2. bölüm / 11
Taşacak bu İsfadTaşacak Bu İsfad~2
Bölümler 11Şu an: Taşacak Bu İsfad~2
- 1 Taşacak bu İsfad~1810 kelime
- 2 Taşacak Bu İsfad~2918 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 Taşacak Bu deniz~3543 kelime
- 4 Taşacak Bu isfad~4894 kelime
- 5 Taşacak bu isfad~5307 kelime
- 6 Taşacak Bu İsfad~6582 kelime
- 7 ~7~478 kelime
- 8 ~8~326 kelime
- 9 ~9~365 kelime
- 10 ~10~383 kelime
- 11 ~11~ (Final)535 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İ:Doktor bey abim taburcu olabilir mi?
Dr:Tabii ki.
İso içeri girdi.
Oruç'a yardım etti.
O:Anlatacakmısın?
İ:İşim var şuan seni taburcu ediyoruz.
Oruç'u taburcu ettiler.
İso Oruç'a destek oldu.
Beraber arabaya kadar yürürdüler.
Arabaya bindiler.
İso sürücü koltuğuna geçti.
Diğerleri de kendi arabalarıyla geldi.
Yolda giderken Oruç konuştu.
O::Dökül bakalım.
İso duymamazlıktan geldi.
Oruç İso'yu hafif sarstı.
O:Dökül.
İ:Arabaya sürüyorum konuşamam.
O:Yeni mi bu?
İ:Evet.
O:Kaç kaçabildiğin kadar ama sonunda konuşacaksın.
(Kısık sesle)
İ:Bişey mi dedin?
O:Yola odaklan sen maazallah kaza yaparız.
İso sürmeye devam etti.
-Furtuna-
İso yine Oruç'a destek olarak Oruç'un evine girdiler.
İso Oruç'u yatırdı.
İ:Bieşy istiyormusun abi.
O:Yo-
İso sözünü kesti.
İ:Bekle.
Mutfağa gitti.
Su aldı.
Getirdi.
İ:Su iç hızlı iyileşesin.
O:Gel.
İso mutfağa gitti.
Çorba yapıp getirdi.
Oruç'un yanına oturdu.
Oruç'un ağzına kaşıkla verdi.
Oruç içti.
O:Elim ayağım tutuyor.
İ:Olabilir.
İso yedirmeye devam etti.
Çorba bitince Oruç konuşmaya çalıştı.
O:Artık-
İ:Şunları mutfağa bırakyım.
Mutfağa bıraktı.
Geri geldi.
O:Artık kaçamazsın.
İso kaçacak şey aradı.
O:Anlat bakalım.
İ:Abi.
O:İso!
İ:Beni atölyeye kilitlediler.
O:Bişey yapmadılar dimi serbesttin.
İ:...
O:İso!
İ:Ellerimi ve ağzımı bağladılar.
İ:Ben kına yapıcaz diye gitmiştim oyuna düştüm.
O:Fadime ne dedi?
İ:Orasını boş ver abi.
O:Bak İso kötü bir şeyler demiş belli anlat.
İ:Bişey demedi ya.
O:Sorduğumuz da benim kocam ya öldü ya kayboldu bilmiyorum dedi niye dedi o zaman.
İ:Benden nefret ediyor.
O:Nerden biliyorsun?
İ:Kendi söyledi.
İ:Neyse sen beni takma uyu sen.
O:Niye oğlum biz kardeşiz tabi takıcam seni.
İ:Uyu biraz dinlen abi nolur.
O:Tamam.
İso camdan dışarıyı izleyerek düşünmeye başladı.
Oruç ise bir süre sonra uyudu.
İso düşünürken Fadime'nin dedikleri aklından çıkmıyordu.
Sinirle ayağa kalktı.
Furtuna konağına gitti.
Kapıya tekme atmasıyla açıldı.
-Furtuna Konak-
Z:Ne kırıyorsun ula kapıyı.
