25. bölüm / 40
Sonsuzluk ormanı25.bölüm”psikolok”
Bölümler 40Şu an: 25.bölüm”psikolok”
- 1 1.bölüm “yolculuk”297 kelime
- 2 2. Bölüm “ilk gece”291 kelime
- 3 3.bölüm “ölümün hissi”277 kelime
- 4 4.bölüm”ya yaşıyorsa”319 kelime
- 5 5.bölüm”durma”543 kelime
- 6 6.bölüm”bunlar senin hatan değil”320 kelime
- 7 7.bölüm”nöbet”229 kelime
- 8 8.bölüm”çıkıcaz”298 kelime
- 9 9.bölüm”motor”342 kelime
- 10 10.bölüm”son şans”332 kelime
- 11 11.bölüm”elis ölme..”321 kelime
- 12 12.bölüm”acelemiz yok”355 kelime
- 13 13.bölüm”iyileşme”328 kelime
- 14 14.bölüm “birlikte kaybolalım”288 kelime
- 15 15.bölüm”ilk yakınlaşma”263 kelime
- 16 16.bölüm”balkon”356 kelime
- 17 17.bölüm”iyiki varsın “245 kelime
- 18 18.bölüm”gitme”229 kelime
- 19 19.bölüm”rahat bırakmıyorlar”301 kelime
- 20 20.bölüm”sakince”228 kelime
- 21 21.bölüm”ateşlenen kavga”348 kelime
- 22 22.bölüm”sana vuramam”260 kelime
- 23 23.bölüm”artık çok geç”274 kelime
- 24 24.bölüm”zaman”330 kelime
- 25 25.bölüm”psikolok”582 kelime · Okuduğun bölüm
- 26 26.bölüm”ilk seans”274 kelime
- 27 27.bölüm”artık korkmuyorum”261 kelime
- 28 28.bölüm”netflix finali”271 kelime
- 29 29.bölüm”şakalar bitmiyor”570 kelime
- 30 30.bölüm”nerdesin”270 kelime
- 31 31.bölüm”kaçırılma”342 kelime
- 32 32.bölüm”içimizden biri”411 kelime
- 33 33.bölüm”vurulma”321 kelime
- 34 34.bölüm”hafıza kaybı”763 kelime
- 35 35.bölüm”eve dönüş”386 kelime
- 36 36.bölüm”hatırlamaya başlıyorum”434 kelime
- 37 37.bölüm”hatırlıyorum”463 kelime
- 38 38.bölüm”hatırlamaya başlamak”445 kelime
- 39 39.bölüm”evlenme teklifi”321 kelime
- 40 40.bölüm”FİNAL”255 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ev sessizliğini koruyordu, ama bu sessizlik artık korku değildi.Bir tür kırılgan bekleyişti; herkes kendi kalbinin sesini duyuyordu.
Emir koltuğun kenarında oturuyordu. Elis’in kapısına bakmadı; bakarsa, içindeki kırılganlığı ortaya çıkaracağını biliyordu. Derin bir nefes aldı, montunu aldı ve kapıya yöneldi.
Asen: Gidiyor musun?
Emir: Evet…Emir: Bugün… ilk adımı atacağım. Kendim için.Emir: Ve… belki biraz yalnız kalmam lazım.
Asen başını salladı. Bir şey söylemedi. Sessizliği, sözcüklerden daha fazlasını anlatıyordu.
Kapı kapandığında evdeki sessizlik bir kez daha çöktü. Ama bu sessizlik, artık baskı değil, bekleyişti.Elis odasında yatağın ucuna oturmuş, ellerini sıkıca kenetlemişti. Kalbi hâlâ hızlı atıyordu; ama korkudan değil, bir şeylerin kırılgan ama gerçek olduğunu fark etmenin verdiği sarsıntıydı.
Gülsüm kapıyı tıklattı.
Gülsüm: Girer miyim?
Elis: Gir.
Gülsüm sessizce yatağın karşısına geçti, gözleri Elis’in gözlerinde dolaştı.
Gülsüm: Güçlü durdun…
Elis omuz silkti, gözleri yere takıldı.
Elis: Güçlü değilim…Elis: Sadece… bu kez kendimi seçtim.
Gülsüm’in gülümsemesi sessiz, ama sıcak ve yumuşaktı.
Gülsüm: İşte bu… en büyük cesaret.Akşamüstü Emir parkta oturuyordu. Telefonu elindeydi, ama uzun süre ekrana bakıp geri çekildi. Parmakları titriyordu. Bir nefes aldı, derin ve yavaş. Ekrandaki psikolog numarasına bakarken gözleri doldu.
