye çökmüştü.
Ağlıyordu.
Fadime, İso’nun üzerindeki kanlı kıyafetleri gördü.
F:Ben... ben Oruç abinin evine gidip İso’ya yedek kıyafet getireyim üstü başı kan oldu.
O:Sağ ol Fadime anahtarlar masanın üzerindedir.
Fadime hastaneden çıkıp Oruç’un evine gitti.
İso’nun kaldığı odaya girdi.
Oda İso kokuyordu.
Fadime’nin boğazı düğümlendi.
Dolaptan kıyafetleri çıkarıp yatağın üzerine koydu.
Tam arkasını dönecekken çalışma masasının üzerindeki açık duran defter ve yanındaki kalemi gördü.
İso’nun o tanıdık yazısıyla yazılmış şiiri okumaya başladı.
*"Hiç ister miyim böyle olmasını...
Senin güvenini kırmayı.
İkinci güvenli limanımdın.
Benim hatamdı.
Kabul...
Kusura bakma...
Senle olup bir sürü hayalim vardı.
Adı üstünde hayal.
Dön be bağa Koçari kızı.
Ben sensiz bir hiçim..."*
Fadime kelimeleri okudukça gözyaşları defterin sayfalarına damlamaya başladı.
Her bir satır kalbine bir bıçak gibi saplanıyordu.
Sayfayı çevirdi.
Arka sayfada kocaman harflerle yazılmış cümleyi gördü.
"SADECE SEVİLMEK İSTEDİM"
Fadime defteri göğsüne bastırıp yere çöktü ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.
F:Ben ne yaptım...
F:Seni dinlemedim bile İso...
F:Sadece sevilmek istemiştin ben seni canından ettim...
Kıyafetleri ve defteri de yanına alıp hastaneye döndü.
Yoğun bakımın önüne geldiğinde Zarife’nin ağladığını gördü.
Ama Zarife’nin yüzündeki o ifade Fadime’ye hiç samimi gelmedi.
Bir süre sonra Zarife’nin telefonu çaldı.
Zarife etrafına bakıp gözyaşlarını silerek koridorun sonuna yürüdü.
Fadime şüphelenip peşinden gitti ve duvarın arkasına saklanıp dinlemeye başladı.
Zarife telefondaki kişiye kısık ama nefret dolu bir sesle konuşuyordu.
Z: Ne bileyim ben gebermedi gitti işte kurtardılar keşke ölseydi de tamamen kurtulsaydık!
Z:Başımıza bela oldu çıktı geldi zaten Oruç da onun yüzünden bana düşman oldu ölseydi de en azından Oruç'u yönetseydim.
Fadime duydukları karşısında şok geçirdi.
Kanı donmuştu.
Zarife’nin öz oğlu İso için "Keşke ölseydi" demesi İso’nun yaşadığı tüm o çaresizliği.
Fadime daha fazla dayanamadı, saklandığı duvardan çıkıp öfkeyle Zarife’nin karşısına dikildi.