İ:HERŞEYİ SİZ YAPTINIZ!
İ:SİZİN YÜZÜNÜZDEN!
Z:Ne diyon ula?
İ:FADİME BENDEN NEFRET EDİYOR!
Zarife bağırmadan ama yüksek sesle konuştu.
Z:Senin sorunun ben ne yaptım?
İ:BEBEK SATTINIZ BİR AİLEYİ YIKTINIZ BENİ DE BU SUÇA ORTAK EDİP SUSTURDUNUZ!
Z:Saklamasaydın.
İ:Şimdi demedi kolay sır ortaya çıkmasına önce deseydim neler olacağını biliyorum.
Masa'nın üzerindeki herşeyi elleriyle yere itti ve kırıldı.
O sırada Oruç uyanmıştı.
İso'ya baktı göremedi.
Dışardaki adamlara sordu.
Yarası yüzünden yüzü buruştu.
O:Ahh..
X:Oruç Reis ne yapıyorsun doktor dinlenmen gerektiğini söyledi.
O:İso nerede dedin?
Adam: Konakta..
-Furtuna Konak-
İso hâlâ öfkeyle bağırıyordu.
Yerde kırılmış tabaklar, bardaklar ve eşyalar vardı.
İ:BEN SİZİN YÜZÜNÜZDEN HERKESİ KAYBETTİM!
Z:İso sakin ol!
İ:SAKİN OLAMAM!
Ş:Uşağum.
İ:Bana uşağım deme!.
İso'nun gözleri dolmuştu.
İ:Ben sizin oğlunuz değilim zaten.
Zarife'nin yüzü değişti.
Z:Ne diyorsun sen?Ben sadece sizin yaptığınız hataların cezasını çeken biriyim.
İso masanın kenarına yumruğunu vurdu.
İ:Fadime benden nefret ediyor!
İ:Abim benim yüzümden vuruldu!
İ:Herkes benim suçlu olduğumu düşündü!
İ:AMA BEN HİÇBİR ŞEY YAPMADIM!
Bir anda İso'nun sesi kesildi.
Gözlerinden yaşlar akmaya başladı.
İ:Ben sadece... ailemi kaybetmek istemedim..
Herkes kapıya döndü Oruç içeri girmişti..
İ: Abi?
O: ...
İso hızla yanına gitti.
İ:Sen ne yapıyorsun burada?!
O:Aynı şeyi sana soracaktım.
İ:Yaran var evde dinlenmen gerekiyordu..
O:Kardeşim konağı yıkmaya gidince ben de rahat rahat yatamadım.
İso'nun yüzü düştü.
İ:Abi...
O:Bana bak.
İso bakmadı.
O:İso.
İso gözlerini kaldırdı.
Oruç onun omzuna elini koydu.
O:Sakinleş.
İ:Sakinleşemiyorum abi.
O:Biliyorum.
İ:Her şey benim yüzümden oldu.
O:Hayır.
İ:Oldu!
O:HAYIR!
İso bir anda sustu.
Oruç'un sesi sert çıkmıştı.
O:Her şeyi kendi üstüne alma artık.
İ: Ama ben...
O:Sana bir sır verdiler.
İ: ...
O: Korkuttular aileni kaybetmekle.
İ:...
İso'nun gözlerinden yaşlar süzüldü.
O:Sen ne yapabilirdin?
İ:Gerçeği söyleyebilirdim.
O:O zaman da seni suçlayacaklardı.
İ: ...
O:Şimdi de söylemedin diye suçluyorlar.
İ:Abi ben kötü biri değilim..
O: Biliyorum.
İso'nun dudakları titredi.
İ:Fadime bilmiyor ama.
O:Öğrenecek.
İ:Ya öğrenince de beni affetmezse?
Oruç birkaç saniye sustu.
O:O zaman da zorlamayacaksın..
O:İnsanlar affetmek için zamana ihtiyaç duyar.