Telefon çaldı.
Psikolog: Buyurun?
Emir: Merhaba…Emir: Ben… randevu almak istiyorum.
Cümle kısa ve basit, ama içinde yılların yükünü taşıyordu. Sanki her kelime, göğsünde bir taşın düşmesi gibi ağırdı. Ve yine de bir rahatlama vardı; çünkü ilk defa bir yükü paylaşmayı deniyordu.Gece çöktü. Ev sessizdi. Ama bu kez herkes kendi odasında, kendi kalbiyle baş başa uyuyordu. Kaçmadan. Saklanmadan.
Elis ışığı kapatmadan önce telefonuna baktı. Emir’den hâlâ bir mesaj yoktu. Ama bu sefer, tuhaf bir güven hissetti. Sınırlar işe yaramıştı.
Karanlıkta kendi kendine fısıldadı:
Elis:Ben kurtarılmak istemiyorum.Ben… sadece güvende olmak istiyorum.
Ve bu kez, cümle boşluğa düşmedi.Birinin değişmeye çalışmasıyla değil,birinin durmayı bilmesiyleyerine oturdu.
Kalpte hafif bir sızı vardı. Ama aynı zamanda…ilk kez, umut vardı.
Ev sessizliğini koruyordu, ama bu sessizlik artık korku değildi.Bir tür kırılgan bekleyişti; herkes kendi kalbinin sesini duyuyordu.
Emir koltuğun kenarında oturuyordu. Elis’in kapısına bakmadı; bakarsa, içindeki kırılganlığı ortaya çıkaracağını biliyordu. Derin bir nefes aldı, montunu aldı ve kapıya yöneldi.
Asen: Gidiyor musun?
Emir: Evet…Emir: Bugün… ilk adımı atacağım. Kendim için.Emir: Ve… belki biraz yalnız kalmam lazım.
Asen başını salladı. Bir şey söylemedi. Sessizliği, sözcüklerden daha fazlasını anlatıyordu.
Kapı kapandığında evdeki sessizlik bir kez daha çöktü. Ama bu sessizlik, artık baskı değil, bekleyişti.Elis odasında yatağın ucuna oturmuş, ellerini sıkıca kenetlemişti. Kalbi hâlâ hızlı atıyordu; ama korkudan değil, bir şeylerin kırılgan ama gerçek olduğunu fark etmenin verdiği sarsıntıydı.
Gülsüm kapıyı tıklattı.
Gülsüm: Girer miyim?
Elis: Gir.
Gülsüm sessizce yatağın karşısına geçti, gözleri Elis’in gözlerinde dolaştı.
Gülsüm: Güçlü durdun…
Elis omuz silkti, gözleri yere takıldı.
Elis: Güçlü değilim…Elis: Sadece… bu kez kendimi seçtim.
Gülsüm’in gülümsemesi sessiz, ama sıcak ve yumuşaktı.
Gülsüm: İşte bu… en büyük cesaret.Akşamüstü Emir parkta oturuyordu. Telefonu elindeydi, ama uzun süre ekrana bakıp geri çekildi. Parmakları titriyordu. Bir nefes aldı, derin ve yavaş. Ekrandaki psikolog numarasına bakarken gözleri doldu.
Telefon çaldı.
Psikolog: Buyurun?
Emir: Merhaba…Emir: Ben… randevu almak istiyorum.
Cümle kısa ve basit, ama içinde yılların yükünü taşıyordu. Sanki her kelime, göğsünde bir taşın düşmesi gibi ağırdı. Ve yine de bir rahatlama vardı; çünkü ilk defa bir yükü paylaşmayı deniyordu.Gece çöktü. Ev sessizdi. Ama bu kez herkes kendi odasında, kendi kalbiyle baş başa uyuyordu. Kaçmadan. Saklanmadan.
Elis ışığı kapatmadan önce telefonuna baktı. Emir’den hâlâ bir mesaj yoktu. Ama bu sefer, tuhaf bir güven hissetti. Sınırlar işe yaramıştı.
Karanlıkta kendi kendine fısıldadı:
Elis:Ben kurtarılmak istemiyorum.Ben… sadece güvende olmak istiyorum.
Ve bu kez, cümle boşluğa düşmedi.Birinin değişmeye çalışmasıyla değil,birinin durmayı bilmesiyleyerine oturdu.
Kalpte hafif bir sızı vardı. Ama aynı zamanda…ilk kez, umut vardı.
Bölüm etkileşimi