İ:Ama onu kaybetmek istemiyorum.
O:Seviyorsan beklersin.
İso başını eğdi.
O:Ama önce kendini düzeltmen lazım.
İ:Ben bozuk muyum?
Oruç gülümsedi.
O:Biraz.
İ:Abi!
O:Şaka yapıyorum ula.
İso istemsizce güldü.
Oruç da gülümsedi.
O:Bak.
İso'yu kendine doğru çevirdi.
O:Sen benim kardeşimsin.
İ: ...
O:Ben seni bırakmam.
İso'nun gözleri yeniden doldu.
O:Ne olursa olsun.
İ:Söz mü?
O:Söz.
İso bir anda Oruç'a sarıldı.
O:Ahh!
İso hemen geri çekildi.
İ:Özür dilerim!
O:Sakin ula.
İ:Abi ciddi ciddi korkuyorum.
O:Neyden?
İ:Herkesi kaybetmekten.
Oruç İso'nun başını okşadı.
O:Ben buradayım.
İ: ...
O:Fadime de zamanla kararını verir.
İ:Ya vermezse?
O:O zaman saygı duyarsın.
İso derin bir nefes aldı.
O:Ama daha hiçbir şey bitmedi sen kendini suçlamayı bırak.
Oruç Zarife ve Şirin'e döndü.
O:Siz de bir daha bu çocuğun üstüne gelmeyin..
Z: Oğlum...
O: Yeter ana.
Z: Ama...
O: YETER!
Herkes sustu.
Oruç tekrar İso'ya döndü.
O:Hadi.
İ:Nereye?
O:Eve.
İ:Senin yaran var.
O:Sende kafan yarılmış gibi davranıyorsun.
İ:Abi!
O:Gel ula.
İso hafifçe gülümsedi.
Tam dışarı çıkacaklarken İso durdu arkasına dönüp Zarife'ye baktı.
İ:Ben size kızgınım ama nefret etmiyorum.
İ: Sadece yaptıklarınızın sonuçlarıyla yüzleşin istiyorum.
Orİs Fırtına konaktan Oruç'un evine geçtiler..
-Koçari Konağı-
Fadime odasında yalnız oturuyordu.
Elinde hâlâ İso'nun verdiği kırmızı pikabın anahtarı vardı.
Anahtara bakıyordu.
F:Aptal.
Anahtarı masaya bıraktı.
F:Neden hâlâ onu düşünüyorum ki?
Kapı çaldı Eleni içeri girdi.
El:Hâlâ İso'ya kızgın mısın?
F:Evet.
El:Kesin mi?
F: ...
El:Fadime?
F:Bilmiyorum.
Eleni gülümsedi.
El:Bence sen ona kızgınsın ama nefret etmiyorsun.
Fadime anahtara tekrar baktı.
F:En kötüsü de bu zaten.
El:Neden?
Fadime derin bir nefes aldı.
F:Çünkü nefret etmek daha kolay olurdu.
Oruç yatağa uzandı.
İso başında dikiliyordu.
O:İso.
İ:Efendim abi?
O:Otur.
İso oturdu.
O:Artık sakin misin?
İ:Biraz.
O:Güzel.
İ:Abi.
O:Ne?
İ:Sen gerçekten beni hiç bırakmayacak mısın?
Oruç İso'ya baktı.
O:Sen beni bırakmadığın sürece ben de seni bırakmam.
İso'nun yüzünde gülümseme oluştu.
O:Şimdi git uyu.
İ:Tamam.
İso kapıya doğru yürüdü.
O:İso.
İ:Efendim?
O:Fadime meselesini yarın konuşacağız.
İ:Abi.
O:Kaçamazsın.
İ:Ben uyuyorum.
O:Yarın konuşacağız.
İ:İyi geceler.
İso hızla odadan çıktı.
Oruç gülümseyerek başını yastığa koydu.
O: Bu çocuk beni mezara sokacak.
Devamı gelsin mi?
